Gönderen Konu: Milliyet Sansür Komisyonu  (Okunma sayısı 246 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Milliyet Sansür Komisyonu
« : Aralık 04, 2009, 08:39:26 ÖS »
Lütfen bunu da sansürleyiniz...        

                 Sayın Milliyet blog onay sorumluları,



Milliyet blog yazarlarından kaçının yazılarını sansürlüyorsunuz?

Peki sizler gerekçelerinizde öne sürdüğünüz ilkelerinize ne derecede bağlısınız?



Merak ediyorum;

-Eğitim seviyeniz nedir?

-Sizlere bu görevi verenler, hangi yöntemlerle sizleri seçmişlerdir?

-Sizler,hakaretin,insanlığın,insan haklarının ne olduğunu blog yazarlarından daha mı iyi bilmektesiniz?

-Buna gerçekten inanarak mı bu görevi yapmaktasınız?

     Bizim kim olduğumuz bellidir.

Nereden ve nasıl yazdığımızı,kimliğimizi,bilgilerimizi,IP adreslerimizi istedikleri an bulma imkanları olduğunun da bilincindeyiz.


Kimin hakkında ne düşünmemiz gerektiğini,kime ne kadar eğilmemiz ,kime ne kadar karşı duruş sergileyeceğimizi sizler mi belirleyeceksiniz?

Özgürlük,bağımsızlık konusunda teröristler kadar özgürlük istiyoruz.
Emin olunuz ki daha fazlasını değil.


Siz kim oluyorsunuz da neye,kime,ne kadar,nasıl eleştiri ya da övgü yapabileceğimize karar verebiliyorsunuz?


Düşüncelerimiz çok farklı,çok sınırsız ölçülerde olsa dahi,inanın ki şu an,bu satırlara düşüncelerimi aktarana kadar  hesabını veremiyeceğimiz hiç bir söz ağzımızdan çıkmamıştır.

Bu pervasızlığın da bir sınırı olmalı,düşüncelere gem vurmanın da.


Eğer ki kendinize güvenemiyor iseniz,üyelik sisteminizi değiştirmenizi öneririm.

Vatandaşlık,telefon numarası vb...gibi kesin tanımlayıcı kimlik bilgilerinin kayıt altına alındığı bir sistemi devreye sokunuz ve sansürcü zihniyetten kurtulunuz.

Şahsım olarak devletime,milletime sadakatten başka hiç bir derdi olmayan Ahmet Dursun'un yazılarına sansür yapmaktan da vaz geçmenizi temenni ediyorum.

Unutmayınız ki;hukuk bir gün herkese lazım olacaktır.

Sansürcüye de.

Saygı ile...

04 Aralık 2009

Ahmet Dursun
---------------
Yüce makamınızın sansüründen geçemeyen yazı başlıklarından sadece bir kaçı.

SOROS DİYOR Kİ;"ULUS DEVLETLER GEREKSİZDİR."
Sayın Ahmet Dursun,  
Yazınız Milliyet Blog sitesi yayın çerçevesine uygun bulunmamıştır. Değerlendirmedeki gecikme için özür dileriz.  
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1201.0


Kasımpaşalı,Rabbini de al git
Red sebebi : Eleştiri sınırını aşan ifadeleriniz nedeniyle yazınız yayın çerçevemize uygun bulunmamıştır.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7669.0


Epilepsili Tayyip aşı olamaz.
Red sebebi : Eleştiri sınırını aşan, kişilere cevap hakkı doğuran ifadeleriniz nedeniyle yazınız yayın çerçevemize uygun bulunmamıştır.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7878.0


BAŞBAKAN;PKK DÜŞMAN DEĞİL.
Red sebebi : Eleştiri sınırını aşan, kişilere cevap hakkı doğuran ifadeleriniz nedeniyle yazınız yayın çerçevemize uygun bulunmamıştır.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3376.0
------------
Türbandan Muhammed, Pastadan Mustafa çıktı
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=216183
----------
Mühür kimdeyse muhtar o mu?
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=216182
---------
Seksist olan Bilim adamı mı? Bilim kadını mı?
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=216188
---------
Yavuz Sultan Selim ve Kürtlerin tarihçesi
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=216185
------
http://blog.milliyet.com.tr/Arsiv.aspx?UyeNo=753778
**************************************
TARİH,BAŞBAKAN'I nasıl yazacak?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3182.0

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ynt: Milliyet Sansür Komisyonu;müjdeler olsun yanıt vermişler...
« Yanıtla #1 : Aralık 08, 2009, 08:21:58 ÖS »
Merhaba Ahmet Dursun
Milliyet Sansür Komisyonu baslikli 07.12.2009 12:31:21 tarihinde girmis oldugunuz blogunuz ne yazik ki onaylanamamistir.

Dilerseniz, asagidaki mesaja gore blog’unuzu guncelleyebilir veya yeni bir blog girebilirsiniz.

Red sebebi : Sayın yazarımız kimlik bilgilerinizin belli olması, yazdığınız her yazının yayınlanabilir olduğu anlamı taşımaz. Milliyet Blog sitesi yazılan her yazının yayınlanacağı gibi bir taahhütte bulunmamıştır. Yayınlanmasında yasal bir sakınca görülmeyen, yayın çerçevesine uygun tüm yazılar, olabildiğince esnek davranılarak yayınlanmaktadır. Eleştiriniz ve göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla...
Milliyet Blog - Sesinizi dunyaya duyurmanin en kolay yolu!
http://blog.milliyet.com.tr
------------
Müjdeler olsun,lüfuf etmiş yanıt vermişler...

Milliyet Blog sitesi yazılan her yazının yayınlanacağı gibi bir taahhütte bulunmamıştır....demişsiniz.

Yani bu söz, "İstediğimiz gibi sansür yapabiliriz,sansüz özgürlüğümüzü kimse kısıtlayamaz" anlamı içermez mi?

Peki bu yazının kime,neye hakaret içerdiğini neresinden,hangi satırından tespit ettiniz?

Öncelikle kendinizi eleştirin doğruyu göreceksiniz...

Zaten yazının başında,Lütfen bunu da sansürleyiniz... demiştim.
Hiç değilse bu konuda kırmamışsınız.

Eleştiriniz ve gösterdiğiniz(itiraf anlamına) anlayış için asıl ben teşekkür ederim.
Ahmet Dursun
----------
Çok ilginç,
Bu kadar sansür ısrarından sonra şu yazıyı lütuf buyurmuş yayınlamışlar.

Acep neden ki?

Sanırım ki yazıyı ya okumadılar,ya da onlarda birşeylerin baskısından sıkılmış olmalılar.

Her neyse...

Artık o da başbakan adayı olabilecek mi?
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=216186

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Erdoğan Hopkins Üniversitesi’nde basın özgür dedi.
« Yanıtla #2 : Aralık 09, 2009, 02:40:16 ÖS »
Erdoğan dünkü programı kapsamında Hopkins Üniversitesi’nde konuşma yaptı.
 
Türkiye’de basın özgürmüş!
ABD’de de gazetecilere çatan Erdoğan, ‘Bizi yerden yere vurmaya kadar her türlü hürriyetleri var’ dedi.

 Resmi davetli olarak gittiği ABD’de Devlet Başkanı Barack Obama ile önceki gün görüşen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Johns Hopkins Üniversitesi’ndeki konuşmasında 1915 yılındaki Ermeni tehcirine ilişkin soruya “Benim ecdadım soykırım yapmamıştır, yapmaz” yanıtını verdi.
Üniversitedeki konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Erdoğan, Obama’nın, Ermeni iddialarına ilişkin görüşlerinin değişmediğinin anımsatılması üzerine Ermeni muhatabına mektup yazıp ortak tarih komisyonu kurmayı, arşivleri açmayı teklif ettiğini belirtti. Erdoğan, “Lobi çalışmalarıyla, ben, böyle düşünüyorum demekle olmaz. Benim ecdadım soykırım yapmamıştır, yapmaz” dedi.

Erdoğan, Amerikan Kongresi’nde geçen hafta Türkiye’de basın özgürlüğü konusunun konuşulduğunun anımsatılması üzerine “Ülkemde basın özgürlüğü o kadar ileri ki, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bizi, ailelerimizi yerden yere vurmaya kadar her türlü hürriyetleri var. Burada kulisler olduğu anlaşılıyor. Bu konu, Maliye Bakanlığı’nın bir vergi noktasındaki sıkıntıyla alakalı. ABD’de vergi konusu hassastır. Maliyenin çalışmasına benim müdahale yetkim yok” dedi.

‘Lobilerle sorgulanamaz’
Amerikan Kongresi’nin basın özgürlüğü konusunda bir tavsiyesi varsa bunu bilmek istediğini ve gerekirse masaya yatırılabileceğini belirten Erdoğan, “Ama bu tür lobilerle Türkiye’de basın özgürlüğü sorgulanamaz. Basın Türkiye’de, ABD’den çok daha özgürdür” iddiasında bulundu. Erdoğan, partisinin kimliğine yönelik bir soru üzerine de “asla İslamcı bir parti olmadıklarını” belirterek “Kimliği muhafazakâr, demokrat bir partiyiz” dedi.

Programı kapsamında ABD Kongresi üyeleriyle kahvaltı eden Erdoğan, sonra da Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi Başkanı Günay Evinç ve beraberindeki heyetle görüştü.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Obama, Erdoğan'ı azarladı mı?
« Yanıtla #3 : Aralık 09, 2009, 03:03:45 ÖS »
Obama, Erdoğan'ı azarladı mı?
ANKA

Merkezi New York'ta olan haber ajansı Jewish Telegraphic Agency (JTA), "Başkan Obama, Türkiye'nin profiline zarar verdiğini söyleyerek Türk Başbakanını, kavgacı İsrail karşıtı söylemlerinden nedeniyle azarladı" iddiasında bulundu. JTA'ya konuşan bir ABD yetkilisi, "Başkan, Başbakana, Türkiye'nin İsrail ile bağlarının yeniden tesis edilmesini bir öncelik haline getirmesi için baskı yaptı" savını öne sürdü.

ABD’de ABD Başkanı Barack Obama’nın Beyaz Saray’daki görüşmede İsrail’e yönelik tavrından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a tepki gösterildiği öne sürüldü. Yahudi haber ajansı Jewish Telegraphic Agency (JTA), "Başkan Obama, Türkiye’nin profiline zarar verdiğini söyleyerek Türk Başbakanını, kavgacı İsrail karşıtı söylemlerinden nedeniyle azarladı" iddiasında bulundu. JTA’ya konuşan bir ABD yetkilisi, "Başkan, Başbakana, Türkiye’nin İsrail ile bağlarının yeniden tesis edilmesini bir öncelik haline getirmesi için baskı yaptı" savını da dile getirdi.
JTA, "Obama İsrail konusunda Türk liderini azarladı" başlıklı haberinde "Başkan Obama, Türkiye’nin profiline zarar verdiğini söyleyerek Türk Başbakanını, kavgacı İsrail karşıtı söylemlerinden nedeniyle azarladı" iddiasına yer verdi. JTA şunları yazdı:

"JTA’ya bir ABD yetkilisince yapılan açıklamada Başbakan Erdoğan ile buluşmasında Başkan, Başbakanına, İsrail karşıtı söylemlerinin, ülkesinin, geçmişte olduğu gibi konuda liderlik yapma kabiliyetinin erozyona uğramasına yol açtığını ifade ettiği belirtildi."

Aynı yetkilinin, "Başkan, Başbakana, Türkiye’nin İsrail ile bağlarının yeniden tesis edilmesini bir öncelik haline getirmesi için baskı yaptı" dediğini de aktaran JTA, "Erdoğan, iki ülke arasındaki bağların tesis edildiği 1950 yıllarından bu yana hiçbir Türk liderinin yapmadığı kadar İsrail’e yönelik eleştirileri artırdı. Erdoğan, kış aylarındaki Gazze savaşı sırasında İsrail’i savaş suçları ile itham etti ve İran’ın nükleer programını savundu" görüşünü de dile getirdi.

Erdoğan’ın Obama ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamalara dikkat çekildiği haberde "Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki barış arabulucu rolünü yeniden başlayacağını umduğunu söyledi. O rol, kısmen Türkiye-İsrail bağlarının bozulmasıyla erozyona uğradı" denildi.
radikal.com.tr

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
ABD’DEN GELEN MANŞETLER VICIK VICIK
« Yanıtla #4 : Aralık 09, 2009, 05:28:24 ÖS »
ABD’DEN GELEN MANŞETLER VICIK VICIK

Yeniçağ yazarı Selcan Taşçı, tüm gazete manşetlerinin Başbakanın ABD gezisiyle ilgili olarak vıcık vıcık yağcılık yaptıklarından örnekler verdi.
Bunu da geziye katılan gazetecilerin “yüksek irtifa hastalığı” semptomları göstermelerine bağladı. Başbakana soru sorabilen iki gazetecinin sadece Yeniçağ’dan Savaş Süzal ile ART’den Yılmaz Polat olduğunu yazdı.

Selcan Taşçı’nın bugünkü yazısının “Kanola fıçısına düştüler” başlıklı bölümü şöyleydi:

Obama-Erdoğan görüşmesinden sonra kime yağcılık yapacaklarını şaşıran gazetecilerin, vıcık vıcık yazıları ve toplumda körlük etkisi yaratabilecek manşetlerine bakılırsa, bu işte bir GDO parmağı olabilir.

Hürriyet: Hayati ortak, HaberTurk: Türkiye dostum, Erdoğan arkadaşım, Yenişafak: Dünya barışı için model ülke Türkiye, Sabah: Türkiye bölgede güvencemiz, Radikal: Zirvede tam mutabakat, Milliyet: Türkiye yükselen güç, Star: Tam mutabakat,

Taraf: Obama ile PKK için yeni milat, Türkiye: Beyaz Sarayla tam mutabakat...
Çift uçlu yağ püskürtücü.
Çift kimlikli Fehmi Koru’nun, Yenişafak’taki köşelerinin birinde “Ne günlerden ne günlere; karşılama görülmeye değer bir seyirlikti” diyerek, diğerinde “Elbette ‘yeni bir milat’ caaanım efendim” ayarı çekerek faaliyete geçirdiği “çift uçlu yağ püskürtücü kalem”i, dönüş yolundaki “uçaktan bildirimler” için emsal teşkil edecek cinsten...

“Dostum arkadaşım” edebiyatını, dillerine pelesenk etmeleri ayrıca izaha muhtaç. Uluslararası ilişkilerin “mahalleden arkadaşım” referansına değil, “karşılıklı çıkar”a dayandığını bilmeyen mi var da göz boyayacaksınız?

Uçaktan indikten sonra, Erdoğan-Obama görüşmesine kadar epey dinlenme fırsatı buldular. Hâlâ “yüksek irtifa hastalığı”nın semptonlarını göstermeleri ne ola?

Soru sorma özürlüler
Basın toplantısında Erdoğan’a “memnuniyetinizi nasıl bildirirsiniz” diye soran “gazeteci!” çıktı ya; ne diyeyim...

Obama’nın ruhu salonda olabilir endişesiyle “Sayın Obama” lamaktan soru soramadılar! Al gülüm, ver gülüm... Sormaya yeltenen iki kişi vardı; Biri Yeniçağ dış politika yazarı Savaş Süzal, Egemen Bey’in kulağına yaptığı iki fıs fıstan sonra anlamamazlıktan geldi Erdoğan. Diğer ART’den Yılmaz Polat ona da bir afra, bir tafra, oturttu yerine.

Sonuç; Obama sormuş Erdoğan anlatmış.
Tam manasıyla bir “ifade” skandalı. Ama tanıklarının, olay yerinde delil bırakmama yeteneklerine diyecek yok; manşetleri gördünüz işte, bal dök yala.

Toplumda “körlük etkisi” yarattığına, sinir sistemini bozduğuna ve uzun vadede kanser tehdidi oluşturduğuna göre bu gazetecilerin “kanola fıçısı”na düştüklerinden kuşkulanmıyor değilim... Ha yıllardır cilalayıp cilalayıp kakalamaya çalıştıkları “GDO” deposu kanola, ha cilalayıp cilalayıp gazeteci diye yutturmaya çalıştıkları genetiği değiştirilmiş Türk medyası! Ne fark var?