Gönderen Konu: Baklava hamurunda DOMUZ ürünü sistein var mı?  (Okunma sayısı 9985 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.407
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Baklava hamurunda DOMUZ ürünü sistein var mı?
« : Kasım 08, 2009, 06:36:52 ÖS »
Son zamanlarda Domuz gribi konusunu araştırıken ilginç bir bilgi gözüme ilişti.

Uzmanı olmadığım için hiç yorum yapmayacağım.

Ancak dikkatimi çeken kısımları sizlerle de paylaşayım istedim.

Ürün konu:E920 : L-Sistein

A. Dursun
-------------
Baklava hamurunda DOMUZ kıl ya da tüyünden elde edilen sistein adlı ürün kullanılıyor mu?

İstanbulda çalıştığım hazır baklava yufka işinde içerisine domuzdan elde edilen sisteiin adlı katkıyı kullandırdılar. Bu katkıyı daha sonra araştırdığımda domuzun tüyünden elde edildiğini ve birçok hazır baklavacının yasak olmasını göz önüne almadan baklava hamurunu daha ince açmak için kullandığını öğrendim ve bundan çok rahatsız oldum. Birileri para kazanmak için insanlarımıza domuz katkısı yediriyor ve ambalajın üzerine hayvansal katkı yoktur yazıyor. Lütfen buna dur deyin.
http://www.gidaraporu.com/hazir-baklava-hamurlari_g.htm
-------------
İşte bu günlerde bana sorular gelmeye başlamıştı ; üyelerim benim hazır yufkadan baklava yaptığımı görünce şaşırmışlar. Hazır baklava yufkası açılırken daha ince açılması için , hamurun içine, sözde " Domuz tüyü veya kılından üretilen sistein " maddesi kullandıklarını, bunu ambalaj üzerinde yazmadıklarını, böyle bir uygulamanın olup olmadığı soruyorlardı.
http://www.gunluk.annemmutfakta.tv/hazir-baklava-yufkalari-helal-gida-degil-mi/
-----------
GİMDES Genel Başkanı Dr.Müh.Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı. Sitedeki bilgiler insanın tüylerini ürpertiyor. İnsan saçından domuz kılına kadar pek çok katkı maddesi içeren ekmek hastalıklara davetiye çıkarıyor"¦
http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/meryem-haticenin-yazilari/
------------
Kimya Teknolojileri dergisindeki Sistein maddesinin, günlük yaşantımızda kaçınamadığımız alanlardan; sağlıkda; Asist ticari marka ilaç örneğinde olduğu gibi balgam söktürücü ilaçların hammaddesi, et ürünlerinde kullanılabilen katkı maddesi, Fırıncılıkta ekmek katkı maddesi ve kuaför sektöründe kullanıldığı; bunun temel sektörünün Çinde olduğu ve sektöre hammadde sağlamak için saç toplayıcılarından bahsedilmekte idi.

Hayvansal kaynak başlıca; maalesef rahatsız edici kaynaklar olarak- İnsan saçı ve domuz kılı (human hair, big bristles ) - kullanılarak elde edilebilmektedir.
http://www.gidaraporu.com/sistain-balgam-sokturucu_g.htm
----------
E920 : L-Sistein
Kaynağı:Tüm proteinlerde bulunan zorunlu amino asit (zorunlu,insan vücudu için gerekli olduğunu gösterir). Hayvan proteini ve tüyü dahil olmak üzere proteinden üretilmiştir.

Foksiyon ve Özellikleri:Ekmek zenginletirici. Mayalı ekmeğin yapısını stabili ze eder..

Ürünler: Ekmek.

Kabul edilebilir günlük alım miktarı (ADI) : Belirlenmemiştir.

Yan etkileri: Bilinen yan etkisi yoktur.

Kullanımındaki sınırlamalar:
Yoktur. E920 domuz dahil olmak üzere hayvasal kaynaktan elde edilir. Bu nedenle Müslümanlar, Yahudiler, Hindular ve etin yanısıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejetaryanlar kullanımından kaçınır.

E921 Cystein/Cystin rumuzlu katkı maddesi insan veya domuz kılından üretilmektedir.Tıpta ilaç,gıda da unlu gıda ve ekmekte katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Sistein ve metionin"in yapısında kükürt varmış. Bütün proteinlerin ilk aminoasidi metionin (aug) olduğuna göre bütün proteinlerin yapısında kükürt bulunmalıdır. O halde niye etrafımda gördüğüm bütün kaynaklar özellikle "sadece bazı proteinlerin yapısında kükürt(S) vardır" kullanıyorlar? Cevabınızı merakla bekliyorum. (Tolga Tarkan Ölmez)

Bunun nedeni, başlama kodonu olarak işlev gören AUG aracılığıyla "tüm" proteinlerin N-ucuna eklenen methionin amino asidinin, translasyon sonrası modifikasyonlar sırasında genellikle protein yapısından ayrılması. Yani methionin, yalnızca başlangıç kodonu sonradan atılmayan proteinlerin, ya da başlangıç kodonu dışında konumlarda yer aldığı proteinlerin yapısında bulunuyor. Dolayısıyla da, yalnızca bu şekilde methionin ya da sistein amino asitlerini taşıyan proteinlerin yapısında kükürt görülebiliyor.

Deniz Candaş
biltek.tubitak.gov.tr

***

ABD ve İsrail, bizi 20 yıl içinde yok edebilir (YÖK Başkanı)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=12232.0

Domuz gribi aşısı öldürüyor mu?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7594.0

Epilepsili Tayyip aşı olamaz.
20 yıllık kısırlaştırma projesi
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7878.0

GDO Tarihçesi / Sperm Öldürücü Tohumlar   
Bilim+Gönül Yayınları tarafından, Nisan 2009’da Türkçe çevirisi yayımlanan F.William Engdahl’ın Ölüm Tohumları kitabından özellikle tüm dünyada artan kısırlığın sebebini bize anlatan bölümü sizlerle paylaşıyoruz…
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=21757.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.407
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Yediğiniz tatlılar hangi şekerden yapılıyor?
« Yanıtla #1 : Kasım 08, 2009, 06:59:31 ÖS »
Yediğiniz tatlılar hangi şekerden yapılıyor?

Şekerin yerini almaya başlayan yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar, gündelik hayatta kontrolsüzce yaygınlaşıyor.  Şeker hastalarının ve yüksek kiloluların tedavi amaçlı kullandığı sakarin ve aspartamın ithalatı, sekiz yılda 13 kattan fazla arttı. Sakarin ve aspartamın yüzde 95"i artık sağlık değil gıda sektöründe kullanılıyor. Özellikle ramazan ayında tatlı, şekerleme ve çikolata tüketiminin artmasına paralel olarak kimyasal tatlandırıcıların tüketimi de artıyor. Bültenimizin mevcut sayısını Aksiyon Dergisinde yayınlanan bu önemli konuya ayırdık. Yazının sonunda editörümüzün yorumları da var
Dikkat Şekerin kimyasını bozuyorlar
Şekerden yüzlerce kat daha tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 YTL civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görüyor. Amerika"da bir dönem yasaklanan, kansere neden olduğu iddia edilen, diyetisyen ve doktorlar tarafından kullanılmaması tavsiye edilen yapay tatlandırıcılar, İstanbul Eminönü"ndeki tezgâhlarda bile açıktan satılıyor. Son sekiz yılda kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kattan fazla arttı. Her yıl bu artış katlanarak devam ediyor.
Elbette bu artışın altında sağlık alanındaki ihtiyaçlar yatmıyor. Yapay tatlandırıcıların ithalatındaki artışın temel nedeni, gıda sektöründe şeker yerine kullanılması. Mesela, kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve sakarin, market raflarındaki diyet kola, düşük kalorili yoğurt ve şekersiz sakızın yanı sıra açıktan satılan baklava, reçel, helva ve süt tatlıları gibi birçok üründe rahatlıkla şeker yerine geçiyor. Vatandaş ise aldığı birçok ürünün içinde kimyasal tatlandırıcı kullanıldığını bilmiyor.
Bir bavul aspartamın bir kamyon şekere denk geldiği düşünüldüğünde, gıda sektörünün bu ürünlere meyletmesinin gerçek nedeni ortaya çıkıyor. Hatta bavulların içinde kaçak aspartam getirildiği öne sürülüyor. Piyasaya sürülen 5 YTL"lik baklavalar, 2 YTL"lik çikolatalar gibi ucuz mamullerde kullanılan kimyasal tatlandırıcıların sağlık riskleri ve şeker pazarına verdiği zarar ise âdeta görmezden geliniyor. Amacı dışında kullanımı her geçen gün daha fazla artan tatlandırıcıları yakından izleyen uzmanlar ise uyarıyor: "Sağlıklı yaşamak isteyenler her türlü tatlandırıcıdan uzak durmalı. Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancı ve zararlıdır."
------------
BAKLAVALARDA KAÇAK ASPARTAM!
Çin, Singapur, Tayvan, Hollanda, Amerika, Almanya gibi ülkelerden gelen bu yapay tatlandırıcılar, şekerden çok daha yüksek tat veriyor. Ürkütücü olanı ise İstanbul Eminönü gibi açıktan ürün satılan yerlerde bu tür kimyasallar çokça ve rahatça bulunabiliyor. "Sektörde bu tatlandırıcıların kullanımı artıyor." diyen Güllüoğlu Baklavaları gıda mühendislerinden Emine Akyıldız"a göre aspartam 25 kilogramlık paketler hâlinde satılıyor: "Küçük pastanelerde diyet kek, diyet ürün bulunuyor. Pastada deneyebiliyorlar. Tadı tutturması çok zor değil. Bunların hiçbiri sağlıklı değil."
Hem evde tatlı yapımında hem de büyük firmaların diyet/diyabetik ürünlerinde mutfağa giren yapay tatlandırıcılar, acaba piyasada farklı alanlarda gizlice kullanılıyor mu? Ürünlerin içindeki yapay tatlandırıcılardan vatandaşın haberi var mı? Sektörde hızla yaygınlaşan yapay tatlandırıcılardan birçok üretici yakınıyor. Foga Pastanesi sahibi Yalçın Albardak, adını vermediği Ankara"da büyük bir baklava toptancısının, pancar şekeri yerine ürünlerinde aspartamı gizlice kullandığını ifade ediyor. Hem de bu ürünler diyet ya da diyabetik diye değil, bildiğimiz şekerden yapılan tatlı olarak satılıyor. Mesela, bir tepsi baklavada 2 buçuk kilogram şeker kullanılıyor. Bu miktar 5 YTL"ye denk gelirken, sadece 50 kuruşluk aspartam ile aynı tat karşılanıyor. Zaten Ankara Ulus pazarına gidince vitrinlerde yerini alan baklavaların 5 YTL"den satılması aslında durumu açıklıyor. "Nasıl bu kadar ucuza mal ediyorsunuz?", "Yapımında ne kullanıyorsunuz?" sorularına yanıt, "Bilmiyoruz, bize hazır geliyor." oluyor. Birçok firma, baklavayı toptancıdan hazır alıyor; toptancı ise fiyatı düşürmek için ucuz malzemeye yöneliyor. Pancardan üretilen şekerin yerine kimyasal tatlandırıcılar tercih ediliyor.
Yalçın Albardak, kimi müşterilerin "Neden baklavayı 15 YTL"den satıyorsunuz?" sorusuna muhatap kaldıklarını anlatıyor: "Bunu müşteriye anlatamıyoruz. O fiyatlar beni kurtarmıyor. Ben iki üç çuval şeker kullanıyorsam, onlar bir kilo yapay tatlandırıcı ile işini hallediyor. Ama o tatlıların içinde ne kullanıldığını vatandaş bilmiyor, sormuyor."
Albardak"a göre piyasada yaygınlaşan yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların kullanımı önümüzdeki yıllarda patlayacak: "Bunu orta dereceli esnaf kullanmaz. Ya çok büyük iş yapanlar kullanıyor ya da çok küçükler. En büyüklerinden bile şüphelenmek lazım. Bunlar da merdiven altında iş yapıyor. Gözlerini para hırsı bürümüş." Tüketiciler Birliği"nden bir dernek yöneticisi ise yapay tatlandırıcıların bisküvi ve gofret sektöründe, amacı dışında çok yaygın kullanıldığını ifade ediyor.
-----------
ASPARTAM SATIŞLARINI DURDURDU!
Piyasaya uzun süre yapay tatlandırıcı satan Kalealtı Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi firmasından bir yetkili, amacı dışında kullanım yüzünden üç yıldır yapay tatlandırıcı satışını durdurduklarını anlatıyor: "Bizim kayıtlarımızı inceleyin. Amaç dışı kullanıldığı için üç yıldır bu tatlandırıcıların satışını yapmıyoruz. Diyet ürünlerde kullanılması gereken bir madde; ama diyet ürün dışında neredeyse her alanda kullanılıyor." Ürünü yurtdışından getiren ithalatçıların bile bir-iki torba hâlinde perakende satış yaptığını anlatıyor. Volkan Pastanesi"nin sahibi Erdal Usta ise baklava sektöründe ucuz ve kimyasal malzemenin yaygın biçimde kullanıldığını ifade ediyor.
Kimyasal tatlandırıcı kullanılsa bile günde 30 tabletin aşılmaması gerekiyor. Tüketiciler Derneği Gıda Komisyonu Başkanı ve Beslenme Uzmanı Ayşe Cengiz, şeker hastası ya da obezite hastalarına kesinlikle yapay tatlandırıcı kullanmamaları uyarısında bulunuyor. Gıda sektöründeki ürünlerde yapay tatlandırıcıların kullanım oranı net olarak yazmadığı için Ayşe Cengiz "Bir kekte ne kadar kullanılıyor, bunun su yüzüne çıkması gerekir." diyor. Bunun için tüketicilerin etiket okuma alışkanlığına sahip olması tavsiyesinde bulunuyor. Tabii belediyeler ve Tarım Bakanlığı denetçilerinin de bu gözle gıda kontrolü yapması gerekiyor. Aksi hâlde, ürünlerin üzerinde miktarlar yazmıyorsa üreticiden bunun talep edilmesi, gıda derneklerinin haberdar edilmesi, gerekirse kanuni yollara başvurulması denenebilir.
Beslenme Uzmanı Cengiz, gün içinde 30 tabletin üzerindeki rakamı ciddi buluyor. Bu yüzden ambalajlı gıdaların yanında açıktan satılan baklava, dondurma, helva, süt tatlıları gibi ürünlerde de yapay tatlandırıcı kullanılıyorsa tüketici bu ürünlere çok dikkatli yaklaşmalı, özellikle ucuz ürünlerden emin olunmalı. Ayşe Cengiz, piyasada bu tip ürünlerin tüketim sıklığının düşürülmesini istiyor. İşin tüketiciye düştüğüne dikkat çeken beslenme uzmanı, sektörün ciddi denetlenmediğini düşünüyor: "Bu yasada var, ama bu yasalar ne kadar işlerlik kazanıyor? Ürünün üzerine yansıyor mu? Ciddi kuşkularım ve endişelerim var. Rahat olmak istiyorum. Tüketiciye önerirken ben bilmiyorum ki (ürünlerde yapay tatlandırıcı kullanılıyor mu, oranı nedir) sade vatandaş nasıl bilecek?"

ASPARTAM "˜İÇİNDEKİLERDE" YOK!
Türk Gıda Kodeksi, hangi üründe ne kadar yapay tatlandırıcı kullanılacağını belirlemiş durumda. Örneğin 1 kilo baklavada en çok 1 gram kullanılabilir. Ancak market raflarında satılan birçok ürünün "˜içindekiler" kısmında yapay tatlandırıcı kullanıldığı ifade edilse de ne kadar kullanıldığı (kaç miligram) yazmıyor. Bilinen markaların diyet ürünlerinin neredeyse hiçbirinde kullanılan tatlandırıcı oranı yazmıyor. Yasada yer almasına rağmen bu uygulamanın ürünler üzerinde yazmaması yasal yaptırımlar gerektiriyor. Ancak cezaların yetersiz kaldığı belirtiliyor. Tarım Bakanlığı, 2006 yılı içinde 350 bin denetleme yaptı. Sadece 3 bin 200 işyerine kapatma ve para cezası kesildi, yapay tatlandırıcılara ilişkin ceza sayısı ise çok daha düşük kaldı.
Yapay tatlandırıcılar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı"na bağlı Türkiye Şeker Kurumu"nun onayını aldıktan sonra ithal edilebiliyor. 2000 yılında 162 ton olan yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalat rakamları 2007 sonunda 2 bin 400 tonu aştı. Yani sekiz yılda yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kat arttı. Bu rakamların önümüzdeki yıllarda da artması bekleniyor.
Türkiye Şeker Kurumu"ndan Aksiyon"a yapılan açıklamada, yüksek yoğunluklu (yapay/kimyasal) tatlandırıcıların şekere ucuz bir alternatif olduğu belirtiliyor: "Yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalat miktarlarının yıllar itibarı ile nüfus artışı veya sağlık gibi nedenlerle açıklanamayacak miktarda artış göstermesi, söz konusu ürünlerin fiyatının cazibesi nedeniyle yaygınlaştığını göstermektedir. 2008 yılının ilk yedi ayında ithal edilen miktarın 2 bin 190 tona ulaştığı dikkate alındığında ithalatı yapılan yüksek yoğunluklu tatlandırıcı miktarlarının diyet ve diyabetik amaçların çok üzerinde olduğunu göstermektedir."
Bu ürünlerin amacı dışında kullanıldığını resmî rakamlardan tespit eden Şeker Kurumu"nun 2003 yılında yaptığı bir çalışmaya göre ithal edilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların yüzde 4,8"i ilaç sanayinde kullanıldı. Bu da gösteriyor ki bu ürünlerin yaklaşık yüzde 95"i gıda sektöründe kullanılıyor.
Derleme çalışması;Haldun Keskin

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.407
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
ASPARTAM TRÖSTÜ VAR!
« Yanıtla #2 : Kasım 08, 2009, 07:09:26 ÖS »
ASPARTAM TRÖSTÜ VAR!
Her ne kadar kansere neden olduğuna dair kesin bulgulara ulaşılamamış olsa da 6 binden fazla üründe kullanılan yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarla ilgili bilimsel araştırmalar sürüyor. Bu konuda dünyada en çok ses getiren araştırmaları İtalya"daki Ramazzini Vakfı yürütüyor. Vakıf, 2005 yılındaki deneylerde aspartamın farelerde kansere yol açtığını tespit etti. Bin 500 sıçanın yemeklerine Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen tüketim miktarı olan kilogram başına 40 miligramın yarısı, yani 20 miligram yapay tatlandırıcı eklendi. Bir süre sonra farelerin kansere yakalanma oranlarında ciddi artış olduğu tespit edildi.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer ise şekerin yerini alan kimyasal tatlandırıcılar hakkında araştırma ve haber çıkmamasının altında uluslararası bir tröstün yattığını söylüyor. Özer"in iddiasına göre bir dönem yapay tatlandırıcı şirketlerinde görev alan eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de kritik rol oynuyor. Kamuoyu üzerinde baskı oluşturuluyor, negatif propaganda yapanlara izin verilmiyor, aspartamın kansere yol açmadığına dair bilimsel araştırmalar yayımlatıyorlar. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer Kemal Özer, Türkiye"de diyetisyen kılıklı kişilerin (!!!) un, şeker, tuz denilen "üç beyazdan uzak durun" çağrısına karşı çıkıyor: "Bu üçünden uzaklaşırsanız yaşam biter. Her şeyi dozunda almak doğrudur. Aşırı kullanmayın demeleri gerekirken, çok tehlikeli şekilde "˜uzaklaşın" diyorlar."
Doktor Emin Mindan da sağlıklı yaşamak isteyen insanları her türlü yapay tatlandırıcıdan, hatta tatlandırılmış gıdalardan uzak durmaya çağırıyor. Gıda katkı maddelerinin ve yapay tatlandırıcıların kullanılmasının hastalıklara yol açtığını anlatıyor: "Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancıdır ve zararlıdır. Tatlandırıcıları diyetten çıkarmak sağlıklı yaşam için yeterli olmaz. Beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi gerekir." Buna göre sebze, az şekerli meyve, kuru yemiş, ev yoğurdu, peynir, et, tavuk, balık, zeytinyağı, tereyağı, köy yumurtası yenmeli; içecek olarak da şekersiz çay, bitki çayları ve su tercih edilmeli.
Yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar şişmanlıkta ve şeker hastalıklarında kurtarıcı olarak görüldü. Hayvan deneylerinden geçerek insan kullanımına sunulan yapay tatlandırıcıların insan vücuduna ve genlerine yabancı olduğunu söyleyen Dr. Mindan, "Alıştığımız gıdaları bile tanıyamaz hâle getirirler. Örneğin bir bardak siyah veya yeşil çay önemli antioksidanlar içerdiği hâlde, tatlandırıcı ile vücuda zararlı hâle gelebilir. Çeşitli kolalı içeceklerde, gazozlarda, sakız ve bisküvi gibi yiyeceklerde kullanılan aspartam yüzde 10 oranında metanol (metil alkol - kimyasal alkol) içerir. Metanol de bağırsaklarda formaldehit"e (kanserojen bir madde) dönüşür." diyor.
------------
PANCAR ÜRETİCİSİNİ VURDU
Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner ise her maddenin fazla kullanılması durumunda zehirli olacağını iddia ediyor. Buna şeker, su ve tuzu da dâhil ediyor: "Günde 150 tane tatlandırıcı kullanıyorsanız, bu doz aşımıdır. Günde bir buçuk kilo şeker yiyorsanız bu da doz aşımıdır. Yüz gram tuz yerseniz öldürür. Çok yüksek miktarda su içerseniz (10/12 litre) ölebilirsiniz."
Aspartam cinsi tatlandırıcıların Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından güvenilir olmadığına dair bir raporunun bulunmadığını ileri süren Saner"e göre ilk defa 1965"te ABD"de üretilen yapay tatlandırıcılarla ilgili bu ülkede uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda piyasaya çıkma izni aldı ve ABD, AB, Türkiye de dâhil olmak üzere dünyada 100"e yakın ülkede kullanım izni bulunuyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı ve Gıda Biriminden Sorumlu Prof. Nevzat Artık, yapay tatlandırıcıların sağlık açısından çok sorun teşkil etmediğini düşünüyor. Üreticilerin kendilerinden izin almadan üretim yapamadığını, denetlemelerin çok sık yapıldığını savunuyor. Yapay tatlandırıcıların kullanım oranlarıyla ilgili her türlü detayın Türk Gıda Kodeksi"nde yazdığını ifade ediyor. Tarım Bakanlığı bünyesinde gıda maddelerinin standartlara uygun olup olmadığını test etmek üzere 40 laboratuarı bulunuyor. Merdiven altı firmalarda yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların İstanbul gibi büyük şehirlerde kaçak yollardan üretilebildiğini, bunun da iskân kanunundan kaynaklandığını anlatıyor: "Biz kapatıyoruz, gidip başka yerde açıyorlar."
Türkiye"de pancardan üretilen şeker miktarı yıldan yıla düşüyor. Bunun altında iki neden yatıyor. Birincisi kaçak gelen şeker, ikincisi ise yapay tatlandırıcılar. Türkiye"nin üç milyon tona yakın şeker ihtiyacının bir milyon 700 bini yurtiçinde üretiliyor. Aradaki bir milyon tonluk kaybın 600-700 bin tonunu kaçak şeker-nişasta bazlı şeker; kalan 300 bin tonluk kısmı ise Türkiye Şeker Kurumu"nun tahminine göre şeker eş değerindeki kimyasal tatlandırıcılar oluşturuyor. Pancar Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) yetkililerine göre sorunun asıl büyük boyutu çiftçileri ilgilendiriyor. Şeker fabrikaları tüketim ihtiyaçlarını göz önüne alarak çiftçiye uyguladığı kotayı gittikçe yükseltiyor. Her fabrika 20 bin çiftçiye "˜tarımsal istihdam" sağlıyor. Bu hesaba göre, piyasada doğal şekerin yerini yapay şekerin alması 150 bin çiftçi ailesini doğrudan ilgilendiriyor. Bazı yetkililer, ortalama dört kişilik aile diye düşünülürse en azından 600 bin kişinin sadece kimyasal tatlandırıcılar yüzünden ürününü satamadığını düşünüyor.
----------
İŞTE EN ÇOK KULLANILAN TATLANDIRICILAR
Aspartam (E 951), Asesülfam-K (E 950), Sakarin (E 954), Aspartam-asesülfam tuzu, Neohesperiden (E 959), Siklamat (E 952), Sukraloz (E 955), Taumatin (E 957)
KİMYASAL TATLANDIRICI NERELERDE KULLANILIYOR?
Türk Gıda Kodeksi"nin izin verdiği alanlar şunlar: aromalı içecekler, süt, meyve suyu, tatlı, çerezler, şekerlemeler, boğaz pastilleri, kakao, kuru meyve, sakız, dondurma, soslar, hardal, çorba, reçel, jöle, marmelat, meyve konservesi, balık, kahvaltılık tahıllar, fırıncılık ürünleri, kilo verme amaçlı gıdalar, diyet gıdalar, gıda takviyeleri, biralar, elma ve armut şarabı.
----------
KOY ASPARTAMI, BAK TADINA!
Yapay tatlandırıcılardan siklamat, şekerden 45 kat, aspartam 200 kat, asesülfam K 200 kat, sakarin 300 kat, sukraloz 600 kat, taumatin 2 bin 500 kat daha fazla tat veriyor. Aspartamın yeni bir türü olarak kabul edilen yeni nesil tatlandırıcı neotam, şekerden 13 bin kat daha tatlı.
KİMYASAL TATLANDIRICILARIN NET İTHALAT RAKAMLARI
2000 162 ton
2001: 155 ton
2002: 352 ton
2003: 771 ton
2004: 1 518 ton
2005: 1 551 ton
2006: 1 196 ton
2007: 1 792 ton
2008:* 2 190 ton
*Ocak-Temmuz ayları arasında gerçekleşen ithalata ait değerlerdir.
Kaynak: Türk Şeker Kurumu,AKSİYON,2008

Bu arada tatlılarda mısır şurubunun da aşırı bir şekilde kullanıldığını, bunun da sağlığımız için çok sakıncaları olduğunu vurgulamak istiyorum. Üstelik bu mısırların çok büyük bir bölümünün genetiği değiştirilmiştir.
Bu konuda en son şunu söylemek istiyorum. Çay şekeri kötüdür, mısır şurubu ondan da kötüdür; ama bunların içinde en kötüsü tatlandırıcılardır. Eğer tatlı yaşamak istiyorsanız tatlı yemeyin.
 
Prof. Dr. Ahmet Aydın"ın yorumu
Mesane kanserine neden olabileceği için sakkarin isimli tatlandırıcı yasaklanmış, onun yerini büyük ölçüde başka bir tatlandırıcı olan aspartam almıştır. Dünyada yaklaşık 6,000 hazır yiyeceğin içinde aspartam bulunmaktadır. Yaklaşık 4,000 hazır yiyecekte de diğer tatlandırıcılar kullanılmaktadır.

Aspartamın formülü
"¢ Aspartik asit (%40): Sinirsel uyarıcı
"¢ Fenilalanin (%50): Fazla alındığında beyin için  zararlı
"¢ Metil alkol(=ispirto) (%10)
Metilalkol, kanserojen formaldehite dönüşür

Aspartamın zararlı olup olmadığına dair yapılan araştırmalar (1,2)
                                  Zararı yok                          Zararlı
İlaç firmaların
sponsor olduğu                %100                               %92
araştırmala

Bağımsız araştırmalar(92)     %8                                 ---

Fare-aspartam- beyin tümörü
Çalışma fareler 4 haftalık iken başlamış ve 104 hafta sürmüştür. Aspartam firması tarafından yaptırılan bu çalışmanın diğer verileri açıklanmamıştır. FDA bu verilere göre aspartam kansere neden olmuyor sonucunu çıkarmıştır! (3)

Aspartam verilenlerde beyin tümörü             Erkek                   Dişi
                                                       7/155 (%4.5)        5/158 (%3.2)

Aspartam verilenmeyenlerde beyin          1/59 (%1.7%)    0/59 (0 of 59 (0%)
tümörü

aspartamın kansere yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (4). Yaklaşık iki yıl süren bu çalışmaların da ayrıntılı verileri ise nedense açıklanmamıştır!!!!!!
Fare-aspartam-lösemi-lenfoma
Ramazzini Kanser Enstitüsü 1600 fare üzerinde yaptıkları araştırmada aspartamın insanların kullandıklarına çok yakın dozlarında lösemi ve lenfomalara neden olduğunu göstermiştir (5).
Bu çalışmada hem fare sayısı çok fazladır hem de çalışma süresi iki değil üç yıldır (normal fare ömrüne yakın).

Aspartam"ın Zararları:
Baş ağrısı,Unutkanlık,Eklem ağrısı,Bulantı,Uyuşukluk,Kas spazmları,Şişmanlık(!!!),Döküntü,Migren Depresyon,Yorgunluk,Huzursuzluk, Konvülsiyon,Uykusuzluk,Görme kaybı,İşitme kaybı,Çarpıntı,Soluk zorluğu Korku atakları,Ağzı dolanma,Tat Kaybı,Tinnitus,Baş dönmesi,Parkinson,Mültipl skleroz
Kanser.

Kaynaklar
1-http://www.dorway.com/peerrev.html,
2-http://www.holisticmed.com/aspartame/100.html
3-Ishii H, Koshimizu T, Usami S, Fujimoto T. Toxicity of aspartame and its diketopiperazine for Wistar rats by dietary administration for 104 weeks. Toxicology 1981;21:91-94.
4-FDA (Food and Drug Administration). 1981. Aspartame: com­missioner"s final decision. Fed Reg 46:38285-38308.
5-Soffritti M, Belpoggi F, Esposti DD, Lambertini L. Aspartame induces lymphomas and leukaemias in rats. Eur J Oncol. 2005; 10 (2):107-16
Derleme çalışması;Haldun Keskin
http://www.keskinlergenpa.com/

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.407
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
DOMUZ gribi mi? Türk Kadını Çıldırdı ...(Herşeyin Cevabı bu videoda)
« Yanıtla #3 : Kasım 09, 2009, 03:15:39 ÖS »
DOMUZ gribi mi? Türk Kadını Çıldırdı ...
(Herşeyin Cevabı bu videoda)

<a href="http://www.youtube.com/watch?v=FwDueyk-Gxs" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.youtube.com/watch?v=FwDueyk-Gxs</a>

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.407
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Şeker hastaları ve Metformin Kullanımı
« Yanıtla #4 : Mart 01, 2012, 03:21:16 ÖS »
Metformin:

Bu ilaç daha çok kilo fazlalığı olan tip 2 diyabekli hastalarda kullanılır. İnsülin direncini azaltır. Alındıktan sonra barsak ve karaciğerde etki eder. Günde 2 veya 3 kez alınır. Karaciğerde şeker yapımını azaltır. Kaslarda insülinin etkisini artırır. Metformin kullananlarda kiloda hafif derecede azalma olur, ancak kan yağları ve tansiyona etkisi çok azdır. Karaciğer, böbrek ve kalp yetmezliği olanlar kullanmamalıdır. Bu ilaç kullanılmaya başlandığında bazı kişilerde midede rahatsızlık, bulantı, ishal ve gaz gibi şikayetler olabilirse de bu şikayetler çoğu kişide bir hafta sonra kaybolur.Metformin tok karna yemekten hemen sonra alınır.


Çok içki içiyorsanız metformin zararlı olabilir. Böbrek hastalığınız varsa metformin kullanmayınız.


Metformin ilacı diğer şeker ilaçları veya insülinle birlikte kullanılabilir.

Ameliyat olacaksanız metformini 1 gün önce kesiniz.


İnsülin Salgısını Artıran İlaçlar


Bu grupta en çok kullanılan ilaçlar sülfonilüre denen ilaçlardır. Piyasada bu ilaçlar kimyasal isimlerine göre glibürid, glipizid, glimeprid olarak sayılabilir. Bu ilaçlar pankreas bezinden insülin salgılatan ilaçlardır. İnsülin salgısı arttığı için kan şekerini düşürürler. Bu ilaçlar çlık kan şekerini ve bu arada tokluk kan şekerini de kısmen azaltırlar. HbA1c düzeyinde ilaç kullanımı sonrası %1-2 oranında azalma olur.

Bu ilaçların en önemli yan etkisi kan şekerinde bazen aşırı düşme yapmasıdır. Özellikle yaşlılarda bu etki yani kan şekeri düşmesi daha fazla görülür. Kan şekeri düşmesinin önlenmesi için yemeklerin düzenli olarak alınması gerekir. İlaçları bu nedenle en düşük dozda başlayıp yavaş yavaş artırmak gerekir. Bu ilaçları karaciğer ve böbrek hastalığı olan kişiler kullanamaz.


Bu ilaçların bazıları 24 saat etkilidir ve günde 1 defa alınır. Bazısı günde 2 defa alınır. Bu nedenle doktorunuza ilacı günde kaç defa almanız gerektiğini sorunuz.
İlacı günde bir defa alıyorsanız sabah kahvaltıdan yarım saat önce aç karna almanız gerekir.


İlaç günde 2 defa alınıyorsa sabah ve akşam yemekten önce aç karna alınır


Alfa-Glukozidaz inhibitörleri (Acarboz):


Piyasada kimyasal ismi acarboz olarak satılan ilaçlardır. Bu ilaçlar barsaklarda nişastanın ve karbonhidratların parçalanmasını engeller. Böylece yemekle alınan karbonhidratların emilimi gecikir ve tokluk kan şekeri fazla yükselmez. Acarboz yemeğin ilk lokması ile birlikte alınır. Acarboz, sofra şekeri gibi basit şekerlerin emilimini engellemez. Buna karşılık kompleks karbonhidratlar denilen gıdaların emilimini geciktirir. Hastalarda başlangıçta gaz, şişkinlik ve bazen ishal yapabilir. Bunu önlemek için düşük dozda başlanması gerekir. Bağırsak hastalığınız varsa veya bağırsak ameliyatı olmuşsanız almamak gerekir.


Roziglitazon ve Pioglitazon:


Pioglitozonun günde 1 defa, roziglitozon günde 1 veya 2 defa alınır. Bu ilaçlar yemekle birlikte veya aç karna alınabilir.


Yağ dokusunu etkileyerek insülinin daha etkili çalışmasını sağlayan ilaçlardır. Bu sayede insülin direnci azalır. Etkileri genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Yağların karından cilt altına doğru gitmesini sağlar. Bu ilaçlar karaciğer testleri (SGOT, SGPT gibi) normalin 2.5 katı yüksek olan hastalarda kullanılamaz. Sülfonilüre veya metformin ilaçlarıyla birlikte kullanılabildiği gibi insülin ile birlikte de kullanılır. Tek sakıncası hafif kilo alımı olmasıdır. Kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.


İlaç Seçimi


Fazla kilolu olan ve diyet ve egzersize rağmen açlık kan şekeri 130 mg/dl den yüksek olan hastalarda doktorlar daha çok metformin ilacını tercih edebilir. Metformin günde 2 kez sabah ve akşam yemeğinden sonra tok karna alınabilir ve kan şekerine göre doktorunuz dozu artırır. Kan şekeri düzelmesi 2-4 haftayı alır. HbA1c deki düzelme için 3-6 ay geçmesi gerekir.


Alfa glukozidaz inhibitörü Akarboz ilacı yemek arasında çiğnenir. Gaz yapmaması için en düşük dozda başlanır ve her 2-4 haftada bir doz artırılır.


Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzerinde ise metformin ve sülfonilüre tipi ilaçlar birlikte alınabilir.


Açlık kan şekeri 300 mg/dl"nin üzerinde olan hastalarda insülin tedavisine başlanır ve daha sonra ilaç tedavisine geçilir.


Bazen İlaçlar Neden Etkisiz Olmaya Başlar


İlaçla tedaviye ilk başlandığında şeker seviyesi düşmüyorsa ya pankreasda insülin yapımı yoktur yada ilaç yanlış seçilmiş olabilir. Özellikle tip 2 diyabetli hastaların %10"unda tip 1 diyabette olduğu gibi pankreasda beta hücreleri yoktur. Bu nedenle ilaç etki edemez. Özellikle açlık kan şekeri 300 mg/dl"nin üzerinde ise insüline başlamak daha uygun olur. Daha sonra bu hastalarda ilaç kullanımına geçilebilir.

Belirli bir süre sonra ilaçların artık etki etmediği görülür. Bu durumda özellikle 5 yıldan sonra ilacı değiştirmek gerekebilir. Bu arada ilaç kombinasyonları denenebilir.

Metformin, roziglitazon ve sülfonilüre ve acarboz ilaçları alınabilir. Ancak bu kadar çok ilaç yerine insüline geçmek daha sağlıklıdır.


İlaçların etkisinin azalmasının veya kan şekerinin eskisi gibi düşmemesinin başlıca nedenleri şunlardır:

.../...

"DİYABET-ŞEKER HASTALIĞININ İLAÇLA (HAP)TEDAVİSİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof. Dr. Metin ÖZATA"e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır

Makalenin tamamı için...

Prof. Dr. Metin Özata

 

Son İletiler/Konular

DÜNYA SAVAŞINI KİM ÖNLEYEBİLİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Bugün, 02:20:44 ÖS]


IŞİD setinde bulunan figüran Militanı Ölmüş… Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Bugün, 01:00:00 ÖS]


İsrail'den Türkiye'ye terör suçlaması var... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 22, 2014, 08:28:44 ÖS]


PKK VE BDP TABANI BUNLARI BİLMİYOR Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 22, 2014, 06:54:39 ÖS]


Ynt: TEŞEKKÜRLER DELİKANLILAR Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 22, 2014, 03:13:27 ÖS]


TEŞEKKÜRLER DELİKANLILAR Gönderen: yoruk
[Ekim 22, 2014, 07:42:26 ÖÖ]


ÇİN ve RUSYA KATILACAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 22, 2014, 05:08:39 ÖÖ]


Soygunun yeni şekli, 10 yılda bir kimlik parası 18 TL. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 03:46:05 ÖS]


ANLAMAK SEVGİLİM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 21, 2014, 02:29:54 ÖS]


Ynt: ULUSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK ÖLÇÜTÜ Gönderen: Talat Alp
[Ekim 21, 2014, 01:10:11 ÖS]


Kur'an a Bakış Açımızda ki Yanlışlıklar. Gönderen: halukgta
[Ekim 21, 2014, 10:29:20 ÖÖ]


KMÜ’DE BOYNUİNCELİ YÖRÜKLERİNİN DİLİ ARAŞTIRILDI Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 02:46:45 ÖÖ]


Kedi veya çiğ etten geçen parazit sizi yönetiyor mu? Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 01:42:42 ÖÖ]


Ynt: Bizans kuşatılırken melekler dişimi yoksa erkekmiydi .. Gönderen: Delimemed
[Ekim 21, 2014, 12:42:42 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: temellica
[Ekim 21, 2014, 12:30:17 ÖÖ]


Bizans kuşatılırken melekler dişimi yoksa erkekmiydi .. Gönderen: Talat Alp
[Ekim 21, 2014, 12:13:13 ÖÖ]


Kur'an ın Emrettiği Namaz, Oruç ve Zekatın Özünü Amacını Doğru Anlamak. Gönderen: halukgta
[Ekim 20, 2014, 08:00:12 ÖS]


Ynt: SON İSTİKLAL GAZİSİNİ DE YİTİRDİK - Talat ALP Gönderen: Talat Alp
[Ekim 19, 2014, 10:06:56 ÖÖ]


Ynt: SON İSTİKLAL GAZİSİNİ DE YİTİRDİK - Talat ALP Gönderen: Talat Alp
[Ekim 18, 2014, 10:33:10 ÖS]


Ynt: Delikanlı öl! Gönderen: Meltem yeli
[Ekim 18, 2014, 09:10:14 ÖÖ]


Ynt: Delikanlı öl! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 18, 2014, 02:05:50 ÖÖ]


Erdemir Vakfı'na kesilen 129 milyon lira ceza % 5'e indirildi. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 17, 2014, 11:43:38 ÖS]


Delikanlı öl! Gönderen: Meltem yeli
[Ekim 17, 2014, 11:16:31 ÖS]


ULUSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK ÖLÇÜTÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 17, 2014, 04:54:04 ÖS]


Müftü, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 16, 2014, 02:15:08 ÖÖ]


AKP'den CMK'yı değiştiren teklif. 'Faşizme çeyrek kala...' Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 10:37:03 ÖS]


AKP’NİN ‘ORTA VADELİ PLAN’ININ ŞİFRELERİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 15, 2014, 10:09:51 ÖS]


Altan Tan, Bahçeli olmasa Türkiye'de iç savaş çıkar...! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 05:34:26 ÖS]


Türk askeri IŞİD'le hatıra fotoğrafı çektirdi iddiası. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 04:30:28 ÖS]


ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ-(6) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 15, 2014, 03:46:08 ÖS]


Yüce Divan yargılamalarında bugüne kadar kaç kişi yargılanmıştır? Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 03:43:48 ÖS]


IVIR-ZIVIR KONULAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 14, 2014, 03:58:56 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 14, 2014, 02:12:12 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: dyy2002
[Ekim 14, 2014, 12:36:46 ÖÖ]


VATAN YAHUT… ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (5) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 13, 2014, 05:03:55 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK OYUN-2 Gönderen: Delimemed
[Ekim 13, 2014, 09:50:19 ÖÖ]


BÜYÜMENİN SONU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 12, 2014, 03:10:23 ÖS]


Allah Klonlamadan sonra 3D yazıcısını da öğrenecek Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 10, 2014, 02:44:29 ÖS]


“Co-bahni 1915!” Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 10, 2014, 01:14:08 ÖÖ]


TANI DA BÜYÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 09, 2014, 03:14:04 ÖS]


İdrar Sıçraması Kabir Azabına mı Neden Olur? Gönderen: halukgta
[Ekim 09, 2014, 02:00:37 ÖS]


KİMLİK ve EKONOMİK/ ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (4) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 09, 2014, 02:18:31 ÖÖ]


BU KAÇINCI DEPREM, EY VAN! Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 08, 2014, 05:30:15 ÖS]


Bilim ve Teknik Dergilerinin bazı sayıları-İNDİR Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 07, 2014, 01:05:41 ÖÖ]


520 çocuk 'Benim namazım' şenliğinde buluştu Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 06, 2014, 02:24:10 ÖS]


SAVAȘ VE BARIȘ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 03, 2014, 03:53:20 ÖS]


ISPARTA DA BÜYÜK OYUN-1 Gönderen: Delimemed
[Ekim 03, 2014, 10:21:13 ÖÖ]


Kdz. Ereğli Hastanesi, İş birliği ile yol tedbiri. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 02, 2014, 11:04:13 ÖS]


DEVLETSİZ OLMAZ (Ulusalcılık Sözlüğü III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 02, 2014, 05:42:01 ÖS]


ANAYASAL YURTTAȘLIK (‘ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ-II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 01, 2014, 11:49:40 ÖS]


ORHANELİ KALESİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 01, 2014, 05:53:03 ÖS]


Sezen Aksu'dan örtünme itirazı Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 30, 2014, 02:31:44 ÖS]


‘ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 29, 2014, 03:54:32 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: daliosma
[Eylül 28, 2014, 10:27:47 ÖS]


TELLAL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 28, 2014, 01:42:18 ÖÖ]


Mehmet Ali Alabora İngiliz vatandaşı oldu. Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 27, 2014, 11:15:17 ÖS]


Ynt: Bir Kimlik Peşinde Türkiye Gönderen: marksist-leninist
[Eylül 27, 2014, 09:54:37 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Denis Diderot
[Eylül 27, 2014, 01:36:38 ÖÖ]


KAPIDAKİ KRİZE HAZIR MIYIZ? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 26, 2014, 03:29:07 ÖS]


ÇIKAR MI ÇIKMAZ MI? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 24, 2014, 01:48:13 ÖS]


SENİN DEVLETİN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 23, 2014, 04:52:56 ÖS]


Namaz Konusunda Düşünmemiz Gereken Bir Ayrıntı. Gönderen: halukgta
[Eylül 23, 2014, 12:55:53 ÖS]


Ynt: ANANIN DİLİ ! Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 19, 2014, 11:24:39 ÖS]


TORBA YASANIN KAZIKLARI Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 19, 2014, 12:01:30 ÖÖ]


AKP TAŞERONLARI KAKA DA, CHP, MHP VE BDP TAŞERONLARI CİCİ Mİ? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 18, 2014, 11:59:25 ÖS]


ANANIN DİLİ ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 18, 2014, 03:47:03 ÖS]


Belediye, AKP’nin eline geçtiğinden beri yalanda sınır tanımıyor. Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 18, 2014, 12:19:40 ÖS]


Erdemir vakfı, AKP iş birliği, işçinin sırtından doyan doyana...! Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 17, 2014, 10:42:13 ÖS]


Sağırlar Uyarıldıklarında, Çağrıyı İşitmezler ki. Gönderen: halukgta
[Eylül 14, 2014, 10:27:46 ÖÖ]


İstanbul yeni başkent olmak için depremini mi bekliyor? Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 13, 2014, 02:59:36 ÖS]


Ynt: Bu gün 12 EYLÜL Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 12, 2014, 02:35:00 ÖS]


Tuz Gölü uyarısı, Böyle giderse yok olacak Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 12, 2014, 02:09:50 ÖS]


Ehl-i Sünnet omurga çökertiliyor, adım adım... Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 12, 2014, 01:28:38 ÖS]


Sürücü Ehliyetlerinde T.C nosu zorunlu değil Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 12, 2014, 01:05:00 ÖS]


Bu gün 12 EYLÜL Gönderen: Delimemed
[Eylül 12, 2014, 10:05:54 ÖÖ]


Ynt: TÜRK'ÜN TARİHİ TAMGALARI TAHRİP EDİLİYOR Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 11, 2014, 10:15:36 ÖS]


Ynt: GARACAOGLAN-5 Gönderen: yoruk
[Eylül 11, 2014, 09:02:29 ÖS]


CUMHURİYET TARIMI, CHP VE SHP DÖNEMİNDE TASFİYE EDİLDİ. Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 11, 2014, 08:37:12 ÖS]


Ynt: TÜRK'ÜN TARİHİ TAMGALARI TAHRİP EDİLİYOR Gönderen: eren48
[Eylül 11, 2014, 03:50:44 ÖS]


Ynt: TÜRK'ÜN TARİHİ TAMGALARI TAHRİP EDİLİYOR Gönderen: eren48
[Eylül 11, 2014, 03:48:49 ÖS]


MEB, Kandil’de kurulan suikast okuluna öğretmen ataması yapmış mıdır? Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 11, 2014, 02:58:30 ÖS]


Orhun'dan Anadolu'ya Türk Damgaları Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 10, 2014, 11:55:10 ÖS]


Ynt: TÜRK'ÜN TARİHİ TAMGALARI TAHRİP EDİLİYOR Gönderen: eren48
[Eylül 10, 2014, 09:19:06 ÖS]


CHP, BAYRAĞINDAKİ GİBİ DEVLETÇİ Mİ? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 10, 2014, 09:01:22 ÖS]


TOKATLI ZEKERİYA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 09, 2014, 02:34:00 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 08, 2014, 06:10:03 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN-3 Gönderen: Delimemed
[Eylül 08, 2014, 11:52:44 ÖÖ]


Der Spiegel, Erdoğan Devleti... Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 04, 2014, 10:35:34 ÖS]


DAVUTOĞLU HÜKÜMETİ VE ÖZELLEŞTİRMELER. Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 04, 2014, 04:26:42 ÖS]


BARİKATA ÇAĞRI... Gönderen: Mehmet Akkaya
[Eylül 04, 2014, 04:25:42 ÖS]


Ynt: Osmanlı arşiv araştırmaları için destek kaynaklar... Gönderen: nusty
[Eylül 04, 2014, 03:56:05 ÖS]


MAKAM-MEVKİ PEŞİNDE KOŞANLARA MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ! Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 04, 2014, 01:30:16 ÖS]


GERÇEK ve HAKİKAT (II) (YENİ REALİZM) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 04, 2014, 02:03:24 ÖÖ]


Ynt: Helal Kesim Kandırmacası. Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 02, 2014, 01:04:49 ÖS]


ARAPÇADAN ALDIĞIMIZ KİMİ SÖZLERİN ÇOK İLGİNÇ ÖYKÜSÜ Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 02, 2014, 11:38:07 ÖÖ]


İSKOÇCA ‘APTAL’ NASIL DENİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 02, 2014, 12:43:21 ÖÖ]


Helal Kesim Kandırmacası. Gönderen: halukgta
[Eylül 01, 2014, 01:13:10 ÖS]


‘STRATEJİK DERİNLİK’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 31, 2014, 10:07:17 ÖS]


Egon Friedell-Antik Yunan Kültür Tarihi Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 31, 2014, 06:17:25 ÖS]


Kürtçe Öğretmenlerinin Atama Çığlığı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 31, 2014, 02:05:39 ÖÖ]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN-2 Gönderen: Delimemed
[Ağustos 30, 2014, 01:11:18 ÖS]


Bir Görmemişlik, sonradan görmüşlük hikâyesi… Cumhurbaşkanı Forsu Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 10:05:52 ÖS]


Sabancı Vakfı Üniversiteye Giriş Bursu Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 04:08:15 ÖS]


Ynt: İslamı Yaşarken Büyük Yanlışlar Yapıyoruz. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 01:18:21 ÖS]


Sırrı Süreyya Önder'den Emine Erdoğan'a: Türküm, tedavi oluyorum! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 12:55:11 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Ağustos 28, 2014, 04:17:12 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: marksçı
[Ağustos 28, 2014, 03:02:26 ÖS]


İslamı Yaşarken Büyük Yanlışlar Yapıyoruz. Gönderen: halukgta
[Ağustos 27, 2014, 12:37:07 ÖS]


Din tüccarlığının adı İNANÇ TURİZMİ olunca...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 26, 2014, 04:06:37 ÖS]


Vakıflar Dergisi 11-20 arası Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 11:46:47 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 10:57:46 ÖS]


ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN Gönderen: Delimemed
[Ağustos 25, 2014, 10:25:40 ÖS]


VAKIFLAR DERGİSİ 1-10 arası Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 09:47:09 ÖS]


Küresel raporların tek konusu, "TÜRKİYE'DE KEMALİZM KRİZİ! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 09:36:17 ÖS]


Ynt: Aradığınız bazı E-Kitaplar Gönderen: Delimemed
[Ağustos 25, 2014, 04:03:41 ÖS]


Babil Kitaplığı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 03:33:48 ÖS]


İslam Ansiklopedisi 44 cilt Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 03:00:14 ÖS]


Eğirdir'de Özelleştirme Kararı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 01:27:10 ÖÖ]


Türk mezarı ile Caber Kalesi bambaşka yerlerdir. Süleyman Şah Türbesi yanlışlar. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 12:42:42 ÖÖ]


Ynt: Kur'an da Nesih Edilen Ayet Var mıdır Gönderen: halukgta
[Ağustos 24, 2014, 11:33:53 ÖÖ]