Gönderen Konu: İhanet çemberinden yansımalar.DÜNYAYI YÖNETEN ROTSCHILD AILESI  (Okunma sayısı 310 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Israrla ve yeniden bilgilerinize sunulur.
A.Dursun
-----------
Ülkemizin neden bölünmesi isteniyor?
 Gazi Mustafa Kemal'in bildigi ve bizi uyardigi hitabenin ne anlama geldigi. Sag sol ayrimi gercekte de varmidir? Iste bu sorularin bir kisminin yaniti;

BILINEN TARIHIN BILINMEYEN YANLARI
Hitler, dünya tarihindeki gelmis gecmis en fasist ve psikopat lider olarak bilinir. cogu kisi Hitler'i sizofrenin esiginde olan,fanatik Alman milliyetcisi psikopat bir lider olarak tanir, ancak gercekte hic kimse Hitler hakkinda bildiklerinin kendilerine anlatilan resmi tarih senaryosundan baska bir sey olmadigini bilmez. Hitler, hakkinda en cok komplo teorisi uydurulan tarihi liderlerden (kuklalardan) birisidir. ABD'de sivri cikislari ve dürüst kisiligi ile taninan Texas Üniversitesi tarih profesörlerinden Texe Marrs'in 2007 Mayis'inda cikan kitabinin adi BilinenTarihin Bilinmeyen Yanlari Kitapta
1- Dünyayi yöneten Yahudi ailesi: Rotschild
2- Osmanli devletinin planli olarak nasil dagitildigi
3- Arap birliginin nasil parcalara ayrildigi
4- 1.Dünya Savasi
5- Kukla Diktatör Hitler
6- 2.Dünya Savasi
7- Israil devletinin kurulusu
8- Kennedy Suikasti
9- MOSSAD suikastlari
10- 11 Eylül saldirilari,olmak üzere 10 bölüm yer aliyor.

Bu bölümlerde yazarin savundugu iddialar, kanitlarla net bir bicimde ortaya koyuluyor. Öncelikle son yillarda Türkiye'de ortaya cikan Hitler hayranligina ve "Türk Nasyonal Sosyalizmi" gibi kavramlara bir cevap olarak Hitler'in tarihi kimliginin ardinda yatan karanlik baglantilari ana hatlariyla sizlere aktarmaya calisacagim.

DÜNYAYI YÖNETEN AILE: ROTSCHILD AILESI
cogu kisi Rotschild ailesinin adini bile bilmez. Bu ailenin adi, ne Forbes dergisinin düzenledigi ''Yilin Zenginleri'' bölümünde yer alir, ne de dünya jet-sosyetesinin partilerinde gecer. Ancak bircok ülkenin diplomati bu ailenin adini duyduklari zaman bes dakika durmak zorundadir. cünkü bu aile dünya tarihi sahnesinde 1590 yilindan beri vardir ve dünya, bu Yahudi ailesinin cok gizli faaliyetleri neticesinde bugünkü seklini almistir. cogu kisi dünyada hicbir ailenin böylesine bir gücü elinde tutabilecegine inanamaz.

Çünkü bir ailenin böylesine siyasi ve ekonomik bir gücü nasil elde ettigini bilmiyordur. Öncelikle sunu belirtmeliyim ki aile derken üc-bes kisilik cekirdek bir aileden bahsetmiyorum. Rotschild ailesinin bugün 1000-1500 civarinda ferdi oldugu bilinmektedir. Bu aile fertlerinin her biri, dünyanin gelismis, ya da gelisecek olan ülkelerinde, cok derin faaliyetler sürdürmek üzere dagilmislardir. Dünyada olan her siyasi ve ekonomik gelismeyi, Israil devletinin cikarlarina uygun düsecek sekilde düzenlemek en kutsal görevleridir.

Ailenin gecmisi 16.yüzyila dayaniyor.
Aile Ingiliz Kraliyet Saraylarinda kralin yaverligini yapan bir aile olarak ortaya cikiyor önceleri. Kralin izlemesi gereken siyaseti ve dis politika stratejilerini bu aile belirliyor. Sadece bununla da yetinmeyip kraliyet saraylarindaki tüm ihaleleri kazanarak bu ihaleleri basariyla sonuclandirip, hatiri sayilir bir servetin de sahibi oluyorlar.

Ingiliz saraylarindaki kariyerleri sayesinde kolayca kazandiklari astronomik paralarla tarihin ilk bankacilik faaliyetini gerceklestirip, Ingiliz ciftcilerine de astronomik faizlerle tarim kredisi vermeye basliyorlar ve 50 sene gecmeden neredeyse Ingiltere devletinden daha zengin bir hale geliyorlar. Faaliyet alanini iyice gelistirip derinlestiren Rotschild ailesi Avrupa'daki tüm imparatorluklari n saraylarinda söz sahibi oldu. Sadece Ingiltere'de degil, Avrupa'nin dört bir yaninda tarimla ugrasan insanlara yüksek faizle kredi vererek, altin ve gümüs komisyonculug u yaparak servetlerini iyice büyütüyorlar.
Ekonomik gücü, aklin ve mantigin sinirlarini zorlamaya baslayan Rotschild ailesi, daha da karanlik ve karli bir ise girisiyor. Isin adi "Savasa giren devletlere faizle borc vermek" Bunun ilk icraatini Ingiltere-Fransa savasinda gerceklestiriyorlar. Ingiltere'ye savasa girmesi icin faizli borc olarak 35 ton altin veriyorlar. Ingiltere, Fransa karsisinda yeniliyor ve Rotschild
ailesine olan borcunu ödeyemiyor. Borcun olusturdugu mükellefiyetten dolayi, Ingiliz Merkez Bankasi yani Bank of England Rotschild ailesine devrediliyor.

Rotschild ailesi Ingiliz devletinin bu devretme islemini bir sartla kabul ediyor: Ingiliz sterlinini kendilerinin basmasi sarti. Ingiliz hükümeti bu sarti o dönemde kabul etmek zorunda kaliyor ve Ingiliz sterlinini basma yetkisi bu Yahudi ailesine veriliyor. Görünüste ekonomi hakkinda pek bilgisi olmayan arkadaslar icin bu durum pek bir sey ifade etmeyebilir. Para basma yetkisini baska bir kurulusa ya da sirkete vermek demek ayni zamanda ülkenin bagimsizligini da bu kurulusa satmak demektir. cünkü bir ülkenin bankasi o ülkenin parasini basarken bastigi para karsiliginda o ülkenin hazinesine degerli maden koymak zorundadir. Örnegin Türkiye Merkez Bankasi, devlet matbaasinda 20 YTL basiyorsa eger , devlet hazinesine de 20 YTL degerindeki altini, elmasi ya da petrolü koymak zorundadir. Aksi halde basilan para,
kagit parcasindan baska bir sey olmaz.

Iste Rotschild ailesinin de yaptigi sey budur.
Ingiliz sterlinini basarak Ingiliz hükümetine faizle borc olarak vermis ve karsiliginda altin ve elmas almistir. Bu sekilde bir yilda 12 ton altin kar ettigi ekonomi tarihcileri tarafindan söylenir. Rotschild ailesinin en büyük girisimi ise Ingiltere ile Amerika'daki kolonilerin savasi olmustur. Savas sirasinda Rotschild ailesi cok gizli bir bicimde Amerikan kolonilerini desteklemistir. Amerika'nin Ingiltere'ye karsi direnisini yöneten kisilere yüklü miktarda silah yardimi yapilmis, Ingiltere'nin bu savasta yenilmesinin saglanacagi garanti edilmis ve karsiliginda, kurulacak olan Amerika devletinin resmi para birimini basma yetkisi istenmistir. Ingiltere ile savas konusunda cok umutsuz olan baskan Washington ve ekibi bu teklifi hic düsünmeden kabul etmistir. Aile böylece günümüzde tüm dünyada cok popüler olan Amerikan dolarini basma yetkisini elde etmistir.

Savasi Amerikan kolonileri kazanmis ve Ingiltere Amerika'dan elini ayagini cekmek zorunda kalmistir. Savastan yenik cikan Ingiltere bu sefer Amerika'ya yardim ettigi icin Fransa'ya saldirmistir. Ingiltere, Rotschild ailesinin kendilerine finansal destekte bulunacagina güvenerek bu savasa girdiyse de Rotschild ailesinden umduklari destegi bulamamislardir. Rotschild ailesi el altindan Fransa'yi destekleyerek Amerikan kolonilerinin bagimsizligini garantilemek istemistir. Bir taraftan da Ingiliz borsasi üzerinde spekülasyona girismistir. Ingiltere-Fransa savasi sirasinda borsada müthis bir hareketlenme olmus ve borsada oynayan halk, savasi kazanacaklari ni düsünerek girisimlerini arttirmislardir. Bunu firsat bilen Rotschild ailesi ''Ingilizlerin savasi kazandigi'' iddiasini ortaya atarak Ingiliz halkinin her seyini borsaya koymasini saglamistir. Ancak, generaller ve ordudan geriye kalanlar yurda döndügünde, Ingiltere'nin savasta kaybettigi ortaya cikmistir. Borsa anormal derecede yükselmis ve böylece kagitlari elinde tutan Rotschild ailesi bu ticaretten en karli cikan isim olmustur. Ingiliz tarihcilerin ''Kara eylül'' diye nitelendirdig i bu olay ile Rotschild ailesi adeta Ingiltere devletinin mülkiyetini ele gecirmistir. Iyice gelisen Rotschild ailesi, Kenan diyarinda Tanri'nin kendilerine vaad ettigi kutsal Israil devletini kurmak icin hazirliga baslamistir. Osmanli Devleti'nin parcalanmasi icin gerekli olan her seyi yapmislardir.
Osmanli devletine komsu olan ülkeleri finanse ederek Osmanli'ya karsi savasmalari icin kiskirtmislardir. Böylelikle sudan bahanelerle Osmanliya saldiran Rusya, Avusturya ve diger komsu devletler, Osmanliyi askeri ve ekonomik güc olarak iyice yipratarak azinlik unsurlarin ayaklanmasini saglamislardir. Osmanli devleti nereye kosacagini sasirmis ve neticede isyan eden azinliklarin ayri devletler kurmasina engel olamamistir.

Osmanlinin en cok dis borcu Rotschild ailesinin sahibi oldugu Bank Of England bankasinadir. Osmanli Devleti, Rotschild ailesine olan borcunu ödeyecek durumda olmadigindan Rotschild ailesi bunu firsat bilmis, Osmanliya igrenc bir teklifte bulunmustur. Sultan 2. Abdülhamit ile görüsen Lord Baron Rotschild "Kudüs sehrinin, Filistin'in, Suriye'nin ve Güneydogu Anadolu bölgesinin, yeni kurulacak olan Yahudi devletine verilmesi karsiliginda,Osmanli devletinin tüm dis borcunu silme ve Balkanlar'da, Afrika'da kaybettikleri topraklari geri verme" teklifinde bulunmus, ancak Abdülhamit teklifi siddetle reddetmistir. Abdülhamit, dinen böyle bir tutum sergileyerek büyük bir sevaba girmisse de Osmanli devletinin yikilma sürecini hizlandirmistir. Daha sonralari Enver Pasa, Abdülhamit'in bu tutumunu tarihi bir hata olarak degerlendirmis tir. Enver Pasa'ya göre Kudüs sehri ve Kenan diyari Yahudilere gecici olarak verilmeli ve Osmanli tekrar eski gücüne kavustuktan sonra bu topraklar geri alinmaliydi. Atatürk'e göre ise Osmanli devleti böyle bir sey yapsaydi bile yikilmaktan kurtulamazdi cünkü Osmanli üzerine korkunc oyunlar oynaniyordu. Özetleyerek anlattigim bu sürecten sonra Rotschild ailesi bütün gücüyle 1. Dünya savasinin cikmasini tezgahlamistir.

Rotshild ailesinin hesaplarina göre 1. Dünya savasi ve Arabistanli Lawrence'in faaliyetleri, Araplarin bircok parcaya bölünmesi ve Israil devletinin kurulmasi icin yeterliydi.

Savas gerceklesmis, Almanlarin önderligindeki Ittifak devletleri grubu savasi kaybetmislerdi. Rotschild ailesinin hesaplari tutmus ve Israil devletinin resmi kurulusunun ilan edilmesine ramak kalmisti. Ancak tarihi rüyaya ceyrek kala Rotschild ailesi ayrintilarda kücük bir hata yaptigini fark etti. Israil devleti kurulmaya hazirdi ama, dag ve ovalardan ibaret olan Israil topraklarinda kim yasayacakti? Avrupa'nin gelismis kentlerindeki rahatliga alismis olan Yahudiler, Israil'de yasamaya nasil ikna edilecekti ? Esas sorun buydu. Bu sorunun giderilmesi icin Rotschild ailesi radikal kararlar aldi ve yeni bir savas icin gerekli olan ortam hazirlanmaya baslandi.

KUKLA DIKTATÖR HITLER'IN ORTAYA cIKIsI VE 2. DÜNYA SAVAŞI
Almanya, Birinci Dünya savasindan adeta bir enkaz halinde ve oldukca demoralize bir bicimde cikmisti. Devlet tüm ekonomik ve askeri gücünü kaybetmisti. Ve cok agir yaptirimlar iceren savas tazminati anlasmalarina imza atmislardi. Ancak Almanya'nin borclu oldugu ülkelerin merkez bankalarinin %85'i Rotschild ailesine ait oldugundan Almanya nerdeyse sadece Yahudi Rotschild ailesine borcluydu. Rotschild ailesi, Almanya'nin, bu yüklü borcun onda birini dahi ödeyemeyecegini biliyordu. Rotschild ailesi, Alman Merkez Bankasinin kendilerine devredilmesi karsiliginda dis borclarinin silinmesini teklif etti ve Almanlar teklifi kabul etmek zorunda kaldi. Aslinda bu durum sonun baslangiciydi. Birakin savasacak parayi ve silahi, savasta askere alacak erkek vatandasi bile kalmayan Almanya tekrar tüm dünyaya kafa tutacak gücü nereden ve nasil bulabilirdi ?

Bunun icin ancak Tanrinin yardimi gerekirdi.
Ancak daha onlar intikam planini yapmadan önce, Rotschild ailesi onlar icin cok gizli bir plan yapmisti bile. Bu plana göre sahte ama cok inandirici bir fasizm rüzgari Avrupa'da esecek ve Yahudilere en ince ayrintisina kadar planlanmis bir sekilde siddet ve baski uygulanarak Israil'e göc etmeye mecbur birakilacaklardi .
Bu planin ilk bölümü Almanya'nin ekonomisinin ayaga kaldirilmasi ve hizla silahlanmasini n saglanmasiydi. Muazzam bir ekonomik ve askeri güce kavusan Almanya'nin basina 1. Dünya savasinda er olarak savasan fanatik milliyetci Hitler getirildi.
Italya ise Alman Fasizmi'nin etkisi altinda kalmis ve iktidara Mussolini gelmistir. Mussolini'nin iktidara gelmesi Rotschild ailesinin bir plani degil kendiliginden gelismis bir olaydi ama bu durum Rotschild ailesinin ekmegine yag sürmüstü.

Hitler, hitabet yetenegi ve ürkütücü karizmasi ile Alman halkini yediden yetmise pesinden kosturmustur. Hitler'in konusmalarinda ve toplantilarinda ise sasirtici bir bicimde ana hedef Yahudilerdir. Hitler'in iktidara gelmesinden önce kardes gibi bir arada yasayan Alman ve Yahudi halklari birbirlerine hicbir zararlarinin dokunmamasina ragmen olusturulan yapay kaos ortami yüzünden birbirleri ile kanli bicakli hale gelmislerdir.

Savastan önce Yahudi isadamlarina Nazi genclerinin düzenledigi saldirilar,ev kundaklamalar ve cinayetler ortami iyice germistir. Zengin olan Yahudiler bir yolunu bulup Almanya'yi terk etseler de, fakir olan zararsiz Yahudiler bir yere gidecek paralari olmadigindan olduklari yerde kala kalmislardi . O dönemler savas dönemleri oldugundan Almanya'nin disina cikmak icin büyük paralar ve bazi önemli baglantilar sartti.

Hitler savasi baslatmis ve Almanya'nin sahte intikam harekati baslamisti. Almanya savasin ilk yillarinda basari göstermis ve Fransa, Yugoslavya, cekoslovakya, Avusturya ve Belcika gibi ülkelerin tamamini cok kisa sürede ele gecirmisti. Özellikle Paris'e 2 saatte giren Nazi ordulari Ingiltere ve Ispanya'nin iyice ürkmesine neden olmustur.

Ingiltere'yi hava saldirilari ile darmadagin eden Nazi ordulari bir taraftan da sözde Yahudi soykirimi yapmaya baslamistir. Yahudiler bir bir katledilmis ve imha firinlarinda
yakilmistir. Ortada öyle korkunc bir ortam vardir ki, savastan sonra bölgeyi teftise gelen Amerikali generaller bile ucaklarindan iner inmez havadaki pis kokudan dolayi hava alaninda kusmuslardir. Havadaki pis kokunun nedeni ise sürekli olarak yakilan insan cesetleri ve cürümüs cesetlerdir. Savastan sonra tam bir korku ülkesine dönen Almanya'da ortaya atilan iddialara göre neredeyse hic Yahudi birakilmamistir.
Ancak Sovyet arastirmacilar durumun hic de öyle olmadigini savasta katledilenlerin sadece %15'in Yahudi oldugunu net ve carpici belgelerle kanitlamislardir. Bu belgelere göre savasta öldürülenlerin cogu ermeni,cingene ve Polonyalilardi . Geriye kalan zengin Yahudiler Rotscild ailesinin kurdugu paravan sirketler araciligi ile ve Amerikan askerlerinin denetiminde, gizlice (Amerika'ya degil) Israil'e kacirilmislardir.

Israil'e getirildikleri dönemden Israil devleti kuruluncaya kadar olan sürecte tabiri caizse Allah'in daginda prefabrik usulü yapilmis evlerde kalmislar ve büyük zorluk cekmislerdi. Kacmak icin girisimlerde bulunanlar ise Tevrat'in emrettigi bir bicimde idam edilmislerdir. Neticede yaratilan sahte milliyetci bir hava ile sözde Yahudi soykirimi yapilmis, tüm dünyada Yahudilere yönelik siddet eylemlerine girisilmis ve Yahudiler Israil'e göc etmek zorunda birakilmislardir. Yani Rotschild ailesi 1. Dünya savasinda yarim biraktigi isi 2. Dünya savasinda tamamlayabilmis tir. Asiri dindar bir aile olan Rotschild ailesi, kendilerine göre, Tanri'ya olan sözü yerine getirmistir.

BAŞKAN KENNEDY'NIN ORTADAN KALDIRILMASI
2. Dünya savasindan sonra kurulan Israil devletinde her sey 1960 yilinda John Fitzgerald Kennedy'nin Amerikan baskani olmasindan sonra degismistir. Kennedy Amerikan tarihinin en genc Baskan'idir ve ayni zamanda ilk katolik Baskandir. Kennedy'den önce Amerika'da katolik bir Baskan hicbir zaman olmamistir. John F Kennedy'nin babasi olan Joseph Kennedy de politikaci olup ayni zamanda Ingiltere büyükelciligi yapmisti. Ne babasi, ne de Baskan Kennedy Yahudilerle iyi gecinemiyorlardi.

Babasi büyükelcilik yaptigi dönemde Londra'da Yahudilerin boy hedefi haline gelmis ve cesitli saldirilara maruz kalmisti. Sigmund Rotschild, Kennedy'ye "Baskan secildiginde Ortadogu'da Israil tarafini tutan bir politika izlemesi karsiliginda, milyonlarca dolari bulan secim kampanyasi masraflarini karsilamayi" teklif etmistir. Ancak Kennedy böyle bir teklifin bir daha yapilmamasini rica etmis ve kendisini hakarete ugramis hissettigini belirttirmistir.
Kennedy, Israil lobisinin Amerikan devleti üzerindeki bfaaliyetlerinden son derece rahatsizdi. Kennedy'ye göre lobilerin faaliyetleri, Amerikan bagimsizligina vurulmus bir darbeydi.

KENNEDY ILE ISRAIL BAsKANI BEN GURION'UN NÜKLEER KAVGASI
Israil kuruldugu günden beri Ortadogu'da süper güc olma hayali ile hareket etmistir. Bu yüzden Israil Devleti hizli bir "nükleer silahlanma programi" izlemeye baslamistir. Israil'in Dimona cölü'nde kurdugu nükleer santralinde peynir-ekmek gibi atom bombasi ve nükleer baslikli füzeler üretmesi Baskan Kennedy'yi cok rahatsiz etmistir. Israil'in nükleer füzelerinin Ankara , Istanbul, sam, Tahran, Bagdat ve Riyad gibi sehirleri vuracak kapasitede ve menzilde olmasi Kennedy yönetimini önlem almaya mecbur birakmistir. Kennedy, Ben Gurion'a yazdigi sert bir uyari mektubunda ''Israil'in nükleer programini durdurmamasi durumunda Amerikan yönetiminin yaptirim uygulamaktan kacinmayacagini belirtmistir' '.

Ben Gurion da cevap olarak gönderdigi mektupta Kennedy'ye ''Genc Adam'' diye hitap etmis ve bazi agir ithamlarda bulunmustur. Bu mektuplasmalar iyice cigirindan cikmis ve hakaretlesmeye dönüsmüstür. Bu durum üzerine tepki olarak Ben Gurion istifa etmistir. Ünlü Yahudi politikaci Henry Kissinger ''Israil'in nükleer programina son vermesi Israil'e büyük zarar verir'' diyerek Kennedy'yi ikna etmeye calismis ancak basarili olamamistir.

Kennedy bununla da yetinmemis ve 4 Haziran 1963'te Amerikan Temsilciler Meclisi'ne danisarak cikarttigi 11110 sayili kanunla Amerikan Dolar'ini basma yetkisini Rotschild ailesine ait olan Federal Reserve Bank'in elinden alarak Amerikan Merkez Bankasi'na vermis ve ''bir ülkenin parasinin denetimin sahislarin elinde olmasinin büyük bir sorun oldugunu'' belirterek kendi sonunu hazirlamistir. Federal Reserve Bank, Israil'in en büyük gelir kaynagidir, tabiri caizse sah damaridir. Kennedy, dolar basma yetkisini Federal Reserve Bank'in elinden alarak adeta Israil'in sah damarini kesmistir.

Neticede Israil icin Kennedy'nin etkisiz hale getirilmesi farz olmustur. Kennedy'nin secimleri kaybetmesini beklemek bos bir umuttu, cünkü Kennedy halktan büyük destek görüyordu. Kennedy'ye secimler kaybettirilse bile sonradan kazanmasi yüksek ihtimaldi. Üstelik Kennedy'nin kardesi de gelecek vaad eden bir politikaciydi. Tek bir care gözüküyordu. O da suikast idi. Kennedy bir sekilde öldürülürse Amerikan yasalari geregi yerine yardimcisi getirilecekti. Kennedy'nin yardimcisi Lyndon Johnson'di. Johnson tam bir Israil taraftariydi. Üstelik Kennedy ile hic iyi gecinemiyordu, söylentilere göre Kennedy kendisini kovmaya calisiyordu. Israil, suikast karari alir ve bunu, Amerikan derin devleti icindeki baglantilarini kullanarak gizlice uygulamaya koyar. Kennedy'yi öldürmek icin en uygun ortam secim kampanyalari icin gelecegi Dallas 'tir.

Dallas'ta her zamanki gibi üstü acik araba ile halki selamlayacak olan Kennedy'yi korumakla görevli CIA ajanlari özel olarak ayarlanacak ve baskanin güvenligi sabote edilecekti. Böylece suikast cetesi Kennedy'yi rahatlikla öldürebilecekti. Suikast cetesi icin degisik rivayetler vardir.

Kimileri Kennedy'yi Fransiz suikast cetesinin öldürdügünü, kimileri ise Kübali sürgünlerin öldürdügünü iddia eder ancak kesin olan bir sey var ki,Kennedy'yi öldürenler cok profesyonel ve acimasiz keskin nisancilardan (sniper) olusan bir suikast timidir.

Kennedy'nin ziyaretinden önce, yani 21 Kasim 1963 aksami Dallas'ta bardaktan bosalircasina yagmur yagmistir. Ancak sehir halki buna ragmen baskani en iyi sekilde karsilamak icin elinden geleni yapmistir. 22 Kasim 1963 sabahi Washington D.C. 'den Air Force One ucagi ile gelen Baskan Kennedy ve esi, sabah 09'da sehir merkezinde Dallas valisi Connaly ile birlikte kahvalti ettikten sonra üstü acik bir limuzine binerek halki
selamlamaya baslamislardir. Tam 6 aracin oldugu kortejde en son arabada Baskan Kennedy ve Vali Connaly vardir. Önde motosikletli SS korumalar ve yanda CIA ajanlarinin bulundugu arabalarla Kennedy'nin arabasi Kortejle birlikte Elm caddesinden Houston'a dogru beklenmedik bir dönüs yapar. O sirada silah sesleri yükselmeye baslar. Polisler telsizle anons etmeye baslar: ''Korteje ates ediyorlar yere yatin'' diye.

Tam 6 el silah sesi duyulur. Birinci mermi arabayi iskalar ve alt gecitte bekleyen Edmund Harris adindaki taksi soförünün kulagini parcalar. Ikinci mermi Kennedy'yi tam omzundan vurur. Ücüncü mermi Kennedy'yi iskalayip ön koltuktaki vali Connaly'i omzundan vurur. Dördüncü mermi Kennedy'yi boynundan vurur, ayni mermi baskanin vücudundan cikip Vali Connaly'i sirtindan vurur. Besinci mermi arabayi iskalayip dikiz aynasini kirip disari cikar. Ve Altinci mermi... Altinci mermi baskan Kennedy'yi tam kafasindan vurur. Baskanin kafasini parcalayan mermi bulunamaz.

Suikasttan sonra yapilan arastirmalarda Kennedy'yi sözde komünistlerden vatan haini Lee Harvey Oswald'in vurdugu iddia edilir. Ortada alti mermi olmasina ragmen Oswald'in tek katil oldugu görüsüne varilir. Iddialara göre Oswald , Texas Okul kitaplari bürosunun altinci katindaki pencere dibinden Italyan yapimi "Mannlicher Caracano" marka sniper tüfegi ile alti kez ates ederek Baskani öldürmeyi basarmistir. Lee Harvey Oswald apar topar hapsi boylamistir. Deliller birden cok sayida keskin nisancinin oldugunu göstermesine ragmen, Israil denetimindeki Amerikan derin devleti, sucu Lee Harvey Oswald'in üzerine atarak diger delilleri bir bir yok etmistir. Suikasti gören 57 kisi ölü bulunmus, ölümler kaza veya intihar ile aciklanmistir. Lee Harvey Oswald ise suikasttan iki gün sonra, mahkeme cikisinda yüzlerce FBI ajani ve polisin arasinda Yahudi bir bar isletmecisi olan Jack Ruby tarafindan öldürülmüstür. Bu Amerikan milliyetcisi Yahudi, Lee Harvey Oswald'i öldürmesinin nedenini
ise "komünistlerden Amerika'nin aldigi intikam" olarak yorumlamistir.

Birden cok sayida keskin nisanci tarafindan vurulan Kennedy'nin otopsisini Amerikan ordusundaki üst düzey amiral ve generaller yürütmüs ve otopsideki suikast delillerini bir bir sabote etmislerdi. Ailesi, Kennedy'nin kafasinin kesilerek incelenmesini ve böylelikle gercek suikastcilarin bulunmasini istediginde ise, Amerikan birimleri konuyu siddetle reddetmislerdir. Kennedy apar topar gömülerek konu örtbas edilmistir. Baskan Kennedy'nin suikast sonucu öldürülmesinden sonra baskan adayi olan kardesi senatör Robert Kennedy de bir basin toplantisi sirasinda Israil isbirlikcisi Filistinli bir genc tarafindan kursunlanarak öldürülmüstür.

KENNEDY SUIKASTININ SONUÇLARI
Israil, Kennedy'nin kapattigi Dimona cölündeki nükleer santralini tekrar acmis ve nükleer silah üretimine eskisi gibi devam etmistir. Baskan Kennedy'nin cikarttigi, Federal Reserve Bank'in elinden Amerikan dolarini basma yetkisini alan 11110 sayili kanun iptal edilmis ve Amerikan dolarini basma yetkisi tekrar Rotschild ailesine ait olan Federal Reserve Bank'a verilmistir.

II. Dünya savasindan sonra ilimli ve sakin bir politika izleyen Amerika devleti özellikle Kennedy suikastindan sonra soguk savas sürecini de baslatmistir. Amerika ile Sovyet Rusya arasindaki soguk savastan tüm dünya devletleri cok olumsuz yönde etkilenmistir. Amerika ile Sovyet Rusya arasindaki silahlanma rekabeti adeta bir sidik yarisina dönmüstür.

Amerika tüm dünya genelinde emperyalist faaliyetlerine hiz vermis ve Vietnam'a saldirmistir. Vietnam'da binlerce kisinin ölmesine ve bircok ülkenin bu savastan dolayli olarak zarar görmesine neden olmustur.

Amerika'da Israil lobisi ise iyice pervasizlasmis ve yönetimde söz sahibi olmustur. Amerika Israil Devletinin yaptigi katliamlara sesini cikaramaz hale gelmis ve Israil ile suc ortakligi yapmaya baslamistir. En basitinden örnek vermek gerekirse Israil devletinin cok gizlice yürüttügü "Samuel Vanunu'yu kacirma operasyonu"na istemeden sahit olan bir Amerikan Firkateynindeki 23 deniz piyadesi Israil hücum botlari tarafindan acilan atesle öldürülmüstür. Denize düsüp kacmaya calisan askerler bile Israilliler tarafindan öldürülmüstür. Olayin basina sizmasina izin verilmemis ve yahudilerin kontrolündeki Amerikan basini konuyu haber
bile yapmamistir.

CIA tüm dünyada ''komünizmle mücadele'' dogrultusunda adina GLADIO denilen ve Beyrut'taki gerilla kamplarinda egitilen katillerden ve parali askerlerden olusan gizli bir ordu hazirlamis ve bu parali katilleri maasa baglayarak dünyanin her yerinde komünistleri ve sol düsüncelileri öldürmekle görevlendirmis tir.

Bu baglamda Türkiye'deki sag-sol catismalari, siyasi amaclar icin islenen cinayetler, katliamlar, terörist eylemler, Deniz Gezmis ve arkadaslarinin idam edilmesi ve 12 Eylül darbesi hep Gladio'nun eserleridir. Gladio ordularinin kurulmasi ne tesadüfse Kennedy suikastindan hemen sonraya denk gelir. Amerika'nin "Büyük Ortadogu Projesi" baslamistir.

Büyük Ortadogu Projesinin diger adi ise Büyük Israil Devleti projesidir.
Kennedy suikastindan sonra Büyük Israil Devleti Projesine hiz verilmistir. Büyük Israil Devleti Tevrat'ta Tanri Yehova'nin Yahudilere vaad ettigi topraklardan olusmaktadir. 11 Eylül saldirilari, Münih'teki eylemler ve daha bircok terörist eylem aslinda Büyük Israil Devleti projesinin bir parcasindan baska bir sey degildir. Bazi arkadaslar Büyük Ortadogu Projesini sanki yeni bir seymis gibi algiliyorlar. Bu arkadaslar kitap falan pek okumadiklari icin ne duysalar ona inaniyorlar. Büyük Ortadogu projesi yeni bir sey degil ki. Yüzyillardir var olan bir proje... Osmanlilarin yikilmasi, Araplarin parcalanarak bir sürü ülkeye bölünmesi, Türkiye'deki terör eylemleri ve istikrarsizlik ve Irak, Iran gibi ülkelerin periyodik olarak neredeyse her on yilda bir sorun cikarmasi rastlanti olmasa gerek !
İleti:Orhan TEKKILIC
************
Mutlaka okuyunuz ve okutturunuz.
TÜRKİYE'DE GİZLİ SAVAŞ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=345.0

DİKKATİNİZE SUNULAN YANSIMALAR:
Savaşların Mimarı Rotschild Ailesi
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3777.0
-----
Rio Tinto ve Bor Pazar yapısı - Galip TÜRKMEN ( Eti holding Müfettişi)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=267.0
---------
George Soros kimdir? Ne haltlar karıştırıyor?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=390.0
---------
KÜRESEL KATİL RIO TINTO.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2164.0
----------
BOR MADENİ VE TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=47.0
----------
TAYYİP ERDOĞAN'A GÖNDERİLEN CFR PLANI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=355.0
------------
Rio Tinto ve Bor Pazar yapısı - Galip TÜRKMEN ( Eti holding Müfettişi)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=267.0
----------
İngiliz Egemenliğinin Amiral Gemisi Rio Tinto ve Kartele Terkedilen Bor Pazarı
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3396.0
----------
SODA KÜLÜ VE EKONOMİSİ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/soda-kulu-ve-ekonomisi-erdogan-in-gizli-bor-pazarligi_49495781.html
---------
BOR:Erdoğan'ın gizli [BOR] pazarlığı.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/bor-erdogan-in-gizli-%5Bbor-pazarligi_30939821.html
-------
Dost Görünen Düşman ABD | Yahudi Kökenli Soros CFR’nin de Hizmetinde /yeniçağ gz
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=197.0
--------
William Enghdal-Sihirbaz Soros Arkasindaki Gizli Finansal Sebeke-1
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1498.0

Çevrimdışı Akkartal29

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 10
  • Puan: +0/-0
Ynt: İhanet çemberinden yansımalar.DÜNYAYI YÖNETEN ROTSCHILD AILESI
« Yanıtla #1 : Ekim 31, 2009, 04:13:37 ÖS »
Enver Pasa'ya göre Kudüs sehri ve Kenan diyari Yahudilere gecici olarak verilmeli ve Osmanli tekrar eski gücüne kavustuktan sonra bu topraklar geri alinmaliydi. Atatürk'e göre ise Osmanli devleti böyle bir sey yapsaydi bile yikilmaktan kurtulamazdi cünkü Osmanli üzerine korkunc oyunlar oynaniyordu. Özetleyerek anlattigim bu sürecten sonra Rotschild ailesi bütün gücüyle 1. Dünya savasinin cikmasini tezgahlamistir.

Bu konun Enver Paşa ve Kemal Paşa arasında muhtelif görüşlerle değerlendirilmiş olduğundan hiç haberim yoktu.
Ve, ne enteresan ki, ben de Enver Paşa gibi düşünüyor, ve siyonist Yahudiler'e neden böyle bir oyun oynanmadığına
şaşıyordum...
Gelelim Atatürk'ün yaklaşımından yola çıkarak, T.C'nin kuruluş yıllarına ve sonra da bu günlere...
Malumdur ki, yapılan kurtuluş savaşları neticesinde bir Türk Heyeti Lozan'a barış görüşmelerine gitmişti.
Bu sırada delegasyon başkanı kimdi?
Her hangi değil, bilakis, bir Yahudi Hahambaşısı olan Hayım Naum?!
Şu halde bu durumu nasıl, neye yoracağız?
 Demin kast ettiğim oyunu Atatürk acaba bu şekilde mi oynadı ve sonra Mason doktorların elinden
bu dünyadan göçtü?
Türkiye için, esas Israil, demelerinin sebebi bu mudur acaba?
ve daha bir sürü soru...