Gönderen Konu: NUSAYRİLİK nedir?  (Okunma sayısı 19995 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.711
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
NUSAYRİLİK nedir?
« : Nisan 23, 2008, 10:20:09 ÖÖ »
Çoğunluğu Suriye'de yasayan aşırı bir siî-batinî fırkası. bunlara günümüzde Numeyrîler ismi de verilmektedir. Nusayrî isminin ise geçmişte kalan bir isim olduğunu ve fırka kurucusuna nispeten bu ismin verildiğini ileri sürerler. Fırkanın ismini, kurucusu olan Muhammed b. nusayr en-nemiri'ye (270/883) nispeten aldığı bilinmektedir.

Nusayriliğin kurucusu ibn nusayr, siî-imamiyyenin onuncu imami ali en-nakî'nin hayatında onun tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu iddia ediyor; onun hakkında aşırı görüşler ileri sürerek tenasühten söz ediyordu. onun ilahiliğini söylüyor ve haramları helal kılıyordu.

bugün Suriye'de çeşitli bölgelerde, Hatay, Tarsus, Adana, Fırat boyları ve Lübnan'da yaygın olarak yerleşmiş bulunan Nusayrilerin sayısı bir kısım araştırmacılara göre yaklaşık 325-400 bin kişi civarındadır.

Nusayrilerin görüşlerinin temelini de Hz. Ali'nin ilahlaştırılması teşkil etmektedir. Bundan dolayı Nusayriler Şia fırkaları arasında gulat kısmından telakki edilmektedir. Bu fırkanın bütün kollarına göre Hz. Ali mabudtur, tanrıdır. Yüce Allah için sayılan sıfat ve özellikler Hz. Ali için sayılmaktadır. O nurun nurudur, ilahi zati itibariyle gizlidir. O manadır, görünüşte imam olmasına rağmen, batini cihetiyle o, Allah'tır. Buna göre onların şahadet kelimesi "Ben Ali'den başka ilah bulunmadığına şahadet ederim" şeklindedir.

Recai Kutan'ın TBMM'de ''sapık bir alevi mezhebi'' diye bahsettiği için zaten olmayan siyasi kariyerini sıfırladığı bir ultra-marjinal mezhep... Din adamlarına da alevi dedesine ithafen amca denir.

Suriye'de iktidar, bu mezhebe mensup kişilerin elindedir. Hafiz Esad, Nusayri idi örneğin.

Ülkemizde, yoğun olarak Hatay'ın Samandağ ilçesinde yaşayan vatandaşlarımızın mezhebi, Suriye'deki siyasi iktidara sahip insanların mensup olduğu mezhep.

küçük bir benzerlik için
(bkz: Hristiyanlık)

En yoğun bulundukları bölge, Suriye'nin Akdeniz kıyıları, özellikle de Lazkiye'dir.

Halk arasında; “fellah”, “Arap uşağı” ya da “Nusayri” denen topluluk Arap Alevilerdir. Bazı kaynaklarda bu isim; “Alawi” diye de yazılır.

İslamiyet tıpkı daha önceki semavi dinler gibi tek yorumlu bir din değildir. İslamiyet içinde farklı yorumlar vardır. Bu yorumlar Türkler ve Kürtler arasında olduğu gibi Araplar arasında da farklı kabuller görmüştür Arapların da tümü tek İslamî mezhebe mensup değildir, örneğin Suudi Arabistanlı Araplar İslamiyet’in Hambeli mezhebinin Vahhabi tarikatına tabidir ve bu yolu benimser. Irak, İran ve Suriye’deki bazı Araplar da İslamiyet’in Şii mezhebine inanmaktadır. Kuzey Afrika’daki bazı Araplarsa İslamiyet'in Hambeli Mezhebi’ne inanmaktadır. Türkiye'deki Arapların da bir kısmı İslamiyet'in Hanefi, bir kısmı Şafii bir kısmı Şii yorumuna inanırken bir kısmı da İslamiyet'in alevi yorumuna yani Nusayriliğe inanmaktadır. Türkiye’nin; Hatay, Adana, Mersin, İskenderun yöresinde yaşayan Araplar Nusayrilerdir.

Nusayri adının Muhammet bin Nusayri’den geldiği, bu hususta en çok kabul gören görüşlerden biridir. Muhammet bin Nusayri, ehlibeyt müridi imam hasan askeri’nin öğrencisidir. Doğumu kesin olarak bilinmeyen Muhammet bin Nusayri, 873'te ölmüştür. Nusayrilik; nasır (Arapça yardımcı) olan, zafer kazandıran anlamına da gelmektedir. Bazı kaynaklara göre de Hz. Ali’nin yanında zafer kazanmış askerler anlamında kullanılagelmiş ve bu zafer kazananların soyundan gelenlerin yaşadığı bölgeye Nusayra denmiştir. Nusayra, Lübnan-Lazkiye arasındaki bölgenin adıdır. Nusayrilik, bir anlamda; Hatay, Lübnan ve Suriye’de yaşayan Alevilerin Aleviliği yorumlayış ve yaşayış tarzıdır. Alevilik kendi içinde bir çok fraksiyon barındırmaktadır ve bu sözcük hepsini kapsayan bir üst şemsiye olarak kullanılmaktadır. Alevilerin bir kısmı bu yoldan gitmeyi soya (şecereye) bir kısmı ise sadece var olan yolu benimsemeye ve bu inanca uygun bir yaşam benimsemeye dayandırır. aralarındaki tek ortak nokta ali ve ehlibeyt sevgisidir.

Nusayrileri sapkın olarak niteleyenlerin sapma derken neyi kast ettiği önemlidir.
Kime göre, neye göre sapkın!! Ne yazık ki "bana benzemeyen sapkındır" düşüncesi son derece ilkel de olsa içgüdüselliği dolayısı ile "ben"i tanımlamak için gerekli bir düşüncedir ancak. Örneğin Türk'ü Türk yapan şey İngiliz'i İngiliz, Fransız'ı Fransız olarak tanımlamamıza olanak veren şeylerin bir toplamı değil midir zaten?

Bu her türlü kimliği oluşturmada esastır. "Ben"i ancak bir "öteki" varsa tanımlayabiliriz. "Öteki" de nedense hep "ben" den farklı olduğu için sapkın ve aykırı olarak ifade bulmaz mı düşüncelerin alt metinlerinde...?

Konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin Muhammed Galip Emin et-Tavil'in "Arap Alevilerinin tarihi: Nusayriler" kitabını da okumasını tavsiye ederim.

Bir çok kaynak Süleyman el Ezani'nin Nusayriler hakkındaki yergi dolu sözlerine dayanmaktadır çünkü.
Konu hakkındaki son yayınlardan biri de konu hakkında objektif olma çabası son derece net sezilebilen İnan Keser'in "Nusayriler:Arap Aleviliği" kitabıdır. bknz: ilef.net | kültür ve iletişim | 2002 | 2002 (5/2) yaz | summer ...
book review. nusayriler: arap aleviliği. inan keser (2002). istanbul:çiviyazıları/mjora, 158 sayfa. esin demirbaş.

Nusayriler (Arap kökenli aleviler); İslamiyet'in içinde ehlibeyte tabi bir alevi fırkasıdır. 'Gizlilik' esasına bağlı bir inanç yapısı vardır. Nusayrilik isimlendirmesi, farklı unsurlara göre yapılmaktadır (et-tavil 2000). Nusayriler Türkiye’de Mersin, Tarsus, Adana, İskenderun, Antakya, Samandağ hattında yaşamaktadırlar ve nüfusları bir milyonun üzerindedir. Türkiye, Suriye, Lübnan ve Filistin’de yaşayan Nusayriler arasında inanç ve akide bakımından bir fark yoktur (uluçay “tarihte” 26).

Anadolu’nun zengin ve yerleşik kültürlerinden biri de Arap kültürüdür. Afrika’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyaya yayılan Arap halkları, doğal olarak çeşitli açılardan farklı özellikler göstermektedir. Nitekim Anadolu’da yaşayan Araplar da iki grup halinde ele alınabilir. Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşayan Arapların kullandığı dil Arapçanın Gıltu dil grubuna girerken, Adana, Mersin ve Hatay’da yaşayan Arap-Alevilerinin kullandığı dil ise Arapçanın Cebel ve Ensariye dil grubuna girmektedir “(keser 9; et-tavil 10).

Nusayri topluluğuna iade-i itibarları Fransa’nın işgali altında Suriye’de (1920-1946), Nusayra dağları bölgesinde “özerk aleviler ülkesi” adıyla bir yönetim kurulduğunda verilmiştir. Bundan önce çeşitli baskı ve zulümler dolayısıyla Nusayriler dağlara kaçmak zorunda kaldıklarından uzunca bir müddet açlık ve sefalet içinde yaşamışlardır. bu dönem içinde de kimlikleri unutulmuş ve dağdan indiklerinde bulundukları bölgede Nusayri sözcüğü sadece bir hakaret sözcüğü olarak kullanılmıştır (Uluçay “Arap” 27).

Nusayrilikle ilgili çalışmaların sayısı azdır, yetersizdir. olanlar da daha çok literatür taramasından ibaret olup, nakarat şeklindedir. bu konuda saha çalışmalarına yeni yeni başlanmıştır. ancak bugüne kadar saha çalışmaları yapılmadan, çağlar, yüzyıllar öncesi din-mezhep çatışmalarının taraflı risaleleri kaynak alınarak, bunlardaki suçlamalar günümüze aktarılmış ve sanki benimsenerek tekrarlanmıştır. gerçeğe aykırı düşen iddia, itham ve hatta iftiralar Nusayri topluluğunu yaralamış, gereksiz toplumsal gerilime neden olmuştur.

Nusayrilerin etnik yapısı hakkında birçok fikir ileri sürülmektedir. ileri sürülen bu fikirlerden en önemli olanı ve sıkça tekrarlananı Türkiye’de Türk’ten farklı hiçbir etnik grup olmadığı paradigmasının devamı niteliğindedir. bu fikri savunanlara göre Nusayri nüfusunun tamamını tarih içinde Araplaşmış Türkler oluşturmaktadır. bu yazarların başında kasım ener (1993), Hasan Reşit Tankut (1938) ve Ali Tayyar Önder (2002) gelmektedir. Ancak bu yazarların bu tezlerini ispatlamak için öne sürdükleri kanıtlar ne sosyal ne de tarihsel gerçekliğe uymaktadır (keser 25).

Nusayriler Arap halkındandır. Arapçayı yalnızca ibadetlerinde değil günlük yaşamları sırasında da kullanırlar. Türkiye’de yoğun olarak Hatay bölgesinde yaşayan Nusayriler, diğer etnik gruplara göre, daha izole ve daha gizli bir örgütlenmeye sahiptirler. halk arasında “fellah” ve “Arap uşağı” olarak tanınırlar. fellah, Arapçada çiftçi anlamına gelmektedir. fellah denmesinin nedeni, bu insanların yüzyıllarca büyük toprak ağalarının yanında çalışarak çiftçilik yapmalarıdır. Arap uşağı ise, onların Arap etnik kökenlerinin vurgulanması anlamında kullanılmaktadır (Türk 51). Nusayri kelimesi ise halk tarafından bilinmemekte, sadece bilimsel literatürde kullanılmaktadır. İrene Melikoff (melikoff “uyur” 26-34)

Nusayri sözcüğünün Suriye’de geleneksel olarak kullanılmaktayken sonradan bu sözcüğün yerini “alevi” deyiminin aldığını ve Türkiye’de kullanılan “alevi” sözcüğünün de Suriye’deki Nusayrilere “aleviler” denmeye başlandıktan sonra yaygınlaşmış olabileceğini ileri sürmektedir.

Nusayri sözcüğünün kökeniyle ilgili olarak l. Massignon -güçlü bir olasılıkla- bu ismin Nusayriliğin kurucusu sayılan Muhammed bin Nusayr’ın isminden geldiğini öne sürer. Muhammed emin Galib et-tavil’e göre ise Nusayri kelimesinin kökeni Nusayra dağlarıyla ilgilidir (et-tavil “arap” 81). Et-tavil, “halife Ömer’in Suriye’yi fethi sonrasında, İslam orduları zor duruma düştüğünde Ensar’dan 450 mücahidi aşkın bir alevi topluluğu yardıma yetişmiş ve ordu başarılı olmuştur. Bu küçük kuvvete ‘nusayra’ (küçük yardım) denildi. cihadın kurallarından biri fethedilen toprakların fetheden orduya verilmesiydi. Nusayra grubunun aldığı topraklara nusayra dağı denildi” (82) demektedir.

Hüseyin Türk buranın Hulu dağıyla şimdiki Ümraniye bucağının bir kısmından oluştuğunu ve bu adın sonradan Lübnan dağından Antakya’ya kadar Alevilerin yaşadığı bütün dağların özel adı olduğunu belirtir (Türk 52). Buraya yerleşen Alevilerin Nusayrilerin ataları olduğu düşünülmektedir.

Nusayriler geçmişte sürekli olarak çeşitli baskılarla ve iftiralarla karşılaşmışlardır. Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması (1939) ve Türkiye’nin Atatürk tarafından kurumsal laikleştirilmesiyle birlikte, Nusayriler ilk defa kendi toplumsal konumlarını düzeltme fırsatını elde etmişlerdir. bu nedenle büyük oranda Atatürk’ü desteklemişlerdir (Aringberg-Laanatza 200-201). Aynı şekilde, Suriyeli Nusayrilerin de iktidarı ele geçirinceye (1966) kadar, Şii ve Sünni Müslümanlardan baskı gördükleri de belirtilmektedir (Kramer 1993).

Nusayrilerin tarihiyle ilgili bir çok kaynaktan kısa bilgiler verilmesine karşın, bunların çoğu da birbirleriyle tutarlı olan bilgiler değildir. Nusayrilerin tarihi konusunda olduğu gibi etnik kökenleri konusu da tartışmalıdır. Nusayrilerin etnik kökeninin Türk olduğunu savunan yazarlardan yukarıda söz edilmişti- Andrews (1992), Aringberg-Laanatza (1999) ve Olsson (1999) da Nusayrilerin Arap etnik kökenine sahip olduklarını savunmaktadırlar. Hatay’da yaşayan Nusayrilerin büyük bir çoğunluğu da kendilerini Arap-Alevi'si olarak tanımlamaktadır (Güler 1994; reyhani 1997; rende 1994). ancak daha önce de belirtildiği gibi bu konuda üzerinde durulması gereken asıl nokta, Nusayrilerin kendilerini nasıl tanımladıkları gerçeğidir.

Nusayriliğin tarihi kökeni hakkında en önemli eser, et-tavil tarafından yazılmıştır. Türkçeye de çevrilen bu eserde Nusayriliğin tarihi ve inanç esasları ile ilgili ayrıntılı bilgi bulunmaktadır (et-tavil 2000). Nusayrilerin yoğun bir dini yaşantıları vardır. İslam'ın beş şartının Batıni yorumu ve uygulaması söz konusudur. namaz beş vakittir ve gizli olarak kılınır. biçime, yere ve zamana önem verilmez. her yerde ve her zaman namaz kılınabilir. önemli olan Allah’ın adını zikretmek ve onunla baş başa kalarak, onun için dua okumaktır. ayrıca özel zamanlarda toplu namaz kılınır. bu özel zamanlar; bayramlar, adaklar ve cenaze törenleridir. namazın dışında, ramazan ayında tutulan oruç da ibadetler arasındadır. oruç da; yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durmak zorunluluktur. toplumsal yaşamda kadınlar ve erkekler aynı ortamları paylaşırlar. birlikte çalışır ve ailenin geçimini ortak karşılarlar. kadınlar, Türkiye geleneksel kültüründeki “kaçınma” davranışını sergilemezler (Türk 62-64).

Nusayrilerin yıl içinde 150’ye yakın bayramları ve kutsal günleri vardır. bunlar gelenekseldir ve varlıklı insanlar bu günlerde yoksullara yardımda bulunurlar. bu günler sosyal dayanışmayı sağlayıcı ve pekiştirici özelliğe sahiptir. bayram ve adaklar türbelerde yapılır. türbeler ibadet yeri olarak kullanılmaktadır (karasu 1997).

Jan Assmann’ın belirttiği üzere sosyal aidiyet bilinci, ortak bir dilin konuşulması ya da genel bir ifadeyle ortak bir simgesel sistemin kullanımı ile ulaşılan ortak bilgi ve belleğe katılıma dayanır. burada önemli olan gelenekler, danslar, işlemeler, yemekler, içkiler, giysiler ve anıtlardır. ortaklığı belli eden bu simgelerin tamamı “kültür” daha doğrusu “kültürel sistem” olarak adlandırılabilir. sosyal kimlikler, etkileşim ile kurulur ve üretilir. etkileşim aracılığıyla dolaşan şey ortak dil, ortak bilgi ve anılarda dile gelen ve kodlanan bir simgesel anlam dünyasıdır. bu simgesel anlam dünyası yani dünya görüşünü oluşturan ortak değerler, deneyimler, beklentiler ve anlamlar kültürel anlamlardır. mitler, efsaneler ve ritüeller de kültürel anlamın dolaşımı ve yeniden üretimi için vardır. bu anlamın korunması ve yeniden üretilmesi için ritüel sahneleme ve mitsel dile gelişe ihtiyacı vardır. mitler düzeni anlatır, ritüeller kuruluşunu sağlarlar (Assmann 139-143).

Nusayrilerde de kültürel anlam kendini bu şekilde kurar, korur ve yeniden üretir. Assman ayrıca etnik kökene süreklilik vermenin en etkin aracının din olduğunu söyler. Nusayrilerin kültürel özelliklerini incelemeye yönelik tüm araştırmalarda görünen odur ki -bu nedenle- hep din ve mezhep konularına odaklanılıp kalınmıştır.

bknz: etnik azınlıklar, kültürel entegrasyon ve medyada temsil: "Nusayri topluluğu örneği" , A.Ü Sosyal bilimler ens. yüksek lisans tezi, esin demirbaş, 2003.

İnanlarının İskenderun körfezinin çevresinde yoğun olarak bulunabileceği (Adana, Mersin, Antakya, Tarsus, İskenderun, harbiye...) Türkiye dışında da Suriye ve Lübnan'da rastlanabilecek bir İslam yorumu.

Nusayrilerin Sami ırkından olduğu sanılmakla beraber son yıllarda yapılan araştırmalar ve sosyolojik saha çalışmaları topluluğu bir arada tutan temel unsurun ırk değil ama dil olduğunu göstermiştir. Nusayriler Arapça konuşur, ancak Türkiye Nusayrileri Arapçayı birincil dilleri olmaktan uzaklaştırma eğilimindedir. mersin ve Adana'da Arapça yeni nesil tarafından hiç kullanılmamaktadır.

Nusayriler içe kapanık bir cemaattir. Antakya özelinde genellikle Arap Hristiyanlarla, İslam dışı diğer unsurlarla yan yana bulunmaları baskın Sünni tutumun gayrimüslimlere daha hoşgörülü davranmasından kaynaklanmaktadır. yüzyıllarca bir arada yaşayan Arap Hristiyanların geleneklerinden Nusayri gelenek ve inançlarına kaymalar olmuştur. bu akışın tersi de görülür. (karşılıklı kutlanan paskalya-yumurta bayramı ve kurban bayramı gibi).

Nusayrilerin Türkiye de 200 ila 700 bin kişi arasında olduğu düşünülebilir. Suriye'de ise nüfusun %10'undan fazlası Nusayri'dir. Lübnan'daki cemaat daha küçüktür.

Nusayriler Ali'ye olan aşırı bağlılıklarıyla bilinir. Ali'de tanrısal bir öz olduğuna inanılır. Aliallahiler deyimi aslında yanlış olmakla beraber Nusayrilerin ali sevgisi ve bağlılığını anlatması bakımından önemlidir. genel bir bakışla Nusayriliğin İslam'la benzeştiği çakıştığı noktalar sınırlıdır. ama yine de kendilerini İslam dairesi içinde ifade ederler. kuran-ı kerim'e saygı gösterirler ve okurlar.

Nusayriler toplu zikir yapmaz. bu yüzden camilere gitmezler (ne hikmetse devlet Nusayri köylerine kendi cebinden cami yapıp imam atıyor, işlevsiz tabi bu camiler). Ziyara (ziyaret) denilen ve her biri bir Nusayri büyüğüne adanmış ibadethaneleri vardır. bunlar beyaza boyanır ve kadınlarla erkekler bu ziyaretlere bir arada gidebilir.

A. Dursun arşivi


Amenofis (Akhenaton) tapınağı

Rosicrucian GÜL VE HAÇ. Ah Dante ah...

Eski türk edebiyatının kültür temelleri.pps

ARAP ALEVİLİĞİNDE KADININ YERİ: HATAY ÖRNEĞİ

ÖCALAN KÂFİR OLDUĞUNU İTİRAF ETTİ!

İslamiyet'in Varaka bin Nevfel'e borcu.

Kader tuğlaları.

Mısır'da 3. Amenhotep'in dev heykeli bulundu.

Harem

Adem'in Uzaylı Genleri

Maymun İnsansı Ardipithecus Ramidus

Gizli Tarih Notları

Alevi Türklerin Hikayesi

Tevratta yalan söyleyerek zengin olmanın yolunu bulan İbrahim..

Eski MISIR.

Osiris Dini, Musa ve Yahudi Ezoterizmi

+ 18; Ateşte yakmak Allah'a ait ama...

 

Son İletiler/Konular

Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Bugün, 07:03:20 ÖÖ]


DOĞU PERİNÇEK’E Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2017, 12:53:46 ÖS]


NATO MERMER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 17, 2017, 02:16:07 ÖÖ]


ERDEMİR Vakfı yöneticilerine dava açıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 16, 2017, 12:46:14 ÖÖ]


MEŞRUİYET’İN M’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 14, 2017, 02:11:14 ÖÖ]


Yargıtay, Erdemir Vakfı’nın üye ve emeklilerinden yapılan kesintilerin hırsızlık Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2017, 01:31:47 ÖS]


Sanki Katar, Türkiye’yi topun ağzına koymak için seçilmiş, elinden geleni... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 07, 2017, 02:09:43 ÖS]


KATAR-MATAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 07, 2017, 12:55:03 ÖS]


III.ABDULHAMİT’İN 18 BRUMERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 29, 2017, 04:40:02 ÖÖ]


Şehit polisin arkadaşının kolunda dikkat çeken ayet. Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:22:49 ÖÖ]


Michael Flynn'ın, lobicilik karşılığında aldığı Yarım Milyon Dolar ... Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:14:25 ÖÖ]


Erdoğangiller’e hediye edilen, 25 milyon dolarlık petrol tankeri, Malta Dosyalar Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:09:04 ÖÖ]


Pazarlama Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 18, 2017, 03:15:10 ÖS]


İT BAYTARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 12, 2017, 06:02:53 ÖÖ]


Paylaşımcılık Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 08, 2017, 02:16:36 ÖS]


AKP’nin yediği haltların sorulularına kim bunların hesabını soracak? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 29, 2017, 02:08:50 ÖS]


MAL MEYDANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 04:11:12 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 05:16:11 ÖÖ]


ERDOĞAN’I VURACAKLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 24, 2017, 11:38:11 ÖS]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 24, 2017, 06:29:04 ÖÖ]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 24, 2017, 12:09:35 ÖÖ]


Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 23, 2017, 04:58:35 ÖS]


DUR BAKALIM N’OLCEK ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 20, 2017, 02:12:21 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 18, 2017, 07:13:24 ÖÖ]


HAYIRLI OLSUN ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 17, 2017, 05:36:37 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 14, 2017, 05:04:59 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 12, 2017, 07:25:38 ÖS]


AÇIK MEKTUP Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 10, 2017, 05:16:36 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Nisan 08, 2017, 07:54:54 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 08, 2017, 03:37:34 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 04, 2017, 02:41:12 ÖÖ]


PARLAMENTARİZMİN P’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 01, 2017, 05:23:41 ÖS]


DEVLET ULUSA KARŞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 30, 2017, 11:15:00 ÖÖ]


URKUN Kirgizistandan bir ses Gönderen: PLMPLM
[Mart 27, 2017, 05:45:34 ÖÖ]


PISIRIKLIK FELSEFESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 21, 2017, 03:31:55 ÖÖ]


TRUMP ÖĞRETİSİ ve YENİ DÜNYA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 19, 2017, 08:44:03 ÖS]


DESTİCİ’NİN TESTİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 16, 2017, 05:07:50 ÖÖ]


Başkaldırma ve Yarışma Gönderen: PLMPLM
[Mart 14, 2017, 11:43:46 ÖS]


SON ABDÜLHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 13, 2017, 12:59:22 ÖS]


HOLLANDA-MOLLANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 12, 2017, 05:33:20 ÖÖ]


KATİL KUMA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 08, 2017, 07:33:26 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 05, 2017, 07:07:15 ÖS]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 07:40:35 ÖS]


N’OLACAK ŞU IRAK’IN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 02:17:40 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 02, 2017, 05:20:46 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 28, 2017, 11:56:51 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 27, 2017, 11:54:46 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 24, 2017, 01:01:36 ÖÖ]


NEDEN DEĞİL, ‘NASIL’ BİR HAYIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 22, 2017, 01:07:56 ÖÖ]


KRİZİN K’SI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 20, 2017, 12:39:51 ÖÖ]


KRİZİN K’SI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 18, 2017, 03:13:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 11:50:31 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 02:43:04 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 01:14:00 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 04:59:09 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 12:42:46 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 15, 2017, 01:41:35 ÖS]


Ynt: Söz Bakımından, Allah dan daha Doğru Kim Vardır? Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:27:26 ÖS]


Ynt: ABDULHAMİT SEVDASI (III) Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:09:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:59:25 ÖS]


Ynt: FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 02:37:37 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:49:12 ÖÖ]


BÜYÜTME POLİTİKALARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 09, 2017, 01:51:07 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Şubat 08, 2017, 11:03:36 ÖS]


BOYKOT MU DEDİNİZ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 08, 2017, 04:36:37 ÖS]


ROMANYA’DA NELER OLUYOR ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 07, 2017, 03:07:57 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 06, 2017, 02:43:22 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 04, 2017, 03:37:54 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 09:11:32 ÖS]


SIC SEMPER TYRANNIS Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 02:16:28 ÖÖ]


TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 01, 2017, 01:40:59 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 10:00:19 ÖS]


TÜRKİYE’YE BABALIK MI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 12:57:01 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 26, 2017, 04:12:44 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 26, 2017, 03:20:16 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 25, 2017, 05:53:17 ÖS]


Ynt: Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Ocak 25, 2017, 02:27:35 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 07:39:39 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 01:22:30 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 23, 2017, 03:40:40 ÖS]


Ynt: Karlovy Vary sehri 98 yildir reklamini « Mustafa Kemal Ataturk »’le yapiyor. Gönderen: PLMPLM
[Ocak 22, 2017, 08:53:36 ÖS]


FELSEFENİN F’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 22, 2017, 06:42:12 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 21, 2017, 12:12:10 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 20, 2017, 05:36:33 ÖÖ]


Ynt: Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: levo57
[Ocak 19, 2017, 05:44:08 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 18, 2017, 10:15:36 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 11:45:56 ÖS]


18 MADDELİK YENİ ANAYASA TASLAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 04:06:59 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VIII) Kültürel Antroploji ‘Evrimcilik’ düşüncesine karşı çık Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 14, 2017, 12:45:12 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 11:29:35 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 01:51:44 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 11, 2017, 12:14:25 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 10, 2017, 06:05:33 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 09, 2017, 11:17:27 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 08, 2017, 10:49:34 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 07, 2017, 12:19:03 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 06, 2017, 02:40:39 ÖÖ]


MİLLİYETÇİLİK VE MİLLETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 05, 2017, 12:28:53 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 03, 2017, 01:58:11 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 02, 2017, 01:49:38 ÖS]


"Sokma akıl, dokuz adım gider" Gönderen: PLMPLM
[Ocak 02, 2017, 04:48:06 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 01, 2017, 04:27:12 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 31, 2016, 02:41:29 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 30, 2016, 01:24:31 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 09:33:32 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 03:00:50 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 27, 2016, 01:35:17 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XIX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 26, 2016, 02:20:36 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 25, 2016, 02:47:09 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 24, 2016, 12:33:18 ÖÖ]


BBBBO (2009) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 21, 2016, 03:26:27 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 20, 2016, 06:55:10 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 19, 2016, 02:01:35 ÖÖ]


Ynt: Humans on Mars (full text attached) Gönderen: PLMPLM
[Aralık 16, 2016, 12:38:33 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ GÖRÜNÜŞ (XIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 15, 2016, 04:18:01 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ GÖRÜNÜŞ (XIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 13, 2016, 03:03:00 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 12, 2016, 02:29:39 ÖS]


II. ABDULHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 10, 2016, 05:34:46 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 09, 2016, 11:17:51 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 08, 2016, 02:14:53 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 02, 2016, 01:59:38 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 01, 2016, 01:17:05 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 28, 2016, 01:16:27 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 26, 2016, 04:56:30 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 25, 2016, 07:02:12 ÖS]