Gönderen Konu: RAND CORPORATİON RAPORU VE ABD'NİN ILIMLI AĞI  (Okunma sayısı 339 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
RAND CORPORATİON RAPORU VE ABD'NİN ILIMLI AĞI
« : Nisan 16, 2008, 10:47:37 ÖÖ »
Rand Corporation Raporu ve ABD’nin Ilımlı Ağı     
 
 Merkezi California’da bulunan think-thank kuruluşu.
CIA ile birlikte çalışıyor. 1948 yılında kuruldu. Etkinliğini Soğuk Savaş döneminde Sovyet bloğuna karşı geliştirdiği yerüstü ve yer altı stratejilerle kanıtladı. Ilımlı Komünizm’i inşa ederek Sovyet Bloğun yıkılmasında CIA ile birlikte başrolü oynadı.

Şimdi en önemli çalışması Müslüman ülkelere yönelik “Ilımlı İslam” projesi.
Elimizde Rand Corporation’un 2007 Raporları var. Raporun birinci bölümünde, Soğuk Savaş döneminde Sovyet’lere karşı geliştirilen strateji ve uygulamalara örnekler veriliyor. Bu bölümden öğreniyoruz:

*Mesela o zaman ABD yönetimi CIA eliyle, Venezuela petrol yataklarına anti-sabotaj eylemleri düzenlemiş. 
*Sovyetlere yönelik  Rusça yayın yapan radyolar kurmuş.
*Komünizm karşıtı Rusça yayın ve kitapları desteklemiş.
*Kurduğu uydurma vakıflar aracılığıyla sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri ve gazeteleri desteklemiş.
*Gazetecilere maaş bağlamış.
*Bazı işçi sendikalarının liderlerinin yanına asistan adı altında CIA ajanlarını yerleştirmiş. (Acaba şimdi Türkiye’de kaç tane böyle asistan var?)
*CIA kendisi deşifre olmamak için, bazı tanınmış vakıfları kullanmış.
*Mesela Dünya Öğrenci Birliği’ni bizzat CIA kurdurmuş ve finanse etmiş. Ancak “CIA parayı doğrudan değil de Rockceller ve Ford Vakfı aracılığıyla” vermiş.
(Türkiye’de de faaliyette bulunan Soros’un Açık Toplum Vakfı acaba şimdi hangi ülkelerde kaç tane dernek, örgüt ve vakıf veya gazeteyi bu yolla besliyor)

Soğuk Savaş döneminde amaç Ilımlı Komünizmi getirmekti. Ve Ilımlı Komünizm (Glasnost), Sovyet Bloğunu yıktı.
Rand Corporation’un hazırladığı 2007 tarihli raporun başlığı ne garip ki;
”Ilımlı Müslüman Ağlar Oluşturmak”
CIA ve Amerikan yönetimine sunulan Raporda, Ilımlı Müslüman Ağ’ın oluşturulması için desteklenmesi gereken gruplar bakın nasıl sıralanmış:

*Liberal ve laik Müslüman entelektüeller!
*Genç ve Ilımlı Din Bilginleri!
*Ilımlı Toplumsal Liderler!
*Cinsiyet Eşitliğini Savunan Kadın Grupları!
*Ilımlı gazeteci ve yazarlar!


Bu bölümde en ilginç önerilerden biri de şu, rapordan aynen alıyoruz:

“ABD bu grup (ya da kişilerin) resmi ziyaretlere katılımlarını sağlayarak, kendi kamuoylarında ve siyaset çevrelerinde daha iyi tanınmalarını sağlamalı.”

Son dönemde birdenbire popüler olan  entelektüelleri, ılımlı din bilginlerini, dernekleri, gazeteci ve yazarları şimdi bir kere daha düşünün.  Ya da Amerikan karşıtı iken, Bilderberg toplantılarına katılacak kadar ılımlılaşıveren siyasi, akademisyen ve yazarları…Karşınıza bambaşka bir pencere açılacaktır.

(Not: Bir sonraki yazımızda inşallah Rand Raporu’ndan, bu amaç için İslami grupların nasıl tahrik edileceği, aralarında nasıl ihtilaflar çıkarılacağı, hangi yollarla kuşatma altına alınacağına yer vereceğiz. Okuduğunuzda gerçekten çok şaşıracaksınız…Rand’ın önerileriyle yaşadığımız gelişmelerin birebir nasıl örtüştüğünü göreceksiniz.)
---------
Bağdat’a Amerikalı bankacı!

Kuzey Irak’taki gelişmeler, İran’la ilgili planlar, PKK terörü...
Başbakan Erdoğan’ın eş başkanlığını yürüttüğü BOP için her şey adım adım yürüyor. Bu arada Amerika’nın Irak işgali ise her geçen gün bölgede daha da kökleşiyor.
***
Önce askerleriyle girdiler..
Şimdi bankacılarıyla işgale hazırlanıyorlar.. Nasıl mı? ABD Hazine Bakanlığı Bağdat’ta çalışacak ‘iyi bankacılar’ arıyor. The Wall Street Journal, The Economist ve The Washinton Post ABD Hazine Bakanlığı’nın Bağdat’taki bankalarda çalışmak üzere banka yöneticileri aldığını duyurdu. Üstelik Bağdat’ta görev yapmak isteyen ve on yıllık deneyimi olan bankacılara bir yıllık çalışma dönemi için tam 154 bin 600 dolar arasında maaş verecekmiş.. Bağdat’ın müstakbel Amerikalı bankacılarına savaş riski sigortası da yapılacakmış. Irak bankalarında finansal yapılandırma da onlardan sorulacakmış. Terör fonlarını engelleme görevlerini de unutmayalım. Terör fonlarını engellemenin bankacılık terminolojisinde ne anlama geldiğini biz de bilmiyoruz. Belli ki bu işin siyasi boyutu da var ve ABD için çok önemli bir görev. Irak’ta finansal yapılandırmayı ve fonları kontrolü altına almak isteyen ABD Hazine Bakanlığı’nın işe almak istediği bankacılarda ‘yurtseverlik’ kriterini gözetmesi de oldukça dikkat çekici. Anlayacağınız Amerika bankacılarıyla Irak’ta son vuruşu yapmaya hazırlanıyor..
**
Madalyonun bir de Türkiye yüzüne bakalım. 
ABD Hazine Bakanlığı’nın Bağdat Bankaları’na yönelik bu işgal operasyonu doğrusu bize Türkiye’deki bankacılık ve finans sektöründeki vahim tabloyu hatırlamamıza da neden oldu. Düşünsenize finas yapılandırmamızı: Borsanın yüzde 70’i yabancıların elinde. Özel banka işgali zaten bir vakıa. Bu da yetmiyormuş gibi kamu bankalarımız da bir bir yabancılara satılıyor. Irak işgal ediliyor da, Türkiye’nin işgal edilmediğini mi düşünüyorsunuz? Peki ya Türkiye’deki yabancı bankacılar hangi fonları engelliyor olabilir? ABD Hazine Bakanlığı’nın Bağdat için ‘iyi bankacı’ arayışı sektörün stratejisini de ortaya koymuyor mu?
***
Yaklaşım farkı!
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri telaşla huzura gelip:

“Efendim” der.
“300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor”

Sultan Alparslan hiç istifini bozmaz ve şöyle karşılık verir:
“Biz de onlara yaklaşıyoruz”
Kaynak:
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4494875/

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Rand Corporation II
« Yanıtla #1 : Şubat 19, 2009, 12:51:14 ÖS »
Rand Corporation II ve Buzda Dans...
 
Bir önceki yazımızda CIA ile birlikte çalışan ve Amerikan yönetimine strateji üreten RAND Corporation'un raporuna yer vermiştik. O yazımızda "Ilımlı İslam Ağı Oluşturmak" için Amerikan yönetimi tarafından desteklenmesi istenen gruplara yer vermiştik. Şimdi sırada rapordan çok daha çarpıcı bir bölüm var.
 
Bakın Rand Corporation CIA ve ABD Yönetimine verdiği raporda Ilımlı İslam için neler öneriyor:
 
Rapordan aynen alıntılıyoruz:
 
*Öncelikle modernistleri destekle, çalışmalarını yayımla, dağıt ve sübvanse et!
 
*Görüşlerini İslami eğitim müfredatına derc et!
 
* İslam gençliğine sekülerizm ve modernizmi bir karşıkültür seçeneği olarak sun. (Popstar, Alaturka, Buzda Dans, BBG evi...Daha sayalım mı!)
 
*İlgili ülkelerin medya ve müfredatı vasıtasıyla onlara ait İslam öncesi ve İslam-dışı tarih ve kültür unsurları hakkında bilgilenmelerini sağla. (Örneğin İran'da Zerdüştlüğü, Türkiye'de Şaman inancını. Peki değerli okurlarımız siz Türkiye'de amacı 'Şaman İnancını yaygınlaştırmak ve Şaman değerlerini yeniden canlandırmak" olan bir derneğimiz olduğunu ya da bir bakanlığımızın "Şamanizm ve Neo-Şamanizm" konulu konferans düzenlediğini biliyor muydunuz!.. Bilmediğimiz ne çok şey var değil mi!)
 
*Fundemantalistlere karşı gelenekselcileri destekle.
 
*Gelenekselcilerle fundamentalistler arası anlaşmazlıkları körükle!
 
*Bu iki grup arasında ittifaka izin verme!
 
*Gelenekselci kurumlarda modernistlerin mevcudiyetini ve profilini arttır! (Siz bunu yenilikçiler olarak da okuyabilirsiniz)
 
*Sufizmin yayılmasını teşvik edip popülerleşmesini sağla! (Aaaa... Ne büyük tesadüf... UNESCO 2007'yi Dünya Mevlana yılı ilan etti.. Ama onların istediği Mevlana bizim Mevlana'mız değil.)
 
*Fundemantalistleri kötü kahramanlar olarak değil, namert olarak sun!
 
*Aralarındaki ayrılıkları körükle!
 
*Din ile devletin İslam da da ayrı olabileceği ve bunun inancı tehlikeye atmaktan çok onu tahkim edeceği fikrini destekle!
 
Daha ne desinler... (Bir sonraki yazımızda bizzat CIA tarafından desteklenen medya kuruluşları ile sivil toplum örgütlerini isim isim açıklıyacağız.. İlginç bağlantıları gördüğünüzde çok şaşıracaksınız. Bizi izlemeye devam edin! 06.11.2007
 

Sarsıcı Rand Raporu'nu okumaya devam ediyoruz. Washington'da kurulu Rand Corporation'un CIA ile birlikte çalıştığını yeniden hatırlatalım.
 
Soğuk savaş döneminde, ABD, Sovyet Bloğuna karşı "Yeşil Kuşak Projesi"ni uygulamaya koydu. Bu proje NSC Drective 10/2 adıyla "en yüksek gizlilik kodu" ile kodlandı. Bu çerçevede, "Office of Special Projects" yani "Özel Projeler Birimi" kuruldu. Birim direk CIA'ya bağlı olarak çalıştı.
 
Bu birimin en önemli aktivitelerinden birisi medya alanında oldu. O dönem radyolar en etkin kitle iletişim araçlarıydı. Radio Liberation (Özgürleşme Radyosu) ve Radio Free Europe (Özgür Avrupa Radyosu) bizzat CIA tarafından finanse edildi. CIA deşifre olmamak ve inandırıcılığını sağlamak için bu kurumlarda anadili Rusca olan Rusları çalıştırıyordu! Nitekim bu iki kanal bir süre sonra Demir Perde ülkelerinde en muteber radyo kanalları olarak ün kazandı!
 
Peki şimdi "Ilımlı İslam Projesi" için böyle bir çalışma var mı?
 
Evet var! Şu anda İslam ülkelerinde yayın yapan Radyo Sawa ve El Hurre televizyonu bizzat Amerika tarafından fonlanıyor.
 
Rakam az değil. Rand Corporation'un raporuna göre; bu iki kanalın Amerikan yönetimine maliyeti yıllık 700 milyon dolar!
 
Radyo Sawa 2002 yılında yayına başladı. Pop müzik ve haber kanalı. Şu an Orta Doğu'da en popüler radyo istasyonlarından biri. Özellikle arap gençler üzerinde etkili.
 
El Hurre televizyonu ise uydu üzerinden yayın yapıyor. Celal Talabani, Barzani gibi isimlerin sık sık çıkıp mülakat verdiği bir kanal. Ne garip; El Hurre'de; özgürlük demek. Daha doğrusu Hurre'nin kelime anlamı "özgür kadın!" (Hatırlayalım Demir Perde ülkelerine yönelik kurulan Radyo'nun adı da Radio Liberation, yani Özgürlük Radyosu'ydu)
 
Ama asıl can alıcı ayrıntıyı en sona sakladık:
 
Basın Yayın Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre Radyo Sawa, Türkiye'de Akredite Yabancı Basın kuruluşları arasında bulunuyor. Türkiye'de Irak ve Suriye sınırına yakın güneydoğu illerimizde Arapça yayın yapıyor.
 
Ankara Temsilciliği'nin adresi Çankaya'nın Or-An semtinde.
 
Ama garip bir ayrıntı daha dikkatimizi çekti.
 
Radyo Sawa'nın Ankara temsilciliği ile El Jazeera Children's Channel yani El Cezire Çocuk Kanalı'nın Ankara bürosu aynı adres!
 
Radyo Sawa ile El Cezire Çocuk Kanalı'nın; temsilcisi de aynı kişi! 
Bize çok ilginç geldi.. Sizce de öyle değil mi! 
***
İstihbaratçıların Yeni Çalışma Alanı: Kuran
Son günlerde Amerika'dan "Feminist Kuran meali yazıldı, İslamsız Kuran meali yayınlandı" gibi haberleri yoğun olarak almaya başladık. Son gelen haber ise istihbarat servislerinin harıl harıl "Kuran tefsiri" yazmakta olduğu. Peki bu haberler ne anlama geliyor?

Bir süredir Amerika başta olmak üzere Batı'dan yeni Kuran meal ve tefsirlerin yazıldığı haberleri geliyor. Bu tefsirler ve mealler oldukça tepki çekecek tarzda kaleme alınıyor. Kimi tefsirlerde Feminist ideolojiyi desteklemek adına Kuran olduğundan farklı aksettiriliyor. İran asıllı ABD'li yazar Lale Bahtiyar'in mealinde, 'İslam', 'din', ' Müslüman' kelimeleri geçmiyor.

20 ülkenin istihbaratı toplandı

Dünya Bülteni'nin ortaya çıkardığı diğer bir gelişme ise 20 ülkenin istihbarat biriminin ABD'nin florida eyaletinde 4-7 Mart tarihleri arasında düzenledikleri 'Seküler İslam Zirvesi'nde modern bir tefsir yazmak için bir araya geldiği... Amerika'da düzenlenen toplantıya 20 ülkenin istihbarat uzmanları iştirak etti. Zirve, ABD'nin Florida eyaletinin St. Petersburg kentinde 4-7 Mart tarihleri arasında gerçekleşti. Toplantı iki bölüm halinde düzenlendi: Biri 4-5 Mart tarihleri arasında entelektüeller arasında yapılan bir toplandı idi. Diğeri ise yine aynı yerde 5-7 Mart tarihleri arasında 20 ülkenin istihbaratı arasında yapılan toplantıydı. Her iki toplantı da "Secular Islam Summit / Seküler İslam Zirvesi" adı altında gerçekleşti. Araştırma merkezleri, araştırmacılar ve uzmanlar bu toplantıya çalışmaları ve araştırmaları ile büyük destek vermek için canhıraş uğraştılar.

Neyi hedefiyorlar?

Peki Kuran üzerinde yapılan bu tahrif çalışmaları neyi hedefliyor? İyibilgi'ye konuşan gazeteci yazar Turan Kışlakçı şunları söylüyor: "Bu plan içinde bir plan aslında. Önce İslamiyet'i radikal bir terör ideolojisi olarak sunan Amerika ve yandaşları, şimdi de kendilerince bu terörü önlemek için Kuran'ı değiştirmeye kalkıyor. Hedefleri İslam dünyası içinde yeni bir kültürel savaş başlatmak.

BOP'un kutsal kitabı
Daha önce yaptıkları işgaller, piyasaya sürdükleri yarısı ayetlerden yarısı kendi propagandalarından müteşekkil "Gerçek Furkan" uydurmacası hiç bir şekilde İslam dünyasınca benimsenmedi. Yeni bir taktikle Büyük Ortadoğu Projesi'ne kutsal kitap hazırlıyorlar. Ilımlı İslam'ın ılımlı Kuran'ı olsun istiyorlar. Bazı yayınevleri ve gazeteler -ki bunların başında 'El Hayat' gazetesi geliyor- bu propaganda için kullanılıyor. Tabi paravan din adamları da var bu projenin içinde. "

Bu din adamlarının kimler olduğu konusunda iyibilgi'ye bilgi veren Kışlakçı şunları beyan ediyor: "İslam dünyasından bu çalışmalara destek veren isimler Batı tarafından özellikle seçilmiş gibi görünüyor. Çünkü bu isimler İsrail'in Filistin'e işgaline sessiz kalan, destek olan ve kendi kültürleri ile savaş içine girmiş kişiler." Peki, Kuran gerçekten tahrif edilebilir mi? Kur'an'da Allah'ın Kur'an'ı koruma altına aldığı ve kıyamete kadar koruyacağı yazılı. Şu ana kadar Kur'an üzerinde gerçekleştirilen tüm değiştirme çalışmaları başarısız oldu.

İşte paravan din adamları
İstihbarat ekiplerinin Kuran toplantılarına katılan isimler ise Ayaan Hirsi Ali, Magdi Allam, Mithal Al-Alusi, Shaker Al-Nabulsi, Nonie Darwish, Afshin Ellian, Tawfik Hamid, Shahriar Kabir, Hasan Mahmud, Wafa Sultan, Amir Taheri, Ibn Warraq, Manda Zand Ervin, Banafsheh Zand-Bonazzi. Zirveye iştirak eden kişilerin ülkeleri ise şunlar: Mısır, Suudi Arabistan, İran, Irak, Ürdün, Pakistan, Bangladeş.

27.03.2007
www.iyibilgi.com
Derleme:N.Kaptan
****************
TED ve FETHULLAH GÜLEN.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1858.0
---------
TED'i Gulen mi ele gecriyor?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=4635.msg8117#msg8117
----------
Fethullah'ın KEFİLİ FULLER BOP İFLAS ETTİ DEDİ.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3876.0
----------
GÜLEN'İ CIA'NIN REFERANS MEKTUBU DA KURTARAMADI!.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1637.0
---------
"Abant Platformu" toplantısından ilginç sonuç
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11017805.asp?gid=229
-----------
Gülencilerin ödülü "Soykırım"destekçilerine.
http://www.haberler.com/gulenciler-in-odulu-soykirim-destekcisine-haberi
-----------

http://www.hurriyetusa.com/haber/yeni_manset.asp?id=15568
--------
http://www.gulenindialogue.com/book-signing-during-bea.html

Özkan Özgür

  • Ziyaretçi
Taraf Gazetesi'nin para aldığı ABD'deki kurumun adı: NED.
« Yanıtla #2 : Temmuz 02, 2009, 12:45:39 ÖÖ »
Taraf Gazetesi'nin para aldığı ABD'deki kurumun adı: NED. Yani National Endowent for Democracy.
Bu kurum Odatv.com takipçilerine yabancı değil. "renkli devrimlere" sahne olan tüm ülkelerde bu kurumun adını görüyoruz. (Bknz: Odatv arşivi)
Peki National Endowment for Democracy isimli Washington’daki bu "renkli devrimler" mucidi/sponsoru Taraf Gazetesi'ne nasıl maddi yardımda bulunuyor biliyor musunuz;“muhabir yetiştirme desteği!"
Geçtiğimiz günlerde NED’ye giden bir Türk sivil toplum kuruluşu yetkilisi Türkiye ile medya işbirliği yapıp yapmadıklarını sorduğunda “Evet Taraf gazetesini destekliyoruz. Muhabir yetiştirme programlarına yardım yapıyoruz” yanıtını aldı.
İnsan düşünmeden edemiyor:
Sadece kendisine verilen belgeleri/ (çoğu da yalan yanlış)yayınlayan Taraf Gazetesi muhabirlerini nasıl yetiştiriyor acaba?
Neyse..
Taraf Gazetesi, "renkli devrimlerin" sponsorundan para almayı nasıl açıklayacak acaba?