Gönderen Konu: YAŞAYAN ARMAGEDDON-1  (Okunma sayısı 380 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
YAŞAYAN ARMAGEDDON-1
« : Nisan 15, 2008, 11:25:20 ÖÖ »
ARMAGEDDN'un(Armagedon) kelime olarak kaydedildigi iki kitap vardir.
Bunlardan biri Kitabi Mukaddes digeri sözlüktür. ARMAGEDDON donanmis asker, manevi güçler ile donatilmis asker, donanma askeri anlamlarina gelir.

VAHİY:  Va.16: 16 Üç kötü ruh, kralları İbranice Armagedon denilen yere topladılar.

ARMAGEDDON kisa tarifi ile tamamen dünya hakimiyetine dayanan; temelleri TEVRAT yazicilari tarafindan atilan; fakat " ARMAGEDDON" kelimesi ile isimlendirilmesi INCIL( Yuhanna'nin vahyi bab 16'da) de gerçeklestirilen bir MUMYA projedir.

YEŞU :  Yeşu.10: 5 Böylece Amorlu beş kral -Yeruşalim, Hevron, Yarmut, Lakişve Eglon kralları- ordularını topladılar, hep birlikte gidip Givon'un karşısında ordugah kurdular; sonra saldırıya geçtiler.

LUKA:  Luk.4: 36 Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, "Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!" diyorlardı.

Pavlus'tan EFESLİLER'E MEKTUP:  Ef.6: 12 Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır.

VAHİY:  Va.16: 13 Bundan sonra ejderhanın ağzından, canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından kurbağaya benzer üç kötü ruhun çıktığını gördüm.

1.SAMUEL :  1.Sa.18: 10 Ertesi gün Tanrı'nın gönderdiği kötü bir ruh Saul'unüzerine güçlü bir biçimde indi. Saul evinde sayıklamaya başladı.Davut her zamanki gibi yine lir çalıyordu. Saul'un elinde bir mızrak vardı.

YASAYAN ARMAGEDDON
- INCIL -
Yuhanna'nin vahyi bab 1: 10/11/12/13/14/15: Rabb'in gününde ruhta oldum ve arkamda boru sesi gibi büyük bir ses isittim. Gördügünü kitaba yaz ve yedi kiliseye Efesos'a ve Izmir'e ve Bergama'ya ve Tiyatira'ya ve Sardis'e ve Filadelfya'ya ve Laodikya'ya gönder diyordu. Ve benimle söylesen sesi görmek için döndüm ve döndügümde yedi altin samdan ve samdanlarin ortasinda ayaga kadar uzun esvapla giyinmis ve gögsüne altin kusak kusanmis
insan ogluna benzer birini gördüm ve onun basi ve saçi ak yapagi gibi ak kar gibi idi ve onun gözleri ates alevi gibi idi ve onun ayaklari firinda kaledilmis parlak tunca benziyordu.
- TEVRAT -
TEVRAT TESNIYE BAB 18/ 13, 14 : ALLAH'in RAB ile kamil olacaksin. Çünkü mülkünü alacagin bu Milletler müneccimleri ve falcilari dinlerler; fakat ALLAH'in RAB seni böyle yapmaga
birakmamistir.
TEVRAT TESNIYE BAB 9/ 10, 11 : Ve RAB bana ALLAH'in parmagi ile yazilmis iki tas levhayi verdi. Ve vaki oldu ki , kirk günün ve kirk gecenin sonunda RAB bana iki tas levhayi, ahit levhalarini verdi.
TEVRAT ISAYA BAB 10/ 23: Çünkü ordularin RABBI YEHOVA Dünya'nin ortasinda tam bir son yapacaktir, ve bu son kararlasmistir.
- YASAYAN ARMAGEDDON -
ARMAGEDDN'un kelime olarak kaydedildigi iki kitap vardir.
Bunlardan biri Kitabi Mukaddes digeri sözlüktür. ARMAGEDDON donanmis asker, manevi güçler ile donatilmis asker, donanma askeri anlamlarina gelir.
TEVRAT DANIEL BAB 12/ 1, 2, 3, 4 : Ve senin kavmin ogullari için durmakta olan büyük reis Mikail o vakit kalkacak ve millet olalidan beri o zamana kadar vaki olmamis bir sikinti vaki olacak ve o vakit senin kavmindan kitapta yazili bulunan herkes kurtulacak ve yerin
topraginda uyuyanlardan bir çogu bunlar ebedi hayata ve sunlar utanca ve ebedi nefrete uyanacaklar ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi, birçogunu sâlaha döndürenler de yildizlar gibi ebediyyen ve daima parlayacaklar. Fakat sen ey Daniel! sonun vaktine kadar bu sözleri sakla ve kitabi mühürle; bir çok adamlar arastiracaklar ve bilgi çogalacaktir.
ARMAGEDDON kisa tarifi ile tamamen dünya hakimiyetine dayanan; temelleri TEVRAT yazicilari tarafindan atilan; fakat " ARMAGEDDON" kelimesi ile isimlendirilmesi INCIL( Yuhanna'nin vahyi bab 16'da) de gerçeklestirilen bir MUMYA projedir.
Mumyalar zannedildigi gibi mensubu olduklari halklarin ahiret inancina dayali olarak ortaya çikmadilar. Eger öyle olsaydi beyinsiz bir dirilisin ne ise yarayacagini sormak lazim gelirdi.
Bunlar Misirlilarin somutlastirilmis " Ilah" anlayislarinin yüzlerce; binlerce yil sürmesini saglamak amaci ile hazirladiklari " Ceset heykellerdir."
Insanoglu baslangiçtan bu yana kendisine verilmis olan iki büyük gücün dengesini kuramamanin esasen mutlak kaderi oldugunu farkedememistir. Bu yüzdendir ki Tarih boyu büyük emekler vererek meydana getirdigi sayisiz medeniyetler müthis gürültülerle çökmüs ve
insan kendisine yenilmistir.
Kainatta yaratilmis ne varsa hem genel kanunlara ve hemde kendi yaratilislarina mahsus kanunlara tabidirler. Yani hür olmak diye bir sey yoktur. Hal böyleyken insanoglu aklinin ve gönlünün aldatmasi olan hürriyeti nasil elde ederimin pesinde kosmus ancak bir arpa
boyu bile yol katedememistir. Üstelik bu ugurda sayisiz kurumlar, cemiyetler kurmus kendisini yeni köleliklere mahkum etmistir.
ARMAGEDDON projesinin sahipleri bu projenin gerçeklesmesi için son derece kompleks bir sistemin kurulmasi gerektigini biliyorlardi.
Kökleri binlerce yil geriye uzanan ARMAGEDDON bu günkü haliyle nihai amacina ulasmak üzere gibi görünüyor.
ARMAGEDDON'un ustalari, kalfalari ve çiraklarinin bütün gayret ve emekleri sonunda havaya savrulan bir avuç kül olacaktir. Göz ardi edilmemesi gereken önemli bir nokta vardir ki ;o da insanoglunun akli ile yaptigini daima nefsi ile yiktigi gerçegidir. Malum cellada
padisahlik vermisler önce babasini asmis.
Diyelim ki bu küresel hakimiyet projesi gerçeklesti bunun neticesinde kurulacak olan yeni düzenin bütün degerlerinin hiçbir sartta asla degismeyeceginin garantisini kim verecek? ARMAGEDDON'un bir mahser hadisesi oldugunu savunanlar olacaktir. Çünkü INCILE göre
dünyanin sonunda dünyanin bütün krallarinin toplanacagi yerin adidir ARMAGEDDON.
INCIL VAHIY BAB 16/12: Ve altinci tasini büyük Firat irmagi üzerine bosaltti ve sarktan gelen krallarin yolu hazirlansin diye onun sulari kurudu ve ejderin agzindan ve canavarin agzindan ve yalanci peygamberlerin agzindan çikan kurbagalara benzer üç murdar
ruh gördüm; çünkü alametler yapan cin ruhlaridirlar; her seye kadir olan Allahin büyük gününün cengi için onlari toplamak üzre bütün dünyanin krallarina gidiyorlar. ( Iste hirsiz gibi geliyorum. Uyanik olana ve çiplak gezmesin ve onun ayibini görmesinler diye esvabini
muhafaza edene ne mutlu.)
ARMAGEDDON'un hikayesini TEVRAT ve INCIL'in ilgili bölümlerinden aldigim bilgileri ve orijinal metinlerini aktararak anlatmaya çalisacagim. En azindan Hz. Musa'dan günümüze kadar insanlik tarihinin nasil sekillendigini; inananlari neredeyse dünya nüfusunun
yarisini biraz askin olan bu kitaplarin yazdiklarina dayanarak ögrenmis olacagiz.
- ADEM VE HAVVA'NIN YARADILISI -
TEVRAT TEKVIN BAB 1/ 26: Bab 2/7, 8, 9
Ve Allah dedi: suretimizde benzeyisimize göre insan yapalim. Ve Rab Allah yerin topragindan adami yapti ve onun burnuna hayat nefesini üfledi. Ve Rab Allah sarka dogru Aden'de bir bahçe dikti ve yaptigi adami oraya koydu. Ve Rab Allah görünüsü güzel ve yenilmesi
iyi olan her agaci ve bahçenin ortasinda hayat agacini ve iyilik ve kötülügü bilme agacini yerden bitirdi.
TEKVIN BAB 3 / 1: Fakat bahçenin ortasinda olan agacin meyvasi hakkinda Allah ondan yemeyin ve ona dokunmayin ki ölmiyesiniz dedi.
TEKVIN BAB 3 / 5: Çünkü Allah bilir ki ondan yediginiz gün o vakit gözleriniz açilacak ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksiniz.
Adem ile Havva yasak agaçtan yediler ve gözleri açildi. Çiplak olduklarini gördüler, utandilar, korktular ve bahçedeki agaçlar arasina saklandilar.
Insanoglu duygusal dünyasinda ilk olarak korkmak ve utanmak duygulariyla tanisti. Utandigi için mi korktu yoksa korktugu için mi utandi? Bu tartismaya deger.
Allah Adem'e agaçtan niçin yedigini sordugunda Adem kendisini Havva'nin kandirdigini söyledi. Ayni soruyu Havva'ya sordugunda Havva beni yilan kandirdi cevabini verdi. TEKVIN BAB 3 / 15: Ve
seninle kadin arasina ve senin zürriyetin ile onun zürriyeti arasina düsmanlik koyacagim, o senin basna saldiracak ve sen onun topuguna saldiracaksin. Insanoglunun nefsine yenilerek isledigi bu ilk günaha karsilik Seytan ikinci günahini islemis oluyordu. ( Cennet
ortaminda) Çünkü birinci günahini insana üflenen ruha secde etmedigi için islemisti.
Dikkat edilecek olursa bu metinde iki ayri zürriyetten bahsediliyor. Bunlardan birincisi yilanin zürriyeti ikincisi kadinin zürriyetidir. Genel kabulün aksine neslin babadan degil anneden
türedigi açikça vurgulaniyor. Yani anne hangi milliyetten ve dinden ise çocuk da o milliyetten ve dinden olur inanci buradan dogmustur.
Yilanin zürriyeti toprak yemeye kadinin zürriyeti ise topraktan zahmetle yemege mahkûm edilmislerdi. Adem ile Havva'nin hikâyesi anlatilirken "NEFILIMLER" diye isimlendirilen bir üçüncü zürriyetten daha bahsedilir. TEVRAT'in TEKVIN bölümünden konu ile ilgili kisma
bakalim: TEKVIN BAB 6 / 4: Allah ogullari insan kizlarina vardiklari ve bu kizlar onlara çocuk dogurduklari zaman o günlerde hem de ondan sonra yeryüzünde NEFILIM vardi. Bunlar eski zamandan zorbalar söhretli adamlardi. Bu ifadeden de anlasiliyor ki, yeryüzünün ilk
insanlari Adem ve Havva degildirler. Ancak soy olarak NEFILIMLER için kaynak gösterilmemistir. TEVRAT'in baska bölümlerinde NEFILIMLER'in çok iri yapili ve çok acimasiz bir topluluk olduklarindan bahsedilir.
Degerli okuyucum bu yazdiklarimin ARMAGEDDON ile ne ilgisi var diye düsünebilirsiniz.
Çok yakindan ilgisi var. Eger bu konulari bilmezsek ARMAGEDDON'un kaynagina
inemeyiz. Anlatacaklarima bir takim kuruntular ya da hayaller manzumesi olarak bakmanizi istemiyorum.
Simdi yeniden Adem ile Havva'ya dönelim. Seytan tarafindan meyve verilerek kandirilan ilk insan Havva olduguna ve de meyve ürün anlamina geldigine göre Havva'nin ilk çocugu Kabil Seytan'dan türemis oluyor. Meyvanin diger yarisini Adem ile birlikte yiyene kadar Havva'da utanma duygusu basgöstermemisti. Bu son derece önemli bir ayrintidir.( Meyvadan ilk isiran Havvadir).
Bütün kitaplarda Adem ile Havva'nin çocuklarinin sadece ikisi isim olarak zikredilir. Ve yine bunlarin ikisi de erkektir. Buraya kadar özetleyecek olursak yeryüzünde Allah'in çocuklari ve Seytan'in çocuklari olmak üzere iki ayri zürriyet yasamaktadir.
Kabil kardesi Habil'i öldürene kadar çiftçilik yapiyordu. Habil ise koyun çobani idi. Kabil yerlesik düzenin Habil göçer topluluklarin temsilcileridir. Kabil kardesini katlettikten sonra
her iki kesimin de temsilcisi olmustur. Yeryüzünde insani Halife olarak görmeye tahammül edemeyen Seytan yeryüzündeki ilk icraatini insan kani döktürerek yapmistir.
Ve Seytan bu güne kadar insan kani ile sulattigi topragi yiyerek yasamistir. Çünkü lanetlendigi zaman toprak yemeye mahkûm edilmisti.
Ilk meslek gruplari Kabil ile Habil zamaninda ortaya çikti.
Yerlesik düzenin sahipleri çobanlarin çobanlari, göçer düzenin sahipleri de sürülerin çobanlari oldular. Yani yönetenleri yönetenler ve yönetilenleri yönetenler insan topluluklarinin çesitli
siniflarini olusturmus oldular.
INCIL VAHIY BÖLÜMÜ BAP: 14 / 1, 3, 4: Ve gördüm ve iste Kuzu Sion dagi üzerinde durmakta ve onunla beraber alinlari üzerinde onun ismi yazilmis olan yüz kirk dört bin kisi vardi ve tahtin önünde ve
dört canli mahlûkun ve ihtiyarlarin önünde sanki yeni bir ilâhi terennüm ediyorlar ve yeryüzünden satin alinmis olan yüz kirk dört bin kisiden baska kimse o ilâhiyi ögrenemez. Kadinlarla lekelenmemis olanlar bunlardir çünkü masumdurlar.
Bahsedilen yüz kirk dört bin kisi ARMAGEDDON'un mutlaka galip gelecek olan muzaffer askerleridirler. INCIL'in Vahiy Bölümü "KIYAMET" hadisesini basindan sonuna kadar uzun uzun anlatir. Bu bölüm 22 Babtir. Demek oluyor ki KIYAMET'in 22 safhasi var.
Sayilari yüz kirk dört bin olarak belirtilmis olan bu insanlar her nedense yeryüzünde sadece bir tek kavmin mensuplaridirlar:
ISRAIL OGULLARI. Bakin INCIL'in VAHIY BÖLÜMÜ BAB 7 / 4, 5, 6, 7, 8 de bu kavme mensup yüz kirk dört bin kisi nasil belirtilmis:
Ve mühürlenmis olanlarin sayisini isittim;
Israil ogullarinin her siptindan on iki bin mühürlenmisti.
Yahuda siptindan on iki bin mühürlenmisti
Ruben siptindan on iki bin
Gad siptindan on iki bin
Aser siptindan on iki bin
Naftali siptindan on iki bin
Manessa siptindan on iki bin
Simeon siptindan on iki bin
Levi siptindan on iki bin
Issakar siptindan on iki bin
Zebulun siptindan on iki bin
Yusuf siptindan on iki bin
Benyamim siptindan on iki bin mühürlenmisti

Yine VAHIY BÖLÜMÜ BAB 14/ 3, 4'e dönecek olursak orada erkek ile kadinin isledikleri en büyük günahlardan biri cinsel birlesme ve sadece erkegi ikinci defa günaha sokan eylem ise cinayettir.
Seytandan olan fakat insandan doganin Insandan olan ve yine Insandan dogani kiskançlik duygularina kapilarak katletmesi yeryüzünde yeryüzüne tek basina hakim olmak arzusunun ilk örnegidir.
Kabilin hikayesi TEVRAT'ta söyle anlatilir.
TEVRAT TEKVIN BÖLÜMÜ BAB 4 / 9,10,11,12,13,14,15: Ve Rab Kaine dedi : Kardesin Habil nerede? Ve dedi bilmiyorum; kardesimin bekçisi miyim ben? Ve dedi: ne yaptin? Kardesinin kaninin sesi topraktan bana bagiriyor. Ve simdi sen toprak tarafindan lanet edildin o
toprak ki kardesinin kanini senin elinden almak için agzini açti .Topragi isledigin zaman ,artik sana kuvvetini vermeyecektir yeryüzünde kaçak ve serseri olacaksin.
Ve Kain Rabbe dedi. Cezam tasinmayacak derecede büyüktür.Iste bugün topragin yüzü üzerinden beni kovdun ve senin yüzünden gizli kalacagim ve yeryüzünde kaçak ve serseri olacagim ve vaki olacak ki her kim beni bulursa öldürecektir.
Ve Rab ona dedi: bunun için Kaini her kim öldürürse ondan yedi kere öç alinacaktir.
Ve Rab her kim onu bulursa kendisini vurmasin diye Kain üzerine nisane koydu.
Ve iste ARMAGEDDON'un insan hayatina girmesi böylece baslamis oldu.
Kain dokunulmazlarin ilkidir. Ayni zamanda Kain çobanlarin çobanlarinin da ilkidir.
Toprak yiyenler ile topraktan yiyenler bir yandan birbirlerinden geçinirlerken öbür yandan efendiler ve tebalari meydana geldi. Insan topluluklarinin siniflara ayrilmasi beraberinde hiyerarsik düzeni de insan hayatina tasidi.
Hiyerarsik düzen önceleri kabileler içerisinde basit örgütlenmeler biçiminde kendisini göstermistir. Daha sonra nüfus ile birlikte ihtiyaç alanlari da genislediginden basit örgütlenmelerden daha kompleks örgütlenmelere dogru gelisti.
Kabileler yavas yavas Milletlere dönüstü ve Milletler Devletleri kurdular.
Dokunulmazliklari kadim zamanda verilmis olan gerçek efendiler kaçak ve serseri olduklarindan onlar ancak belli sayidaki insanlar tarafindan bilinirler. Buna ragmen dokunulmazliklari bir tedbir olarak bu güne kadar devam edegelmistir.
Bütün dünya yedi Kral tarafindan yönetilir. Diger küçük Kralliklar (Devletlerin yöneticileri) onlarin sürülerini güden çobanlaridirlar. Bu yedi Kraldan bir tanesi diger alti Kralin
Kralidir.
Alti yilda bir alti büyük üstat tarafindan yapilan ve dereceleri ne olursa olsun diger üstat'larin katilmasi yasak olan MASON ayin'i bas Krala bagliligi temsil eder.
Alti kisiden olusan alti büyük üstat alti kita'nin alti büyük Kralidirlar.
Bas Kral'in kim oldugu konusu tartismalidir. Israil'in bayragindaki alti köseli yildiz alti üstat Kral'in sembolüdür. Bu yildiz Hz. Davut zamanindan beri kullanilmaktadir. Yildiz'in her
kösesi Hz. Davut'un alti hükmüdür. Yildiz görünümündeki bu sekil yildiz falan da degildir.
Mesih Hz.ISA'ya inananlar o'nun dünyanin Krali oldugunu kabul eden yahudilerdir. Kabul etmeyenler kendi Mesih'lerini bekliyorlar.
Israil ogullari'nin bu konuda ayriliga düsmeleri Iseviligi yani Hiristiyanligi dogurdu. Hz. Isa'nin dünyanin Krali olarak gösterilmesi alti üstat Kral tarafindan gerçeklestirilmis böylece
kendi Kralliklariyla birlikte bas Kralin gizli kalmasi saglanmistir.
Çok ustaca hazirlanan bu mükemmel plan inanç yolu kullanilarak insanlara enjekte edilmistir. Hz. Isa'nin yüce sahsiyetinin bütün bu olup bitenlerle en küçük bir alakasi yoktur. O Allah'in TEVHIT ve TAKVA konularindaki mesajlarini insanliga teblig etmek üzere gönderilmis sevgili Peygamberlerinden biridir.
ARMAGEDDON'un gerçeklestirilmesi için dünyanin Krallarinin toplanacagi cografya TEVRAT'ta söyle tarif edilir.
TEVRAT YESU BAB:1: Ve vaki oldu ki Rabbin kulu Musa'nin ölümünden sonra Rab Musa'nin hizmetçisi Nun oglu Yesua söyleyip dedi. Kulum Musa öldü ve simdi kalk sen ve bütün kavm onlara Israil ogullarina vermekte oldugum diyara bu Erden'den geçin Musa'ya
söyledigim gibi ayaginin tabaninin basacagi her yeri size verdim.
Siniriniz çölden ve Libnan'dan büyük irmaga Firat irmagina kadar Hitti'lerin bütün diyari ve gün batisina dogru büyük denize kadar olacaktir.
Tarif edilen bu cografya ARMAGEDDON'un sadece merkezinin kurulacagi yerdir.
Çünkü ayaklarinin basacagi her yer Tanrilari "YEHOVA" tarafindan Israil ogullarina miras olarak verilmistir. Çöl diye bahsedilen yer ise esasen Misir'i da içine alan Sina yarimadasidir. . Hitti'lere gelince ; bu çok kuvvetli ve çok kalabalik kavim bir miktari Asya'da
kalan oradan baslattiklari büyük göç ile hemen hemen dünya'nin bütün cografyalarina dagilmis Türk'lerden baskalari degildirler.
Yani Türk'ler Anadolu'ya 1071'de Alpaslan ile birlikte gelmediler. .
Bu büyük Millet'in mazisi üzerinde oynanan çirkin oyunlar istikbali üzerinde de oynanmaktadir. Türk Milleti'nin tarihi ile ilgili uydurup yazdiklari kütüphaneler dolusu o bir yigin enkaz'a bizler dün oldugu gibi bu gün de bilgeligimizden kaynaklanan vakarla
gülümsüyoruz. Ne zaman bilgeligimizde zafiyet bas göstermisse uyuklamaya basladigimiz da bir gerçektir. Ama unutulmasin ki Devin uyanisi zelzele yaratir.
INCIL'in VAHIY Bölümü'nün 22 Bab oldugundan ve Kiyamet hadisesini 22 safhada anlattiginindan bahsetmistik. Büyük bir tesadüf olarak Hz. Musa'dan sonra gelen Hz. Davut'a gönderilen MEZMURLAR'in ( ZEBUR) 119'uncu MEZMUR'u da 22 Ibrani harfinden
olusan bölümlere sahiptir.
Hz. Davut hem Peygamberdir ve hem de Israil ogullari'nin Kralidir.
Kudüs'ü kutsallastiran MESCID'I AKSA o'nun zamaninda yapilmaya baslanmis fakat ömrü vefa etmediginden oglu Hz Süleyman tarafindan tamamlatilmistir.
Baba ogul Kral Peygamberlere Allah tabiat kuvvetlerine ve cinlere hükmetme ruhsati vermis ve ayrica onlara kus dili denilen bir dil ögretilmistir. Sloganlari Baris, Sevgi, Kardeslik, Birlik, Hür düsünce, Hümanizm olan "MASON"luk MESCID'I AKSA'nin yapimi esnasinda mabedin bas
mimari HIRAM tarafindan kurulmustur. HIRAM çalistirdigi insanlari ustalar;kalfalar ve çiraklar olarak üç gruba ayirdi. HIRAM çalistirdigi bu insanlar meslek sirlarini ve aldiklari
ücretleri birbirlerinden ögrenmesinler diye onlarin aralarina ketumiyet yasalarini koydu. Bu yasalar öylesine kati uygulanmistir ki, is sonunda HIRAMIN öldürülmesine kadar gitmistir.
Bu olay asil meslek gruplari ile onlara yardimci olan alt sinif meslek gruplarinin kendi aralarinda örgütlenmelerinin bilinen ilk örnegidir.
Tarih içerisinde daima üç grup insan digerlerini yönlendirip yönetmislerdir. Imtiyazlilik dereceleri konumlarina göre degisen bu insanlar tüccarlari,din adamlarini ve devlet adamlarini olustururlar.HAMMURABI kanun'larinia bir göz atmak yeterlidir.
Gruplar içerisinde en imtiyazli sinif tüccarlardir.Daha sonra din adamlari en son da devlet adamlari gelir.Tüccarlarin mülk ve paralari din adamlari ve devlet adamlari tarafindan koruma altinda tutulur.Bu güne kadar yapilmis olan ne kadar yasa varsa hepsinin
temel amaci hep bu korumayi saglamak olmustur.
Örf, adet,gelenek kültür dedigimiz cinsten olan sözlü yasalar yazili olanlari dolayli yoldan beslemis ve desteklemislerdir.
Tarih'in çok eski çaglarindan beri ister sözlü isterse yazili olsun bütün yasalar daima haklinin degil güçlünün yaninda oldular. Kabil ile Habil'in hikayesinin basindan sonuna kadar ebeveyn
konumunda olan baba'nin ve anne'nin hiç müdahale etmediklerini görürüz. Aksini isbat edecek olan varsa ben sözlerimi geri almaya hazirim.
Bundan çikaracagimiz sonuç ise:aile içerisinde kimin hangi konumda oldugu degil gücün kimde oldugunun önem tasidigidir. Toplumun en küçük sosyal yapi modeli aile olduguna göre
toplumlarin sosyal yapilanmalarinin da hangi degerlere göre sekillendigi böylece anlasilmis oluyor.
Bu günkü TEVRAT Hz. Musa'dan asagi yukari 500 yil sonra tamamlanabilmistir.
TEVRAT dünya hakimiyeti konusunda çesitli kavimler arasindan seçilmis tek bir kavmi dünya'nin yegane mirasçilari olarak gösterir.
TEVRAT'ta adi YEHOVA diye geçen bu Tanri yarattigini iddia ettigi bütün kavimlere arkasini dönmüs vari yogu sadece Isrsilogullari olmustur. Anlayacaginiz Israilogullari YEHOVA'nin buldumcuk kavmidir.
Onlar ayni zamanda YEHOVA'nin soylu imtiyazli ve simarik çoçuklaridirlar.
YEHOVA kimseden ve hiç bir kavimden çekmemistir onlardan çektigi kadar. Zaman zaman onlari cezalandirmis ama öte yandan baslari her derde girdiginde ne yapip edip bela'yi üstlerinden savmistir. Bu YEHOVA'nin üzerine aldigi kutsal bir sorumluluktur. Yarattiklari ile
arasinda Baba- ogul olmak gibi akil ötesi akrabalik ilan ettiginden ne yaparlarsa yapsinlar onlara iltimas geçmek zorundadir.
Israilogullari bu ezeli ve ebedi teminatin verdigi rahatlik içerisinde her firsatta hem YEHOVA'ya hem de bütün milletlere ihanet etmislerdir.
YEHOVA'nin ogullari baslangiçtan beri isimleri HAYAT KITABIN'da yazilmis olan ve alinlari üzerinde bunun mühürünü tasiyan "ARMAGEDDON'un muzaffer askerleridirler.
INCILVAHIY BÖLÜMÜ BAB 7/4: Ve mühürlenmis olanlarin sayisini isittim,Israilogullari'nin her siptindan yüz kirk dört bin mühürlenmisti.
Buraya kadar anlattiklarimiz insanoglunun dinsel,hukuksal,ekonomik ve nihayet sosyolojik yapilanmalarinin evrimlerinin ilk safhalarini kapsamaktadir. YEHOVA'nin imtiyazli
kavmi'ne hangi hislerle baktigini TEVRAT'tan bir kaç örnekle göstermek istiyorum.
TEVRAT ÇIKIS BÖLÜMÜ BAB 2/23,24,25: Ve vaki oldu ki,o çok günler geçerken,Misir Krali öldü ve israil ogullari kölelik sebebiyle inlediler ve feryat ettiler ve kölelik sebebinden onlarin figani Allah'a çikti. Ve Allah onlarin iniltilerini isitti ve Allah Ibrahim'le Ishak'la ve Yakup'la olan ahdini hatirladi. Ve Allah Israil ogullarini gördü ve Allah'a malum oldu.
TEVRAT ÇIKIS BÖLÜMÜ BAB 20: Ve Allah bütün bu sözleri söyleyip dedi: Seni Misir diyarindan, esirlik evinden çikaran Allah'in YEHOVA benim.
TEVRAT TESNIYE BAB 14/1: Siz Allah'iniz Rabbin ogullarisiniz, ölü için bedeninizde yara açmayacaksiniz, ve gözlerinizin arasini tüysüz kilmayacaksiniz. Çünkü sen Allah'in Rabbe mukaddes bir kavimsin.
TEVRAT TESNIYE BAB 15/6: Çünkü Allah'in Rab sana vadetmis oldugu gibi seni mubarek kilacaktir; ve çok milletlere ödünç vereceksin fakat sen ödünç almayacaksin; ve çok milletlere saltanat edeceksin , fakat onlar sana saltanat etmeyecekler.
ARMAGEDDON vadedilmis bir zaferin yasanacagi bir mekan oldugu kadar zaferden sonra yeryüzünde kurulacak olan CENNET'in de cografyasidir.
Çünkü Hz. Musa Israil ogullarina Cennet ya da Cehennem yasantisinin baska bir Alemde yasanacagina dair herhangi bir bilgi vermemisti.
KITABI MUKADDES'in ilk bes kitabi Hz. Musa'ya maledilir. Bunlar sirasiyla:
TEKVIN,ÇIKIS,LEVILILER,SAYILAR ve TESNIYE'dir.
Ayrica Hz. Musa CENNET ve CEHENNEM kavramlarindan dahi söz etmemistir. Dünya'da kurulacak olan bu CENNET'in bir Kral'i o'nun etrafinda da hanedan ve çok kalabalik bir yöneticiler kadrosu vardir. Yöneticilerden olusan bu kadro yeryüzünde YEHOVA SAHITLERI
diye bilinirler ve görevleri kavim Allah'i YEHOVA'ya taraftar toplamaktir.

- YEHOVA KIMDIR, NEDIR? -
Ibrani Mukaddes yazilarini tetkik eden dil bilimciler "YEHOVA" isminin dört Ibrani sessiz harfinden olusturuldugunu söylerler.
KITABI MUKADDES'in ilk tercümesi olan "SEPTUAGINT" e konan dört sessiz harf söyle siralaniyor: Y . H . V . H "Y. H. V. H" 'nin Ibrani Mukaddes yazilarina "YEHOVA"olarak
kimin tarafindan geçirildigi bilinmiyor olsa da Kitabin tercümesi esnasinda oldugundan süphe yoktur. .
Ibrani Mukaddes yazilarinin Yunan diline tercüme edilmesi M.Ö 280 yillarina dogru baslamistir.O zamanlar Yahudiler dinlerinden kopmus batil itikatlara inanir olmuslardi.Hakikatta Hz. Musa'ya iman etmeleri Kizildenizi geçene kadar olmustur.
Bu hadisenin TEVRAT'ta nasil anlatildigina bakalim.
TEVRAT ÇIKIS BAB 31/18 ÇIKIS BAB 32/1: Ve Sina daginda Musa ile söylesmeyi bitirince, sehadetin iki levhasini, Allah'in parmagi ile yazilmis tas levhalari ona verdi. Ve dagdan inmek için Musa'nin geciktigini kavm görünce, kavm Harun'un yanina toplandi, ve ona
dediler: Kalk bizim için ilah yap, önümüzden gitsinler; çünkü Musa'ya bizi Misirdan çikaran bu adama ne oldu bilmiyoruz.
Simdi yeniden YEHOVA isminin nereden çiktigi konusuna dönelim.
Kitabi yunanca'ya çevirenler Yahudilerin inandiklarini iddia ettikleri Tanri'larinin ismi ne ise bilmediklerinden ilk tercüme olan "SEPTUAGINT'e isaret olarak dört Ibrani sessiz harfini koydular.(Y.H.V.H).
Daha sonra "SEPTEUAGIT'in suretlerini çikaranlar bu dört harfi manalandirip Yunanca olan "RAB" kelimesini kullandilar.O dönemlerde ve daha sonraki yillarda Yahudiler Yunancayi da konusur oldular. "VULGATA" adli latince tercümeyi yapan Jerome ÇIKIS KITABI
6. BAB'inin 3. cümlesindeki "YEHOVA" isminin yerine "ADONAY" ismini kullaniyor. Daha fazla teferruat'a girmeden YEHOVA'nin kimligini biz yine TEVRAT'tan ögrenelim.
TEVRAT ÇIKIS BAB 3/13,14:: Ve Musa Allah'a dedi: Iste, ben Israil ogullari'na geldigim zaman, onlara; Atalarinizin Allah'i beni size gönderdi dersem ve onlar bana: O'nun ismi nedir?
derlerse,onlara ne diyeyim? Ve Allah Musa'ya dedi: Ben, BEN BEN OLAN'im; ve dedi: Israil ogullarina böyle diyeceksin: Beni size BEN IM gönderdi.
Hintli "MAHARAJ"in "BEN O'YUM" kitabi bu söylesiye dayanarak yazilmistir.
TEVRAT ÇIKIS BAB 6/2: Ve Allah Musa'ya söyleyip ona dedi: Ben RAB'IM. Ve Ibrahim'e Ishak'a ve Yakub'a, Kadir olan Allah olarak göründüm; fakat onlara YEHOVA ismimle malum olmadim. Oysa ÇIKIS KITABI'indan önce olan TEKVIN KITABINDA Hz. Ibrahim YEHOVA'nin
ismini biliyor.
TEVRAT TEKVIN BAB 22/ 11, 12, 13, 14: Ve Rabbin melegi göklerden ona çagirip dedi: Ibrahim Ibrahim;ve :iste ben dedi. Ve dedi: Elini çocuga uzatma, ve ona bir sey yapma;çünkü simdi bildim ki sen Allah'tan korkuyorsun, ve kendi biricik oglunu benden esirgemedin. Ve Ibrahim gözlerini kaldirip gördü;ve iste arkasinda bir koç çalilikta boynuzlarindan tutulmustu; ve Ibrahim gidip koçu aldi, ve oglunun yerine onu yakilan kurban olarak takdim etti. Ve Ibrahim o yerin adini YEHOVA-YIRE koydu.
Acaba Ibrahim'e YEHOVA ismini kim ögretti?Bu soruya bizzat TEVRAT cevap vermek zorundadir. Yahudiler eger YEHOVA ismini bilselerdi inandiklarini iddia ettikleri Tanri''ya Rab, Adonay, Elahim demezler ve Hz. MUSA'ya imanlarini devam ettirirlerdi.Musa YEHOVA demis ise bunu bilmeleri gerekmiyor muydu? Yunanca'ya çevrilen TEVRAT'in aslinin kayboldugu, bazi nüshalarinin sonradan bulundugu KITABI MUKADDES'in bahisleri arasindadir.
TEVRAT 2. KRALLAR BÖLÜMÜ BAB 22/3,4, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16:Ve vaki oldu ki, Kral Yosiya'nin on sekizinci yilinda, Mesullam'in oglu Atsalya'nin oglu katip Safan'i Kral Rab evine gönderip dedi: Büyük kahin Hilkiya'nin yanina çik, esik bekçilerinin kavmdan topladiklari Rab evine getirilen gümüsü saysin;
Ve büyük kahin Hilkiya katip Safan'a dedi: Rabbin evinde seriat kitabini buldum.Ve Hilkiya kitabi Safana verdi, ve onu okudu.Ve katip Safan Kral'a geldi, ve Kral'a haber getirip dedi: Kullarin evde bulunan gümüsü bosalttilar, ve onu Rab evinin isine konulan isçilerin eline verdiler. Ve katip Safan Kral'a bildirip dedi: Kahin Hilkiya bana bir kitap verdi. Ve Safan Kral'in önünde onu okudu. Ve vaki oldu ki, Kral seriat kitabinin sözlerini isitince esvabini
yirtti. Ve Kral kahin Hilkiya'ya ve Safan'in oglu Ahikam'a ve Mikaya'nin oglu Akbor'a ve katip Safan'a ve Kral'in kulu Asaya'ya emredip dedi: Gidin bulunmus olan bu Kitab'in sözleri hakkinda benim için, ve bütün Yahuda için Rabden sorun;çünkü bize karsi alevlenmis olan Rabbin gazabi çok büyüktür, çünkü bizim için yazilmis olan her seye göre yapmak üzere atalarimiz bu Kitabin sözlerini dinlemediler.
Ve kahin Hilkiya ve Ahikam ve Akbor ve Safan ve Asaya esvap bekçisi Harhas'in oglu, Tikva'nin oglu, Sallum'un karisi Peygamber Hulda kadina gittiler;ve kadin Yerusal'im de ikinci mahallede oturuyordu;ve onunla konustular.
Ve onlara dedi:Israil'in Allah'i Rab söyle diyor: Sizi bana gönderen adama deyin: Rab söyle diyor: Iste ben bu yere ve burada oturanlarin üzerine belayi Yahuda Krali'nin okudugu Kitapdaki bütün sözleri getirecegim .
Bu konuda daha kapsamli bilgi edinmek isteyen TEVRAT 1. TARIHLER
BAB 13/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8'e ve 2. TARIHLER BAB 34/14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33'e bakabilirler.
Yahudi ve Hristiyan din adamlarinin bu konudaki savunmalari ise söyle:Allah'in Musa'ya hitaben kullanmis oldugu ismi telaffuza uymaya bilirse de (YEHOVA) bu isim ile kimin kastedildigi ortadadir. Bunun dogrulugunu isbat etmek için ISA'nin isminin ne Ibrani dilinde
ne de Arami dilinde ISA olarak geçmedigini ancak bu isim telaffuz edildeginde herkezin ISA'dan bahsedildigini anladigi malumdur. Ortada inkari mümkün olmayan bir hakikat duruyor ki o da YEHOVA ismi TEVRAT'A yazicilar tarafindan sokulmustur.
Önümüzde iki sik var a: Bu isim TEVRAT'A uydurulup sokulmustur, b: Allah'in zaman zaman ancak yaratilmislara mahsus olan unutkanlik gibi bir zaafa kapilmasi. Ikisinden birini kabul etmek zorundayiz. TEVRAT yazicilarinin bir kismi Peygamber bir kismi da Aziz kabul
edilir.Aslinda bu kisilerin Ilahlar olduklarini yine TEVRAT 1. SAMUEL BAB 28 / 13, 14'de görüyoruz.
TEVRAT 1. SAMUEL 28/ 13, 14: Ve Kral ona dedi: Korkma fakat ne görüyorsun? Ve kadin Saula dedi: Yerden çikmakta olan bir Ilah görüyorum. Ve dedi: Ne biçimdedir? Ve kadin dedi: Kocamis bir adam çikiyor; ve bir cübbeye bürünmüs. Ve Saul onun Samuel oldugunu
anladi ve yüz üstü egilip yere kapandi. Samuel TEVRAT yazicilarindan biridir.

- YEHOVA'NIN TEVRAT'TAKI FARKLI KIMLIKLERI -
1. SAMUEL BAB 28 / 12, 13:
Hortlak TEKVIN BAB 21 / 1, 2: Kulu ile iliskiye giren bir varlik
ISAYA BAB 54 / 5: Israil'in kocasi ISAYA BAB 63 / 16: Israil'in babasi
ÇIKIS BAB 7 / 1: MUSA'nin Fravun'a Allah tayin edilmesi TEKVIN BAB 32 / 24 : Güresçi
ISAYA BAB 66 / 23 : Put
EYUB BAB 38 / 33 : Kanun koyucu
ÇIKIS BAB 3 / 2 : Ates , alev
TESNIYE BAB 4 / 24 : Yiyip bitiren ates TEKVIN BAB 18 /
1,2,3,4,5,6,7,8: Yemek yiyen insan
ÇIKIS BAB 33 / 11 : Arkadas

YEHOVA KITABI MUKADDES'in konu ile ilgili bölümlerinde bir yandan kendi özelliklerini açikça ortaya koyarken diger yandan da Yahudilerin kendisi açisindan ne ifade ettiklerini ,baska kavimler içerisinde nasil ayricalikli bir yere sahip olduklarini defalarca altini çize çize söylüyor. Ayrica Yahudilerin diger kavimlere karsi nasil muamele yapmalari, kendi aralarinda birbirlerine nasil davranmalari gerektigi konularinda da talimatlar veriyor.YEHOVA'nin
kim ve ne oldugu konusunu burada kapatip "YEHOVA SAHITLERI"'nin bahislerine geçelim.

- YEHOVA SAHITLERI KIMLERDIR, KIME NASIL HIZMET EDERLER? -ARMAGEDDON'un Büyük Krali YEHOVA'nin seçilmis olan çoçuklari YEHOVA SAHITLERI TEVRAT'in ÇIKIS BÖLÜMÜ BAB 24 / 9, 10, 11 den aldiklari talimata dayanarak yeryüzüne dagildilar görevlerine basladilar.Ilk YEHOVA SAHITLERI'ne bu bölümün ilgili BAB'in da
rastliyoruz.
TEVRAT ÇIKIS BÖLÜMÜ BAB 24 /6 ,7 ,8 : Ve MUSA kanin yarisini alip legenlere koydu, ve kanin yarisini mezbah üzerine serpti.Ve Ahit kitabini alip kavmin karsisinda okudu; ve dediler: RABBIN bütün söylediklerini yapacagiz, ve dinleyecegiz.
Ve MUSA kani aldi ve kavmin üzerine serpip dedi: iste, bütün bu sözler hakkinda RABBIN sizinle ettigi ahdin kani.
YEHOVA SAHITLERI'nin teskilatlarini alenen kurup dünya'ya ilan etmeleri 1884 yilinda olmustur.
Bu teskilat Amerika'nin Prensilvania eyaletinin pittisburg kasabasinda kuruldu. Kurucusu Charles Taze Russel'dir. Önceleri kendilerini Russalistler olarak ismlendirdiler ve bu
isim altinda faaliyet gösterdiler. Daha sonra " Kutsal Kitap ögrencileri cemiyeti, Bronkleyn mabedi halk kürsüsü toplulugu Tararsut kulesi ve brosürleri cemiyeti, Bin yillik devrenin tan yeri ve nihayet YEHOVA SAHITLERI" ismi altinda tanindilar.
Her sayisi ortalama 7.800.000 adet basilan Tararsut Kulesi mecmua'si ve kendilerine mahsus fikirleri ihtiva eden Kitaplari ile (TEVRAT ) birlikte abartisiz bütün cografyalarda sehir sehir, kasaba kasaba, köy köy gezerek her evin kapisini çalip misyonlarini anlattilar Bu durum bu gün hala devam etmektedir. YEHOVA SAHITLIGI dis anlami ile ilk bakista yalniz TEVRAT'a,
ZEBUR'a ve INCIL'e dayali olmayan bir kurulustur.
Isimlerini yazdigim kitaplari da içine alan ve adi geçen kitaplarda kaynagini bulan diger mektuplarla birlikte 66 Kitaptan olusturduklari kitabi tek bir Kitap haline getirerek KITABI MUKADDES adiyla dünya'ya tanittilar.
Bu Kitabi kendilerine ana kaynak kabul etmekle birlikte gerektiginde anlasmali olarak Kitab'in dinine inanmis olanlarla ters düserek sözde kendilerine özgü bir yol tutan bu insanlar aslinda ne bir dine ne de bir dine bagli meshepten olmayip mücadelelerini ARMAGEDDON'un son perdesine kadar devam ettirecek olanlardir.
Onlarin mücadelelerine engel olan baslica unsurlar mevcut Yahudi dini hariç diger dinler ve o dinlerin Devletler ve rejimler üzerindeki etkileridir. Onlar kendi tabirlerince "TÜZEMAN"
adamlardir. Bu adamlar kendilerine benzeyenlerin degil benzemeyenlerin ilerisine geçerler. Kendilerinden olmayanlarin yani " TÜZESIZ" olanlarin yeryüzünde Devletler ve ordular kurup
insanlar üzerinde egemen olma haklari yoktur.
Yahudi Devlet'i disinda son zamanlarda Kominist Devletlerde dahil olmak üzere hiç bir Devletin elindeki kanunlarda Din'e, Mezheb'e ve Tarikat'a karsi verecekleri ceza olmadigini bilerek hükümetleri Hümanist görüs etrafinda birlestirdiklerinden de istifade ederek karsilarina çikan kisisel engelleri asmakta , faaliyetlerinden ötürü yakalanip Hakim huzuruna çikinca bir Din bir inanç içinde olduklarini savunarak vicdanlara siginip cezasiz kalmalarini saglamaktadirlar. Aralarindan biri ölüm döseginde olsa , kan verilerek kurtulacagini bilse asla baskalarina ait olan kani almazlar.
Hiç bir ülkede Askerlik yapmazlar dolayisi ile erkek olanlarinin hepsi Asker kaçagidirlar. Bir YEHOVA SAHIDI'nin bütün zamani, enerjisi, kazanci tek efendileri olan YEHOVA'ya adanmistir.Baska bir efendiye hizmet veya Dünyevi bir hükümetin emrettigi baska bir
vazifeyi yerine getirmek üzere YEHOVA'nin tayin ettigi vazifeden ayrilmak ve insanlarin keyfi emirlerinden dolayi YEHOVA'nin emrettigi vaaz faaliyetlerinden vazgeçmek YEHOVA'ya ihanettir.
YEHOVA kendisine sadik kalmayanlarin ölüm cezasina müstehak olduklarini açikça beyan eder.
Hiç bir insan ihanet eden bir YEHOVA SAHIDIN'i affettiremeyecegine göre YEHOVA'ya karsi üzerine aldigi tahahhütleri yerine getirmeyen bir YEHOVA SAHIDI'ni de affetme hakkina sahip
degildir. Ve hiç kimse böyle bir olayi gerçeklestirmeye zorlanamaz.
Liberal Hükümetlerin bu vaizlere tanimis olduklari muafiyet bu tür engelleri ortadan kaldirmaktadir. Açikçasi hangi alanda görevli olurlarsa olsunlar daima digerlerine göre ayricalikli muamele görürler. Zaten bütün bu kurallari koyanlar kendileridirler.Bana
yeryüzünde onlarin koyduklari bu kurallara aykiri davranacak tek bir Millet'in mevcudiyetinden bahsedecek olan varsa ben gösterdigim cehaletten ötürü bütün dünyadan özür dilemesini de bilirim.
Dünya Millet'lerinin nezdinde Kralligin elçileri olmalari için yeryüzünde ne kadar Millet varsa hepsinin içlerine dagilmalari gerekiyordu öyle de yaptilar. YEHOVA SAHITLERI YEHOVA'dan
baskasindan emir almamak ve ondan baskasina hizmet etmemek konusunda YEHOVA'ya tahahhütte bulunduklarindan Milli, Mahalli ve Milletler arasi seçimlerde oy kullanmazlar fakat kendi dislarinda kalanlari istedikleri istikamette yönlendirerek oy kullandirirlar.
Görünüste hiç biri dünya isleri ile ugrasmadiklarindan siyasetle de ugrasmazlar. Kendilerini tamamen dine vermis Mümin'ler olduklarindan mütemadiyen ibadet ve vaaz'la mesguldürler. Böyle görüntü vermek kendileri açisindan bir gerekliliktir. Çünkü bu dünyanin büyük Kral'i IBLIS'te görünmezdir. Onlar için bu dünyanin dostu olmak YEHOVA'nin düsmani olmak anlamina gelir. Muafiyetleri konusuna biraz daha deginmekte fayda var.
YEHOVA SAHITLERI yürüttükleri vaizlik faaliyetlerinden dolayi her alanda bitaraftirlar ve bitaraflarin haklarini talep ederler.
Roma döneminde Arslanlara yem olarak atilanlar ve dögüstürülerek birbirlerine öldürttürülen ilk Hristiyan'lar da ilginçtir ama ayni talepte bulunmuslardi.
YEHOVA kamil ve yüksek kanunlarinda kendi hizmetçilerini daima Devlet'e hizmet etmek mecburiyetinden muaf tutan tedbirler temin etmistir.
Nitekim Israil Teokratik savas için ilk asker yoklamasini yapacagi zaman kahinleri ve din vaizlerini askerlikten muaf tutan bir yasa koydu. Israil'lilerin bu askeri yoklama kanun'unun bütün hususiyetlerine karsi gösterdikleri itaat yerindedir. Çünkü hükümetleri TEVRAT'ikti ve mükellefiyetlerle muafiyetler YEHOVA'nin emirlerine göre uygulaniyordu.
Hristiyan oldukarini iddia eden diger Milletler bu örnegi dikkate alarak din adamlarini askerlikten muaf tutmuslardir.
Bugün BIRLESMIS MILLETLER'in imtiyazli ve önder azalarindan biri olan Amerika Birlesik Devletleri YEHOVA SAHITLIGI'nin taninmis bir dini teskilat oldugunu, hizmetçilerinin Silahli Kuvvetler'de talim ve hizmet etmekten muaf tutulmasini kabul ettiklerini bütün dünya'ya
resmen ilan etmistir. Zaten Baskumandanlari YEHOVA da onlara cismani yani dünyevi bir harbe istirak etmek iznini vermez.( Ordularini kendileri kurar ve kendileri komuta ederler.).
Onlar yalniz YEHOVA ve ordusuna hizmet etmekle mükelleftirler.
Hususi temayül tasiyan bazi olusumlar keyfi kararlarla YEHOVA SAHITLERI'nin muafiyet statülerini redderler ancak bu reddedis onlarin statülerinde asla bir degisiklik yapmadigi gibi reddedenler bu sahsi uygulamalarindan dolayi yasalari ihlal etmis sayilip bir
takim bahaneler de icat edilip kaypak zeminlere oturtulan adalet anlayisinin gazabina ugratilirlar.
Naziler iktidara geldikten sonra SVASTIKA (Gamali Haç) Bayragina selam vermek hususundaki siyasi mecburiyet Almanya'nin bütün sakinlerine yükletilmisti. Ayni durum Demokratik memleketlerde de ( A B D dahil ) geçerliydi.
Bayraga selam vermek istemeyenler insan kitlelerinin vahsi gadrine ugradilar. Bayraga selamin mesru oldugu ve Anayasa aleyhinde olmadigi gerekçesi ile 3 haziran 1940 tarihinde A B D Yargitay'i tarafindan karar verilince bütün bu saldirilar had safhaya ulasti.
Aradan üç yil geçtikten sonra 14 haziran 1943 tarihinde Yargitay Secde hürriyeti lehine bu karari bozmustur.
Inançlari geregi hiç bir Millet'i ve hiç bir Devlet'i fark gözetmeksizin ayni kurallara tabi tutarlar çünkü bütün amelleri Mukaddes yazilara dayanmaktadir.
Bakin YEHOVA TEVRAT'ta hizmetçilerine nasil talimat veriyor:
TEVRAT ÇIKIS BÖLÜMÜ BAB 20 /1, 2, 3, 4, 5, 6 : Ve Allah bütün bu sözleri söyleyip dedi: Seni Misir diyarindan , esirlik evinden çikaran Allah'in YEHOVA ben im. Karsimda baska ilahlarin olmayacaktir. Kendin için oyma put, yukarida göklerde olanin yahut
asagida yerde olanin yahut yerin altinda sularda olanin hiç suretini yapmayacaksin; onlara egilmeyeceksin; Ve onlara ibadet etmeyeceksin; çünkü ben senin Allah'in Rab, benden nefret edenlerden babalarin günahini çoçuklar üzerinde üçüncü nesil üzerinde ve dördüncü nesil üzerinde arayan ve beni seven ve emirlerimi tutanlarin binlercesine inayet eden KISKANÇ bir Allah'im.
Okuyucularimdan bazilari mademki suretlere selam vermek YEHOVA tarafindan yasaklanmistir o halde Israil'in Bayragindaki Yildiz ne anlama geliyor? Diye sorabilirler ve haklidirlar. Hemen cevap vereyim: Israil'in Bayragindaki yildiz esasen yildiz degil ters çevrilerek biribirinin içine geçirilmis iki eskenar üçgendir. Üç rakkaminin ve üçgen'in Israil'lilerin inanç sistemlerinde çok önemli bir yeri vardir. MASON'lar konusuna geldigimizde üç rakkaminin ve üçgenin ne ifade ettigini yazacagim.
Degerli okuyucum, Bir Millet'in Bayraginin O, Millet'in Hürriyet'ini ve sahip oldugu topraklar üzerinde ki Egemenligini temsil ettigini hepimiz biliriz Iste bu yüzden her Millet kendi
Bayragina karsi sonsuz bir sevgi ve saygi gösterir. Bayraklar'a karsi hissedilenler sadece sevgi ve saygi ile sinirli kalmayip ayrica kutsallik da tasir.
Bayraga selam verme törenlerini ister Dini ister Milli bir davranis olarak kabul etsek bile bu törenler aslinda tamamen siyasidir. Ancak Bayraga veya Sancaga selam vermek bir suret'e selam vermek oldugundan YEHOVA SAHITLERI bu tür törenlere istirak etmezler. Bayraklar hem Hürriyet'in ve hem de Hakimiyet'in sembolü olduklarindan Milletler onlara verdikleri selamlarla kendi hürriyet ve hakimiyetlerini selamlamis olurlar.
YEHOVA SAHITLERI kurtulusu yani Hürriyet'i dünyevi hiç bir kuvvete atfetmezler; iste bunun içindir ki Hürriyet ve Hakimiyet'in sembolü YEHOVA'dir, asla ondan baskasi olamaz. O'nun hizmetçileri o'nun ordusunun askerleridir, o'nun Kralliginin Millet'idir ve onlar selamlarini ARMAGEDDON da YEHOVA'ya vereceklerdir.
1945 yilinda Japonya üzerine ikinci atom bombasi atildiktan sonra insanlar dünyanin sonuna dair bilgiler veren Mukaddes yazilarin ikazlari üzerinde düsünmeye basladilar ve "Milletlerin
tayin edilmis zamanlari doluncaya kadar YERUSALIM Milletler tarafindan çignenecektir" bilgisi onlari olaganüstü tedbirler almaya mecbur etti.
Insan Aden'de bas kaldirdigi andan itibaren YEHOVA bütün dünya üzerinde saltanat sürmüs degildir. YEHOVA yalniz bir kavme yani Israil ogullari'na rehberlik ediyor ve ona bakiyordu.
Bir gün bütün dünya'ya hakim olacak Hükümeti kurmak için bu kavmi canli bir Peygamberlik gölgesi olarak kullaniyordu. Babil esareti basladiktan yillar sonra YEHOVA Peygamberlik ile ilgili bir rüyetin görülmesine ve icra edilmesine zemin hazirladi.
Milletlerin zamanlari ve YEHOVA'nin Teokrasi'sinin ihyasina dair olan bu rüyet boyu göklere erisen bütün mahluklara gida ve barinak teskil eden bir agaç ihtiva ediyordu.
Peygamberlik rüyeti görmüs olan Nebukadnetsar'in sahsinda küçük çapta icra olunmaya basladi.
TEVRAT DANIEL BÖLÜMÜ BAB 1 ,2, 3 , 4 , 5 'e kadar Nebukadnetsar'in gördügü bu rüyet'ten bahseder.Nebukadnetzar peygamberlik ile ilgili olan bu rüyet'in DANIEL tarafindan
yorumlanmasindan sonra kendisini Peygamber zannetmeye basladi. Tam kendini övmek niyeti ile atip tutmaya basladigi sirada akli dengesinin yerinde olmadigi gerekçesi ile taht'tan indirildi.
Nebukadnetzar'i tipki bir hayvan gibi kirlarda ot yemege mahkum ettiler. Bu durum tam yedi yil sürdü. Yedi yil sonra eski haline iade edildi , Yarusalim'i kusatti, yahudileri öldürttü,Süleyman Mabedini yerle bir etti ve Mabet'teki bütün hazineyi Babil'e kendi
sarayina getirdi. Yahudilerin çogu yeryüzünün çesitli cografyalarina dagildilar.
Yahudiler'i isyanlarindan ve soygunlarindan ötürü kim cezalandirmis veya öldürmüsse o kisi tarihe deli yada zalim olarak geçmistir. Nebudkatnetsar olayinda " yedi vakit " yedi harfi sene teskil ediyordu ve o devre içinde Nebukadnetzar tahtindan mahrum
edilmisti.
Yedi sene 84 ay eder. Mukaddes yazilarda aylar 30'ar gün olduguna göre 84 ay 2520 güne karsilik gelir.
INCIL VAHIY BÖLÜMÜ BAB 12/ 6 , 14'te 1260 günden bahsedilmektedir ki bunlar " Vakit ve vakitler ve yarim vakit " olarak anlatilar. Yedi vakit 1260 günün iki kati yani 2520 gün
oluyor. YEHOVA : her gün bir yil yerine senin üzerine bunu koydum diyor.

TEVRAT HEZEKIEL BAB 4 / 4,5,6,7,8: Ve sen sol yanina yat,ve Israil evinin fesadini onun üzerine koy; onun üzerine yatacagin günlerin sayisina göre onlarin fesadini tasiyacaksin.
Ve ben onlarin fesadini yillarinin sayisini günler sayisi olarak senin üzerine koydum,üç yüz doksan gün; Israil evinin fesadini böyle tasiyacaksin. Ve bunlari bitirince yine sag yanina yatacaksin; Ve Yahuda evinin fesadini tasiyacaksin;kirk gün, her gün bir yil yerine, senin üzerine bunu koydum. Ve bazun sivanmis olarak ,çevresi sarilmis olan Yersalim'e yüzünü çevireceksin;ve ona karsi Peygamberlik edeceksin. Ve iste,sana baglar vuracagim, ve yaptigin kusatma günlerini bitirinceye kadar bir yanindan öbür yanina dönmeyeceksin.
YEHOVA'nin bu kuralini tatbik edcek olursak 2520 gün yerine 2520 sene elde etmis oluruz. Bu hesaba göre YEHOVA'nin tipik kavim Kralligi M.Ö 607 yilinin sonbaharinda bitiyor.
Milletlerin tayin edilmis zamanlarini o tarihten itibaren sayacak olursak 2520 yil bizi M. S 1914 yilinin sonbaharina götürür.
Bu tarih eski dünya için "sonun vaktinin " baslangicini ve dünya'yi idare edecek olan yeni Teokratik hükümet'in durumunu teskil eder.
Artik Seytan'in dünyasi mukavemet ile karsilasmadan faaliyette bulunamayacakti çünkü Milletlerin tayin edilmis zamanlari bitmisti.
Simdi Millet Millet'e , Ülke Ülke'ye karsi kalkacak, yer yer kitliklar olacakti. Kendi iradesi disinda olusmaya baslayan yeni düzenlerin muzafferane dogumuna fena halde kizan Seytan insanlar yeni tesis edilen Kralligin haberini almadan evvel hepsini yok etmeye azmetmisti.
Iste bundan dolayidir ki bütün Milletleri 1914- 1918 harbine sürükledi.
Bu çapta ve bu kadar kanli bir Harp tarih boyunca ilk defa gerçeklesiyordu. Milletler birinci Dünya Harbinden sonra henüz kendilerine gelememislerdi ki 1939 ikinci Dünya Harbine
sürüklendiler.
Ikinci Dünya Harbinde taraflarin hepsinin davasi yalniz basina Dünya'ya egemen olma tutkusuna yöneldi. Güçlü Milletler tek basina Dünya'ya sahip olmanin mücadelesini vermeye basladilar. Pek çok bakimdan ikinci Dünya Harbi birinci Dünya harbini geride
birakmistir.
Birinci Dünya Harbi sirasinda YEHOVA'nin Krallik vaaz'i durdurulmustu. Hitler zamaninda Naziler Yahudileri zulme ugrattilar, çoçuklar ebeveynlerinden uzaklastirildilar, sadik erkek ve kadinlar Temerküz kamplarina atildilar. YEHOVA'ya sadakatte direnenler
öldürüldüler.
Ayni sebepler ile A B D'de bir çok çoçuk umumi okullarda okumak hakkindan mahrum edildiler.Insan kitlelerinin vahsice gadrine ugradilar. Ancak YEHOVA yeryüzündeki toplanma çadirlarina hizmetçilerini topladi ve kendisi ile yapmis olduklari ahdi onlara
hatirlatti. Hiç süphe yok ki bu Dünya görünmezlerin tesiri altinda kivranmaktadir. Felaketler silsilesi'nin kasirgasi içinde oradan oraya sürüklenen insanlar canlarinin derdine düsüp aidiyetlerini ne zaman ve ne için kaybettiklerinin dahi bilincine varamadan kendilerini kati materyaliz'min kucaginda buldular.

Kökleri 11. ve 13. yüzyila uzanan Liberalizm hizlandirilmis programlar halinde ülkelerin rejimlerine uygun hale getirildi ve Küresel kalkinma adi altinda bütün Dünya ülkelerinin ekonomik programlarina monte edildi.
YEHOVA'nin SAHITLERI YEHOVA'nin tesis edilmis Kralligini bütün Millletlerin tamamina vazedecekleri vakte ulastilar ve görevlerini son hizla ifa etmeye basladilar. Itmam edilmis son ancak vaaz'i duymayan kalmayinca gelecektir.
Birinci Dünya harbi bittikten sora bu mevzuda Mecmua, Risale ve konferanslarla insanlara pek çok dil ve lehçe'de hitap ettiler. 700 milyon civarinda kitap ve brosür dagittilar.
Ikinci Dünya harbi bittikten sonra ikinci hizli programa geçtiler ve ortalama 175 Ülkeyi hizlandirilmis çalisma alanlari içine aldilar. On iki yil süren Nazi hakimiyeti sirasinda Fasist
Nazi tecavüzünden dolayi pek çok izdiraplar çektiler ve bir çoklari sehadetlerinin kanlari ile mühürlendiler. Bu arada zulüm yalniz Fasist Nazilerin isgali altindaki Avrupada
degil Japonya, Avustralya, Kanada'da da devam etmistir. ABD'de bile yüzlerce taarruz vakasi kaydedilmistir. Koministlerin idaresi altinda bulunan Devletler ve diger Totaliter memleketlerde bu olaya istirak ederek zulmü siddetlendirmislerdir.

Insanligin Tarihi sayisiz kavgalar,harp ve cinayetlerle doludur.
Her olusum muhakkak ki birden fazla sebebe dayanir. Bu sebeplerin tepe noktasinda oturan en güçlü sebep süphesiz ki parasal güç yani Ekonomidir. Para henüz icat edilmedigi dönemlerde her türlü alis veris takas usulüne göre yapiliyordu. Bundan dolayi insanlar hiç
olmazsa manevi alanlarda vicdan birligine gidebilecekleri ortamlari büsbütün kaybetmemislerdi.
Paranin icadindan sonra her türlü malin karsiligi olan para zamanla vicdanlarin da alinip satildigi bir güç haline geldi. Artik insanlar parasal sikintilari bütün hadiselerin sebeplerinden sadece biri olarak degil yegane sebebi olarak görüyorlardi. Hakikatta insanlik cehaletin en tipik örneklerinden biri olan bu at gözlügünü perde arkasindan idare edilen bir takim çirkin oyunlarin tuzagina düsürüldügü için takmistir. Materyal karsiliginda vicdanini satmakta
bir süre direnen Milletler bile sonunda kendilerine karsi uygulanan yasaklara ve cezalara dayanamayip pes etmislerdir. Materyalizmin agina düserek önce kanlarini daha sonra da cesetlerini kaptirmislardir. Hele içinde yasadigimiz son elli yildir olup bitenler insani tiksindirecek boyutlardadir. Bütün Dünya adeta bir insanlik mezbahi haline gelmis, kandan ve göz yasindan bogulan topraklardan ARS'a yükselen feryadin siddeti ARS'i sallamaya
baslamistir. Bu günkü hali ile insanoglu para için dua eden ve sadece paradan medet bekleyen bir putperest'tir.
Toplumlari kavram kargasalarinin içerisine sürükleyerek zihni bulanmalari gerçeklestirmeye soyunmus olan bir takim kimseler kendilerine "Toplum Mühendisligi" adi altinda bir de uydurma meslek icat edip ortalik yere çigirtkanlarini salarak Baris, Sevgi, Dostluk,Kardeslik, Hürriyet, Demokrasi, Esitlik,Hukuk'un üstünlügü gibi Insanlik tarihinde slogan olmaktan öteye geçememis masallari sabahtan aksama kadar vazettiriyorlar. Masal diyorum çünkü bu
kavramlarin mahiyetleri tamamen degistirilip kusa çevrildikten sonra Meclislerin gündemleri arasina getiriliyor kabulü ve reddi pazarliklarin tatmin edici boyutlarda olmasina dayaniyor. Daha 17. yüzyil'in ortalarina kadar sokaklarini umumi tuvalet olarak kullanan
ve Pazar yerlerinde, meydanlarda çengele takilmis insan etlerini gida maddesi olarak satan Barbarlar bu gün kalmis Dünya'ya Haktan Hukuktan,Hümaniz'min erdemlerinden bahsedip duruyorlar. Bu satirlari okurken benim insanlarin olumlu yönde degisebileceklerini kabul
etmeyecek kadar geri zihniyetli bir insan oldugumu düsünenleriniz çikacaktir.
Bana Bati medeniyetinde Hukuk, Sevgi, Baris, Dostluk,Pak Vicdan anlayisi kendi menfaatleri ile sinirli olmayan bir tek Ülke gösterin ben cehaletimi kabul edecegim.
Bugün bütün insanlik Afyon yutmus gibi bön bakislarla kendisine paket program olarak sunulan , satafatli ambalajlarin içine saklanmis ne kadar Seytani reçete varsa Nimet zannederek kabul ediyor ve yok edici Cehennem atesine dolu dizgin, topyekün gidiyor.
Bütün bunlar yasanirken sayilari az da olsa elbette felaketin farkinda olan ,beynini patlatircasina düsünüp çareler arayan insanlar da var. Ancak bu kisiler tesbitlerini ve tavsiyelerini ezkaza aralik bir kapi bulup anlatmak istediklerinde ya meczub ilan
ediliyorlar ya da Vatan haini. Biri akil hastahanelerinde çile doldururken öteki Mahkemelerde,
hapishanelerde süründürülüyor. Bu meseleler ile ilgili olarak insanlara sadece iki zit telkinde bulunanlar neyin dogru neyin yanlis olduguna da kendileri karar veriyor. Dogru ve ya yanlis
kabullerinin isnat noktalari da üzerinde buz pateni yapilan pistler'e Rahmet okutacak cinstendir. Eger yanilip da isnat noktalarini esistirmeye kalkacak olursan abes ile istigal etmis sayiliyorsun. Senin insan olarak ögrenmeye, bilmeye, ögretilenleri arastirmaya ve hatta düsünmeye ihtiyacin olamaz çünkü zaten bütün bunlari senin yerine yapan fedakar, cefakar,yürekleri insan sevgisi ile dolup tasan Toplum Mühendisleri var. Allah onlardan razi olsun demiyorum çünkü Allah ikiyüzlülügü,iftirayi ve zulmü sevmez.
Onlardan olsa olsa Seytan razi olur.
Kutsal kitaplara inanilsin veya inanilmasin ortada duran büyük bir gerçek var. Allah'in kurmus oldugu sistem ile çarpisan Seytan'in sistemi. Ama inancim açisindan sunu söyleyebilirim ki galip gelecek olan Alemlerin Rabbi ve onun askerleridir yoksa tek bir kavmin
Allah'i degil.

- TÜRKIYE'DEN MANZARALAR -
Müsbet ilim ile ortak olan noktalarimizdan biri de her seyin bir ilki oldugu gerçegidir. O halde üzerinde yasadigimiz Dünyada olup biten hadiselerin baslangiç noktalarina Arkeolog titizliginden daha hassas ölçülerde yaklasmaliyiz. Tarih ve yorumlarinin bütün
malzemelerini zamanda ve sartlarda karsilastirmali olarak degerlendirmeye çalisirsak tam dogruya erisemesek bile en azindan yaklasabiliriz. Zira Tarih eger kendisinden ibret alinarak
yararlanilacaksa kiymet ifade eder aksi takdirde bir yigin yazili kagit ve tas enkazindan baska bir degeri yoktur.
Olaylarin perde arkasindaki gerçeklerin farkinda olanlar bir takim menfaat alanlarini kaybetme endisesinden dogan ikiyüzlülügü bir kenara atip yeniden esref-i mahluk çizgisine yakin yollarda yürüyen insanlar olmadikça Dünya'nin selamete çikmasi da mümkün
olmayacaktir.
Insanlik kaderi konusunda ciddi ciddi düsünüp kesin bir karar vermek zorundadir. Toplumlar kendilerini degistirmedikçe kaderlerini de degistiremezler. Bu gerçek Allah'in degismeyen yasalarindandir. Kavram kargasasini desteklemek amaciyla farkli alanlarda
olusturulan sayilamayacak kadar çok sayida ucube silsile halinde ve isik hiziyla hayatimizin içinde cirit atiyor. Dünya'da oldugu gibi Vatan topraklarimizda da yasayan bu ucubeleri tenkit etmek söyle dursun Mühendisligini yapanlari tebrik edip Silt vermek,Cübbe giydirmek,Madalya takmak ve nihayet onlari Tarihe maletmek gayretiyle adlarina koca koca kitaplar yazmak için birbirleriyle yarisiyorlar.
Hani deveye boynun niye egri diye sormuslar da deve de boynundan baska bir yerine bakmayi akil edemeyen güruha nerem dogru ki cevabini vermis ya iste bizdeki sakalet'te bu cinsten. Ülkemizde orta ve alti gelir seviyelerine sahip olanlar geçen asrin en büyük
buluslarindan olan televizyon'un sihirli kutusunun karsisinda küçümsenemeyecek ölçüde zaman geçirmek mecburiyetini yasiyorlar.
Esasen mecburiyetler ya baska bir is ile mesgul olmamaktan ve ya baska bir is ile mesgul olmak istememekten kaynaklanirlar. Bu Millet eskiden masallari çoçuklara anlatirdi. Simdi Masal dinlemek için büyükler yarisiyor. Televizyonlarimizda ( bir kaç kanal hariç ) seyrettigimiz Haber programlarindan tutun da yarismalara,tartismalara, reklamlara, müzik ve eglence programlarina, çizgi filimlere,yerli ve yabanci dizilere ve nihayet sinema filimlerine kadar ne varsa al birini vur öbürüne cinsinden son derece kalitesiz ,abes ,hakikatlere karsi kulaklari sagir gözleri kör eden ve bütün bu saydiklarimdan dolayi insanlarimiza
enayiler yigini muamelesi yapan yayinlar yapilmaktadir.
Ana Haber Bültenleri Magazin agirlikli yayinlar yaparken Magazin programlarinda çaktirmadan güya baris ve kardesligin elçiligine soyunmus kisiler ya da gruplar bal gibi Türk'ün ne iman'ina, ne Tarih'ine ne de Milli degerlerine uzaktan yakindan benzemeyen baska
inançlarin,baska kültürlerin ve de baska Misyonlarin pompalanmasinin çigirtkanligini yapiyorlar.
Takim elbiseler giyinmis , agizlari tumturakli laflar yapan, ciddi surat ifadeleri takinmis bir takim zevat güya Dünya ve memleket meseleleri hakkinda Milletimizi aydinlatici bilgiler verip
yorumlar yapiyor.
Söylediklerini alt alta toplasaniz sarfettikleri her on kelimeden sekiz tanesi bildik sloganlardan olusuyor.
"BARIS, SEVGI, KARDESLIK, DOSTLUK, LIBERALIZM, KÜRESELLESME".
Son yillarda bu kavramlara Etik, Etnik,Kimlik ve yerden ot biter gibi hizla çogalan sera ürünü terör gruplarinin isimleri de eklendi. Söylesilerin konusu ne olursa olsun yönlendirilmis siyasal
kaygularin motiflerini tasimayanina hiç rastlamadim.
Bu arada eglence anlayisimiz da hayli degisti. En dramatik hadiseler üzerine bestelenmis ne kadar eser varsa göbek dansi esliginde icra olunuyor. Sabahtan aksama kadar öksürük sesine, kapi gicirtisina yedisinden tutun da ta yetmisine kadar kendilerine" dans
grubu "dedirten ve de sanki sirkte yangin çikmis da üstlerini degistirmeye firsat bulamadiklarindan olduklari gibi disariya firlamak zorunda kalmis kizli erkekli gruplar esliginde bütün Türkiye göbek atiyor.


YAŞAYAN ARMAGEDDON-2
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=528.0
----------
YAŞAYAN ARMAGEDDON-3
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=529.0
-----------
YAŞAYAN ARMAGEDDON-4
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=530.0
------------
DİN PERDESİNE BÜRÜNEN İŞBİRLİKÇİLER;ELIZABETH,QUEEN ELIZABETH VE ARMAGEDDON;TARİHİN SONU TEZİ ;ABD'DE Kİ REFORMCULAR,McCain-Feingold
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=338.0

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
İRAN İLE ARMAGEDDON SAVAŞINA
« Yanıtla #1 : Eylül 27, 2009, 06:50:37 ÖS »
İRAN İLE ARMAGEDDON SAVAŞINA
 
              Tevrat, Yeşaya 66;
              "Bedenleriniz körpe ot gibi tazelenecek. Herkes Rab' bin koruyucu elinin kullarının, gazabının ise düşmanlarının üzerinde olacağını bilecek. Çünkü O bütün insanlığı ateş ve kılıçla yargılayacak, pek çok kişiyi öldürecek. Bütün ulus ve dilleri bir araya getireceğim an geliyor. Gelip yüceliğimi görecekler, bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar."
              İncil, Vahiy 20;
              " Şeytan zindanından çözülecektir. Ve yerin dört köşesinden olan milletleri, Gog ve Magog' u saptırmak ve onları savaşmak için bir araya toplamak üzere çıkacaktır."
              İncil, Matta 24;
              " Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak, yer yer kıtlıklar , depremler olacak. Bütün bunlar doğum sancılarının başlangıcıdır. Göksel egemenliğin bir müjdesi tüm uluslara bildirileceği o zaman gelecektir."
              Ya da şöyle inanılıyor;
              " 2000 li yıllarda İsrail' de Megiddo Tepesinde büyük bir savaş çıkacaktır. Yahudiler ve Müslümanlar III. Dünya Savaşına tutuşacaklar. İsa gökten inecek ve Deccal'i  öldürecek. 1000 yıllık Yahudi saltanatı yaşanacak."
              Armageddon Savaşı ya da İyiler ve Kötülerin Kıyamet Savaşı!
 
              *
              Pittsburg' ta G-20 zirvesi sırasında İran' ın  Kum kentinde ikinci bir uranyum zenginleştirme tesisi olduğunun ortaya çıkması Batı' lı ülkelerin büyük tepkisine neden oldu.
              Obama, yeni gelişmeyi küresel çapta nükleer silahsızlandırma hareketine bir tehdit olarak tanımladı.
              Sorunun çözümü için diplomatik öncelikli yollar olmasına rağmen askeri seçeneğinde gözardı edilmemesi gereğini bildirdi.
              Nicolas Sarkozy ve Gordon Brown, tesisin yasal olmadığını açıkladılar.
              İran' ın tesis ile ilgili tüm bilgileri vermesini, Aralık ayına kadar da vazgeçmesi ültimatomu verdiler.
              İran' ı ağır yaptırım ile tehdit ettiler.
              İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman;  " Hiç vakit kaybetmeden, Tahran' ın bu çılgın rejimini devirmek için hep beraber çalışmalıyız" açıklamasında bulundu.
              Ahmedinejad tesisleri savundu.
              " Barışcıl amaçlı nükleer enerji programımız var, yasal ve teftişe açık" dedi.
              İlave etti; " Bize karşı bir saldırıdan endişe duyuyor değiliz. Her türlü saldırıya karşı savunma kapasitesine sahibiz."
 
              *
              Amerika, II Dünya Savaşı sonrasında çeşitli ülkelerin  reaktörleri için zenginleştirilmiş uranyum yakıtı sattı.
              Sonra baktı ki ihraç ettiği yakıtlarla 10 ton bomba yapılabilir.
              Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi  için kontrol edilmesi gereğine inandı.
              Ya Sovyetler Birliğinin dağılması sürecinde sistemden kaçırılan uranyum?
              Miktarı dahi bilinmiyor! Nereye, ne kadar?
              Mesela bilinen Türkiye yoluyla yapılan kırmızı cıva adıyla uranyum kaçakçılığıdır!
              Uluslar; Amerika önderliğinde Nükleer Silahların Yaygınlaşmasına Karşı Anlaşmayı-  Nuclear non-Proliferation Treaty ( NPT ) imzaladılar.
              Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu- International Atomic Energy Agency ( IAEA ) denetimi altında anlaşma sürdürülüyor.
              Yüksek oranlı zenginleştirilmiş uranyum yakıtları düşük oranlıya çevriliyor.
              Nükleer tehdit azaltılıyor!
 
              *
              İran' ı ilk kez Başkan Eisenhower  nükleer alt yapı için yüreklendirdi.
              Başkan Nixon, nükleer tesis öngördü.
              İran NPT anlaşmasının tarafıdır.
              Buna göre İran , IAEA denetiminde ve  sadece barışçıl amaçlara yönelik nükleer faaliyetlerde bulunabilir.
              O da ne?
              İran hiçbir bilgi vermeksizin I. Uranyum zenginleşme tesislerini Natanz' da kurmuştur bile.
              Üstelik yaptığı İslam Devrimi ile Amerika' dan uzaklaşmış ve İsrail' e ağır bir politika uygulamaktadır.
              Şimdi 11 Eylül saldırıları paranoyasıyla da İran, Amerika' nın Ulusal Güvenlik Belgesinde " Haydut Devlet " olarak yerini almış bulunuyor.
              Batı İran' a hiç güvenmiyor!
 
              *
              Türkiye elbette İran' ın nükleer silaha sahip olmaması stratejisindedir.
              Bu strateji;
              Birincisi; sorunlarını  büyük güçlerle  çözerek uygulayabilmek   politikası odaklıdır.
              Nitekim Türkiye,  Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında  Amerika ve İsrail ile ortaklaşıyor.
              Mesela geliştirilen şu projeye  yeşil ışık yakıyor.
              Buna göre Türkiye zehirlenmek riskini üstlenerek  "Zenginleştirilmiş Uranyum Üretim İstasyonu" ülkesi olacaktır.
              Tüm dünyanın uranyum yakıtı Türkiye' den sevk edilecek ve küresel nükleer kontrol sağlanacaktır!
              İran bu kapsamda olacaktır?
              Ya da biteviye nükleer silah yapımcısı İran' a karşı  ilk engeli oluşturmak üzere silahlanacaktır.
              İkinci politika; İran' ın  vereceği objektif güvencelerin dikkate alınmasına dayanıyor.
              Bu güvencelerin geliştirilmesine yönelik bir müştereklilik düşünülüyor.
              Avrasyacı, BRIC ülkeleri temelinde ve barışcıl rekabet ve gelişmeciliğe yönelik bir dünya düşleniyor.
              Atatürk' ün " Yurtta Barış, Cihanda Barış " ilkesi uyarınca...
 
              *
              Armageddon Savaşı  bir tevatürdür.
              Gerçek ; Ata' nın dediği!
A.Kılıçaslan Aytar

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ynt: YAŞAYAN ARMAGEDDON-1
« Yanıtla #2 : Aralık 16, 2009, 01:05:07 ÖÖ »
[1] ABD, Fransa ve İsrail; İran’ın nükleer tesislerini nükleer silahlarla yok etmekten başka tünellerde faaliyet gösterebilen robotlarla keşif ve tahrip etmeyi de kapsayan planlamaları yürürlüğe koymuştur.  İsrail ve ABD Özel Kuvvetlerine ait unsurlar muhtemelen Şubat 2010’dan itibaren İran içerisine ve hedef tesislere 10 km. yakınlıktaki mevzilerine sızmalarını tamamlayacaklardır.  
CONPLAN 8022 için bakınız.
http://www.globalresearch.ca/index.php?context=viewArticle&code=%20CH20060103&articleId=1714
Fransa nükleer silah kullanılmasından yanadır.
[1] Rusya Federasyonu;  Aralık ayı başında Afganistan’daki NATO operasyonlarının Pakistan’ı da kapsayacak şekilde genişletilmesini önermiştir.
[1] İsterseniz bu boş akıl sahiplerine “Ergenekon” artıkları diyebilirsiniz.
 
[1] Kaçakçılık ve Organize Suçlarla ilgili birimler başta olmak üzere uluslar arası anlaşmalarla kabul edilen her türlü sorumluluğun karşılığında emniyet, istihbarat birimleri daha üst bir organizasyon lehine bazı yetkilerini devretmektedir.
[1] PKK’ya karşı el altından Hizbullah veya Hizbut Tahrir gibi dinsel cemaat ve terör örgütlerinin desteklenmesi veya faaliyetlerine ses çıkarılmaması gibi.  Nitekim AKP hükümeti; Aralık 2009’da, Güneydoğu illerinde PKK eylemlerine karşı cemaatlerin ayaklanmasına, dinsel ve dinci terör örgütlerinin sembollerinin alenen kullanılmasına göz yummuştur. Türklerin yok edilmesi planı 20nci yüzyılın başından beri düşünülmektedir.
Bunun için bakınız:  
http://www.turkocagi.org.tr/modules.php?name=KitapTanitim&pa=showpage&pid=91
Paylaşım:
A.Kayan
-----------
DİN PERDESİNE BÜRÜNEN İŞBİRLİKÇİLER;ELIZABETH,QUEEN ELIZABETH VE ARMAGEDDON;TARİHİN SONU TEZİ;ABD'DE Kİ REFORMCULAR,McCain-Feingold
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=338.0
-----------
ARMEGEDON,APOPHIS,TUNGUSKA OLAYI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2015.0