İRAN İLE ARMAGEDDON SAVAŞINA
Tevrat, Yeşaya 66;
"Bedenleriniz körpe ot gibi tazelenecek. Herkes Rab' bin koruyucu elinin kullarının, gazabının ise düşmanlarının üzerinde olacağını bilecek. Çünkü O bütün insanlığı ateş ve kılıçla yargılayacak, pek çok kişiyi öldürecek. Bütün ulus ve dilleri bir araya getireceğim an geliyor. Gelip yüceliğimi görecekler, bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar."
İncil, Vahiy 20;
" Şeytan zindanından çözülecektir. Ve yerin dört köşesinden olan milletleri, Gog ve Magog' u saptırmak ve onları savaşmak için bir araya toplamak üzere çıkacaktır."
İncil, Matta 24;
" Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak, yer yer kıtlıklar , depremler olacak. Bütün bunlar doğum sancılarının başlangıcıdır. Göksel egemenliğin bir müjdesi tüm uluslara bildirileceği o zaman gelecektir."
Ya da şöyle inanılıyor;
" 2000 li yıllarda İsrail' de Megiddo Tepesinde büyük bir savaş çıkacaktır. Yahudiler ve Müslümanlar III. Dünya Savaşına tutuşacaklar. İsa gökten inecek ve Deccal'i öldürecek. 1000 yıllık Yahudi saltanatı yaşanacak."
Armageddon Savaşı ya da İyiler ve Kötülerin Kıyamet Savaşı!
*
Pittsburg' ta G-20 zirvesi sırasında İran' ın Kum kentinde ikinci bir uranyum zenginleştirme tesisi olduğunun ortaya çıkması Batı' lı ülkelerin büyük tepkisine neden oldu.
Obama, yeni gelişmeyi küresel çapta nükleer silahsızlandırma hareketine bir tehdit olarak tanımladı.
Sorunun çözümü için diplomatik öncelikli yollar olmasına rağmen askeri seçeneğinde gözardı edilmemesi gereğini bildirdi.
Nicolas Sarkozy ve Gordon Brown, tesisin yasal olmadığını açıkladılar.
İran' ın tesis ile ilgili tüm bilgileri vermesini, Aralık ayına kadar da vazgeçmesi ültimatomu verdiler.
İran' ı ağır yaptırım ile tehdit ettiler.
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman; " Hiç vakit kaybetmeden, Tahran' ın bu çılgın rejimini devirmek için hep beraber çalışmalıyız" açıklamasında bulundu.
Ahmedinejad tesisleri savundu.
" Barışcıl amaçlı nükleer enerji programımız var, yasal ve teftişe açık" dedi.
İlave etti; " Bize karşı bir saldırıdan endişe duyuyor değiliz. Her türlü saldırıya karşı savunma kapasitesine sahibiz."
*
Amerika, II Dünya Savaşı sonrasında çeşitli ülkelerin reaktörleri için zenginleştirilmiş uranyum yakıtı sattı.
Sonra baktı ki ihraç ettiği yakıtlarla 10 ton bomba yapılabilir.
Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi için kontrol edilmesi gereğine inandı.
Ya Sovyetler Birliğinin dağılması sürecinde sistemden kaçırılan uranyum?
Miktarı dahi bilinmiyor! Nereye, ne kadar?
Mesela bilinen Türkiye yoluyla yapılan kırmızı cıva adıyla uranyum kaçakçılığıdır!
Uluslar; Amerika önderliğinde Nükleer Silahların Yaygınlaşmasına Karşı Anlaşmayı- Nuclear non-Proliferation Treaty ( NPT ) imzaladılar.
Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu- International Atomic Energy Agency ( IAEA ) denetimi altında anlaşma sürdürülüyor.
Yüksek oranlı zenginleştirilmiş uranyum yakıtları düşük oranlıya çevriliyor.
Nükleer tehdit azaltılıyor!
*
İran' ı ilk kez Başkan Eisenhower nükleer alt yapı için yüreklendirdi.
Başkan Nixon, nükleer tesis öngördü.
İran NPT anlaşmasının tarafıdır.
Buna göre İran , IAEA denetiminde ve sadece barışçıl amaçlara yönelik nükleer faaliyetlerde bulunabilir.
O da ne?
İran hiçbir bilgi vermeksizin I. Uranyum zenginleşme tesislerini Natanz' da kurmuştur bile.
Üstelik yaptığı İslam Devrimi ile Amerika' dan uzaklaşmış ve İsrail' e ağır bir politika uygulamaktadır.
Şimdi 11 Eylül saldırıları paranoyasıyla da İran, Amerika' nın Ulusal Güvenlik Belgesinde " Haydut Devlet " olarak yerini almış bulunuyor.
Batı İran' a hiç güvenmiyor!
*
Türkiye elbette İran' ın nükleer silaha sahip olmaması stratejisindedir.
Bu strateji;
Birincisi; sorunlarını büyük güçlerle çözerek uygulayabilmek politikası odaklıdır.
Nitekim Türkiye, Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında Amerika ve İsrail ile ortaklaşıyor.
Mesela geliştirilen şu projeye yeşil ışık yakıyor.
Buna göre Türkiye zehirlenmek riskini üstlenerek "Zenginleştirilmiş Uranyum Üretim İstasyonu" ülkesi olacaktır.
Tüm dünyanın uranyum yakıtı Türkiye' den sevk edilecek ve küresel nükleer kontrol sağlanacaktır!
İran bu kapsamda olacaktır?
Ya da biteviye nükleer silah yapımcısı İran' a karşı ilk engeli oluşturmak üzere silahlanacaktır.
İkinci politika; İran' ın vereceği objektif güvencelerin dikkate alınmasına dayanıyor.
Bu güvencelerin geliştirilmesine yönelik bir müştereklilik düşünülüyor.
Avrasyacı, BRIC ülkeleri temelinde ve barışcıl rekabet ve gelişmeciliğe yönelik bir dünya düşleniyor.
Atatürk' ün " Yurtta Barış, Cihanda Barış " ilkesi uyarınca...
*
Armageddon Savaşı bir tevatürdür.
Gerçek ; Ata' nın dediği!
A.Kılıçaslan Aytar