Gönderen Konu: DAVOS'ta BALYOZ yokmuydu?  (Okunma sayısı 981 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
DAVOS'ta BALYOZ yokmuydu?
« : Ocak 30, 2009, 11:53:21 ÖS »
DAVOS'ta BALYOZ yokmuydu?

"Tıbbi Gerçek"
Beyindeki sinir hücreleri fazla hareketlendiğinde,kontrolsüz,gelişigüzel gibi görünen sinyaller verirler.Bu sinyallerin sonucunda garip duygular hissedilebilir,farklı hareketlerde bulunulabilir;hatta psişik anomaliler olabilir.Bu gibi olaylara genelde nöbet denir.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3334.0
----------
TAYYİP ERDOĞAN'A GÖNDERİLEN CFR PLANI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=355.0
------------
ABD kongresinde 13 Mart 2007 günü düzenlenen bir tören ile T.C. Başbakanı sayın Tayyip ERDOĞAN'a 2007 Rumi Barış ve Diyalog ödülü vermiş idi.
Bu ödül,"Türk Başbakanı adına" Washington Kardinali Theodore McCarrick tarafından AKP milletvekili Egemen BAĞIŞ'a takdim edilmiş idi.

Detaylar için bakınız.
ATATÜRK'E DECCAL DİYENLER
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=857.0
-----------
Beşer şaşardan izlenimler....
Milletimiz ne kadar unutkan olabiliyor?
O kadar çok ki,saymakla bitmez.

Bir örnek verelim,
Bir zamanlar pirim yapan Süleyman Demirel gibi şimdilerde de Tayyip bey pirim yapmaya başlamıştır.
İyi hoş yapsın da.....

Biz hatırlamaya bakalım.
Kürt Said bir zamanlar,"Atatürk Nur Risalelerinin tokadı sonucuölmüştür" diyordu.
DEMİREL ise "Said Nursi büyük alimdir.Büyük alim değildir diyenin alnını karışılarım" demiş hızını almayıp,Türk Millettin aklını,nur cu ların ise oyunu almak için,"Atatürk'ün kurduğu devlet, laik devlet değildir. İslam devletidir",demişti.

 1963 yılında ise İsmet İnönü,Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni tanınmaz hale nasıl getirdiğine dikkat çekmek için,"Böyledir bu işler,Peygamber edasıyla size dünyaları vaat ederler.İmzayı attınız mı ertesi gün gelmişlerdir...
Personeli gelmiştir, teçhizatı gelmiştir, üstleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök. Gitmezler. Sonra, ne bağımsız dış politika ne bağımsız iç politika...
" demekteydi.

Kamu oyunun ne kadar unutkan olduğunu da söyleyen yine İnönü'dür.

Şimdi unuttuklarımızdan bir kaç tazeleme yapalım.

ABD Yahudiler Konseyi,Tayyip beye Yahudi Cesaret Ödülü verdiğini hatırlıyormusunuz?

Arafat’ın iddialara göre öldürülmesinden sonra Abdullah Gül,"bunun(Arafat’ın ölümünün),Abbas’ın başkanlığının ve barış için büyük fırsat"diyebileceğini düşünürmüsünüz?
Öyle ise düşünün çünkü bunu aynen söylemiş idi.

Hafızalarımıza yeniden dönelim.
Erhan Göksel anlatımlarında şöyle diyor idi.
<<AKP iktidara geldiği gün GAP'a yatırımları durdurdu.Ancak 2008 Nisan'ında kapatma davası açılınca Mayıs ayından itibaren GAP'a 4,6 milyar dolar para aktarıldı.
Bu paranın sadece yüzde 90'ı bir İsrailli şirkete gitti.Bu şirket,GAP'ın bütün sulama ihalesini kazanmış şirket. Ancak ihale,AKP iktidarından önce,Demirel zamanında bu İsrailli şirkete verilmiş. 
Yahudi firması,İsrail'in en büyük firmalarından birisi.Firmanın ismi,Dankner Tavura.

Kapatma davasından sonra İsrail lobisini yanına çekmek isteyen iktidar,Tavura'ya hak ediş olarak,3,8 milyar YTL ödedi.Ana firma olan Tavura'nın yanı sıra diğer iş yapan İsrailli firmalara da 6 yıldır 1 lira dahi ödeme yapılmıyordu.>>

Tayyip beyin 1-2 Mayıs 2005 tarihleri arasında İsrail'i ziyareti sırasında dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile İsrail Başbakanı Ehud Olmert arasında Kudüs'te bir anlaşma imzalanmış idi.

Şu meşhur"Sanai ve Ar-ge Alanında İşbirliği" anlaşmasından bahsediyorum.
İçeriğinde ise,bilişim, lazer ve optik,mekatronik,gıda,tarım ürünleri ve tarımsal genetik,ileri malzeme teknolojileri,yenilenebilir enerji,nanoteknoloji,aero-dinamik ve uzay teknolojileri,biyoteknoloji ve sulama teknolojileri var.

Peki İsrail jetlerinin Konya'da eğitim almasını ve uçuş izni veren anlaşamadan ne haber?
23 Şubat 1996 tarihinde Çevik Bir imzalamış idi.
Tabii ki Erbakan,Çiller,Demirel,Yılmaz,vs.. dönemlerinde ki anlaşmaları da artık sizler hatırlayınız.

Peki Türkiye devleti İsrail ile anlaşma yapmamalımı dır?
Zaten kuruluşu 1945 olan BM'nin;hemen 3 yıl sonra (1948'de) ilanı için çaba sarf ettiği İsrail devletini ilk tanıyan ülkelerin başında(sanırım ki 2.si yiz)geliyoruz.

 O dönemden bu yana İsrail ile adeta ikiz devlet gibi davranmışız ve buna devam etmekteyiz.

Üstelik te İsrail'i düşman ilan edenler iktidara geldiklerinde yaptıkları hep aynı idi.
Yani İsrail ile mümkün olan en üst düzeyde ilişki ve stratejik ortaklık.

Bu yanlışmıdır derseniz;TC devletinin çıkarına olan her şey doğrudur elbet ki.
Ancak milletin zihnini karıştırıp,İsrail düşmanlığı üzerinden siyaset yapmak ne denli doğrudur?

Partilerin TBMM'de ki ateşli tartışmalarını hatırlıyormusunuz?
Tayyip bey o tartışmalarda ne diyordu?

"Ortada bir zulüm var.Biz zalimlerin yanında olamayız.İsrail şunu söylüyor.Başbakan duygusal konuşuyor diyor.Benim duygusallığım varsa Gazze'deki kardeşlerime karşı duygusallığım vardır.Biz kovulduğunuz zaman bu topraklarda sizi misafir eden Osmanlının torunları olarak konuşuyorum.

Ülkemde hala bu işten oy devşirmeye çalışanlar var.Geçmişlerine iyi baksınlar Acaba neler yaptılar?DSP MHP ANAP bu ülkeyi yönetmedi mi? <<İsrail ile ilişkileri kesin>> diyorlar siz niye kesmediniz?"


Gördüğünüz gibi hülle,tüm beyinlerin ortak ürünü,kabulü olmuştur.

Bu kadar hafıza tazelemek yetmez mi?

Peki bütün bunlar unutulacak mı?
Yani ülkemin başbakanına yapılanlar doğru mu yanlış mı tartışmasına dahi girmeye gerek duymuyorum.
Evet yapılan yanlıştır.

Sayın başbakanım doğru hareket etmiştir.
Zaten böyle hareket etmeseydi demediğimi de bırakmazdım elbet ki.

Ancak bu hareketin daha evvelden hesaplanamamış olması acaba sayın başbakanımı haklı mı çıkaracak?

Kendi deyimi ile bir kabile reisi olmayan bir insan nasıl our da böyle bir sonuca hazırlıksız yakalanabilir ki?
Hiç mi basını takip etmiyorsunuz ya da danışmanlarınız hiç mi birşeyden habersiz dir?
Şu uyarı size hiç bir şey ifade etmemişmiy di?

Prof.Dr.Nouriel Roubini,En riskli üç ülkeden birisiniz...
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=4510.msg7898#msg7898

İşte anlamaya çalıştığım budur.

Özetle,sayın başbakanım özel bir senaryo gereği mi bu şekilde gündeme geldi diye soru aklıma gelmeden edemiyor.
Zira en üstte belirttiğim başlıklara da bakacak olursanız,Tayyip beyin böyle bir davranış içerisine girmesinin bir kaç açıklamsı olabilir.

Eğer ki tedbirsiz,eğitimsiz,hazırlıksız bir kabile reisi değil ise soruyorum:

1-Yaklaşan seçimler için bir hamasi davranış mı gerekiyor idi?
2-BOP eş başkanlığı görevi bitmiştir de bunun sıkıntısını mı yaşanıyor?
3-Eş başkanlık görevi başka birine mi verilmiştir de bu denli öfkelenmiştir?
4-Elinizde yazılı bir metin olmayınca ne diyeceğinizi bilemeyecek kadar tarih bilginiz yok mu?
5-Öfke nin bir hitabet sanatı olduğunu dünyaya duyurmak mı istediniz?
6-Obama'nın Irak'tan (kademeli de olsa)çekilme kararı alması,Türkiye devletini yönetenleri sıkıntıya mı sokmuştur da yeni senaryolar uygulamaya konmaktadır.
Örnek:
a)Obama sizinle çalışmak istemediği için seçimleri kaybetme kabusunuzu ortadan kaldırabilmek için bir hamasi hareket mi gerekiyor idi?
b)Ya da İsrail yönetimi ile anlaştınız ancak,bu davranışınızdan sonra bunu isbat edebilseler dahi artık çok geç olabilecek bir davranış mı gerekiyor idi?
Bu anlaşma var ise neler olabilir,içeriği çok mu can alıcı dır ki bundan sonra kimse bu tür bir delile dahi inanamz hale getirilmiştir?Amaç bunu idi?
c)Yeni dünya düzeninde,değişen dengelerdeki yeni görevler kimler tarfından ve ne şekilde tesbit edilmiştir?Bu konuda çok gizli bilgiler aldınız da bunun sıkıntısını mı yaşıyorsunuz?

Eğer ki tüm bunlar benim bir hayal ürünüm ise yakında beklediğim ilk davranış şu olmalıdır.

1-İsrail ile yapılmış olan tüm anlaşmaların Filistin'den tamamen çıkmadığı takdir de iptal edileceğini açıklamalısınız.
2-İsrail neden olduğu yıkımı tazmin edecğini açıklamdıkça Koya'da ki jetlerin bir daha o semalarda dolaşamayacağını açıklamanız gerkir.
3-Sizden özür dilemediğini açıklayanlara sizin de bu yanlışlığın altında kalmayacak bir kabile reisi olduğunuzu isbat etmeniz gerkmektedir.
4-Davos'a bir daha gelmem dediğinizi tüm milletimiz anlamıştır.Söz vermek tutmayı gerektirir.
5-IMF ile çok zor şartlarda yapacağınız/yapmayacağınız anlaşmanın bu teraneler içerisinde oldu bittiye gelmeyeceğini net olarak anlatmanız gerekmektedir.

Aksi halde bu davranışlarınızın altında hem siz,hem milletimiz kalacaktır.
Bunu zaman gösterecektir.
Ben bu günü tarihe not olarak düşüyorum.

Yaptığınız davranışın yanlış olduğunu söylemedim ve söylemiyorum.
Söylemek istediğim tek kelime ile şu dur.

Eğer ki bu davranışınızın arkasında durmaz,davranışlarınızla destek olmaz iseniz tarih bu günleri sizden soracaktır.
Eğer ki bu sözlerinizin arkasında duracaksanız ben de sizinle beraber davranışlarınızın devamı için sonuna kadar destekçiniz olacağım.

Şu anda tarih yaptığınızı unutmayın.
Tarihi yazanların,tarihi yaratanlara saygı duymasını istiyorsanız,bunu milat olarak kabul etmemizi istiyorsanız sonuna kadar sözlerinizin arkasında durunuz.

Aksi halde yukarıdakileri izaha çalışan beşer şaşar haklı çıkmaktan bıkmıştır.
Sizi kurtaracak,milletin makuz talihini yenecek şey yeni bir balyoz değil,milletin azim ve kararıdır.
Bu karar için de sözlerinizin arkasında olmanız şarttır.
Kesinlikle ve üzüntü ile iddia ediyorum ki bu beşer şaşar yine haklı çıkacaktır.
Saygı ile....
Ahmet Dursun
***********
Bazı kaynaklar.
İslam ve Kur'an dahil,laiklik anlayışı bile kapitalist kültüre göre yorumlanmaktadır.

Bir istihbaratçı olan George Orwellin 1984 isimli kitabında belirtildiği üzere, medyayı kontrol eden beyinleri kontrol eder. Beyinleri kontrol eden ise, toplumları kontrol eder demektedir.
----
Çevir Bir'den Haremlik-Selamlık Tesis...
Tamamı için bakınız.
1 MAYIS'TA CIA,GÜLEN PARMAĞI VE AĞALARIN SAVAŞI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=821.0
-------------
Batı’nın İslam karşıtı stratejileri ve Huntington vakıası.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2380.0
---------------
MEDENİYETLER ÇATIŞMASI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/din-medeniyetler-catismasi_1617384.html
----------
36'ncı ve 40'ncı paralelin bir geçiş ve savaşlar dilimi olduğunu, egemen ülkelerin 40'ıncı paralelin kuzeyinde yer aldığını söyleyen bu ırkçı teorisyenlerin tezileri acaba şimdilerde haklılığını koruyor mu dersiniz?
HAZRETİ BUSH'UN OVAL OFİSTEKİ TOKADI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=311.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Davos'da İran'ı Yalnızlaştırma Operasyonu
« Yanıtla #1 : Ocak 31, 2009, 12:07:50 ÖÖ »
Mahiye Morgül
 
                   Davos'da İran'ı Yalnızlaştırma Operasyonu
 
Dünyanın gündemini değiştiren bir tiyatro oyununu dün akşam (29 Ocak 2009) hep birlikte AKP'nin özel kanalı gibi kullandığı TRT 2'den naklen izledik. Panel şeklinde bir oyundu. Adı;  "Gazze Ortadoğu için model."
Davos'ta oynanan bu oyunda, başrolde Şimon Perez vardı, ama oyun içinde R.T.Erdoğan ondan rol kaptı!
Oyunun kötü bir yöneticisi vardı, ama o da onun rolüydü; dakika tutmayı bilmiyor, konuşmacının omuzuna vurarak sözünü kesiyor, ikinci tur yaptırmıyor, soru sordurmuyor, vb. Perez'in rolü ise Erdoğan'ı kızdırmaktı...
Koca kurt Perez bilmez miydi bu kadar saldırmanın karşı tarafı haklı durumda bırakacağını ve sonra da "özür" dilemenin karşı tarafı tamamen haklı çıkaracağını?
Başbakan Erdoğan, Davos'un kapanış toplantısına kalmayıp o gece o anda İstanbul'a dönmeye karar verdi ve az sonra  TRT 2Atatürk havalimanından canlı yayına geçti.
 Saat 24.00 de Atatürk Havalimanına ilkin ortaokul çocukları (belli ki yurt öğrencileri) ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla görünmeye başladı. Kalabalık büyüdükçe yaş grubu da büyüdü, bayraklar o anda dağıtılıyordu. Biraz sonra özel basılmış pankartlar görünmeye başladı.
Üç tane söz vardı, bütün pankartlarda aynısı yazıyordu. Sanki daha önce hepsi bir elden hazırlanmış gibi.
"Hoş Geldin DÜNYA LİDERİ" (Büyütülmüş harflerine dikkat ediniz)
"Dünya başbakan görsün"
"Davos Fatihi"
Perez'e veya İsrail'e karşı yazılmış olan bir tane bile pankart yoktu.  Ne ilginçtir, aniden dünyanın başbakanı oluvermişti R.T.Erdoğan.
Başbakan basına açıklama yaptı, Davos'tan ayrılırken Perez ondan özür dilemiş ve "Türkiye'deki yatırımlarımız devam edecek" demiş. Yani, borsalara da mesaj verildi; "Telaş etmeyin, sorun yok!"
Bugün saat 14.00 de metro açılışını yapacağını duyurdu orada. Demek ki Davos'tan önce bunu biliyordu başbakan.  Davos'tan bir gün önce ayrılmış olmasaydı bu açılışa nasıl katılacaktı, çok tuhaf!
Bu olay bana birkaç gün önce yine TRT 2'de konuşan Amerikalı gazetecileri, şöyle bir şey diyorlardı: "İran'ın Hamas'a silah desteği verdiği biliniyor. İran'ın Müslüman ülkeler üzerinde önemli itibarı var. Bu itibarın kaldırılması gerekir. Bize Türkiye gibi her tarafla eşit ilişkisi olan ılımlı Müslüman bir ülke lazım…"
Gecenin 24.00'de, başbakanın Davos'u terk edeceğini önceden biliyorlarmış gibi hazır bekleyen, TRT muhabirleri tüm dünyadan canlı yayına alındı. Mesajlar heyecanlıydı Arapların gururu okşanmıştı.  Türk vatandaşı olmak isteyen doktorlar bile vardı. "Türkiye bizim ikinci vatanımız. Bize böyle lider lazım" diyorlardı.
TRT 2'nin canlı yayın konukları da nasıl olmuşsa gecenin o saatinde telefonla bağlanmamış, stüdyoda hazır bekliyorlardı. İçlerinden Can Baydaroğlu bir önemli analiz yaptı, Davos krizinin(!) sonuçlarını üç cümlede özetledi:
1-"Herkes artık bilecek ki Türkiye'siz barış yok."
2-"Erdoğan iç politikada güven tazeledi."
3-"Arap liderlerin hepsinin önüne geçti. Çavez bile Erdoğan'ı kıskanacak."
Bu analizden sonra gülerek şunu ekledi:
"Perez öyle bir pozisyona getirdi ki, ona müstehak oldu. Bu kriz buraya kadar getirilmeyebilirdi. Toplantıdan önce metinler görülür, kimin ne konuşacağı bilinirdi. Bu hale niçin getirildi? Niyet bu idiyse çok iyi başarıldı. Artık Arap dünyasının bütün liderlikleri sallanmaya başladı."
Bravo Can Baydaroğlu'na. Ama bunu ti'ye alarak söyledi, vurgulamadı. TRT 2'de başka türlü de söyleyemezdi.
Anladım ki hep beraber bir oyun izlettirildik.
Eğer bu bir oyun olmasaydı, başbakan Erdoğan'ın bu kadar esip gürleyebilmesi için Türk Silahlı Kuvvetlerini arkasına almış olması gerekirdi. Hem Türk Ordusunu çetecilikle suçlayacaksın, Ergenekon operasyonlarının savcısı olacaksın,  Türk ordusunu gözden düşürme operasyonları yapacaksın, hem de İsrail'e kafa tutacaksın!
Bu kovboy kurnazlığını ben yutmadım.  Eğer bu bir oyun olmasaydı,  değil İstanbul'a inecek uçağın kapısı, arabasının kapısı bile açılmazdı.
Yavrum Gazze, canım Filistin, sevgili Arap, Kürt, Türk, Fars kardeşlerim, biricik yurdum Türkiye'm, yani Ortadoğu'm, size daha çoook gözyaşı dökeceğim!
Çünkü bu gece, postmodern Davos darbesiyle, herkesin gözü önünde, tıpkı 11 Eylül filmini ekranda izler gibi, BOP eşbaşkanı RTE, Arap ülkelerinin liderliğine getirildi; artık  "Ortadoğu'nun her yeri Gazze"!
30.1.2009
 
Böylece: Hamas'a İran gibi silah vermeyecek,sadece sözle destekleyecek ılımlı müslüman lider yaratıldı...

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Vatandaş kömürleri iade ediyor!!
« Yanıtla #2 : Ocak 31, 2009, 01:01:08 ÖS »

Vatandaş kömürleri iadeederken!!
http://ahmetdursun374.blogcu.com/bizzat-davos-ta-balyoz-yokmuydu_34986481.html
*************
Cumhuriyet tarihi A.Menderes'ten sonra böyle bir takiyyeci daha görmemişti.

Şimdi görüyor , ve sadece gülüyor ağlanacak haline,
Ancak emine gerçeği bildiğinden kocasının dramatik takiyyelerine eskortluk yapıyor medya aracılığı ile.
Irakta abd tarafındak hunharca soykırıma uğratılan 1.5 milyon Irak lı müslümanları aklının ucuna getirmeyen rte,
barzani,talabani ve zebari puştlarına saygıda kusur etmezken,simon a kükrüyor neden?
Filistin de öldürülenler insan da ırakta katledilen 1.5 milyon ağaç kökü müydü?
Ne abd deki FTÖ terör örgütü lideri fetulah ne de rte gıklarını çıkarmadılar .
E EEE şimdi ?
Seçim dayandı kapıya,
MART KAPIDAN BAKTIRIR, TÜRKİYEYİ YAKTIRIR.
Misali seçim kazanma adına vur simona vur. Madem vurdun sayın başbakan neden gereğini yapmadın ?
Davosta simonu aşağılayarak paneli terk etmek benim gibi cühelanın işidir.Mesele terk etmek değil,terk ettirmektir.
Madem bi hatadır yaptın nöbetin geldi kaçtın. Neden gereğini yapmadın ?
Gereğinin ne olduğunu siz biz den elbette daha iyi bilirsiniz.
1. Bozuk heronları alma.
2. Askeri anlaşmaları askıya al.
3. İsrail ürünlerinin tamamına giriş çıkış yasağı uygula.
4. Aldığın madalyaları iade et.
5. Ofer dostuna verdiğin ihalesiz % 14 ü geri al.
6. İsrail büyükelçisini kov.
7. Meşali Türkiyeye çağır.
8.Hemen İrana turistik de olsa gezi düzenle.
9.Barzanların tüm mallarına el koy.
 .....
Ben derim ,ben cühelayım başbakanım. Madem adamı anasından doğduğuna pişman ettim iyice ederim ki,
bi daha belini doğrultup ardıma geçemesin.Böyle bırakırsanız sayın başbakan, ardımızdaki gölgelere bile birer koruma tutmamız gerekebilir. Ben söylerim ben cühela bir halkım sayın başbakan.
BEYTEPE

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
'Van(One) minut(minute)!' yoksa planlı mıydı?
« Yanıtla #3 : Şubat 04, 2009, 12:19:05 ÖS »
Bandı geri sarınca!

Bakkal dükkanı işletmiyoruz.RTE
Tayyip Erdogandan Israile Osmanli torunlariyiz

--------

Erdoğan'ın Davos çıkışını planlı bulan Milliyet yazarı Can Dündar, oturumdaki süre dağılımının adaletsiz olmadığını fakat 1 saatin yetersiz olduğunu yazdı. Eş zamanlı çeviride de Erdoğan'ın bazı sözlerinin atlandığını belirten Dündar, program yöneten bir kişini gözüyle Davos'u yorumladı:

Davos bandını yeniden izleyince...

Televizyonda tartışma programı yöneten biri olarak, farklı görüşten konuklara adil davranma zorunluluğunu ve ateşli bir tartışmada eşit süre ilkesine sadık kalmanın zorluğunu iyi biliyorum.

Bu gözle, Gazze oturumunu Davos'un resmi sitesinden bir kez daha, dikkatle izledim. (http://gaia.world-television.com/wef/worldeconomicforum_annualmeeting2009/default.aspx?sn=7017&lang=en)

Gözlemlerimi aktarayım:

Planlı bir çıkıştı
1) Paneli Türkiye istemiş. Erdoğan'ın hem dünyaya hem de "içeriye" yönelik bir çıkışı önceden planladığı anlaşılıyor.

2) Oturumu, Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Schwab'ın yönetmesi planlanmış. İki gün önce Ignatius adı ortaya çıkmış. Türkiye itiraz etmiş, ama üstelememiş. Erdoğan'ın ilk hatası, hakkaniyetinden emin olmadığı bir moderatörle yola çıkması...

3) İkinci hata; süre... Böyle netameli bir konu ve önemli konuklar için 1 saat, çok az...

4) Genelde âdet, konukları ilk turda kısa konuşturmak, ikinci turda birbirlerini yanıtlamaları için yeniden söz vermektir. Moderatör öyle yapmadı; ilk turda uzun konuşmalarına fırsat verdi; tartışmaya zaman bırakmadı.

Süre hesabı yanlış
5) Erdoğan, moderatörü haşlarken "Peres 25 dakika konuştu, ben 12 dakika konuştum" demişti.

Kronometreyle ölçtüm. Durum şu:
Ban Ki-moon 7 dakika 20 saniye konuşmuş.
Erdoğan 16 dakika konuşmuş.
Amr Musa 12 dakika 45 saniye konuşmuş.
Peres 21 dakika konuşmuş.
Yani Erdoğan kendi konuşma süresini olduğundan 4 dakika az, Peres'inkini ise olduğundan 4 dakika çok söylüyor.


8 tane "One minute"
6) Peres'in kendisini eleştiren diğer 3 konuşmacıya birden cevap vermeye çalıştığı düşünülürse bu süre adil sayılır.

7) Oturum tam 1 saatte tamamlanıyor. Moderatör, "Bu tartışma gece boyu sürebilir" diyerek kapatırken, Erdoğan söz isteyince, koluna dokunarak (evet, ilk o dokunuyor) engellemeye çalışıyor. Bunun üzerine Erdoğan da onun kolunu tutarak "one minute"lere başlıyor. Ve 8 kez (saydım; tam sekiz kez) "Bir dakika" diyerek söz istiyor.

8) Ama "1 dakika"da kalmıyor. 1.5 dakika konuşup önündeki kâğıtları açınca, moderatör "Süremiz doldu" diye uyarıyor. "Sözümü kesmeyin" diyor
Erdoğan ve 2 dakikayı buluyor. Ignatius'un eli o zaman omuza konuyor. Erdoğan bu kez ona patlıyor. Ve 3 dakika sonunda duruyor.

Tercümedeki eksik

9) Gelelim asıl sürprize:
Bandı İngilizce izleyince simültane tercümanın belki telaştan, belki diplomatik bir skandala engel olmak için bazı sert sözleri atladığı ya da dozunu düşürdüğü anlaşılıyor.
Mesela Erdoğan Peres'e, "Sesin yüksek çıkıyor. Sesinin çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisiyledir" diyor.

Çeviri şöyle:
"Çok güçlü bir sesiniz var. Belki de kendinizi biraz suçlu hissettiğinizden sesiniz güçlü çıkıyor."
Erdoğan'ın "Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz" sözü tercüme edilmemiş.
"Benim için Davos bitmiştir" sözü de...

Dolayısıyla,Peres ve Türkçe bilmeyen dünya,Erdoğan'ın diklenişini bizimle aynı dozda hissetmemiş.

10) Son bir gözlem:
Erdoğan paneli terk ederken Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa onu ayakta tebrik ediyor, sonra da peşinden gitmeye teşebbüs ediyor. Tam gidecekken BM Genel Sekreteri'nin "Gel otur" işaretiyle koltuğuna dönüyor.

Futboldaki gibi, bazı pozisyonlarda kimin kime faul yaptığı, hakemin nerede şaştığı, bandı başa sarıp yeniden izleyince daha iyi anlaşılıyor.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Erdoğan:"Yahudiler'e birşey yapmayı düşünen,karşısında beni bulur"dedi.


Başbakan Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşananlar ve Ortadoğu gündemiyle ilgili olarak Newsweek Dergisi’ne bir röportaj verdi. ABD’de yaşayan Yahudilerin Gazze konusundaki çıkışlarından çok rahatsız olduğu hatırlatılınca Erdoğan şunları söyledi: “Ben de onlardan çok rahatsızım. En başta benim ülkemdeki Yahudilere bakarsak..."
Başbakan Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşananlar ve Ortadoğu gündemiyle ilgili olarak Newsweek Dergisi’ne bir röportaj verdi. ABD’de yaşayan Yahudilerin Gazze konusundaki çıkışlarından çok rahatsız olduğu hatırlatılınca Erdoğan şunları söyledi:

“Ben de onlardan çok rahatsızım. En başta benim ülkemdeki Yahudilere bakarsak, benim Yahudilere karşı tutumumun şahitleri onlar. Her zaman antisemitizmin insanlığa karşı suç olduğunu belirttim. Benim mevcut İsrail Hükümeti’nden duyduğum rahatsızlık, onların bize haksız davranmasından.”

Başbakan Erdoğan, Türkiye’de son zamanlarda Yahudi düşmanlığı işaretlerinin görüldüğünün iddia edilmesi üzerine de “Onlar ferdi, münferit teşebbüsler” karşılığını verdi. Başbakan; “Konuşmalarımda, Türkiye’de Yahudilere karşı bir şey yapmayı düşünen herhangi birisinin karşılarında beni bulacağını çok açıkça söyledim” dedi.

Salı günkü parti toplantısında da bu konuya değinen Erdoğan, “Bizim iktidarımızda Yahudi düşmanlığı olmaz. Her birey Anayasa ve yasalar karşısında aynı haklara sahip ve TC vatandaşıdır” dedi.

Gül: “Ben neysem Musevi vatandaşlarımız da o”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Türkiye’deki Musevi vatandaşlara yönelik bir haksızlığın asla yapılamayacağını dile getirdi. Gül, “Türkiye’deki Musevi vatandaşlarımız,  sen ben neysek onlar da odur. Bu ülkede T.C. vatandaşı olan insanların hepsinin hakkı hukuku birbirine eşittir. Onlara karşı bir tavır söz konusu olamaz” dedi.

Muhalefetten Davos yorumu
Parti toplantısında Davos’da yaşananlarla ilgili yorum yapan CHP Lideri Baykal “Türkiye’de zaten var olan İsrail ve Yahudi karşıtlığının körüklenmesi doğru ve insani değildir. Uluslararası ilişkiler açısından önemli sıkıntılar yaratır” dedi. Deniz Baykal, Davos’ta yaşanan olayın iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini ifade etti.
http://www.salom.com.tr/news/detail/10701-Erdogan-Yahudilere-birsey-yapmayi-dusunen-karsisinda-beni-bulur.aspx
***********
Roni Margulies:"Küfür etmek istiyorum"
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=1&ArsivAnaID=49641&ArsivSayfaNo=3
-------------------
SORU:
Anti-Semitizm (Antisemitizm) ile Anti-Siyonizm (Antisiyonizm) arasında ne fark vardır açıklamak isteyen var mı?
Katılmak isteyen olursa yanıtını birlikte verelim....
A.Dursun
**********
Küreselleşen Anti-Semitizm ve Türkiye (18.10.2005)
http://www.birikimdergisi.com/birikim/makale.aspx?mid=62
*************
Anti-Siyonizm vs. Anti-Semitizm
Rashid Khalidi ve Şehirli Elitler
http://www.ortanindogusu.com/search/label/antisiyonizm
**************
(Bkz. Rahşan Ecevit, "İsrailliler GAP topraklarının çoğunu Yahudi kökenli Türkler yoluyla ele geçirmişlerdir" iddiasını ileri sürdü !)
http://kehaberler.blogspot.com/2006/06/rahan-ecevit-israilliler-gap.html
-------------
 İsrail'in İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Moşe Kanhi, Rahşan Ecevit'e, sanılanın aksine GAP topraklarının Araplar tarafından satın alındığını belirten üç sayfalık bir rapor da iletti - Milliyet, Utku Çakırözer 15 Haziran 2006
http://www.milliyet.com.tr/2006/06/15/siyaset/asiy.html

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Haaretz,Türkiye'nin ilişkileri çelişki yumağı dedi.
« Yanıtla #5 : Şubat 06, 2009, 01:59:05 ÖÖ »
Cok sert Erdogan analizi
Israil'in buyuk gazetelerinden Haaretz, bir analizde Basbakan Erdogan'a agir elestirilere yer verdi.

ANKA
Analizde "Erdogan'in iki yuzlulugu, Israil-Turkiye baglarina zarar vermez" ifadesini kullanirken Turkiye'nin politikasinin bir "celiskiler yumagi" oldugunu da one surdu. Gazete, ayrica Basbakan Erdogan icin "Israil liderlerine ilk defa bagirmiyor. Bir bucuk yil oncesi kadar Ankara'da misafir ettigi Simon Peres'e bagirmisti. Ve
bundan once eski Basbakan Ariel Saron icin `terorist' demisti" diye yazdi.

Haaretz, "Erdogan'in iki yuzlulugu, Israil-Turkiye baglarina zarar vermez" basligi ile yayinladigi genis analizine Basbakan Erdogan'in Davos'ta panelindeki tavrina yonelik elestirileri ile baslarken
Erdogan'in "sinirlerine hakim olmadigi" yonundeki iddialarina vurgu yapti. "Turkiye'ye gelen her diplomat, eger Erdogan ile gorusecekse,hakkinda brifing verildigi kararterinin bir ozelligi var, buda basbakanin kolayca sinirlenmesidir" diye yazdi.

Gazete soyle devam etti:
"Erdogan, Israil liderlerine ilk kez bagirmiyor. Bir bucuk yil oncesine kadar Ankara'da misafir ettigi Simon Peres'e bagirmisti ve bundan once eski Basbakan Ariel Saron icin `terorist' demis ve Turkiye ile Israil arasinda Turk tanklarinin modernizasyonunu ongoren anlasmayi `rezalet' olarak nitelendirmisti.

"Bizi tek teselli edecek olgu ise, en yakin danismanlarinin da onun fircalarina da maruz kaliyor olmasi."

-"ERDOGAN'IN UNUTTUKLARI"-
Haaretz, Erdogan'in "unuttuklari"na da yer verdigi analizinde "Turkiye'nin 1990 yillarinda Guneydogu'daki "3 bin 500 kadar Kürt köyünü yiktigi"ni iddia ederken, Kuzey Irak'taki Kurt Yonetimi'nin ust duzey bir yetkilisinin Turkiye'nin sinir otesi operasyonlar icin "Gazze benzetmesi"ni yaptigini da belirtti.

Turk kaynaklarina dayanarak Kuzey Irak'taki PKK egitim kamplarinin yerlerine iliskin istihbaratin, Turkiye'nin Israil'den aldigi ve almayi surdurdugu hava araclari ile elde edildigini yazan gazete,"Israil, Ermeni katliami konusunda gibi, Kurt koyleri yok edildiginde sessiz kaldi. Turkiye ile olusturulan iliski daha onemli idi" diye yazdi.

"Israil'in Turkiye'ye ne kadar ihtiyaci varsa, Turkiye'nin Israil'e o kadar ihtiyaci var" diyen gazete, "Bu sadece Israil Hava Kuvvetlerinin egitimi, silah anlasmalari, gelisen turizm, Turkiye'nin Israil ile Suriye arasindaki arabuluculugu degil. Iki ulke arasinda essiz bir stratejik ittifaki gelisti ve bu ittifak artik, iki ulkede belirli bir
donemde gorev yapan hukumetler veya basbakanlarin ozelliklerine o kadar bagli degildir" gorusunu dile getirdi.

-"TURK POLITIKASI BIR CELISKILER YUMAGI"-
Haaretz, Turkiye'nin halen, ordu tarafindan "koktendinci bir tehlike"olarak degerlendirilen "dini bir parti" tarafindan yonetildigine,ancak Iran ile ticari baglari, Hamas ve Hizbullah ile "iyi iliskileri"olan partinin "Silah tasiyan Iran ucaklarinin Turkiye uzerinden Suriye'ye tasimasini onledigini, bakanlarinin da sik sik Israil'i
ziyaret ettigi"ne dikkat cekti.

ABD ve NATO uyesi olan Turkiye'nin Irak savasi doneminde Amerikan askerlerinin ulkeyi topraklarini kullanmasina izin vermedigine de isaret edildigi analizde soyle devam edildi:
"Acik ki Turk politikasi bir celiskiler yumagi. Anayasa, ulkenin laiklik niteliginin korunmasi icin orduya yetki verirken, 70 milyon kadar vatandasin yuzde 40'indan fazla, dini bir parti icin oy kullanirken, ve 1 milyon insan Erdogan ve turbana karsi gosteri yaptiginda Filistinli Muslumanlarin Gazze'de olduruldugunu gordukten
sonra milyonlarca insan da sokaga dokulurken, siyasi ve diplomatik zikzaklar konusunda yakinmak zorlasiyor.

"Israil, Turkiye'nin goz onunde tuttugu bircok unsur arasinda onemli bir faktor ancak sadece bir faktor. Turkiye'nin AB uyeligi hedefinin de isiginda, hukumet ile vatandaslar, hukumet ile ordu ve hukumet ile
en onemli muttefiki olan ABD arasindaki uygun bir diyalog, Turkiye'nin mantik yolunu isaretliyor."
****************
İsrailli ünlü haham Türkiye'yi işaret etti
İsrailli Haham Menahem Froman, Ortadoğu'da en acil çözümü gereken sorunun, İsrail-Filistin barışının sağlanması olduğunu belirtip, "İsrail ve Filistin toplumu arasında en doğal arabulucunun Türkiye olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan, bölge barışını sağlayabilecek tek ikilidir" dedi.
Tamamı...
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10924075.asp?mnID=10924075

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Büyüklere masallar
« Yanıtla #6 : Şubat 09, 2009, 08:59:59 ÖS »
Sayın Ahmet Dursun,
 
           Ben bu one minute hikayesini olayın hemen ardından "Büyüklere masallar" başlığı ile bu öbekte açıklamıştım. Galiba gözünüzden kaçmış. Tekrar göndeiyorum. Selamlar.Turan Pazarlı
------------
Büyüklere masallar

Turan Pazarlı   
                   Bir varmış bir yokmuş. Allahın kulu çokmuş. Allahın kulları çok olduğu için öbek öbek toplanmışlar, birer Devlet kurmuşlar. Birer birer kavga etmek yerine, Devletten Devlete savaş yolunu seçmişler.
                   Savaşlı dönemler binlerce yıl sürmüş. Gücü gücü yetene basmış kılıcı almış haracı. Bu Devlet benim bu Devlet senin diye paylaştıklarıda olmuş. Sonra yeniden kavgaya tutuşmuşlar. Arada olan, hem kendi askerlerine olmuş hem yendikleri askerlere. Başdaki papazlara pek bir şey olmamış.
                   Gelinmiş yirmibirnci yüz yıla. O devirlerde Mağrip illerinin de ötesinde bir Devlet varmış. Adına kısaca ABD denirmiş. Bu Devlet devasa bir güce erişmiş. İnsanlık tarihinde kurulmuş olan en kudretli Devlet durumuna gelmiş. Tevatüre göre aydan Dünyaya baksalar, plajda güneşlenen çocuğun gözünün rengini seçebilen aletler yapmışlar. Tüm Dünyayı kontrol ve gözlem altında tutar hale gelmişler.
                   İnsan oğlu iyi has yaratıkmış ama gözü bir türlü doymazmış. ABD'liler gözlerini Orta Doğu petrollerinin tümüne dikmişler. Bunu kolaylaştırmak için  ABD'liler Orta doğuda İsrail adında bir Devlet kurdurmuş. O Devleti hem bir ileri karakol olarak kullanırmış, hemde Orta Doğuyu sürekli sorunlu kılacak işler yaptırırmış.
                   Yıllardan bir yıl ABD'nin başına Buş namında bir Kral seçilmiş. Bu herifin babasının Krallığı zamanında yarısına kadar işkal edilip, sonra vaz geçilen Irak Devletini, sudan bir sebep gösterip tümü ile işkal etmiş. Ama ettiğine de pişman olmuş. Aklı sıra Irak'ı işkal edip Orta Doğuda yeni bir harita çizecek, İngilizya Krallığının çizdiği Orta Doğu haritasını değiştirecekmiş. Bunun için kendine çırak olarak Mısır Devlet Başkanını ve Türkiye Başbakanını seçmiş. Adlarına da BOP eş başkanı demişler.
                   ABD denen Devlette usul, bir kişi en fazla sekiz yıl krallık yaparmış. Ama her kral bir öncekinin yapmaya başladığını bitirirmiş. Bızdık Buş'un şahin politikası Orta doğuda sökmeyince, ABD akıldaneleri serçe politikasını ön plana sürmüşler.
                    Önce ABD'de sözüm ona bir değişim başlatmışlar. Bir melez avukatı Kral seçmişler. Kralın babası Müslüman bir zenci, annesi beyaz bir Amerikalı imiş. Kimileri ABD'ye iki yüzlü politika yapar derler ama yeni kralları tam iki yüzlü imiş. Hem beyaz, hem zenci, hem hıristiyan, hem müselman.
                   Melez Kralın seçilmesi tüm yurtta, Dış temsilciliklerde ve yavru Vatan Kıbrıs'ta sevinçle karşılanmış. Hatta Van Memalikinde kimi şaşkın köylüler bilmem kaç adet kurban kesmiş.
                   Yeni serçe politikasına göre yarı İsevi, yarı Muhammedi Kral BOP projesini Orta Doğulu halklara daha rahat hazmettirecek, Bızdık Buş'un silahla yapamadığını suhunetle yaptıracak.
                   ABD'nin soğuk imajı, melez Kralın güldükce güzelleşen yüzü ile Orta Doğuda hoş bir hava yaratmış ama Orta Doğudan yerli işbirlikci yaratma gereğide sürekli düşünülmüş. Bilindiği gibi Araplardan lider çıkmaz. Çıksada başka bir arap çelme takar. Gözler Ortadoğunun biraz kuzeyine çevrilince o zamana kadar pek öne çıkmamış BOP eş başkanlığı sıfatı parlatılarak, ılımlı Müslüman Tayyip Erdoğanın bu hizmeti pek ala yapacağı görüşüne varılmış.
                   Her insan farklı meşhur edilir. Orta Doğunun ılımlı Müslüman lideri de Yahudiye posta atarak parlatılır. Burada yine İsrail imdada yetişmiş. Bir sudan sebeple Gazzede bir süre dehşet saçmış. Tabii kimse İsrail'in dayısı ABD'den korktuğu için sesini çıkaramamış.
                   Tam bu sırada yiğidim Tayyip Erdoğan, İsrail'e yağmış gürlemiş. İşin ilginç yanı açılan Meclis görüşmelerinde muhalefet "İsrail'i kınayalım demiş, AKP'liler yok" demiş. Yiğidim Tayyip Erdoğan Belediye başkan adaylarını tanıtırken "kimse benim gibi Gazzelilere ağlayamaz, ne ana muhalafet, ne yavru muhalefet." demiş ama "öyle ise İsrail'le diplomatik ilişkilerini kes." diyenlere "Bekara karı boşama kolay." demiş. Bu ifadeler Dünya Diplomasi tarihine "Erdoğan usulü, egzantirik diplomasi" adı altında geçmiş. (anlatanların yalancısıyım.) 
                   O devirde Evropanın Davos Memalikinde kış dedikodusu yapmak için, yedi düvelin lafazanları toplanıp yarenlik ederlermiş. Davosa giden yiğidim Tayyip Erdoğan bir ara İsrail Cumhurbaşkanı ile kapışmış. O ona bağırmış, o ötekine.  Nerede ise kravat kravata birbirlerine girecekler. Sonunda yiğidim Tayyip Erdoğan, odayı terk edip çıkmış dışarı. Saf takımında bir telaş ki sormayın gitsin. "İki Devlet adamı birbirine girdi, ne olacak bu Orta Doğunun sonu ?" diye düşünmeye başlamışlar. Hemen bir basın toplantısı düzenleyip yiğidim Tayyip Erdoğanı konuşturmuşlar. yiğidim Tayyip Erdoğan orada ne dese beğenirsiniz?. "Ben Şimon Pereze kızmadım. Oradaki meydancıya kızdım. Beni konuşturmadı. Şimon abimle bir sıkıntım yok." Bunu duyan Şimon baba " Bende Tayyip kardeşimi severim, kulaklıkdan ses gelmiyordu sesimi ayarlayamadım, bilmeden bağırmışım." demiş.
                  Diplomatik platformu bilmeyiz ama bu tip kavgalara Kasımpaşa canibinde "arabacı kavgası" derler. Bu kabil şeyleri de hiç ummadığın insanlar bile yerler.
                  Ertesi gün tüm İslam alemi, dış temsilcilikler ve yavru Vatan Kıbrısta, yiğidim Tayyip Erdoğan kutsandı. Selehattin-i Eyyubi makamına yükseltildi.
                  Bunu gören bir münafık piri fani dediki "BOP'un yerli işbirlikcisi bulundu. Artık Müselman aleminin ardından gideceği bir ılımlı müslüman var. ABD'de de bir yarı müslüman var. Çizerler yeni ORTA DOĞU haritasını."

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Israil'e gizlice temsilci gonderildi mi?
« Yanıtla #7 : Mart 03, 2009, 08:02:08 ÖS »
Israil'e gizlice temsilci gonderildi mi?
MHP Kutahya Milletvekili Alim Isik, Basbakan Erdogan'a, Davos'ta yasanan gerginligin ardindan, ''Israil'e gizlice ozel bir temsilcinin gonderildigi'' iddialarinin dogru olup olmadigini sordu.

AA
2 Mart 2009-Ankara
Basbakan Recep Tayyip Erdogan'in yanitlamasi istemiyle TBMM Baskanligina soru onergesi veren MHP Kutahya Milletvekili Alim Isik,Israil'in en buyuk gazetelerinden birinde,19 Subat 2009'da,''iki ulke arasindaki krizi yatistirmak amaciyla Cumhurbaskani Abdullah Gul ve Basbakan Erdogan'in kendi adlarina gizli bir temsilciyi Israil'e gonderdigi'' yonunde haberin ciktigini belirtti.

Bu iddianin dogru olup olmadigini ogrenmek isteyen Isik,onergesinde su sorulara yer verdi:

''Bu iddia dogruysa,ozel temsilci kimdir?

Bu ozel ve gizli temsilci, Israil'de Turkiye Cumhuriyeti Devleti adina kimlerle hangi konularda gorusmede bulunmustur?

Bu goruslerin sonucu ne olmustur?

Adiniza ozel temsilcinin Israil'e gonderilmesi ve Turkiye Cumhuriyeti'nin Basbakani olarak Davos'ta gosterdiginiz dik durus arasinda nasil bir iliski soz konusudur?''