Gönderen Konu: TAYYİP ERDOĞAN'A GÖNDERİLEN CFR PLANI  (Okunma sayısı 1158 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
TAYYİP ERDOĞAN'A GÖNDERİLEN CFR PLANI
« : Mart 31, 2008, 12:01:45 ÖS »
AKP'nin kurulus surecinde Tayyip Erdogan'a ABD'den gonderilen gizli bir belge ya da bir memorandum vardi ve bu gizli belgeyi 3 Kasim 2002 secimlerinden cok once, 26 Agustos 2001 tarihli Buyuk Kurultay Gazetesinde 16. sayfadaki "Yazit" sutununda "Mr. Tayyip Erdogan'i urperten belge" baslikli yazida kamuoyuna acikladik.

O tarihten sonra defalarca gundeme getirmemize ragmen, Erdogan konuyla ilgili en kucuk bir aciklama bile yapamadi!

Memorandum belgesini ele gecirdigimiz zaman, Erdogan'in ne cevap verdigini ogrenmeye calistik.

Cevabi AKP'nin program ve tuzugunde bulduk!

AKP'nin Genel Baskani Tayyip Erdogan, kendisine gonderilen memorandumda belirtilen kuresellesmenin sehir devletleri planina uyacagini, parti programinda ortaya koymustu.

Dunyayi yonetmeye soyunmus elit (CFR), milli devletleri parcalamak istiyordu. Bunun icin de "şehirleşme" adi altinda eski Yunan tarzi sehir devletleri modelini gundeme getiriyorlardi.

Tayyip Erdogan'a soylenen, bu politikaya uymasi halinde, destek gorecegiydi. Erdogan da buna uymus ve kuresellesmenin sehir devletleri planini, parti programi haline getirmisti.
 
Recep Tayyip Erdogan'a New York'tan gonderilen memorandumda belirtilen Turkiye'nin sehir devletlerine ayrilmasi plani, AKP Program ve Tuzugu'ne hemen hemen ayni ifadelerle geciriliyordu.

Bakkalli adli lobi sirketi vasitasiyla Erdogan'a New York'tan gonderilen memorandumda:
 
"Ankara, yerel yonetimlere otonomi vermek ve milli hukumetin fonksiyonlarini yerel duzeyde merkezi olmaktan cikarmak zorundadir. Dunya, butun hukumetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma gostereceginiz ilgiden dolayi takdirlerimizi sunariz..."deniliyordu..
 
AKP"ye memorandum gonderen Sirket, ABD'nin eski Turkiye Buyukelcilerinden Abramovic tarafindan yonlendiriliyordu.
Abramovic de bir CFR uyesiydi.
Memorandumdaki dunya, hangi dunyadir, o belli degildi ama, bunu kuresellesme politikalarini ABD vasitasiyla butun dunyaya dayatan guc merkezi olarak degerlendirmek gerekir.

Once kanton modeli olarak programina alan AKP, bu talepleri, "devlet reformu" adi altinda uygulamaya ve kuresel guclere verdigi sozu tutmaya basladi. Turkiye'nin 80 yillik yonetim yapisinin degistirilmesi icin dugmeye basildi.

2003 Nisan ayinda cikan haberlerde
"Adalet, Maliye, Milli Savunma, Icisleri ve Calisma Bakanliklari disindaki tum bakanlik ve bagli kuruluslarin tasra teskilatlari kaldirilacak..."deniliyor ve merkezle tasranin birbiriyle olan irtibati kesilmek isteniyordu.
 
Aksam muhabiri Ercan Yavuz'un haberine gore, Isvicre Kanton Modeli ile Italyan Birlik Modeli ornek alinarak hazirlanan Kamu Yonetimi Reform Tasarisi'nda da egitim, saglik, din hizmetleri İl Ozel Idareleri'ne devrediliyordu...

Yani bu hizmetler merkezi devlet otoritesinden kopariliyordu.
Not:Hatırlayınız,Eyalet Ya da bölgesel kalkınma ajansları altında konuyu özetlemiş idim.A.Dursun
 Bakınız:
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=312.0
Devletin taşradaki en ust duzeyde temsilcisi olan valiler, mevcut tasarida Icisleri Bakanligi'nin elemani konumuna getiriliyordu.

Valilerin bircok yetkisi Il Ozel Idareleri ve belediyelere veriliyordu.

Habere gore, Istanbul icin ayri bir statu olusturulurken, Moskova ve New York kentlerindeki uygulama esas alinacakti.

Diger illerde kapatilan il teskilatlari Il Ozel Idaresi'ne baglanirken Istanbul'da belediyeye devredilecekti.

Istanbul'a tasrasi olmamasi ve Anadolu-Rumeli yakasi olarak iki parcadan olusmasi da dikkate alinarak ozel bir statu verilecekti.

Adalet Bakani ve Hukumet Sozcusu Cemil Cicek, tasarinin henuz netlesmedigini soyluyor ama bu bilgileri kamuoyuna kendisi sizdirdigina gore, tepki gelmezse, AKP hukumetinin, butun bunlari gerceklestirmeyi planladigi anlasiliyordu...

Elbette, bu curumus devlet yapisi degismeliydi...
Ancak, asil ariza devlet sisteminden ziyade, sistemin planli-programli olarak bazi zumrelerin, cetelerin eline gecmis olmasinda aranmaliydi.

Isvicre Kanton Modeli veya Italyan Birlik Modeli gibi sozde degisimler, ihtiyactan cok, kuresel dayatmalarin eseri olarak gundeme getirilmekteydi.

Butros Gali acikca soylemisti. Turkiye cografyasini Rio Tinto sirketi ile stratejik isbirligi yaparak paylasan AMDL adli sirketin raporunda bu durum acikca belirtiliyor, "Turkiye Federal Devleti" deniliyordu.
 
Eski BM Genel Sekreteri Butros Gali, Istanbul'daki Habitat Toplantisi'nda, donemin Cumhurbaskani Suleyman Demirel yanı başındayken "Turkiye Federal Cumhuriyeti" ve "Istanbul Federe Devleti" gibi ifadeler kullanmisti.
 
Iste AKP'ye uygulatilmak istenen kanton modeli, Butros Gali'nin o zamanlar"Dunya 200 devletli olmaktan 2000 devletli, hatta 5000 devletli bir yapilanmaya dogru gidiyor"diye dile getirdigi CFR planinin urunuydu ve Erdogan'a gonderilen memorandum bunun acik belgesiydi...

Zaten belgeyi gonderen Bakkalli adli lobi sirketinin arkasinda ABD'nin eski Ankara Buyukelcisi Morton Abramovic vardi.

AKP'ye uygulatilmak istenen kanton modeli, ayni zamanda, Sevr Antlasmasi'nda Pontus ve Kurdistan olarak cizilen bolgelerde, AMDL sirketine verilen maden ve petrol arama imtiyazi ile ilgileniyordu.

AMDL sirketinin, Internet'te kendi yayinladigi maden arama imtiyazi aldigi bolgeleri gosteren haritalarla, Kürt ve Yunan sitelerindeki Kürdistan ve Pontus olarak gosterilen haritalar bire bir aynidir!

Turk insani, Turk Milleti'ne mensubiyet bilincini kaybetsin diye yedi duvel ugrasiyor. TUSIAD ve bagli medyasi bu projeleri aciktan destekliyor... TUSIAD, ayrica ders kitaplarini da degistirerek bu yonde adimlar atiyor.
Milli Egitim Bakanligi Talim Terbiye Kurulu Baskani, daha once "yerel tarih arastirmalari" adi altinda Rockefeller Vakfi'nin mali destegiyle Osmanli donemi azinlik tapularini da arastiran Tarih Vakfi'nin Baskani Orhan Silier ile birlikte ders kitaplarinin degistirilmesi uzerine televizyonlarda canli yayinlara katiliyor!
 
TURK-IS Baskanlar Kurulu'nun 4 Nisan 2003 gunlu toplantisinda alinan karar da soyleydi:
 
"TURK-IS Baskanlar Kurulu, Mahalli Idareler Reformu adi altinda, Turkiye Cumhuriyeti'nin uniter devlet yapisini ve merkezi idareyi ciddi bicimde zayiflatmaya, sosyal devlete buyuk darbe indirmeye, bircok bakanligin tasra teskilatini ortadan kaldirmaya, calisanlari sozlesmeli personel statusune gecirmeye ve Köy Hizmetleri Genel Mudurlugu'nu ortadan kaldirmaya yonelik olarak hazirlanmis kanun tasarilarinin temelden degistirilmesini talep etmektedir."
 
CHP Genel Baskani Deniz Baykal, "Iktidarda yorunge kaymasi var, eyalet sistemi hazirliklari var" diye 23 Nisan resepsiyonuna uyari amaciyla katilmayacagini acikliyor ve bu tepkiler sonucu sozde reform tasarisi bir sure icin askiya aliniyordu.
 
Hazirlanan Yerel Yonetim Reformu Taslagi'nda, 58. Hukumet Programi'na atifta bulunuluyor ve
"Avrupa Yerel Yonetimler Ozerklik Sarti'nda belirtildigi gibi merkezi idarenin gorev ve yetkileri tek tek belirlenecek ve bunun disinda kalan tum gorevler yerel yonetimlere birakilacaktir"deniliyordu.
Taslagin esaslarini, dogrudan Recep Tayyip Erdogan cizmisti! Butun bunlar, taslagin girisinde ifade ediliyordu.

Sozde reform taslaginda, belediye baskaninin gorevleri sayilirken kolluk hizmetlerinden bahsediliyordu...

"Idari kolluk" denilmiyor, Belediye Zabitasi ile ilgili 58. maddede,
"Zabitanin bir kismi guvenlik elemani olarak gorevlendirilebilir"ifadesi kullaniliyordu.

Belediye Zabitasi'na "genel veya ozel kolluk kuruluslari" ile isbirligi yapmasindan bahsediliyor, ayrica Il Ozel Idaresi'ne de zabita teskilati ve ozel guvenlik teskilati kurma gorevi veriliyordu!

Anlasiliyordu ki Erdogan, henuz, 81 devlete 81 ayri polis teskilati kuramayacagini bildigi icin, bu isi zabita ile baslatmayi dusunuyordu!

Sonradan bu ifadeler tamamen yok edildi ve bir cerceve yasa taslagi hazirlandi.

Asil niyet kamuoyundan saklanmak isteniyor, bu sebeple adim adim hareket etmek yontemi benimseniyordu.
Dolayisiyla, taslaktaki bu maddeler, cerceve tasariya konulmadi.
Tasari ise, vatandasi musteri olarak goren bir zihniyetle hazirlanmisti ve "kucuk adimlar stratejisi" ile reform surecini bir sekilde baslatmayi ongoruyordu.
 
Zaten, bu husus, tasarida da ifade ediliyor. Biz yeniden AKP programina donelim:

Erdogan, once AKP Program ve tuzugunde, sonra 58. hukumet programinda, nihayet Yerel Yonetimler Reform Taslagi'nda kuresel orgutlerin taleplerini yerine getiriyordu... Parti programinin 41'inci sayfasinda, zaten ozel egitim kurumlari ile iyice sakatlanmis bulunan egitimde Tevhidi Tedrisatin kaldirilacagi, kuresellesme odaklarinin sehir devletleri plani geregi gibi, fakat asama asama uygulanacagi su ifadelerle belirtilmekteydi:

"Temel egitim hizmetlerinin verilmesi, pilot uygulamalarla merkezi idarenin tasra birimlerine ve yerel yonetimlere aktarilacaktir"
Reform Taslagi'nda da bu ilkelerin geregi yerine getiriliyordu...
Ancak, tepkiler uzerine meclise sevk edilen tasarida, bundan vazgecildi ve cumhurbaskaninin bir takim itirazlarina ragmen tasari meclisten gecirildi.
Gokturk Yurtseven,acikistihbarat.com

-------------
CFR'nin ne özelliği var?
http://www.cfr.org/publication/19743/broken_immigration_system_risks_serious_damage_to_us_national_interests_warns_cfr_task_force.html
-----------
Yabancı ilişkilerde konseyin websitesi (CFR).
http://www.cfr.org/about/
---------------
Diğer ilgili siteler için....http://www.cfr.org/search.html?q=CFR&ie=&site=cfr&output=xml_no_dtd&client=cfr&lr=&num=50&proxystylesheet=cfr&oe=&getfields=authors.pubtype&x=11&y=14

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
CFR,Trilateral Komisyon ve Bilderberg.
« Yanıtla #1 : Ocak 29, 2009, 07:52:15 ÖS »
CFR,Trilateral Komisyon ve Bilderberg.

CFR (Council on Foreign Relations-Dis Iliskiler Konseyi)

Clinton, Antony Lake, Al Gore, George Bush, Warren Christopher, Colin Powell, Les Aspin , James Woolsey (CIA direktörü) gibi isimlerin CFR (Council on Foreign Relations-Dis Iliskiler Konseyi) isimli bir komisyona kayitli olmalari herhalde okuyucuyu bunca bilgiden sonra sasirtmaz. Ama dünyadaki en ciddi karar mercilerine gelenlerin bagli olduklari bir örgüt olmasi herhalde dogal karsilanabilir, üstelik bunlarin bazilari BILDERBERG veya Skulls and Bones Society üyesidirler. Yani hiç kimse hak ettigi ve olmasi gerektigi için bir pozisyonda degildir Yeni Dünya Düzeninde. Ipleri ne kadar iyi oynatabildigi, ne kadar sir tuttugu ve bu örgütlere ne kadar bagli oldugu önemlidir onlar için.

Globalizasyon ideolojisinin Bohemian Grove ve Skulls and Bones Society gibi masonik örgütlerden daha az gizli bir bransi olan CFR 21 Temmuz 1921'de New York'ta kurulmustur (Ross 2000; Marrs 2000). Zaten yüzyillardir ülkü piramiti, Süleyman mabedi, tek hükümetli dünya, Sionun ogullarinin vaad edilmis birlesik kralligi, evrensel kardeslik gibi fikirleri savunan gizli cemiyetlerin bu ideolojisini ilk harekete resmi olarak geçiren kurulus CFR'dir. Globalizmin gizlilikten çikip dünyaya ilani CFR'in kurulusu ile baslamistir. 1917'de Baskan Wilson savas sonrasinda yüze yakin elit adamini toplamis ve global baris (!) planlari yapmislar ve Wilson 'in bilinen on dört nokta teorisini 8 Ocak 1918'de kongreye sunmuslardir. Bu plan özünde tüm ekonomik sinirlari kaldirmayi amaçlayan ve ABD sermayesini tüm dünyaya hakim kilmaya yarayan bir plandi. Ama 1919'da Paris Baris Görüsmelerindeki Versailles anlasmasi Almanya'ya agir kosullar koymustu. 30 Mayis 1919'da Paris'in Majestic otelinde toplanan Ingiliz ve Amerikan delegeleri bir 'Uluslararasi Iliskiler Enstitüsü' kurmaya karar verdiler. Bunun adi daha sonradan Ingiltere'de 'Royal Institute of International Affairs' oldu.
 
21 Temmuz 1921'de de ABD'de CFR gizli kosullar altinda kuruldu, 1945'e kadar merkezi New York'taki Prat House oldu (Halen merkezi burasidir: The Harold Pratt House, 58 East 68th Street , New York , NY 10021 ). Bu bina Rockefeller tarafindan bagislanmisti. CFR üyelerinin büyük çogunlugu New York ve Washington D.C. 'de yasayan elitlerden olusuyordu. Daha ziyade New York ve Washington , D.C. 'de yasayan elitlerden olusan CFR'in bugün finans, komünikasyon, akademi, istihbarat, teknoloji alanlarda en etkin konumlarda bulunan 3300 üyesi mevcuttur. Bu sayi bir zamanlar 1600 ile sinirliydi. Özellikle tüm CIA, DIA, DEA ve baska istihbarat sefleri bu örgütün de elemanidir ve CFR'in ilkelerinden disari çikamazlar. Ilk üyeler arasinda New York senatörü Colonel House, Devlet Bakanligi Sekreteri John Foster Dulles, CIA'da uzun süre çalismis Allen Dulles, kurucu baskan milyoner John W. Dawis ( J. P. Morgan'in finansörlerinden) vardi. CFR için ilk para John D. Rockefeller, Bernard Baruch, Jacob Schiff, Otto Kahn, Paul Warburg gibi milyonerlerden geldi. Bugün CFR için finans su kuruluslardan gelir: Xerox, General Motors, Bristol-Myers-Squip, Texaco, Alman Marshal Fund, McKnight Vakfi, Ford Vakfi, Andrew Mellon Vakfi, Rockefeller kardesler vakfi, Starr Vakfi vb. CFR yönetim üyeleri bugün dünyadaki her ise burnunu sokan ve ekonomik kontrolü amaçlayan kurum, vakif, enstitü ve gizli örgüt ile içiçedir.

CFR Ikinci Dünya Savasi'nda çok önemli bir rol oynamistir. Yayinladigi Foreign Affairs isimli dergi ile de çalismalarini tüm dünyaya duyurur. CFR her ne kadar gizli olmayan bir görünüme sahip olsa da, bu gerçek degildir. CFR, SBS, Bilderberg gibi çok gizli bir örgüttür. Her yil hazine sekreteri, CIA veya NSA yöneticileri ile çok gizli, halka açik olmayan toplantilar yapar. Normal kosullarda CFR'in anayasaya bile aykiri oldugu iddia edilmisse de bunu yargilayacak olan Anayasa Mahkemesi veya Yüce Divan üyelerinin büyük çogunlugu da CFR üyesidir. J.P. Morgan ve Rockefeller gibi devler CFR'ye büyük paralar yatirirlar, ama isadamlarina devletin güvenlik sirlari hakkinda brifing verilmesini kimse anlayamaz ve anlatmakla bitip tükenmeyen Amerikan demokrasisinin neresine koyacagini bilemez. Bu demokrasi ise neden hiç bir sey halka ve basina açiklanmamaktadir? Orasi da pek anlasilamaz. Gerçi basina açiklansa da farketmez, çünkü CFR tüm medyayi kontrol eder.
 
1988'den beri 14 devlet bakani, 14 hazine bakani, 11 Savunma bakani ve bir sürü federal büroya ait görevli CFR üyeleri arasindan seçilmistir. Özel sirketlerin devletin bu kadar içine girmesi nasil demokrasi ve hukuk sistemi ile bagdasir bunu J.P. Morgan'a ve Rockefeller'a sormak gerekir tabii. Dullestan beri her CIA direktörü, örnegin Richard Helms, William Colby, George Bush, William Webster, James Woolsey, John Deutsch, ve William Casey hep CFR üyeleri arasindan seçilmislerdir. Ne isi vardir Rockfeller'in kurdugu bir konsülde halkin ulusal güvenligini korumakla görevli onca insanin?
 
Hukuk ülkesi ve demokrasinin besigi oldugu iddia edilen Amerika'nin bu gerçeklerini Amerikalilarin çogu bilmez, onlar kredi karti borçlarini ve ev taksitlerini ödeyip, evde patlamis misir yiyerek biralarini içerler. ABD'li pek çok yazar CIA'in Amerika ve Amerikan halki için degil, CFR'in dostlari ve gizli iliskide oldugu dernekleri için bilgi topladigini dile getirmisler, ama komünistlikle suçlanmislardir.

CFR bu isadamlarinin istedigi kisileri hep yükseltmis en üst ve dokunulmaz noktalara getirmistir. Bunun en güzel örnegi siradan bir akademisyen olan ve David Rockefeller ile tanistiktan sonra sansi açilan Henry Kissenger olmustur. Clinton döneminde de tüm devlet yetkilileri CFR üyeleri arasindan görevlendirilmis neredeyse yurt disina yollanan büyükelçilerin yarisi CFR içinden seçilmistir. Baskanlarin seçiminde de ayni yol izlenmektedir, seçmenler bir CFR üyesi ile öteki arasinda tercih yapmak zorunda birakilmaktadirlar, zaten Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti birbirinden çok farkli degildir ki! CFR'in gizli raporlarindan ve konferanslarindan birinde söyle denilmektedir (Ross 2000):

"Silahsizlanma, Amerika'nin bagimsizligi ve bu bagimsizligin tek dünya hükümetine dönüsmesi CFR'nin 1551 üyesinin yüzde 95'ine 1975'te açiklanmistir. CFR'nin üyelerin yüzde 75'ine açiklanmamis ve yazilmamis iki amaci daha vardir. Bu olusumun hedefleri size biraz garip gelebilir, bunlari biraz tartisalim.
"Bu inancimizin temelinde yatan, monopolistik kapitalizmin dünyanin her yerindeki farkli para birimlerini, banka sistemlerini kredi ve üretim sistemlerini, temel kaynaklarini tek hükümetle kontrol edilebilir hale getirmek ve aydinlatilmis dünya sistemindeki üstünlügümüzü kendi dünya ordumuzla temin etmektir."

Kendi kurdugu dünya ordusu ile tüm dünyadaki kaynaklari ve para sistemini kontrol edip, tüm kaynaklara el koyacakmis. CFR'in amaci buymus! Skulls and Bones Society'nin 1880'lerdeki fasist ideolojisinin bir devamidir bu! Bu mentalite bugün Ortadoguyu bir ordu indirerek kontrol altina almak istemektedir.

CFR'in gizli bir organizasyon olmadigini söyleyenlere de CFR'in 1992 yillik raporundan bir cümle ile yanit verelim. Sayfa 21: "Tüm toplantilardaki konusmalar ve açiklamalar bu toplantilar disinda kimseye açiklanamaz!" (Ross 2000). Ayni raporun, 122, 169, 174, 175 ve 176 inci sayfalarinda da bu gizlilik sürekli tekrarlanmakta ve gizlilik bozulup da medya veya birisine bir bilgi sizdirilirsa nasil cezalandirilacagi ima ediliyor. Daha önceki masonik ilkelerin tümünün uygulandigi bir örgütlenmedir CFR. Ayrica CFR'in ve gizliliginin ve fasist ideolojilerinin ABD anayasina aykiri oldugu defalarca zikredilmistir.

IMF ve Dünya bankasi da CFR'in tamamen etkisi ve yönetimi altindadir (Ross 2000; Sklar 1980). Geri kalmis ülkeleri fakirlestirmek ve ekonomilerini yoketmek yolunda IMF, CFR'in emirleri dogrultusunda çalismaktadir.

Bilderberg gizli örgütü
CFR'in temel globalizasyon planlari daha kuruldugu günden beri bilinmekteydi. Ama CFR ABD içinde tam bir kontrol saglamak ve tek jandarmali kapitalizmi Avrupa'ya yaymak ve sosyalizm ve komünizm ile mücadele etmek zorunda idi. Eski CFR baskani ve Rockefeller'in Chase Manhatten Bankasi baskani olan John McCloy OSS (Office of Strategic Services) isimli istihbarat örgütünün (Bill Donovan tarafindan 1941-1942'de kurulmustur) kurulmasini ve CFR ile karsilikli iletisim içinde çalismasini sagladi. 1947'de OSS, CIA'ya (Central Intelligence Agency'e) dönüstürüldü. 1947 Ulusal Güvenlik Kanunu ile de gerek sivil gerekse kriminal yasalara karsi korunan bir örgüt haline getirildi. Yani CIA, anayasaya ragmen ulusal güvenlik adina her türlü suçu isleyebilen bir örgüt yapisina kavustu. 1950'de General Walter Bedel Smith CIA baskani oldugu zaman, CFR'den aldigi emir üzerine Avrupa'da etkin bir örgüt kurulmasini istedi. Daha sonra CIA ve Ulusal Güvenlik Konseyine konan bu semsiye daha da güçlendirildi ve 1982'de Reagan tarafindan Executive Order 12333 (Etkin Yasa 12333) devreye sokuldu (Montalvo 2000).

Bilderberg, CFR ve öteki örgütlerin Avrupa ayagini ve etkinligini teskil etmek için CIA tarafindan Hollanda'da Oosterbeek sehrinde Bilderberg otelinde 1954 de kurulmustur. Dünyanin yönetimi ve globalizasyon konusunda her yil farkli ülkelerde toplantilar yapar (Ross 2000; Marrs 2000). Toplantilar son derece gizli kosullarda ve özel ortamlarda yapilir. Katilanlar bu konuda hiç bir bilgi vermezler. Spotlight isimli bir dergileri de vardir. Liberty Lobby Inc, 300 Independence Ave., SE , Washington D.C. 20003 adresinden yayin yapar.

Bilderberg örgütünün Avrupa adresi: Maja-Banck Polderman, Bilderberg Meetings, Amstel 216, 1017 AJ, Amsterdam, Hollanda. Bilderbergin ABD adresi ise Charles W. Muller, American Friends of Bilderberg, Inc. 477 Madison Ave., 6th Floor, New York, NY 10022.

Bilderbergin kuruculari arasinda Hollanda prensi Bernhard ve Polonyali sosyolog Dr. Joseph Hieronim Retinger de vardir, Retinger Bilderbergin babasi olarak bilinir. Bilderbergin kurulusunda ABD istihbarat örgütlerinin, özellikle CIA'in rolü oldugu çok iyi bilinmektedir. Prens Bernhard ise eski bir NAZI SS üyesidir, 1937 de Hollanda prensesi ile evlenmistir, ama Nazilerle olan yakin baglari çok iyi bilinmektedir (Marrs 2000). ABD'li gizli örgüt ve CFR üyelerinin bazilari da Bilderberg üyesidir. Retinger ABD'ye CFR baskanlarindan Averell Harriman tarafindan getirilmistir. David ve Nelson Rockefeller, John Foster Dulles ve CIA direktörü Walter Smith ile görüstükten sonra CIA güdümünde bu gizli örgütü olusturmustur. Bilderbergin olusmasinda etkili diger isimlerden birisi de Baskan Eisenhover'in psikolojik savas danismani C.D. Jacksondir.

Bilderberg, merkezi Hollanda olmak ve içine Ingiliz kraliyet ailesini de dahil etmek üzere CFR'nin Avrupa ayagini olusturdu. Önemli isadamlari, politikacilar, bankerler, medya sahipleri, askeri kilit isimler ve istihbarat örgütlerinin üst sinifi ile iliski kurup onlari üye yaptilar ve her yil gizli toplantilar düzenlemeye basladilar. 1991'de Bilderberg baskani Ingiliz Lord Peter Carrington idi. Carrington NATO genel sekreteri, kabine üyesi, CFR'nin Ingiliz kurulusu olan Royal Institute of International Affairs'in baskani idi. Kendisi Rothschild banka imparatorlugu ile hem evlilik, hem is baglantilarina sahipti.

CFR'nin resmi olmadan uluslararasi düzeyine tasinmis bir sekli olan Bilderberg yine Ingiliz ve ABD CFR'lerini finanse edilen kisiler ve CIA'in örtülü ödenegi tarafindan destekleniyordu. Bilderberg diger bir kardes grup olan Trilateral Komisyona çok benzemektedir. Bunlarda her ne kadar daha önce bahsedilen masonik ritueller yoksa da zaten bu gruplarin çoguna katilanlar bahsedilen masonik gizli örgütlenmelerin içinde de olan insanlardir. Her yil yapilan çok gizli ortamdaki toplantilari hem CIA, hem de o ülkenin istihbarat örgütü kontrol eder. Türkiye'de son 50 yildir basa geçen ünlü politikacilarin çogunlugu Bilderberg üyesidir, halen bu gizli Bilderberg üyeleri Türkiye'nin etkin yönetiminde rol almaktadirlar. Türkiyedeki toplantilar su ana dek 18-20 Eylül 1959'da Yesilköy-Istanbulda, 25-27 Nisan 1975'de (Çesme'de Hotel Altin Yunus'da) yapilmistir. 2001'deki toplanti ise Isveç'de gerçeklesmistir.


Trilateral Komisyon
Trilateral Komisyon (Trilateral Commission, TC) ABD'de yesertilen Yeni Dünya Düzenini tüm dünyaya yani Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonyaya daha iyi yayabilmek için olusturulmus ve 1973'te David Rockefeller, Henry Kissenger ve Zbigniew Brzezinski tarafindan kurulmus gizli bir örgüttür (Sklar 1980; Robertson 1991; Ross 2000; Marrs 2000). Brzezinski 1973-1976 arasinda baskanligini yapmistir. CRF'nin Atlantik ötesi ülkelerde CIA tarafindan örgütledigi bir kurulus oldugu bilinmektedir. Adresi: 345 Street, East 46th Street, Suite 711, New York, NY 10017 dir.

1994'teki bir TC bildirisine göre Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya'dan 325 kilit noktadaki isim TC'ye üyedir. Sistem CFR'da oldugu gibi islemektedir. Ama bu ABD'nin ve globalizasyonun tüm dünyaya yayilmasi için Amerikan-Nazizminin yeni bir oyunu sahneye koymasindan ibarettir. Buradaki hedef yine ekonomik sinirlarin kaldirilmasi ve politik, ekonomik, askeri, politik ciddi noktalardaki kisilerin kontrol altina alinmasidir. CFR anayasasindaki ilkeler TC'da da geçerlidir.

Her ne kadar adresi yeri, üyeleri belli ise de Trilateral Komisyonun yaptigi aktivitelerin ardinda gizli amaçlar, ABD'li istihbarat örgütleri ve NATO'nun gizli özel savas örgütleri vardir. ABD baskanlarinin ve Avrupa, Amerika ve Japonya'daki yönetici kadrolarin çogu TC üyesidir. Tüm dünyada TC, Bilderberg ve CFR birbirinin içine girmislerdir ve her üçünün de üyesi olan 50 kisi vardir (daha önce sunuldu). Örnegin Bill Clinton, Brent Scowcroft (Ulusal Güvenlik Konseyi), John Mark Deutsch (CIA direktörü), Robert Strange McNamara (Savunma Bakanligi Sekreteri), Henry Kissenger, Walter Fritz Mondale ( Japonya Büyükelçisi), Benjamin Nye (Hazine sekreteri) gibi dokunulmazligi olan isimler her üç teskilatin da üyesidirler.
Burada temel olarak anlatilmak istenen 19. yüzyilda bazi gizli cemiyetler, zengin aileler tarafindan yaratilan bir ideolojinin nasil önce ABD'de CFR olarak kök salip, sonra nasil Bilderberg ve Trilateral komisyon sayesinde her ülkenin iç yapisini ve politikasini, endüstrisini, medyasini ve sosyal yapisini kontrol ettigidir. Amerikan derin Devleti ve Dünya Gizli Hükümetine karsi tüm Amerikalilar ve Avrupalilar bilinçsizdirler, çünkü 45 yil boyunca totaliter bir komünizm gelecek korkusu ile uyutulmuslardir.

Sonuç ve Türkiye bu gizli örgütlerin neresinde?
Türkiye'de de bu gizli örgütlerin çok büyük etkinligi vardir ve 1948'lerden sonra Türkiye'yi hiç bir zaman bu ülkeyi kuran Kemalist ulusalci ve vatansever ideoloji yönetmemistir, Türkiye 1948'den sonra bize Bati tarafindan biçilen Türk-Islam Sentezci ve ülkeyi emperyalizme köle haline getiren bir ideoloji tarafindan yönetilmistir. Bu yönetim bahsedilen CFR, Bilderberg ve Trilateral Komisyon tarafindan da sekillenmistir. Ne yazik ki gerek Türkiyeyi yöneten, gerekse Türk istihbarat örgütlerinin içinde olan bazi Bilderberg ve Trilateral Komisyon üyeleri vardir. Bu örgütlerin Türkiye için verdigi kararin Sevr kosullarinin uygulanmasi oldugunu görmemek için ise kör olmak gerekir.
Kaynakça
1. Baigent Michael, Leigh Richard, Lincoln Henry. Holly Blood, Holly Grail. New York : a Dell Book, 1983
2. Barret David, Secret Societies, New York :Blanford, 1999.
3. Blum William, Rogue State : A Guide to the World's Only Superpower, Maine :Common Courage Press, 2000.
4. Chomsky Noam, Manufacturing Consent, New York : Pantheon, 1988.
5. Chomsky Noam, Necessary Illusions. Common Courage Press, 1991.
6. Chomsky Noam, 'What Uncle Sam Really Wants' Arizona: Odonian Press, 1992.
7. Chomsky Noam, Secrets Lies and Democracy, Arizona:Odonian Press, 1994.
8. Constantine Alex, The file Government, California:Feral House, 1997.
9. Domhoff William, Bohemian Grove and Other Retreats, New York: Harper Colophone Books, 1974.
10.Domhoff William, Who Rules America Now? Toronto: Mayfield Publishing Company, 2000.
11.Draul Arkon, Secret Societies: A History, New York: MJF Books, 1989.
12.Hager Nick. Exposing the Global Surveillance System, Covert Action Quarterly, Winter 1996-1997.
13.Ironhouse Adam, Bushlarin Gizli Tarihi. Çeviren: Kemal Okuyan, Ankara:Kim Yayinlari, 2002.
14.Nuel Pharr Davis, Lawrence and Oppenheimer, New York: Simon and Schuster, 1968.
15.Marrs Texe. Circle of Intrigue. Texas: Rivercrest Publishing. 2001.
16.Marrs Jim 'Rule by Secrecy', NewYork: Harper Collins, 2000.
17.Manisali Erol. Türkiye Avrupa Iliskilerinde Sessiz Darbe. Istanbul: Derin Yayinlari, 2002a.
18.Manisali Erol. Dünya'da ve Türkiye'de Büyük Sermaye. Istanbul: Derin Yayinlari, 2002b.
19.Meyssan Thierry. Dehsetengiz Hile: Pentagona Uçak Düsmedi. Çeviren Ayse Meral. Istanbul: Med-Cezir 2002.
20.Montalvo Michael, Prisoner of the Drug War: George Bush. Prevailing Winds, 8: 76-83. September-December 2000.
21.Robertson Pat, The New World Order, Dallas: Word Inc. 1991. s: 97.
22.Ross Gaylon, Who is Who of the Elite? Spicewood-Texas, RIE Press, 2000.
23.Sayin Ümit, Gizli Hükümetler, Gizli Projeler ve Kara Bilim. Bilim ve Ütopya, 5 (45):60-63; Mart 1998
24.Sayin Ümit, Kiyamet Komplosu, Editör: Atilla Akar. Istanbul: Gendas 2002. S:187-207
25.Sklar Holy, editor, TRILATERALISM, Boston: South End Press, 1980. s: 147-149.
26.Sutton Antony, America's Secret Establishment, Montana:Liberty House Press. 1986.
27.Sutton Antony, The Secret Cult of the Order, Montana: Liberty House Press. 1990
28.Sutton Antony, Trilaterals over Washington, Montana:Liberty House Press, 1988.
29.Vankin Jonathan, Conspiracies, Cover-ups and Crimes:From Dallas to Waco, Georgia: Illuminet Press, 1996.
Paylaşım:N.Kaptan
************
Bu yazı ile ilişkilendirile bilecek diğer kaynaklar.
Pezevenkler TBMM'ye neden gider?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3216.0
----------
Demokrasi projesi ve GÜRCİSTAN işgali.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2379.0
-----------
Derindevletler içinde GİZLİ YAPILANMA
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=664.0
--------------
Gülen Cemaatinin Misyonuna Talip," Örnek Ülke Türkiye" Modeli.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3375.0
----------
Tayyip Erdoğan'ı baronlar,bölücü kürtçüler neden terk ediyor?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3744.0
----------
Erdoğan'ın gizli [BOR] pazarlığı.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=4018.0
-----------
ÇOK GİZLİ:1961 TARİHLİ NATO BELGESİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=333.0
------------
SOROS DİYOR Kİ;"ULUS DEVLETLER GEREKSİZDİR."
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1201.0
---------
ZİHİN KONTROLÜ:GİZLİ ÖRGÜTLER DÜNYAYI YÖNETİYOR
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1060.0
---------
BİLDERBERG;DÜNYANIN EFENDİLERİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=671.0
-----------
DA VİNCİ'NİN GİZLEDİĞİ GERÇEK SIRLAR
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=667.0
-------
PETROL,NATO VE 1961 TARİHLİ ÇOK GİZLİ NATO BELGESİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=4277.0
---------
FETHULLAH GULEN'E "ABD'YE GİDİN" DİYEN BAŞBAKAN KİM?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2740.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Erdoğan’a yol veren, iç ve dış iktidar odakları!
« Yanıtla #2 : Haziran 24, 2009, 01:40:44 ÖS »
Erdoğan’a yol veren, iç ve dış iktidar odakları!

CHP ve MHP Genel Başkanları, Tayyip Erdoğan’ın neden Cumhurbaşkanı olamayacağına dair açıklamalar yapıyor. Yakın zamana kadar, gerek Deniz Baykal, gerekse Devlet Bahçeli, özetle  “Çankaya’ya çıkarsan, seni oradan indiririz” diyordu! Bu sözler “Çankaya’ya çıkabilirsin” anlamına geliyordu. Cumhurbaşkanı’nı indirmek o kadar kolay değil! Vatana ihanetle suçlanacak ve Meclis üye tam sayısının üçte birinin teklifi üzerine dörtte üçünün vereceği kararla Anayasa Mahkemesi’ne sevk edilecek! CHP ve MHP önümüzdeki seçimlerde toplam olarak 413 milletvekili çıkarabilecek mi?
Sonunda bu söylemden vazgeçtiler. 
* * *
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun  “İlk iki turda oylamaya 367 milletvekili katılmazsa, seçim geçersiz olur”  yolundaki değerlendirmesi epey tartışıldı. Ardından, Tayyip Erdoğan’ın terör örgütünün başı için  “sayın” kelimesini kullandığı anlaşıldı. Başkaları aynı suçtan mahkum edilirken Erdoğan’ın bu suçu işlemiş birisi olarak Cumhurbaşkanı olamayacağı belirtildi.
TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk ise daha ciddi bir tespit yaptı. Cindoruk, Tayyip Erdoğan’ın halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan aldığı 10 aylık kesinleşmiş mahkumiyet kararını dayanak göstererek, cumhurbaşkanlığı seçimini taraflardan birinin ya da ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi’ne götürebileceğine dikkat çekti.
Yüksek Seçim Kurulu’nun o dönemde, Erdoğan’a ara seçime katılma vizesi vermesi, siyasi bir karardı! O günlerde, Amerikan Büyükelçiliği’nin bir görevlisi, Yüksek Seçim Kurulu’nu ziyaret etmişti! 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son açıklamasında “sayın” meselesi üzerinde durdu ve 6 yıllık gecikmeyle Erdoğan’ın Başbakanlığını da tartışmaya açtı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise “Artık ek gerekçeye ihtiyaç yoktur. Başbakan’ın cumhurbaşkanı seçilmemesi için yeterince gerekçe vardır ve bunların hepsi çok önemli, çok geçerlidir” dedi. 
* * *
Türkiye’de hukuk sistemi hukuka uygun işleseydi, bütün bunları tartışmaya lüzum kalmayacaktı! Hukuk sistemi, “süreç” lerle birlikte içeride ve dışarıdaki gerçek iktidar sahiplerinin birbirine senkronize baskılarından etkilenmektedir! Nitekim, Ergun Babahan, 19 Mart 2007 tarihli Sabah’taki yazısında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın  “Cumhurbaşkanlığı seçiminin C’sinden bile bahsetmek istemiyorum” sözlerini yorumlarken “Burada göz önüne alınması gereken, küresel ilişkilerin, süper gücün tavrıdır. Türkiye’deki demokrasinin D’sinden ziyade, bu tavır askerin karışma boyutunu belirleyecek unsurdur. Gerisi boş laftır” diye bitirdi!
Durum böyle olmasaydı, Erdoğan’ın milletvekili seçilme yasağı, YSK tarafından nasıl kaldırılabilirdi! 
* * *
AKP’nin programının bile CFR tarafından Tayyip Erdoğan’a gönderilmiş bir memorandum esas alınarak yazıldığını, 26 AĞUSTOS 2001 TARİHİNDE BELGESİYLE İSPAT ETTİĞİM HALDE BUGÜN BİLE KİMSE BU BELGEYİ GÜNDEME GETİRMİYOR! NEDEN ACABA!
OYSA SADECE BU BELGE, ERDOĞAN’IN SİYASİ HAYATINI BİTİRİR.  ÇÜNKÜ BU BELGEDE ERDOĞAN’A TÜRKİYE’Yİ ÖZERK BÖLGELERE BÖLMESİ HALİNDE DESTEKLENECEĞİ TEBLİĞ EDİLİYOR! Kenan Evren’in Türkiye’yi 8 eyalete bölme düşüncesine 1980’de de sahip olduğu anlaşıldıktan sonra Erdoğan’a neden yol verildiği ortaya çıkmıyor mu? Sahi ne oldu Evren soruşturması?
Görünen şu ki iç ve dış güç odakları, Türk halkının tepkisinden korkuyor! Yoksa federasyonu çoktan ilan etmişlerdi! Tartışmalar, üniter yapıyı zorlayan Erdoğan’ı meşrulaştırmaya yaramaktadır!
Devletin içindeki karşı çıkmalar, halkı oyalamaya dönüktür!
Yoksa gereğini yaparlardı! 
Arslan BULUT / yeniçağ gazetesi

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
CFR,TBMM'nin üzerinde midir?
« Yanıtla #3 : Haziran 24, 2009, 01:51:16 ÖS »
CFR,TBMM'nin üzerinde midir?
 
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletin iradesinin üzerinde hiçbir merci olmadığını bildirerek, “Kim ki kendisini yasama organının yani TBMM’nin üzerinde görürse bu millete haksızlık eder. Asli olan insanımızdır, milletimizdir, vatanımızdır, ülkemizdir, anayasal düzendir” dedi.
Madem öyledir, Erdoğan, 26 Ağustos 2001 günü Kurultay gazetesinde açıkladığım gizli CFR memorandumunu, nasıl partisinin programı haline getirdi?
CFR, yani Dış İlişkiler Konseyi adlı Amerikan kuruluşu, TBMM’nin üzerinde midir?
***
Erdoğan, partisinin “Türkiye Partisi” olduğunu ifade etti ve “İftira atarak, karalama kampanyalarıyla asılsız ithamlarla güya bizi yıpratmayı hedefliyorlar. Türkiye’nin bu en büyük siyasi hareketini, alnı ak, gönlü ak hareketini, yüreği pak bu hareketi güya kirletmeyi hedefliyorlar” dedi.
Ben iftira atmıyorum! 2001’in 2 Temmuz tarihinde New York’tan Ayla Bakkallı’ya ait bir lobi şirketi üzerinden Tayyip Erdoğan’a hitaben gönderilen ve küresel güçler adına Erdoğan’dan taleplerde bulunulan gizli memorandumdaki ifadelerin AKP programına hangi gerekçelerle alındığını tam sekiz yıldır soruyorum.
Ve tam sekiz yıldır Erdoğan bu konuda en küçük bir açıklama yapmadı! Bu durumda  “ak” lık iddiası geçersiz olmuyor mu? Yine  “Türkiye partisi” iddiası geçersiz olmuyor mu?
Türkiye partisi ise programı neden Amerika’dan ve CFR destekli bir lobi şirketinden geliyor?
***
Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Van’da yaptığı konuşmada milletin iktidarını kabul edemeyenlerin geçen yedi yılda karanlık oyunlarına karanlık köşelerinde devam ettiklerini söyledi. Akdağ, “Niçin partimizin adı konusunda bu kadar hassasız. Aslında bunu kongrelerde, bu toplantılarda bir kez daha görüyoruz. Türkiye’de AK Parti, ak siyasetin adı olmuştur. AK Parti bir zihniyet değişiminin adıdır. Politikalarımızın temelinde insanımızın, çocuklarımızın daha rahat yaşam sürmesi vardır. Bu politika sayesinde AK Parti milletin partisi haline geldi” dedi.

Geçen süre içinde AKP’yi çeşitli yollarla devirmek isteyenler olmuştur. Fakat benim AKP’nin milletin iktidarı olduğunu kabul edebilmem için şu CFR kaynaklı memorandumun neden AKP’nin programı haline getirildiğini öğrenmem gerekiyor!

New York’tan gönderilen memorandumla kurulan ve böylece bir zihniyet değişimine uğrayanların partisinin “ak siyaset” yapabileceğine inanmak mümkün değil!

Bazıları soruyor, “İyi, güzel de millet, buna rağmen niçin yüzde 47 veya 39 oranında oy verdi?”
Millet bu gerçekleri bilmiyor da ondan! Sekiz yıldır gizli memorandumu yazıyorum ama ne bir dava konusu oldu, ne bir tekzip veya açıklama yapıldı ne de diğer partiler bu meselenin hesabını sordu? Basında da Yeniçağ yazarları dışında kimse bu konuya değinmedi.

Yoksa bütün partilerin Amerika’dan gönderilen bir memorandumu var da onun için mi kimsenin sesi çıkmıyor?
***
Programı, Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Yasası’na aykırı olarak yurtdışından gönderilen bir partiyi başta Anayasa Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu ve Yargıtay olmak üzere devletin her kademesi meşru kabul etti.
Yayınladığımız CFR belgesinde, AKP’ye dayatılan Anayasa’ya aykırı “yerel yönetimlere otonomi vermek” şartının gerekleri de yasal olarak bir bir yerine getirildi ama gerek devletin kurumları gerekse siyasi partiler, bu bilgi ve belge yokmuş gibi davrandı! Gözlerini kapattılar!
Çünkü karşılarındaki güç AKP’den önce ABD idi!
Hangi milletin iktidarı?
ARSLAN BULUT /Yeniçağ
***************
Erdoğan: Milletin iradesinin üzerinde hiç bir merci yoktur
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=858644&title=erdogan-milletin-iradesinin-uzerinde-hic-bir-merci-yoktur
************
Bize atılan çamurlar iz bile yapmadı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kars İl Kongresi'ne konuştu. Erdoğan bir söylentiye çok sinirlendi.
http://www.ihlas.net.tr/detail.asp?id=174919 

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 10.312
  • Puan: +26/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
TAYYİP ERDOĞAN'A Bilderberg Mektubu!
« Yanıtla #4 : Eylül 23, 2009, 12:43:33 ÖS »
Başbakan Tayyip Erdoğan’a Bilderberg Mektubu!

Timuçin Leflef - GlobalResearch

Sayın Başbakan;

Ben İrlanda’da yaşayan bir Türk film yapımcısıyım. Bilderberg Grubunun; bu yılki toplantılarını, 31 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da yapacaklarını öğrendim.

Bu gruptan 1993yılından beri haberdarım ve son 14 senedir faaliyetlerini takip ediyorum. Bir çok kaynağa göre; 1954 yılında eski bir Nazi S.S. subayı olan Hollanda Prensi Bernhard tarafından kurulduğu günden bu yana; Bilderberg Grubu gizli bir Nazi politikası olan Yeni Dünya Düzeni’ni yaratmaya çalışıyorlar.


Bu seneki toplantıya katılması muhtemel isimler Paul Wolfowitz; Dr. Henry Kissinger ve

Donald Rumsfeld :

* Paul Wolfowitz; Savunma Bakan Yardımcısı olarak Irak savaşının mimarlarındandı ve hala PNAC üyesi (Project for New American Century - Yeni Bir Amerikan Yüzyılı Projesi). PNAC; 9/11 olayından bir sene önce, politikalarını gerçekleştirmek için, Pearl Harbour benzeri bir katalizör vaka gereğini dileğinde bulunan bir yeni-muhafazakar(neo-con) düşünce kuruluşu. Mr. Wolfowizt şu anda yolsuzluk suçlamaları yüzünden sorgulanıyor ve Dünya Bankası Başkanlığı’ndan istifa etmesi isteniyor.

* Bilderberg Grubu’nun yönlendirici komitesinin üyesi olarak muhtemelen Dr. Henry Kissinger da bu toplantıya katılacak. Dr. Kissinger; 1969-1973 yılları arasında 500.000 Kamboçyalının ölümüne sebep olan (Menü Operasyonu) 600 yasadışı bombalama görevini uygulayan ve bu uygulamayı savunan bir kitle katilidir. ABD Anayasası’na göre bu ABD Kongresi tarafından onaylanmayan yasadışı bir bombalama kampanyasıydı.

1972 Ekiminde Kuzey Vietnam ile bir barış anlaşması sağlanmasından iki ay sonra; Güney Vietnamlıları memnun edecek bir halkla ilişkiler egzersizi olarak 11 gün boyunca bir gösteri bombalaması gerçekleştirmek için 129 B-52 bombardıman uçağını görevlendirdi.

Hem ABD’nin eski Endonezya büyükelçisi David Newsom, hem de üst düzey bir CIA yetkilisi

1975 5 Aralıkta Dr. Kissinger’ın, Başkan Ford ile birlikte Endonezya Başkanı Suharto ile bir toplantı yaptığını teyit ediyorlar. Bu toplantıda konuşulanların metinleri; Endonezya’nın daha sonra Doğu Timur’u istilasına yeşil ışık yaktığını gösteriyor. Bu 100.000 Timurlunun katline neden oldu ve ABD’nin silah ticareti ile ilgili yasalarına aykırıydı.

Yakınlarda; bir Fransız savcısı Dr. Kissinger hakkında Şili’deki kitle katliamları;

Akbaba Operasyonu ve General Augusto Pinoşe olaylarındaki ABD’nin dahli ile bağlantılı olarak tevkifname çıkardı. Kendisi hala bu bu çağrıya uymadı ve tevkifnameden kaçıyor.

* Bilderberg üyelerinden Donald Rumsfeld bir diğer PNAC üyesi ve Irak savaşının ana mimarlarındandı.Bilderberg toplantılarının müdavimlerinden biri olarak; İstanbul’daki toplantıya katılması olası.

Başlıca kaygılarım ve dolayısı ile size sorularım şunlar :

a) Neden; Paul Wolfowitz, Henry Kissinger ve Donald Rumsfeld gibi savaş tüccarlarının;

Türklerin bilgisi ve onayı dışında İstanbul’da gizli bir toplantı yapmasına izin veriliyor?

b) Türk gazeteleri neden İstanbul’da gerçekleşecek bu olayı tartışmıyorlar?

c) Bu tarz elit beyinler ve savaş tüccarlarının gizli bir toplantısı olası bir yeni

savaş rantı yaratmak ile sonuçlanacaktır. Bu yüzden; İran’la yaklaşan savaşı

planlamak için toplanıp toplanmayacaklarını bilmek isterim? Türkiye’yi bir sonraki

savaşta bir satranç taşı olarak mı kullanacaklar?

Ayrıca; “Nükleer Silahlar ve Dış Politika” kitabında yazdığı üzere Dr. Kissinger bir savaş durumunda nükleer silah kullanımına karşı olmadığını belirttiğine göre, bizi bir nükleer savaşa dahil edecekler mi?

d) Bu toplantıya davet edilen gazetecilerden biri Cengiz Çandar. Fakat benim kanaatim

kendisinin bu toplantıyı tamamen aklayacağı yönündedir. 2003 Irak Savaşı sırasında Paul Wolfowitz’in yakın arkadaşı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi konuşmacılarından biri olarak ; Çandar’ın Bilderberg’e olan sadakati dolayısı ile bu konferanslara davet edildiği ve Bilderberg taraftarı yazılar yazacağı ortada.

Bu nedenle; kendisinin bu seneki toplantılar hakkında yapacağı değerlendirmelere inanılmaması gerektiğini düşünüyorum ve Türklerin kendi ülkelerinde neler olduğunu öğrenmesi için bağımsız Türk gazetecilerin toplantıya katılmasını istiyorum.

Yaklaşmakta olan Bilderberg toplantıları hakkında Türk gazetelerindeki tartışma eksikliğinden, bu toplantıları çevreleyen yüksek gizlilik ve inkardan, bu toplantıların şeffaflık eksikliğinden ve Bilderberg Grubu’na karşı Türk insanlarının gösterdiği duyarsızlıktan dolayı tamamen irkilmiş durumdayım. Dünyanın en güçlü savaş tüccarları tarafından burnumuzun dibinde gizli bir toplantı gerçekleştiriliyor. Bu bir çılgınlıktır.

Bir Türk vatandaşı olarak; benim hükümetimin benim bilgim ve onayım olmadan bu gizli toplantının Türk topraklarında gerçekleşmesine izin vermesinden rencide olmuş durumdayım. Bu nedenle sizden bu sene İstanbul’da gerçekleşecek Bilderberg toplantısında gazetecilik adına tam şeffaflık talep ediyorum.

Eğer Bilderberg Grubu’nun saklayacak bir şeyi yoksa; o zaman toplantının tam metnine ulaşmamız gerekiyor. Bu yüzden bağımsız Türk basını bu toplantıya katılmalı.

Bu mümkün değilse; Türk milletinin bir hizmetkarı olarak size, Bilderberg toplantısına izin vermemenizi istiyorum.

Bir kamu hizmetkarı olan sizden; bu açık mektupa olan cevabınızı 10 gün içinde bekliyorum.

Saygılarımla

Timuçin Leflef

Kaynak: Timuçin Leflef - GlobalResearch - www.acikistihbarat.com
Orijinal Metin:
http://www.globalresearch.ca/index.php?context=viewArticle&code=LEF20070511&articleId=5618
**********
Bilderberg Nedir?
Bilderberg Toplantıları:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilderberg_Toplant%C4%B1lar%C4%B1
********
Kısaca “Council of Foreign Relations” (CFR) Nedir?
Vikipedi’de CFR:
http://tr.wikipedia.org/wiki/CFR