Gönderen Konu: KEZBAN HATEMİ'DEN ŞOK SÖZLER DAGA ÇIKANLAR HAKLI.  (Okunma sayısı 1439 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
KEZBAN HATEMİ'DEN ŞOK SÖZLER DAGA ÇIKANLAR HAKLI.
« : Ekim 11, 2008, 09:27:07 ÖÖ »
KEZBAN HATEMİ'DEN ŞOK SÖZLER DAGA ÇIKANLAR HAKLI

Haberturk'te Söz Sende programında Balçiçek Pamir'in sorularını cevaplayan Kezban Hatemi'nin ağzından şu sözler döküldü:
"Şahıslara yönelmeyelim sisteme bakalım. Yapılmak istenenlere bakalım. Düşünün, bu ülkede gayrimüslim olmak, farklı etnisiteden olmak, Kürt olmak çok zor birşey. Ben Allah'a çok uzun süredir dua ederken, "Allah'ım sen beni bu ülkede azınlık ve Kürt yapmadığın için sana hamd ediyorum" demeye başladım". " Bİreysel olayların, davaların içine girince, işkencelere baktığınız zaman öyle... Kaybedecek birşeyi olmayan insan dağa da çıkar, heryere de gider"
http://www.nettavir.com/haberdetay.asp?id=8751
****************
YORUMLARDAN:
Kezban Hatemi'nin duasına karşılık,ben de aslen Türk olarak, Türkler adına şunları söylüyorum:

Ey ulu Tanrı, bu ne iş, bu ne yanlışlıksa, anlayamadık...

Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu gençleri olarak, bu topraklarda doğup,her türlü bilgisi, kültürü, talim ve terbiyesi ile   büyüyüp, tekamül ettik lakin,bir türlü yüzümüz gülemedi, şansımız dönemedi... nedense?

Sormamız, sebebi bilmediğimzden değil, sitemdendir Tanrım...
Çünkü, her şeyden önce Gayritürk ve Gayrimüslim değiliz, onun için,ağzımızla uçan kuşu tutacak bilgi ve  sanatsal yetenek sahibi olsak da,mütevazı yaşantımızı, halen dahi   baba yardımına muhtaç olamadan
sürdüremeyişin hicabını duyuyor, bayramlarda bile, ana-babamızın elini öpmeğe utanıyoruz...

 Bize göre burası, ulu Atatürk'ün terk'i dünya ettiği günden beri, Türklerin devleti olmaktan çıkıp, ülkede  hüküm süren, karar verenlerin Türk olması mümkün değil ve her halde Gayritürk, Gayrimüslim olmalılar ki;
her türlü alakasızlık ile haksızlığına maruz bırakılıp, mağdur edildik ve bu hal elan dahi devam etmektedir...
Ey yüce Tanrı, sabrımızın sonuna geldik;elimizde silah, başımızı alıp, dağlara çıkmağa ramak kaldı, haberin ola!
Akkartal
**************
Sag Gösterip sol Vurmak,
Müslümanları savundugu zannedilen ,herhalde Iranlı bu aile,ne yapmak istiyor?
 
Yüzde yüz  Türküm,ve Türk Milliyetcisiyim.

Sunu söyliyeyim bu ülkede Türkler eziliyor.
 
Ankara da dogdum.1952 lerde,
Hacettepe ye cıktıgımda,etrafı bombas bir sehir vardı.
Simdi Dikmen vadisi tarafından geliyorum,gecekondular gitmis lüks villalar gelmis.
Kanunlara saygılı oldum,ihale yosuzlugu yapmadık,hazine arazisi isgal etmedik,cetecilik  yapmadık,dar  gelirimizle gecinmeye calısıyoruz.
Bürokrasi de adamımız yoktu yükselemedik.Siyasi partilerde bizim  cıragımız olmıyacak adamlar  hızla yükseliyor.
Yurt dısına gitmedik,vatnımız dedik.
 
Bu ülkede ezilen Türklerdir.
G.Güvendağ
*************
Vakıflar yasasının çıkmasını şiddetle savunan bir Kezban Hatemi'den daha ne beklenir ki?Kendi açısından hiç değilse doğrusunu söylemiş.

Geçen gün bir tv kanalında Sayın Hüseyin Hatemi hocanın bir konuşmasını izledim.Üstelik bu sayın zat hiçbir para almadan misyoner olduğunu itiraf anlamına gelecek kelimeler etmektedir.

Diyor ki"Ne olacak,Papa gelsin,bu bizim faydamıza dır.Asla kaybımız olamaz.Üstelik Kur'an da demiyor mu ki,Müslümanlara en yakın olan Hristiyan olandır diye"....

Bu sözlere dikkat ediniz.Çok önemli bir sözdür.Bunun perde arkasını da altta inceleyeceğiz....

...."Öyle ise bu diyalogdan mutlaka en iyi faydayı sağlamalıyız"anlamına gelen kelimeler sarfetti.
Baktım ki ülkemizde kimler ne şekilde bu diyalog söylemlerine üstelik te akademik kariyerlerini kullanarak canhıraş vaziyette sahipleniyorlar.Bu çok ilginç değilmidir?Acaba hangi ülkenin saygın ilim adamlarıdır bunlar?Hangi ülke bu adamlara Profesörlük ünvanını vermişlerdir?Bunlar kimin ya da nerenin profesörüdürler?

Şu Meşhur Dinler arası DİYALOG konusunu.
Hani şu son zamanlarda ılımlı islam modeli ve BOP diye bildiğimiz yutturmaca yok mu?İşte bu da diğer alaveraların devamı olarak sahnelendi.

"DİNLER ARASI DİYALOG"masalını artık kimse yutmuyor.Peki ne olacak ?Gayet basit.Tabii ki her daim bir "B" Planı olmalıdır.

İşte burada ki "B" planı da 1957 Menderes döneminde ortaya atılmış olan bir hikayeyei ısıtmaktan geçmektedir.
O dönemler de buun adına" 3'LÜ DİNİ MERKEZ"denmekte idi.

Biz bu masalı şimdilerde "MEDENİYETLER İTTİFAKI" olarak bilmekteyiz.Yani 1957 den bu yana yapılanlar aynı söylenenler aynı. Bu adam dedikleri adam ne adammış ki 1922 den bu yana kurduğu Cumhuriyeti hala yıkamadılar.

Peki bu "MEDENİYETLER İTTİFAKI " da nedir?
1957 de gündem kazanmış olan bu söylemin aslına bakacak olur isek "3LÜ DİNİ MERKEZ"diye anılan söylemin temelindeki kavram,"islam dini de diğer dinler gibidir.Hiç bir farkı yoktur.

-Yani iddia edildiği gibi İslam son din değildir.Hz.Muhammet son peygamber değildir.
-Her 3 din de de hiç bir fark yoktur.
-Zira Kur'an da böyle demiştir.Bu nedenle islam da onları kutsal kitap ve peygamber olarak kabul etmiştir.
-Öyle ise diğer 3 din den hiç bir farkı yoktur"söylemi ile hem bir ittifak,hem de gelecek için yapılan yatırımların bir tezgahını ne yazık ki kafalarda soru işareti olarak bırakmayı hedeflemiş bunda da bayağı başarılı olmuşlardır.


Bu yazıyı kaleme almama ne sebep olmuştur diye soracak olursanız ,şunu diyebilirim.
Son zamanlarda TÜRBAN adı altında Hristiyanlığı içimize işlemeye çalışıyorlar biz de seyirci kısmında oturmaktayız, bu nedenle bu yazıyı kaleme almak durumunda kaldım.
Yazının tamamı için bakınız....
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=322.0

Herzaman söylediğimi yineliyorum.
ABD/AB/BOP/AKP/Ilımlı İslam/PKK kardeştir.
Bu kardeşliğin içini de Şeriat adında aldatmaca ve kardeşlik maslları ve emperyalizmin emri ile doldurmaktadırlar.

Ahmet Dursun
-----------

Söylev ve Demeçler / Cilt 1 / Syf. 389
Aziz Millet Vekilleri,
Dünyaca malum olmuştur ki, bizim devlet idaresindeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

M.Kemal Atatürk
------------
R.T.E'nin "ya müslümansın ya da laik" konuşması

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
KEZBAN HATEMİ tehdit etti
« Yanıtla #1 : Ocak 09, 2010, 12:32:31 ÖS »
Aslında bu yazının başlığı şöyle olmalıydı,

"Damızlık Bartholomeos’un avukatı" Tehdit etti olmalıydı.

Ama öyle olmamış.

Neyse bizce de öyle olmasın.

Ayrıca bakınız,
Pamir'in konuklarından Orhan Çekiç,Kezban hatemi,Murat Mercan anlatıyor
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7608.msg13357#msg13357

A.Dursun
------------
KEZBAN HATEMİ tehdit etti

Fener Papazı Bartho’nun avukatı, Türkiye’yi AİHM’e şikayet edeceğini açıkladı
AMERİKAN CBS TV’ye verdiği röportajda “Türkiye’de çarmıha geriliyorum” diyen Bartho’nun ardından bir tehdit de avukatı Kezban Hatemi’den geldi: Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun açılmamasından ötürü sıkıntı yaşanıyor. Ocak ayı sonuna kadar açılmazsa AİHM’e gideriz!


Hatemi’den AIHM tehdidi
Fener Rum Kilisesi Papazı Bartholomeos’un danışmanı Kezban Hatemi, Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun ocak ayı sonuna kadar açılmaması halinde AİHM’de dava açacakları tehdidini savurdu
Amerikan CBS televizyonuna verdiği röportajda “Türkiye’de çarmıha geriliyorum. Nefesimiz tükeniyor” sözleriyle büyük tepki çeken Fener Rum Kilisesi papazı Bartholomeus’un danışmanı ve kilisenin avukatı Kezban Hatemi, Ruhban okulu konusunda tehdit savurdu. Hürriyet gazetesinin haberine göre, Hatemi, papaz Bartholomeus’un Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun açılmamasından ötürü sıkıntı yaşandığını ifade ederek, Ocak ayı sonuna kadar okulun açılmaması halinde AİHM’de dava açacaklarını söyledi.

Fitili Bartholomeos ateşlemişti
Papaz Bartholomeos da, geçtiğimiz aralık ayında yaptığı açıklamada Ruhban Okulu meselesinin, yeni yılın başında çözülmemesi halinde önce iç hukuk yollarına, daha sonra da AİHM’e gideceklerini vurgulayarak, şunları söylemişti: “Bu mesele devamlı askıda kalırsa eninde sonunda AİHM’e başvurmak zorunda kalacağız. Ancak bunun için yeni seneyi bekleyeceğiz. Biz okulun kapatılmasının sebepsiz ve haksız olduğunu düşünüyoruz. Devlet tarafından üniversite seviyesinde sayılan bir okul değildi. Kapatılması için bir hukuki engel yoktu. Biz 1971’de olduğu gibi eski koşullarda açılmasını istiyoruz.”
‘Ruhban Okulu meslek lisesi olmalı’
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, Ruhban Okulu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun bundan 30-40 yıl önce mahkeme kararıyla kapatıldığını hatırlatan Bağış, “Şu anda o okulu açmak için aradan geçen zaman içinde tüm Anayasal, yasal değişiklikler ve yönetmelikler yeterli mi değil mi, onu inceliyoruz” dedi. Ruhban Okulu’nun bir ilahiyat fakültesi olarak açılmasıyla ilgili faklı fikirlerin tartışıldığını belirten Bağış, “Geçmişte olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, bir meslek lisesi olarak açılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Fener Kilisesi’ne uğramadan edemiyorlar
Almanya Şansölye Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Fener Rum kilisesini ziyaret etti. Westerwelle, ziyaret sırasında yaklaşık 30 dakika Fener papazı Bartholomeos ile basına kapalı olarak görüştü. Westerwelle ile Bartholomeos, görüşmenin ardından basın mensuplarına poz verdi.  Westerwelle, daha sonra Aya Yorgi Kilisesini gezdi. Kilisenin girişinde mum yakan Westerwelle, kiliseyle ilgili bilgi aldı. Konuk bakan, 10 dakika süren ziyaretinin ardından kiliseden ayrıldı.
------------
Bartholomeos'un açıklamalarına Dışişleri'nden tepki
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8513.msg15139#msg15139
-----------
Türkler nasıl mahvedilir? (KİN KAPISI)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8524.msg15115#msg15115