ALMAN'ın KARTAL'ı Ekonomisini nasıl koruyor?Haberin Almancası...
http://www.tagesschau.de/wirtschaft/meldung133334.html---------------
“Kartal Alman ekonomisinin üzerinde koruyucu kanatlarını germeyi sürdürüyor” [Der Bundesadler hält auch weiterhin schützend seine Schwingen über die deutsche Wirtschaft.]
Hükümet Alman firmalarını satın alınmaya karşı koruyorAlman hükümeti, Alman firmalarının yabancı rakipleri tarafından devralınmaya karşı korunmasını istiyor. AB şirket satışları yönergesinin tatbiki konusunda kararlaştırılan yasa önerisi sayesinde yönetim kurulları, genel kurulun muvafakatına başvurmadan savunma önlemleri almaya devam edebilecekler.
Federal hükümet bu yasa önerisiyle Mayısa kadar AB şirket satışları yönergesi çerçevesinde anayurt hukukuna dönüştürülen seçme hakkını firmalar lehine kullanmış oluyor. Prensip olarak yönetim kurulu ve denetim kurulunun şirket devrini önlemek için kullandıkları değerli senet alım ve devralım kanununda öngörülen imkanlar aynen muhafaza ediliyor. Anonim şirketler kanununa göre mümkün tüzüksel ve sözleşmeli oy hakkı ve hisse devir kısıtlamaları için de bu böyle. Bu cins savunma önlemleri aslında Avrupa yönergesine göre yasak. Fakat Almanya Brüksel’in öngördüğü şartların bir kısmını devredışı bırakan bir hükmü kullanacaktır. Diğer taraftan şirketlere de savunma önlemlerinden kendi istekleriyle vazgeçme imkanı sağlanacaktır.
"Dışarı kovalamaya" karşı kurallarBundan öte satınalım teklifinden sonra diğer hissedarların ne olacağı hususunda kurallar mevcut. Örneğin bir teklif sahibi sermayenin % 95’inden fazlasına sahipse diğer hissedarları şirket dışına atabiliyor (dışarı kovalama). Hissedarlar paylarını üç ay içinde devretme durumunda kalıyor, hissedarlara uygun bir uzlaşma bedeli ödeniyor. Eğer suyunu çıkartma haddine ulaşılmışsa teklif süresi, başarıyla sonuçlanmış bir devralma işleminden sonra üç ay daha uzatılabiliyor.
Bunun dışında Federal Mali Hizmetler Denetleme Dairesi’nin (BaFin) soruşturma ve kontrol yetkilerinde değişiklikler öngörülmekte. Bu yolla büyük hissedarlar arasında şirketi kontrol etmek için varılan gizli anlaşmalar ve danışıklı davranışların kanıtlanmasında sözkonusu olan zorlukların engellenmesi hedefleniyor. Sözkonusu kanunun Haziran ortasında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Federal senatonun onayına gerek yok.
**************
BİR YORUM:Eloğlu küreselleşme, AB falan dinlemiyor;
Ulusal ekonomisini Kartallar gibi koruyor..
“Yüksek tepelerde yılanlar da bulunur kartallar da,birisi sürünerek çıkmıştır,ötekisi uçarak..”C.Şahabettin..
Aşağıdaki haber 16 Şubat 2008 tarihli, yani taze.
Haberin adresi yarı resmi Alman 1.Kanal’ı ARD’nin “Haberler” internet sitesi.
Haberin başında Alman bayrağının ortasında bulunan ünlü “Alman Kartalı” var.

[Der Bundesadler hält auch weiterhin schützend seine Schwingen über die deutsche Wirtschaft.]
Resim altında; “
Kartal Alman ekonomisinin üzerinde koruyucu kanatlarını germeye devam ediyor” yazıyor
Alman’ın kartallı devleti yuvarlaklaşma falan demeden ulusal ekonomisini “
Kartallar gibi koruyor” bizimkiler de “
Babalar gibi satıyor” !
Alman kartalının “milli ekonomisini” korumaktaki tutarlı ve kararlı tutumunun daha iyi anlaşılması için Almanca yazıyı ve çevirisini gönderen dostum sayın Rehan GÜNDOĞMUŞ’un yazısından haberin içeriğiyle bütünleşen bir cümlesini buraya aktarmak istiyorum:
“Bu olay, Rus Gasprom şirketinin Iki ay evvel Almanya’da şirket satin almak istemesi ve SPD Başkanı Kurt Beck’in „Kremlin’in 1 avrosunu dahi istemiyoruz“ demesinden sonra iki ay icerisinde tedbir alinmasi takdir edilmesi gereken bir tutum.” Yoruma gerek var mı: Konu “Ulusal çıkar”, “Ulusal Ekonomi” olunca Alman Hristiyan partisi, Alman Sosyal Demokrat Partisi, Yeşili Kırmızısı siyahı farketmiyor hep birlikte “Kartal” kesiliyorlar.
Bizimkiler de bir yandan her biri bir başka telden çalarken bir yandan da hep birlikte “Serçeleşmek” için yarıştalar..
Aydoğan KEKEVİ 10.03.08
NOT: Konunun dışına çıkıyor gibi gözükecek olsa da aslında biri AB’nin patronlarından olan; öteki AB’nin kapısında tutulan bu iki ülke arasındaki tutum farkını genel olarak sergilemesi bakımından ilginç bulduğum, haberde geçen bir terime değineceğim: Alman literatüründe bir şirketin bir başka şirket tarafından satın alınmasının karşılığı “
Feindliche Übernahme”dir.
“Übernahme” “almak, devralmak” anlamındadır. Peki “Feindliche” yani kök kelime “Feind” ne anlama geliyor; Onu da “Karl Steuerwald Almanca Türkçe Sözlük”ten aktarıyorum:
Feind 1.Düşman, hasım, muhasım. (...) Feind/lich; Düşmanca , hasmane, husumetkâr..” Yani “Düşman tarafından ele geçirilmek” Bu deyime -ekonomiden bihaber olduğum için- ilk kez
İngiliz Vodafon şirketi, bir Alman telefon şirketi olan
Mobilfunk’u almaya talip olduğunda rastladım.
Aslında Almanların ne dedikleri konumuz değil, zamanında öyle uygun görmüşler, öyle sürdürüyorlar.
Vodafon’un Mobilfunk’u hangi koşullarla, nasıl aldığı da sorunum değil, benim değinmek istediğim bu deyimi eleştiren, “
Dünya Globalleşirken böyle terimler Almanya’yı dünyaya karşı rezil ediyor” falan diye karşı çıkan bir Alman enteline daha rastlamamış olmam..
-Bunlar da Alman enteli işte, ne olacak (!)-.
Peki bu veya benzeri bir deyim bizde olsaydı Türkiyeli entellerin tepkisi nasıl olurdu ?
Onu da artık sizlerin deneyimlerine ve hayal güçlerine emanet ediyorum.
“Ehh o kadar fark olacak.” diyeceksiniz:
Ama o batı enteline özenenler biraz onların bu hallerine özenseler ya..