Gönderen Konu: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.  (Okunma sayısı 6174 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« : Ağustos 20, 2008, 02:19:16 ÖS »
ANADOLU VE TRAKYA'DA YAŞAYAN TÜRK HALKI BU ÇAĞRI SİZE!

Artık sızlanma, şikâyet etme, ağlama zamanı geçti. Her yerde çöküntü,gayesizlik ve yanılgı havası hâkim. Bu gidiş nereye diye sormaya
kalkışmak ise aymazlıktır. Artık yolun ötesi görünmüştür. Siyaset,ekonomi ve güvenlik meseleleri diz boyu olup bunları ortadan kaldırmak
için cesur ve erdemli bir siyasi mücadele şarttır.

İnsanların yeryüzünde görüldüğü ilk zamanlardan bu güne dek, kavgaları,çekişmeleri, ayrışmaları, savaşları, akla gelebilecek her türlü çatışma,mücadele, doktrin ve rejimlerin iki ana sebebi vardır, bunlar;" Hak ve eşitlik" tir.

Kuruluş sürecinde olan ve kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin siyasi sahasına çıkacak olan "HAK VE EŞİTLİK" Partisinin
değişmez ilkeleri, gerçekleştireceği hizmetler aşağıda sunulmuştur:

1.    Milletvekili, üst bürokrat ve memur dokunulmazlığı kaldırılacak,herkes adalet önünde hesap verecektir.

2.     Ülkenin baş düşmanları olan fakirlik ve cehalete, bütün kaynaklar seferber edilerek savaş açılacaktır.

3.     Siyasi partiler ve seçim yasaları tam bir demokratik düzene sokulacaktır.

4.     Yargıya bütün dünyada olabildiğinden de daha üst bir bağımsızlık sistemi getirilecektir.

5.     Halkın aç gezdiği bu memlekette halkın parası olan hazineden,partilere yardım yapmak akıl dışıdır, kaldırılacaktır.

6.     Bölücüler ve teokratik devlet peşinde koşanların önü tamamen kesilecek,Güneydoğudaki halk teröristlerden soyutlanarak dağlar silahlı
eşkıyalardan temizlenecektir. Bu milletin, evlatlarının canı bu kadar ucuz değildir.25 yıldır süre gelen kanın akışı daha fazla devam
edemez.

7.     Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet denilen rezilliğe hiç kimsenin tevessül edemeyeceği yasal düzenlemeler yapılacak ve tam tatbik
edilecektir.

8.     Vergi sisteminde adil ve dürüst şekilde uygulanacak düzenlemeler yapılacaktır. Emek ve alın teri her şeydir.

9.     Ulusal kaynakların kullanımında öncelik sosyal güvenlik sistemi,eğitim ve sağlıkta olacaktır. Sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmeyen
tek kişi kalmayacaktır.

10. Bütün keyfi harcamalara, saltanatlıklara, ayrıcalıklara, lüks yaşama, kamu ve mahalli yönetimlerde son verilecektir. Yağma sofrası
ortadan kaldırılacaktır.

11. Dış siyasette tek ilke olacaktır; "Başı dik devlet, onurlu millet".
Her tavır, her görüşme, her protokol, her tutanak, her antlaşmada esas budur.

12. 1960'dan başlayarak, gerçekleşmiş veya yarım kalmış teşebbüsler halinde Ordunun siyasi sürece müdahaleleri vardır. Ordu, direkt veya
dolaylı hayatı boyunca fiilen siyaset dışı kalacaktır.

13. Tam bağımsızlık (Tam İstiklal) ve ulusal egemenlik (Kayıtsız Şartsız Milli Hâkimiyet) bütün faaliyet ve çalışmaların temel fikridir.

14. Bu gün dünyada dolaşan paranın %50 si yiyecek alanında bulunmaktadır. Petrol için geri kalan paradan sadece 1/3 kullanılmaktadır. Dünyanın geleceği kıymetli tarım alanları ve suya bağlıdır.Topraklarımıza, sularımıza, ormanlarımıza sahip çıkmak çocuklarımıza yapılacak en büyük hizmet olacaktır.

15. Din bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya ve devlet işleri ile siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş medeniyet yolunda
ilerlemesi için başlıca şartlardan bir sayacaktır. Bu ülkenin çocukları dinci, dinsiz, şu mezhepten bu mezhepten diye asla ayrılamaz, bölünme
sebebi ve taraf tutmak kabul edilemez. Birbirlerine rastladıklarında :
"Selamün Aleyküm" diyen de, "Merhaba" diyen de bu toprağın ve bu Kültürün çocuklarıdır.

16. Söze, yazıya, fikre ve düşünceye hiçbir sebep ve gerekçeyle gem vurulamaz, sansür uygulanamaz.

17. Devletin sahibi ve efendisi millettir ve devlet millete hizmet için vardır. Devletin asli işi de, adaleti ve güvenliği sağlamaktır. Bu işini
de en hızlı, en sağlam, en güven verici şekilde yapacak tarzda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

18. Ülkedeki tüm eğitim ve öğretimin, müfredat konu ve kapsamları akılcı, çağdaş sistemlere uygun olacak şekilde değiştirilecektir.

19. Milletin kendi haklarını savunması lazımdır. Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan bir insan, yürüyen ıztırapdır. Bir millet bağımsızlığını kaybedince, O millette herkes hiç olur.

20. Özgürlük her şeydir. Özgür olmayan insan cesur olamaz. Özgür olmadığından cesarette gösteremeyen insanın, başka yetenekleri
olsa bile onların hakkını veremez. Demokrasi de ancak özgür birey ve toplumlar sayesinde gerçek niteliklerini ortaya koyabilir. Halkın
hükümetleri denetleyemediği yerde demokrasiden bahsedilemez.

"HAK VE EŞİTLİK" HAREKETİNDE YER   ALACAKLARIN DOĞASI VE FELSEFELERİ:

1.     Türkiye çürük bir düzene doğru yol almaktadır. Aşırı derecede dayanıklı ve iddialı vatanperver insanlara ihtiyaç vardır.

2.     Bu dönemde az çok okuyan, düşünen, dinamik bir insanın politika dışında kalması imkânsızdır.

3.     Cumhuriyet ve demokrasi gözü pek muhafızlara ihtiyaç duymaktadır.

4.     Kadın ve erkekler bu yolda müşterek mücadele etmek zorundadır.
Şahsi karar ve teşebbüsün tam ve kesin damgasının vurulması gerekir.
Böyle bir siyasi hareket, mizaç, ruh yapısı, mücadele metot ve alışkanlıkları bakımından farklı bir insan ister.

5.     Her faaliyet halka dayalı, halkın içinde, halkın kültür ve ihtiyaçlarına dönük olarak ve mutlaka onu huzurlu kılmak, mutlu etmek
için yapılacaktır. Millete bahane anlatılmaz!

6.     Kitleler ateşlenmeli, coşturulmalı, fakat bu; halk kitlelerinden alınacak ateşle yapılmalı, ruhları tutuşturulmalıdır. Bunun için açık
fikirli konuşmalarla hayata ait konular işlenmelidir.

7.     Hasım kazanmanız kaçınılmazdır. Savaşçı bir karaktere sahip olmalısınız ve haklı olduğunuzu bildiğiniz zaman, asla uzlaşmaya
gitmemelisiniz. Hak verilmez.

8.     Sabırsızlık ve cesaret kaybı insanı daha kolay bir yola sapması için ayartır. Bu kestirme yollar asla işe yaramaz. Onu seçtiğiniz için
de duyacağınız pişmanlık, umutsuzluk duygularınızı daha da artırır.

9.     Halkımızın dertleri kendi derdimizdir. Duygu, düşünce ve hayallerinizi ustalıkla kaynaştırırsanız, dağlar bile eğilir.

10. Halk, toplumsal ve ulusal meselelere meraklı hale getirilmelidir.
İnsanlarımız şahsi sorumluluklarının farkına varmadığı sürece ülkenin yenilenmesi ve gelişmesi olmayacaktır. Halkın kendi gücünün ve
olanaklarının farkına varması sağlanmalıdır.

11. Gençliğin yakıcı ateşini söndürmek, bir millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yolları açılacak.

12. Bir milletin kendisini unutması en büyük kusurdur. Kendi benliğini kanıtlamayan toplumlara dünya saygı duymaz.

13. Daha fazla geç kalınırsa, görülen o dur ki, geçmişteki birkaç neslin ortak zaaflarını gelecekteki bir nesil ödeyecektir.

14. Halkın bir bölümü dert küpü, bir bölümü de kan uykudadır.
Aldatılmaya ve avutulmaya son verilecektir.

15. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN Cumhuriyetin kuruluşunda öngördüğü: "İmtiyazsız, sınıfsız, bir kitleyiz" hedefi üzerine yorulmadan, bıkmadan yürümek esastır.

Yüreği ve ruhu özgür insanlar kendi türlerinin en kıymetli örnekleridir.Titreyen ve korkan zaten yaşayamaz.Ölümün avcılık yaptığı bu dünya da özgürlük dışında hiçbir şeyin önemi yoktur.
Dünya üzerinde yamyamlık devam ediyor, sadece insanları yeni usullerle yiyorlar. Dünya siyasi tarihinden çıkan sonuç, toplumlar  "Ya emir
alıyorlar ya da emir veriyorlar". Yani ya efendi ya da hizmetli durumdalar. Böyle giderse, bizim de geleceğimiz kusursuz hizmetli
görünümündedir.

Halkın aklı, halkın iradesi, halkın enerjisi ile halkın fikrinin ve vicdanının uyandırılması lazımdır. Moral çöküntüsünün sonu buhrandır.

Hatıralar da dal ister, kuşlar gibi konacak!

İşte size tarihsel ve toplumsal bir dal teklif ediliyor. Ve bir milletin göğsü nefes almak için rüzgâr bekliyor. Hüküm sizin, karar
sizin, vicdan sizindir ve her insan kendi hayatının mimarıdır.
Bir insanın en kıymetli en son sarılacağı şeyi onurudur. Onu kaybettikten sonra geriye ne kalır ki?
Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti!                                                                       
  Osman Pamukoğlu     
"Hak ve Eşitlik" kuruluşu adına                                                                       
     28 Temmuz 2008
www.osmanpamukoglu.com.tr

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
HALK nasıl kandırılıyor
« Yanıtla #1 : Ağustos 25, 2008, 11:23:16 ÖÖ »
Halk nasıl kandırılıyor?

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
PAMUKOĞLU,"İktidara gelince idamı geri getireceğiz"
« Yanıtla #2 : Eylül 26, 2008, 07:32:28 ÖS »
Bu konu hakkında henüz eleştiri yazmıyorum.Zira kısman de olsa katılıyorum.Katılmadığım kısmları olsa da genel de destekliyorum.A.Dursun
**********
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, partisinin iktidara gelmesi durumunda yoksulluk ve cehalete karşı seferberlik ilan edeceğini, dokunulmazlıkları kaldıracağını söyledi.


Osman Pamukoğlu, partisinin İzmir il başkanlığının açılışını yaptı. Türkiye'deki ilk il örgütünü İzmir'de kurduklarını belirten Pamukoğlu, Afyonkarahisar, Antalya, Aydın, Burdur, Bursa, Denizli, Düzce, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Manisa, Sivas, Yalova ve Zonguldak il başkanlarının da yetki belgelerini aldığını, buralarda da il örgütlerini oluşturmaya başladığını ifade etti.

Henüz 3 haftalık bir parti olduklarını, ancak genel merkezi 32 bin kişinin arayarak partiden hizmet almak istediğini söylediklerini belirten Pamukoğlu, şunları kaydetti:

"İlk il örgütünü İzmir'de kurma nedenimiz, Batı'nın pinokyosunun İzmir sahillerine çıkıp Ankara'nın önlerine gelmesi ve yine İzmir sahillerinde tahta parçalarına ayrılarak denize dökülmesidir. Türkiye'deki siyasi partiler denenerek yıprandı. Bu nedenle ülke sorunlarını hızla çözebilecek yeni bir parti ve kadro gerekli."
Pamukoğlu, meselelere kesin çözümün, Atatürk'ün milliyetçi, devrimci, etkin güce sahip gençleri ile idealist yurttaşlar sayesinde sağlanacağına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bugün yoktan var edilen bir ülke vardan yok ediliyor. Bu da halkı huzursuzluğa sevk ederek öz güven kaybına neden oluyor. Dağlarında eşkıyanın, şehirlerinde çetelerin hüküm sürdüğü, güvenliği kalmamış bir memlekette yaşamak, halkımızın layık olduğu bir durum olamaz. Partimiz iktidar olduğunda ilk iş olarak yoksulluk ve cehalete karşı seferberlik ilan edecek, bütün dokunulmazlıkları, hırsızlık ve yolsuzluklarda zaman aşımını kaldıracaktır. İdamı geri getirecektir."

Osman Pamukoğlu, konuşmasının ardından İzmir İl Başkanı Süleyman Aşkın'a parti rozeti taktı.
Hürriyet.

Çevrimdışı TOGEÇ

  • Kemal Denizer
  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 980
  • Puan: +34/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #3 : Eylül 26, 2008, 08:29:06 ÖS »
Bence değerlendirmenin tam zamanı Ahmet bey.

Hamur yaşken şekle girer,  piştikten sonra kırılır, ufalanır...

Bence görüşlerinizi ve hatta eleştirilerinizi esirgemeyin ki,  ifade eksikliği yada düşünce farklılığı varsa ortaya erken çıksın.

Saygılar,

Kemal
" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU hakkında bir analiz.
« Yanıtla #4 : Ekim 03, 2008, 01:19:50 ÖS »
Sinan TARTANOĞLU

*Sosyolog

En önemlisi de 1993–1995 döneminde PKK'ya karşı mücadelede, hissettiğimiz kadarıyla 'karargâhtakileri' bile ürkütecek kadar başarılı olması.

Emekli olunca kaleme aldığı, Güneydoğu görevini anlatan kitabında sıklıkla vurguluyor: 'TSK buradaki görevini hakkıyla yerine getirmiştir. Eğer bu ülkenin başında bir PKK belası hala varsa, sorumlusu siyasettir.'

Osman Paşa, başarılı bir asker. Emekli olunca yazdıklarını, dile getirdiklerini okuduk, dinledik… Etkilendik, hüzünlendik, kızdık… Öğrendik!.. Sevdik Paşa'yı, saygı duyduk ona. O 'Mustafa Kemal'in Askeri'ydi!..

Ama siyaset…

Osman Paşa'nın, kendi başarılarını devam ettirememekle, tamamlayamamakla suçladığı siyaset…

Mustafa Balbay'ın deyişiyle, 'siyaset umut üretme sanatıdır.'

Ve duyduk ki, Osman Paşa umut üretmeye karar vermiş, bir parti kuruyor…

Sert yaradılışlı, tek kelimesiyle çok şey anlatan, kalemi ve sözü kuvvetli, söyleyecek çok sözü olan bir Mustafa Kemal Asker'inin kuracağı parti, insanlarda umut üretti…

Osman Paşa'dan umutlananlar, Yaşar Büyükanıt'ın, emekli paşaların Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanması karşısındaki tavrından hiç hoşnut değildi. İki paşanın evinden, orduevinden tutuklanarak götürülmesinin altında, TSK-AKP işbirliğinden kuşkulandı. Ve çok öfkelendi… TSK'nın, kendisine bunca yıl hizmet vermiş paşalarına bu şekilde yaklaşmasını TSK'ya yakıştıramadı…

Bu öfke; İlker Paşa'nın tutuklanan Paşalara 'TSK adına' düzenlediği ziyaretle biraz küllendi (ama sönmedi. Hala üstü küllü 'kor' halinde.) Çünkü sebebi ne olursa olsun, TSK onları sahiplenmeliydi.

Ve sahiplendi.

TSK'ye olan düş kırıklığı, öfke olarak doğrudan Büyükanıt'a yöneldi. Büyükanıt emekli oldu, ama hala tek söz etmedi konu hakkında!!!

Oysa Ergenekon'u eleştirmekten korkmaması lazımdı. Çünkü arabası onu korurdu!!!

Büyükanıt'a öfkelenenler, Başbuğ'un 'TSK adına' ortaya koyduğu tavırla bir ölçüde yatıştı.

Ancak Osman Paşa da, Başbuğ'a öfkelenmiş meğer!!! Bir Emekli Paşa olarak Osman Paşa, tutuklanan Emekli Paşaların 'TSK adına' ziyaretini, ordunun adalete ve siyasete müdahalesi olarak görmüş.

Emekli Paşanın, tutuklanan Emekli Paşalara ve İlker Başbuğ'a ya da TSK'nin en üst makamına duyduğu öfkeye bakınız!!!

Orduyla en fazla çatışan Erdoğan dahi Osman Paşa gibi bakmadı olaya. Ya da baktı da açık açık dile getirmedi, getiremedi. Hele böyle bir konuda 'Tayyip'ten daha Tayyip' olmanın anlamı yoktu, Osman Paşa!!!!...

Osman Paşa, Genelkurmay'a öfkelendi; Osman Paşa'dan umutlananlar ise Osman Paşa'ya… Onlar Büyükanıt'ın tavrına da öfkelenmişti. 'Kavrama yeteneği düşük' insanlar değil onlar; Büyükanıt ile Pamukoğlu'nu, bu olayda aynı tarafta gördüler!!! Ergenekon karşısındaki iki tavır arasındaki tek fark, birisinin roketlere dahi dayanan zırhlı arabası varken(!), diğerinin olmaması…

Öyle anlaşılıyor ki, 43 yıl başarıyla hizmet verdiği TSK'ye genel olarak öfkeli Osman Paşa… Yine öyle görünüyor ki, bu öfke biraz da Osman Paşa'nın, askerlik hayatında beklediği terfileri alamamış olmasından kaynaklanıyor. Bu öfkeyi, kırgınlığı üniforması üzerindeyken değil de siyasete atıldığı zaman dışa vuruyor. Belki başka nedenler de var. Örneğin Bölge'de savaşırken, 'yukarı'nın görevle ilgili yanlışları, öngörü eksiklikleri, engellemeleri, korkaklıkları…

Keşke, kendisi gibi 'emekli paşa' olan hapisteki silah arkadaşlarının, 'Birinci Başkan'ın emriyle yine silah arkadaşı olan bir başka paşa tarafından ziyaretlerini, hem de 'adaleti ve yargıyı etkilemek' gibi son derece uçuk ikinci cumhuriyetçi sloganlarla eleştirmek yerine, varsa bu 'yanlışları, öngörü eksikliklerini, engellemeleri, korkaklıkları', hatta apaçık, kendisine yapıldığını ifadelerinden hissettiğimiz haksızlıkları açıklasaydı bağıra bağıra!..

Oysa o, susuyor, ama bir şeyler ima ederek... 'Askerlik benim mesleğimdi, bitti' diyor en fazla…

Osman Paşa'dan umutlananlar, Başbuğ'a öfkelenen Osman Paşa'ya öfkelenmekte aceleci davranmadıklarını şu açıklamalardan anlıyorlar:

Osman Paşa Partisi adına, 'bizim bir ideolojimiz yok, ne sağız ne sol, ne de merkezdeyiz; bunlar eskimiş, külüstür şeyler; biz 360 dereceyiz(!)' diyor.

Ne demek bu Osman Paşa!?..

Bizim, sizi yerlerine koyabileceğimizi düşündüğümüz ve her türlü olumsuz hissi beslediğimiz bütün çevreler de aynı terminolojiyi kullanıyor. Bu çevreler Amerikalı Fukuyama'dan itibaren 'İdeolojilerin zamanı geçti' diyeli 25 yıl oldu. Aynı çevreler her gün beş vakit 'efendim hayat ak ve karadan ibaret değildir; arada gri de vardır' diyor, cezbeye kapılmış tarikat müridi gibi.

Paşam senin bunlardan farkın ne o zaman?!.. Bu griliğe ilkesizlik de deniyor çünkü!..

Kaldı ki, Osman Paşa'dan umutlananlar, 43 yıl TSK'ye hizmet vermiş bir Paşa'nın, 'BİZ KEMALİSTİZ' demesini beklemişti… Öfkelendiler… Sağcı, solcu, merkezci olmayan Osman Pamukoğlu, Kemalist de mi değildi? Kemalizm de mi onun için 'eskimiş, külüstür' şeylerdendi? Tıpkı kendisinden umut üretenlerin hiç hoşlanmadığı başka birileri için olduğu gibi!?..

Bir de Osman Paşa, partinin kurulduğu günü 11 Kasım 1938 olarak ilan eti.

'Karşı devrimin bu ülkede Atatürk'ün öldüğü gün başladığı' her zaman söylenir. Osman Paşa da buna atıfta bulunuyor. Ancak karşı devrime, 'Biz KEMALİSTİZ' demekten çekinerek karşı durulmaz. Öfkelendik…

'Biz KEMALİSTİZ' diyemeyen Pamukoğlu, İlker Başbuğ'un düzenlediği ziyarete, 'Ordu siyasete, yargıya karışmaz' diyerek öfkelenmişti. Ancak Mustafa Kemal'in, askerlikten istifa edene kadar yaptıkları, adıyla sanıyla siyasete karışmak değil miydi? Siyasiler siyaset üretmeyince, üretemeyince, yahut yanlış siyaset üretince, 'ne sağcıyız ne solcu futbolcuyuz futbolcu' mu demişti Mustafa Kemal?!..

İdeolojisi, doktrini olmayan partinin, Osman Pamukoğlu'na göre vazgeçilmez ilkeleri var. Nasıl oluyor da, bir ideolojiye bir doktrine dayanmayan bir ilke olabiliyor(!), bilmiyoruz. Hem 360 derece olmak hem de ilkeli olmak nasıl bir araya gelebiliyor?!?!?!...

Mesela, diyor ki Pamukoğlu; 'dış siyasette tek bir ilkemiz olacaktır: Başı dik devlet, onurlu millet.' Diyor ama yaptığı sözlü açıklamalarla bu ilke bir türlü birleşmiyor. 'AB'yle ekonomi konuşuruz, ticaret konuşuruz; siyaset konuşmayız, çünkü AB, Türkiye'nin güvenlik sorunudur' diyor.

Bu da Osman Paşa'dan bir inci…

Bir kere 'AB ile siyaset konuşmayız' dedikten sonra 'Çünkü AB ile siyaset konuşmak, günümüzde artık düpedüz Türkiye'nin bağımsızlığını, egemenliğini, onurunu tartışmak anlamına geliyor' demesi beklenirdi.

Değilmiş. AB ile siyaset konuşmazmışız; çünkü meğer AB bizim güvenlik sorunumuzmuş!...

'AB bir güvenlik sorunudur' demek, 'AB'ye girersek PKK da, şeriat tehlikesi de kendiliğinden ortadan kalkar. AB kendisine üye hiçbir ülkede terörü, şeriatı barındırmaz' demekse(!) Mustafa Kemal'in ordusuna 43 yıl hizmet vermiş, PKK'yla mücadelesine atıfla 'efsane komutan' denilen bir Paşa'nın konuya böyle yaklaşması gerçekten çok hazin!!!.. Biz, bu ülkenin güvenliğinin Osman Pamukoğlu'lar tarafından korunduğunu düşünüyorduk. AB tarafından değil!!!...

Tuz da mı koktu?!!.. Paşa da mı Mehmet Barlas ve benzerleri gibi düşünüyor?

Tüm bu incilerle beraber nasıl 'başı dik devlet, onurlu millet' olunur? Ondan umut üretenler anlamıyor Osman Paşa'yı… Öfkeleniyorlar ona!!!

Özelleştirilen kurumların yeniden kamulaştırılmasından, bankaların yeniden milli sermayeye dâhil edilmesinden bahsediyor Osman Paşa. Ama IMF'den hiç bahsetmiyor. IMF'yi, AB'yi, gelinen noktada bir 'Milli Güvenlik Tehdidi' saymadan, IMF'yle çatışmadan ve hatta 'AB'yle sadece ekonomi konuşarak' nasıl millileşilir, nasıl yeniden milli sermaye kurulur? Anlamıyoruz, öfkeleniyoruz… AB ile sadece ekonomi ve ticaret konuşacaksan, AB'ye ne gerek var?!!.. Üye ülkelerle ilişkileri tek tek sürdürmek neyine yetmiyor?!!.. Kaldı ki artık AB ile sadece ekonomi ve ticaret de konuşulmamalı!!!..

Yani niye apaçık 'AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekeceğiz' demiyorsun Paşa!..

AB seninle niye sadece ticaret konuşsun!? Onun derdi siyaset!..

Osman Paşa, rütbe yitirerek 'Bey'liğe geliyor, iyice sivilleşiyor ve… Kırk yıllık ne sağcı ne solcu = futbolcu bir politikacı gibi, hele Amerika'ya hiç değinmiyor!.. 1946'dan bu yana, Türkiye için ABD de bir milli felaket, hatta vahim bir güvenlik sorunu değil mi? Hadi yüksek siyaseti bir yana bırakalım; hiç değilse şu Süleymaniye hadisesinden, şu Montrö'den, Karadeniz'den, Kafkasya'dan da mı söz edemezdi?!..

Gelelim, zurnanın zırt dediği yere, Osman Paşa'nın din konusundaki tavrına…

Osman Paşa, partisini kurduğu gün, kurucular kuruluyla beraber Anıtkabir'i ziyarete gitti. Ve aynı gün gazetelere tam sayfa ilan verdi. Bu ilanda, Anıtkabir özel defterine yazacakları yer alıyordu. Aynı zamanda da kısa bir halka sesleniş vardı. Bu ilanın son cümlesi şöyle: 'Allah daima doğruların ve hak arayanların yanındadır.'

Bir de Osman Paşa, dinin siyaset aracı olmaktan çıkarılıp, tekrar vicdanlara gireceğinden bahsediyor(!)

Partini halka tanıtıyorsun. Ama tanıtım ilanının sonunu da bu şekilde getiriyorsun!!!

Yine de, ondan umut üretenler, ilanın bu son cümlesinin kötü niyetli olmadığını düşündü, düşünmek istedi. Çünkü siyaset umut üretme sanatıydı. Osman Paşa geçmişte yaptıklarıyla, yazdıklarıyla o umudu üretmişti.

Ancak Paşa'dan başka açıklamalar da geldi.

''Selamünaleyküm' diyen de 'merhaba' diyen de bu toprağın çocuklarıdır.'

Birisinin selamünaleyküm, diğerini merhaba demesi, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumda simgesel şeylerdir. Bunları diyenler artık taraf belirtmek adına bilerek, bilinçli bir tercih yapmaktadır. Yani 'merhaba' diyen AKP'ye, siyasal İslam'a karşıdır, 'Selamünaleyküm' diyen de laikliğe, Mustafa Kemal'e.

Bunlar arasında, bilinçli tercih yapmayanlar da olabilir. Ama böyle simgeler, özellikle şu şartlarda bölünen toplumun bir tarafına aittir. Bir taraf 'bayrağa bez parçası' der, öbür taraf öfkelenir. Öbür taraf 'türbana bez parçası' der, beriki öfkelenir.

Bizim gibi bölünmüş toplumlarda, 'selamünaleyküm' diyen ile 'merhaba' diyenlerin babaları dedeleri bu topraklarda kardeş kardeş yaşamış olabilir. Ama artık değiliz. Bölündük. 'Merhaba' diyen 'selamünaleyküm' diyene hoşgörüyle bakamıyor; diğeri de 'merhaba' diyene…

Osman Pamukoğlu bunları bilmez mi? Bal gibi bilir.

Peki, bu açıklamalarla hangi mesajı kime iletiyor?! Hangi mavi boncuğu kime gönderiyor?!..

Tutuklu emekli paşalara 'TSK adına' yapılan ziyarete kan kusuyor.

Sonuç: Dinci gazete Zaman'a 'Paşa, TSK'nin müdahalelerini önleyecek' diye haber oluyor!!! Cengiz Çandarların, Mehmet Barlasların, Mehmet Ali Birandların ekmeğine yağ sürüyor; onlara ve onların arkasındakilere mavi boncuk gönderiyor.

Toplumda artık görülmemesi, fark edilmemesi imkânsız olan, laik-anti laik kamplaşmasını görmezden gelerek; AKP'ye ve tabanına mavi boncuk gönderiyor. Çünkü AKP ve tabanının da, ondan umutlananların da, 43 yıl TSK'de görev yapmış birinden beklediği, onun ödünsüz bir Kemalist ve laik olmasıydı.

Ama o ve partisi 360 derece!!!

Ödünsüz bir Kemalist ve laik olması beklenen Paşa'dan böyle açıklamalar duyan AKP ve tabanı 'bu da bizdenmiş' diyip rahatlarsa şaşılır mı?..

Ama kendi olası tabanını da öfkelendiriyor!!! Kendisinden umut üretenleri kaybediyor!!!...

AB'yle sadece ekonomi konuşuruz, siyaset konuşmayız diyerek Batı'ya; özelleştirilen kurumlar ve bankalar millileştirilecek diyerek de kendisinden umutlananlara mavi boncuk dağıtmış oluyor, kendince!!!

Yani, AB yanlısından daha iyi bir AB yanlısı oluyor. Çok önemli konularda AKP'den daha iyi bir AKP oluyor. Ama sonra da tutup, AKP'den % 10 oranında oy alacağını iddia ediyor.

AKP'den daha iyi bir AKP olarak, ondan %1 0 çalınmaz. Çünkü, zaten burada hazır bir AKP var!!!

Paşa, muvazzaf silah arkadaşlarının, hapishane ziyaretine askerin siyasete karışması diye kızıyor; yani kendi durumunu da meşrulaştırarak bir bakıma siyaseti emekliye ayrıldıktan sonra yapın, demek istiyorsa…

Kanaatimizce Osman Paşa, emekliyken de siyaset yapmasın, yapmamalı, yapmasaydı!!!. Keşke 'efsane komutan' olarak kalsaydı.

Kendisinden umut üretenler onu anlayamıyor. Bunun için öfkelendiler.

Paşa da kaybetti!..


 
Arkadaslar,efendiler ve ey Millet,iyi biliniz'ki Türkiye Cumhuriyeti şehler, dervişler,müritler,meczuplar memleketi olamaz.en doğru,en hakiki tarikat,medeniyet tarikadır (Mustafa Kemal Atatürk)



'...Türkiye'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete, mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!...'

Necip Hablemitoğlu

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU analiz yorum.
« Yanıtla #5 : Ekim 03, 2008, 01:21:44 ÖS »
Yukarıda sayın Sinan TARTANOĞLU'nun yazısının hemen altında bir yorum var.Bakınız nasıl yorum yapılmış.Paylaşayım istedim...A.Dursun
----------------
Turkun son Basbugu Mustafa Kamal ne sagci ne de solcu idi, O TURKCU BIR TURK MILLIYETCISIYDI !
Efsane Komutan Sn. Osman Pamukoglu ne zaman, hangi sartlarda nasil konusacagina ancak kendisi karar verir!
Birilerinin duymak istediklerini, birilerinin  carpitarak maske olarak kullandigi kavramlarla konusacagini zannedenler cok yaniliyorlar !

Demek ile olmak arasindaki farki bilenler, demek yerine yapanlardir !
 11 Kasim 1938 tarihinin baslangic noktasi olarak ilan edilmesinin ne anlama geldigini gayet iyi bilenlerin etekleri ve pacalari  tutusmusa benziyor !

Kacinci derecede neyin nasil yapilacagini bilmeyen
"360 derece!!!!" diyebilir mi !?
Kaygan zeminli siyaset arenasinda Sn. Osman Pamukogluna basarilar diliyoruz.
 
 DERECE, DERECE IZ-LE-YE-CE-GIIIZZ !!!!
 ASLITURKDEN

Çevrimdışı TOGEÇ

  • Kemal Denizer
  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 980
  • Puan: +34/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #6 : Ekim 05, 2008, 11:50:51 ÖÖ »
Sinan Tartanoğlu  "SOSYOLOG"  etiketine sahip ise,

Sosyolojiden de, kardeşi psikolojiden de bihaber kalmışbir sosyoloğumuz var demektir.

Dahası, okuduğunu anlamak istediği gibi anlayan ve bunu da anlatmaya çalışan bir aydın(!) sosyoloğumuzla müşerref olmuş oldum.

Değil mi ki bir sosyoloğun taraftar olamayacağı ilk şey toplumun bölünmüşlüğüdür. Malesef sosyolog efendi  siyah-beyaz ayrımı gibi  laikler-kemalistler / akp'ciler-siyasal islamcılar  olarak  kesin ayrımını da kafasında yapmış ,   merhaba diyeni de selamunaleyküm diyenden  keskin bir bıçakla ayırmayı başarmış zat-ı muhterem.

Bu sosyolog(!) ile yüz yüze gelip onu mosmor etmeyi çok istedim yazısını okurken.

O'nun ve herkesin anlaması gereken çok açık bir gerçek var :   Ülke olarak VAR OLMA / YOK OLMA   mücadelesinin kaçınılmaz olduğu bir dönemdeyiz.  Bu mücadele verilirken, sosyoloğumuz gibilere lafın tamamını söylemek gerek. Anlama / algılama güçlüğü çektiği besbelli.

Konuyu (yazısını) daha detaylı ele alacağım yarın. Şimdilik müsadenizle.

İzmir, Beşikçioğlu Camii'nden  ikindi namazını takiben şehit cenazesi kalkacak, oraya yetişmem gerekiyor.

Sağlıkla,

Kemal
" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Efsane geri mi dönüyor?
« Yanıtla #7 : Ekim 10, 2008, 12:01:43 ÖS »
Yine bir karakol baskını sonrasıydı.
Pamukoğlu söyle demişti:
Bu son karakol baskını olmayacak. Bu mücadeleyi sabit karakollarla yürütemezsiniz. Sabit karakol sabit hedeftir. Bu mücedeleyi ancak onların yöntemleriyle kazanabiliriz. Teröristle mücadele edecek birliklerin onlarla aynı kosullarda savaşması gerekir.
Teröristler gibi dağlarda dolaşacak, dağlarda yaşayacak, koşulları onlar gibi hissedecek ve teröriste ani baskınlar düzenleyecek, teröristin dağda rahat uyumasini engelleyecek bir mucadele turune gecmek sart. Dagda yaşayan, dağda savaşan küçük seyyar birlikler kurmak zorundayız.
Hatta bizim onerimiz bu seyyar ve vurucu gücü yüksek timlere de "ERGENEKON TİMLERİ " adını vermeliyiz !

Bir yorum:
DOKUNULMAZLIK VE ZAMAN AŞAMI KORUNMA MEKANİZMALARINI KESİNLİKLE KALDIRILACAĞIZ,BÜROKRASİDE DE KALDIRILACAK !
AF MAF YOK ! AF DA NE DEMEK! ? VATAN HAİNLERİNE, TERÖRİSTLERE AF ÇIKARTMAK DEMEK HAKKI HUKUKU ORTADAN KALDIRMAK DEMEKTİR !
BANA YANİ BENİM DEVLETİME, BENİM MİLLETİME SİLAH ÇEKEN ADAMIN AĞIZINA SOKARIM NAMLUYU !
İDAMI GERI GETİRECEĞİZ !
TÜRKİYE'Yİ İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMA SÜRÜKLEYENLERİ YAŞLARI NE OLURSA OLSUN YARGILAYACAK VE CEZALANDIRACAĞIZ !
BAŞI DİK DEVLET, ONURLU MİLLET !
DEVLET " MASA " DEMEZ, TESLİM OL DER !
İISAK-I MİLLİ KONUSUNU MUTLAKA TAVİZSİZ KONUŞACAĞIZ VE GEREKENİ YAPACAĞIZ !
MECLİSİNİ BÜROKRASİSİNİ VE İKTIDARLARINI DENETLEYEMEYEN ÜLKELERDE DEMOKRASİ YOKTUR, OLAMAZ !
DELEGE SİSTEMİNİ VE GENEL BAŞKAN SULTASINI KALDIRACAĞIZ !
GENEL BAŞKANI DA ,MKYK ÜYELERİNİ DE, YÖNETİM KURULLARINI DA, İL-İLÇE BAŞKANLIKLARINI DA YANİ TÜM YÖNETİMDE GÖREV ALACAK OLAN KİŞİLERİ ÜYELERİMİZİN KATILACAĞI SEÇİMLERİN SONUÇLARI BELİRLEYECEK. DELEGE DE NEYMİŞ, BUNLAR OYUNDUR !
 
10 KASIM 1938'DEN İTİBAREN YAPILMIŞ OLAN ANLAŞMALARIN HİÇ BİR ÖNEMİ YOKTUR ! BU ANLAŞMALARIN HEPSİ TEK TARAFLI ÇIKARLARIN KORUNMASI İÇİN YAPILMIŞLARDIR !
TÜRK İILLETİ KARAR VERECEK !
EĞER İSTESEYDİM MECLİSE TEK BAŞIMA DA GİRERDİM AMA BENİM AMACIM TÜRK MİLLETİNİN İRADESİİI MECLİSE TAŞIMAK VE HAKİM KILMAKTIR !
 
İŞTE EFSANE KOMUTANIMIZ, HEPAR GENEL BAŞKANI SN. OSMAN PAMUKOĞLU YILLARDIR SÖYLEDİKLERİNİ VE YAZDIKLARINI BÖYLE ÖZETLİYOR !
 
BAŞARILAR KOMUTANIM VE BAŞARACAKSINIZ !
 ASLITÜRKDEN
**********
Arkadaslar,
Böyle bir komutanla cok güzel isler basarilir.Ben de görev istiyorum.Saygilarimla Ismet Aydemir
dr.aydemir@web.de
***********

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU "32. Gün"de izleyin.
« Yanıtla #8 : Ekim 10, 2008, 05:55:34 ÖS »
Terörle mücadelede nerede hata yapıldı? Osman Pamukoğlu, "32. Gün"de
http://www.kanald.com.tr/VideoDetay.aspx?ProgramID=10&Program=32.+G%c3%bcn&VideoID=820
Not:Üyelik istemektedir.Bilginize....
A.Dursun
İlgili diğer yazılar için bakınız...

Osman Pamukoğlu -VAKİT gazetesi Söyleşisi
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2687.0
----------
Osman Pamukoğlu Ceviz Kabuğunda Partisini Anlattı
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2280.0
--------
TÜMGENERAL OSMAN PAMUKOĞLU İLE SÖYLEŞİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1733.0
-------
Cazim GÜRBÜZ (Hak ve Eşitlik Partisi'nin kurucularından )
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2503.0
--------
Sonsuzluk (Osman Özeker)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2385.0
-------
hak ve eşitlik partisi
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2281.0
---------
Osman Pamukoğlu,parti kuruyor.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2248.0
-----------
"Taşın altına elimi değil başımı koydum" Osman Pamukoğlu
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?action=search2
-----------
BÜYÜK PAŞA OSMAN PAMUKOĞLU ÇAĞIRIYOR!
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2199.0
***********
Ayrıca Parti sembolünde kullanılan kartal ne anlama gelmektedir?
Bu konuda Sayın Pamukoğlu bir açıklama yapmışsa dahi ben duymadım.Lakin bu konuda iki yazıya bakmanızı öneriyorum.Hiç bir ön iddia olmaksızın,ön yargı olmaksızın okumanızı sadece tavsiye ediyorum.
Demiştim ya benim işim şüphe duymaktır.
Başımıza ne geldi ise şüphesiz davranışlarımızdan gelmiştir.

Bu şüphelerimi giderecek olur isem bu partinin öncelikle üyesi olmayı elbet ki düşünürüm.

TÜRKLÜĞÜN HAKİMİYET SEMBOLÜ:ÇİFT BAŞLI KARTAL
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2927.0
------------
Ve dikkatle okusanız içinde dikkat çekici ayrıntıların olduğu başka bir yazı.
ERMENİ:PATRiK GREGORIOS'UN RUS CARINA MEKTUBU.KİN KAPISI
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3048.0
*************
KARTAL NASIL YAŞAR?

Kartal,kus türleri içinde en uzun yasayanidir.

70 yila kadar yasayan kartallar vardir. Ancak bu yasa ulasmak için, 40 yaslarindayken çok ciddi ve zor bir karari vermek zorundadir.

Kartalin yasi 40'a dayandiginda pençeleri sertlesir,esnekligini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sagladigi avlarini kavrayip tutamaz duruma gelir.

Gagasi uzunlasir ve gögsüne dogru kivrilir. Kanatlari yaslanir ve agirlasir. Tüyleri kartlasir ve kalinlasir. Artik kartalin uçmasi iyice zorlasmistir.
Dolayisiyla kartalin burada iki seçimden birisini yapmasi gerekir.

Ya ölümü seçecektir ya da yeniden dogusun acili ve zorlu sürecini gögüsleyecektir.
Bu yeniden dogus süreci 150 gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse kartal bir dagin tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artik uçmasina gerek olmayan bir yerde yuvasinda kalir.

Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasini sert bir sekilde kayaya vurmaya baslar. En sonunda kartalin gagasi yerinden sökülür ve düser.

Kartal bir süre yeni gagasinin çikmasini bekler. Gagasi çiktiktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çikarir.

Yeni pençeleri çikinca kartal bu kez eski kartlasmis tüylerini yolmaya baslar.

5 ay sonra kartal, kendisine 20 veya daha uzun süreli bir yasam bagislayan meshur yeniden dogus uçusunu yapmaya hazir duruma gelir.

Kendi yasamimizda sik sik bir yeniden dogus süreci yasamak zorunda kaliriz.

Zafer uçusunu sürdürmek için, bize aci veren eski aliskanliklarimizdan, geleneklerimizden ve anilarimizdan kurtulmak zorundadayiz.

Ancak geçmisin gereksiz safrasindan kurtuldugumuzda, deneyimlerimizin yeniden dogusumuzun getirecegi olaganüstü sonuçlardan tam olarak yararlanabiliriz.

'Geride kalan üzüntüleri unutmak ve önümüzde bizi bekleyenlere ulasmak için hedefime dogru ilerliyorum.' 
http://ahmetdursun374.blogcu.com/kartal-nasil-yasar_2149291.html

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN Genelkurmay'a şok sözler!
« Yanıtla #9 : Ekim 11, 2008, 10:39:01 ÖÖ »
Genelkurmay'a şok sözler!
Bu haberin hangi kaynaktan ve ne amaçla saptırılmış olduğuna dikkat ediniz.
Bir üstte size bu programın tamamını izlemeniz için de adresini vermiş idim.
Alıntılanan kısım ne amaçlıdır ve nasıl bir yanıltma içermektedir dikkatlerinize sunarım.
A.Dursun...
**************
Genelkurmay'a şok sözler!
Osman Pamukoğlu, Aktütün saldırısıyla ilgili önemli iddialarda bulundu. Genelkurmay'ın açıklamaları ise ona göre büyük bir talihsizlik!

PKK'nın Aktütün ve Diyarbakır saldırısı, 10. kongresinde alınan kararların bir parçasıymış. Bu iddiaların sahibi bir dönem Hakkari'de Bölge Komutanlığı yapan, bölgeyi avcu gibi bilen ve PKK'ya karşı yıllarca zorlu bir mücadele yürütmüş Osman Pamukoğlu'na ait.

Pamukoğlu, Aktütün saldırısını değerlendirirken öyle açıklamalar yaptı ki ekranları karşısındaki milyonlarca kişi PKK'nın hain yüzünü bir kez daha görme fırsatı buldu, Aktütün'de askerin zaafiyetlerini öğrendi. 32. Gün'de Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar'ın sorularını yanıtlayan emekli komutan, HEP Genel Başkanı Osman Pamukoğlu çarpıcı açıklamalar yaptı.

İşte o açıklamalardan bir bölüm:

Aktütün'de hazırlıksız yakalanıldı...

PKK Aktütün'de başarılı olmuştur: Onların (PKK) bir tabiri vardır karakolu kaldırmak ya da tepeyi kaldırmak diye bu tabiri orada gerçekleştirmişlerdir. Olayın sonucu budur.

O tepede karşı karşıya, göz göze gelmişler...Yoksa bu kadar zaiyat olmazdı...
Karakollar için para yoktu açıklaması:  Bu henüz şehitler defnedilmeden yapılacak bir açıklama değil... Böyle birşey çok büyük bir talihsizlik. Onun zaten yapmak istediği, orada halka göstermek istediği, ben güçlüyüm dediği zaten o karakolları sökmek, kaldırmaktır. Daha üçüncü günde böyle bir açıklamayı yapmanız ona moral vermekten ve güç kazandırmaktan, psikolojik üstünlük sağlamasına katkı sağlamaktan başka birşey değil...

Paraya gelince...Bana göre her şey siyaset...Bu ülkede o kadar para var ki, müsrüf devlette başı nerde sonu nerde belli değil. Böyle bir konuşma da asla uygun değil ve halkı yaralayan bir konuşma...

PKK askerin zaafiyetini biliyor: Neden PKK hep sonbahar ya da yeni bir yıla geçerken kış başında bu kongreleri yaparken bunu Ağustos'un ikinci yarısında yaptı? Neden...Çünkü, yeni atanmalar yeni terfiler, yeni askeri şuralar, görev değişiklikleri, yer değişiklikleri...ben sonuçlarla ilgileniyorum....

PKK ile mücadelede başa dönüldü: Sonuçlara göre geldiğimiz nokta 'unutulanlar dışında bir şey yok' baştayız yine...Bir dönem 12-13 bine çıkarmıştı gücünü, bu güç 93-94-95'lerde kırıldı, şimdi gene 5-6 bin civarında gücü var, bunun yaz ve bahar dönemi büyük kısmı bizim topraklarda, diğer kısmı Irak'ta...

İşte Pamukoğlu'nun Aktütün saldısını değerlendirdiği sözleri;
Salt alıntı yapılan kısmın video izlencesi için bakınız...
http://haberhilal.com/haber-Genelkurmayasok-sozler-3557/
*************
Özet olarak burada Pamukoğlu bir iddiada bulunmadığı halde çarpıtma nasıl yapılırmış onu görmenizi istedim.
A.Dursun

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hak Ve Eşitlik Gazetesi-Görev Almak İstermisin?
« Yanıtla #10 : Ekim 12, 2008, 06:34:07 ÖS »
Sevgili Arkadaşlar,
Hak ve Eşitlik Partisi'nin felsefe ve programını halkımıza en doğru şekilde aktarabilmek, partimize olan desteği artırmak amacıyla Hak ve Eşitlik Partisi'nin (HEPAR) resmi yayın organı da olacak "Hak ve Eşitlik Gazetesi"nin
İstanbul merkez ofisinde görevlendirilmek üzere ;
- Konuyla ilgili tecrübe sahibi olan
- Seyahat engeli olmayan
- Üniversitelerin iletişim fakültelerinden mezun veya halen öğrenci
- Kalemine ve yaratıcılığına güvenen, fotoğrafçılık yetileri gelişmiş, röportaj ve sunum yapabilecek muhabirler ile,
- Türkiye'nin dört bir yanında yaşadıkları il,ilçe ve beldelerde,yörelerinden haber üretecek,Sn. PAMUKOĞLU'nun yöre ziyaretlerinde her an gazetemizi temsilen yanında olacak,
Gazetemizin temsilciliğini ve muhabirliğini yapacak,gönüllüler aramaktayız.

Başvuru yapmak isteyen arkadaşların iletisim@hakveesitlikgazetesi.com
adresine Fotoğraflı CV ile başvuru yapmaları gerekmektedir.

Saygılarımızla,
HAK VE EŞİTLİK GAZETESİ YAYIN KURULU
admin@efsanekomutan.org

Konu hakkında ilgili link;
http://forum.efsanekomutan.org/showthread.php?t=6407

http://www.osmanpamukoglu.com.tr/#/duyurular/
*****************
Erdal Sarızeybek'te (http://www.erdalsarizeybek.com.tr/)sitesinde Pamukoğlu'nu desteklediğini açıklıyor.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU 29 Ekim de İstanbul il teşkilatının açılışında.
« Yanıtla #11 : Ekim 26, 2008, 11:46:41 ÖÖ »
29 Ekim de İstanbul il teşkilat açılışı başkanımız OSMAN PAMUKOĞLU nun katılımlarıyla yapılacaktır.İstanbul daki ve çevre illerdeki tüm kardeşlerimizi o gün altta vereceğimiz adreste toplanmaya DAVET ediyoruz.

Klavye başındaki görevine 29 Ekim günü ara ver !!...

İçimizdeki vatan,millet,bayrak coşkusunu 29 Ekim Cumhuriyet bayramında İstiklal Caddesinde partimizin il teşkilat açılışında cümle aleme göstermek için buluşuyoruz.Sende hemen yerini al.

İstanbul da yaşayan kardeşlerimiz 29ekim@efsanekomutan.org adreslerine Ad-Soyad-Tel no-(okuyorsa okuduğu okul) bilgileri 28 Ekim günü saat 13:00 e kadar göndermeleri rica olunur.

Detaylı bilgi almak için ;
Oral Başer
0552 229 49 94
İstanbul İl Teşkilatı Adresi:
Şahkulu mah.İstiklal cad.no:233 Arda Apt.Daire:3 Beyoğlu
Efsanekomutan.org yönetimi
admin@efsanekomutan.org
*************
HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ İL VE İLÇE BAŞKANLIKLARININ AÇILIŞLARI

28-30 Ekim tarihleri arası, Hak ve Eşitlik Partisi Başkanı Sayın Osman Pamukoğlu tarafından açılışı yapılacak olan il ve İlçe örgütleri açılış saatleri aşağıdaki gibidir:

28 EKİM SALI SAAT: 16:00 ESKİŞEHİR İL BAŞKANLIĞININ AÇILIŞI
29 EKİM ÇARŞAMBA SAAT: 11:30

BURSA İLBAŞKANLIĞININ AÇILIŞI                       
16:00

İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI AÇILIŞI
*İSTANBUL ADRESİ-BİNASI RESİM OLARAK EKTEDİR.
30 EKİM PERŞEMBE İSTANBUL İLİ İLÇE BAŞKANLIKLARININ AÇILIŞLARI KADIKÖY, BEYKOZ, ÜMRANİYE, MALTEPE, FATİH, AVCILAR





PARTİ PROGRAMI EKTEDİR

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU ANITKABİR DEFTERİNE NE YAZDI ?
« Yanıtla #12 : Kasım 03, 2008, 01:06:29 ÖÖ »
OSMAN PAMUKOĞLU ANITKABİR DEFTERİNE NE YAZDI?

Büyük Önder.
 
Gözün arkada kalmasın.
 
Türk Kadınları ve Erkekleri olarak Milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız.
 
Bu gün bizim için 11 Kasım 1938'dir.
 
Osman Pamukoglu
 
HAK ve EŞİTLİK PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
 
4 Eylul 2008

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Osman PAMUKOGLU İstanbul Tüyap Kitap Fuarında.
« Yanıtla #13 : Kasım 06, 2008, 12:24:42 ÖÖ »
Osman PAMUKOGLU İstanbul Tüyap Kitap Fuarında.

Düşüncede hürleşen tarıhı boyunca "HAKSIZLIGA" baş koymuş bir milletin, "EŞİTLİK" için yaptıgı mücadelenin birleşmiş terimler başlangıcı "İnsan ve Devlet" konferansı İstanbul Tüyap Kitap Fuarında...
Genel Bilgiler:

INTEREXPO SALONU
Tarih: 8 Kasım Cumartesi
Saat: 13:15-14:15

Konuşmacı: Osman PAMUKOĞLU

Organizasyonda Görev Almak İsteyen Arkadaşlarımız İçin İrtibat No:0534 428 3969 Ömer BAŞPINAR
Osman PAMUKOGLU ve Hepar Gönüldaşlarının Haberlesme Eposta Grubu..

http://www.osmanpamukoglu.com.tr
http://www.hakveesitlik.org/

HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ
İRTİBAT NUMARALARI
Tel. : 0312 213 25 00
Faks: 0312 213 25 65

 

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Çift/tek başlı Kartal Türklerde ne anlama gelir?
« Yanıtla #14 : Kasım 06, 2008, 09:56:44 ÖS »
Nedir şu KARTAL figürü ve nerelerde,kimler kullanmıştır?

Kartal figürünün kullanıldığı bazı alanlar,ülkeler vs..lerle başlayalım.

Bizans imparatorluğu,Anadolu selçuklu devleti,Fener rum patrikhanesi,Selçuk üniversitesi, Konya büyükşehir belediyesi,Arnavutluk cumhuriyeti,Yeditepe universitesi,Dicle üniversitesi,Diyarbakır büyükşehir beledeyesi ableminde,Diyarbakır surlarının çeşitli yerlerinde kabartmalar halinde,Atatürk üniversitesi,Erzurum'un ve Erzincan şehrinin simgesi olmuş halde,hatta bir  rublenin arka tarafında da kendine yer bulmuştur.

 Zümrüdüanka'yi sembolize ettigi de iddia edilmiş,tarih boyunca bir çok kavimle de ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.

Başka açıdan inceleyecek olur isek şu tezler de mevcuttur.

Anadolu Selçuklu Devleti,Dogu Roma İmparatorlugu ya da Roma Cumhuriyeti kurulmadan çok önce,Anadolu topraklarında kullanılan bir sembol olduğu iddiaları da dikkate alınacak olursa konu hakkında,M.Bernal'ın "Kara Athena" isimli çalışmasının bazı bölümlerinde de  Mısır kültürüne vesile olan Ari kültürün ve kendini bu kültüre bağlayan Avrupa Medeniyetinin lehine geliştirilen,medeniyetin kökeni olarak Hindistan'ı gösteren anlatımlara rastlamak ta mümkündür.

Alacahöyük'teki Hitit kabartmalarında da rastladığımız kartal figürü birçok asur mührünün de üzerinde rastlanıyor olması acaba neyi anlatır ya da ne anlamalıyız?

Bazı iddialarda  anadoluda da,nazilerin gamalı haçın da  çift basli kartal  sembolü kullanıldığı dır.
Bütün bunlar 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Alman arkeologlarin Hitit kazılarına ilgi duymasına neden olmuştur.

Çift başlı kartal kabartma ve gamalı haç figürleri Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde ziyaretçilere açıktır.

Ayrıca başka detayla için de bakalım.
Arnavutluk bayrağındaki çift başlı kartal figürü de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'ndan kaynaklandığı da söylenmektedir.


Hatta masonlukta kullanılan bir simge olarak ta ucu kıvrık bir kılıcın üstüne tünemiş,kanatlarını da her iki yana açmış olan ve iki başının ortasında üstte taç bulunan kartal simgesi,masonik egemenliğin doğudan batıya uzanışını simgediği iddiaları da sıkça kullanılmaktadır.


Roma İmparatorluğunun hüküm sürdüğü tüm coğrafyalarda siyasi otoritelerin benimsediği figür  Medlerin,Türklerin ve Kafkaslarda kullanılan çift başlı kartallar da Roma etkisinde kalarak  Roma çift başlı kartalı halini aldığı yine başka yorumlarda rastlanmaktadır.

Çift başın üç izahı mecut olmakla birlikte hangisinin daha gerçekçi olduğu tartışma konusu yapılmadan değerlendirilmelidir.
1-Geçmişten geleceğe ebedi varoluş.
2-Doğu ve batı üzerinde hükümranlık ve tanrısal güçten alınan meşruluk vebuna istinad edilen dünya/yaşam üzerinde belirleyici olma hakkı.
3-Bu oluşumların kartalda simgeleşen iktidarda birleşiyor olması..

Hristiyan,Pagan ya da Müslüman inançlarda kendini bulan tüm ilahi ve yaşamsal iktidarların güç simgesi haline gelmesine sebap teşkil etmiştir.

Örnek olarak;Rus Çarlığı için doğu batı vurgusu önem kazanırken,Alman imparatorluğunda sonsuz gücü, Anadolu Selçuklularında ise hem maddi hem de uhrevi vurgu olarak görülmüştür.

Bir örnekle açacak olursak;Yeditepe Üniversitesi'nin girişindeki çift başlı Selçuklu Kartalı simgenin kökeni ise çift başlı Bizans Kartalı dır.
Rusya,Avusturya-Macaristan İmparatorluğu,Sırbistan,Arnavutluk, gibi taklitçileri de mevcuttur.
Zaten Anadolu Selçukluları kendilerine Rum Selçuklu demelerinde bunun da etkisi olmuştur.

İşin aslı Tekbaşlı kartal olup,bir yüzü doğu,bir yüzü batıya dönük kartal şeklinde tsavir edilmesinin arkasında ki sebep ise,Roma imparatorluğu'nun M.S 395'de,Doğu ve Batı olarak ayrılmasıyla çift başlı halde ifade edilir olmasından başka bir şey değildir.

Kartal başlarından soldaki Roma'ya (Batı'daki Pars Occidentalis) sağdaki ise Constantinopolis'e (Doğu'daki Pars Orientalis) bakar;yani tek başlı Roma Kartalı'nın çift başlı hale gelmesindeki asıl sebep,I.Theodosius'un M.S. 395'teki ölümünden sonra Roma İmparatorluğu'nun onun iki oğlu arasında ikiye bölünmesidir.


Bizans,doğu sembolü olarak kendini sürdürürken,Anadolu Selçuklu devleti de,bunu kendi arması yapınca bazı değişiklikler de kendini göstermiştir.

Bu çift başlı kartal figürü,İstanbul kent surlarının duvarlarında da mermer bloklar üzerine işlenmiştir.

Atatürk zamanında mimaride kullanılan/kullanıldığı iddia edilen kartal figürleri için de ne yazık ki faşizmi çağrıştırıyor yakıştırması yapmaktadırlar.

Örnek olarak TCDD'nin amblemi tek başlı kartalı andırdığı için bazıları faşizan sembol olarak çağrışım yaptığını iddia ederler.


Hatta ilginçtir ki,03 Kasım 1890'da hizmete açılan sirkeci garının mimarı A.Jasmund şöyle demekteydi.

İstanbul,batının bitip Doğu'nun başladığı yerdir.Yani Doğu ile Batı'nın birleştiği noktadır.
Bu nedenle bina oryantalist bir uslupla hayata geçirilmeli,bölgesel ve ulusal biçim kalıplarına yer verilmeli demekle aslında doğu/batı anlamında olan çift yön vergusunu da yapmakta olduğu gözlerden kaçmamaktadır.

Türkler açısından ise Müslümanlığı kabulünden önceki bazı inançlarına kadar uzanır.

Hititliler den Bizansa kadar kullanılan bu kartal sembolünün Türkler için anlamı ne olabilir?
Hz.Muhammed'in dahi etkilendiği bu kartal figürü onun kara sancağına dahi adını vermiştir.

Ukab olarak bildiğimiz sancak.Anlamı kartal demektir.

Bu açıklamalara Arapça sözlük El Mucid ve Osmanlıca sözlük Kamus-ı Türki'de ve diğer osmanlıca sözlüklerde açıklamsı böyle yapılmaktadır.

İlginçtir ki yine islamcı yazarlar tarafından çift başlı kartala vurgu yapılması da çok ilginç ve bir o kadar dikkat çekicidir.

İslamcı yazarların bazılarına göre çift başlı kartal vurgulamasını yaptıkları ana bağlantı yine kesin olduğu belli olmayan birçok uyduruk hadislerde örnek bulan,Muhammed'e atf edilen bir ya da birkaç hadisle kaynaklıdır.

Şöyle ki:
Rivayetlere dayalı olduğu için gelelde rivayet kaynakları için şu isimler sıkça görülmektedir.Bu isimler hakkında ayrı bir yazı ile anlatım gerekir.

Biz sadece isimleri verelim.
Abdullah İbni Amr İbni Âs rad.,Ebü Ümame rad,Ebü Hüreyre rad,Cabir rad,Ebu Musa rad,Saib İbni Yezid rad,Enes rad,Ebû Hakim(bazen de diğer adı ile)Ebu Amr Nu'man İbni Mukarrin rad,bazan da Buhari ya da diğerleri burivayetlerin ana kaynaklarını oluşturmaktadır.
(Not:rad.radıyallahu anh/radıyallahu anhüma anlamındadır.)

Rivayetlerden birinde Muhammed'e allah tarfından hicret için önerilen üç şehir vardır.
Medine,Bahreyn,Kın Nesreyn (veya Kın Nesrin.)
Kın:Kuşun gözetlediği yer,alan.
Nesr:Kartal ve benzer yırtıcı kuşlar.
Nesreyn:İki veya Çift anlamına geliyor.

işte yukarıda da açıkladığım gibi çift başlı kartalın Türklerde gücün timsali olması masalı ne yazık ki bu rivayetlere dayandırılmış ve yüzlerce yıl Türklüğün sembolüdür şeklinde açıklamalar yapılagelmiştir.

Üstte izah ettiğim Ukab meselesinde olduğu gibi,Kın Nesreyn anlamına yüklemeler yapılmış olup,Muhammed'in de sancağına bu ismi verdiği,bunu anlatmak istediği şeklinde rivayetler ile ne yazık ki Türk milleti yüzlerce yıl avutulmuş,öyle sandırılmıştır.

Hadisi şerif adı ile yapılan uydurmalar,selçuklu sultanlarından günümüze kadar hiç bir araştırma yapılmadan,salt rivaetlerle süre gelmiş ve hali hazır da ise,kendilerine islamcı yazar diyebilen soytarılar tarafından da lanse edilmekte hiç bir sakınca görülmemiştir.

Bunları neden yazdım,anlattım?
Sayın Osman Pamukoğlu'nun parti amblemindeki tek başlı kartal ne anlama gelmektedir diye bir soru yöneltmiş idim.

Ne yazıktır ki bu sorunun yanıtlarını partili olmaya aday çok değerli üyelerinden dahi net olarak alamadığım için bu açıklamayı kendilerine sunmak için yapmış bulunmaktayım.
Umarım ki bu yazımı küçük bir bilgi parçacığı olarak kabul ederler.
Çift başlı kartal Türklüğün simgesidir şeklinde açıklama yapanlara ilanen duyurulur.Öylemidir değilmidir artık kararı yorumcuları versin.
Ahmet Dursun
Kaynak:
http://ahmetdursun374.blogcu.com/cift-tek-basli-kartal-turklerde-ne-anlama-gelir_28112161.html

Bakınız....
TÜRKLÜĞÜN HAKİMİYET SEMBOLÜ:ÇİFT BAŞLI KARTAL
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2927.0
***************
Not:Kara Atena Eski Yunanistan Uydurmacası Nasıl İmal Edildi? 1785-1985(Kitap)
http://www.ideefixe.com/Kitap/yazi.asp?id=188&sid=G8OJWFW8VK2AAOHCWHG7

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hepar Destek gelen yanıt.
« Yanıtla #15 : Kasım 06, 2008, 10:06:25 ÖS »
Ahmet Dursun Bey'in parti bayrağındaki Kartal figürü hakkında ki sorusu üzerine.
 
HAK VE ESITLIK GELIYOR!
08.08.2008 Gunu saat 22.00 da Sayin Osman Pamukoglu, Sayin Hulki Cevizoglu'nun ART (AVRASYA) Tv'de, yonettigi "Ceviz Kabugu" programina konuk oldu.

Sayin Pamukoglu, 6 saat HAK VE ESITLIK PARTISI'nin Programi ile  Turkiye'nin ic ve dis sorunlari hakkinda aciklamalar da bulunup, telefon ve binlerce iletilerle yoneltilen sorulari cevapladi.
Bu programi izleyemeyenlere yardimci olmak maksadi ile ozetle;Sayin Pamukoglu'nun gorusleri:
*1- Parti Adi ve Amblemi:
Parti'nin hedefinde insan vardir. Insanin mutlulugu, guveni ve insani degerlerle hur yasamasi Hakkidir. Bu hakkini esitlik ilkesi icerisinde alacaktir ve yasayacaktir.
Hur olmayan insan cesur olamaz, Cesur olmayanlar da Hakkini arayamaz.
Amblemde;
Kirmizi zemin, Vatan'in bedeli olan sehit kanlarini…
Gunes, Hayat ve Canliligi.  Enerjik ve aktif olmayi. Tembelligin,miskinligin olmayacagini…
Kartal, ic ve dis politikalarda surekli yukseklerde bulunmayi. Hainleri ve hirsizlari yakalamayi…
2- Ekonomi:
Devletin bagimsizligi, iletisim ve banka hizmetlerinin milli olmasi ile mumkundur.
Yabancilara satilan tum milli varliklarimiz, yeniden bir plan dahilinde millilestirilecektir.
Ozel sektor yatirimlari ve ihracatin gelistirilmesi icin calismalar yapilacaktir.
Maden varliklarimizi biz cikaracagiz, isleyecegiz, degerlendirecegiz.
Tarim ve Hayvancilik tesvik edilecek. Canlandirilacak. Koylu ve esnaf desteklenecektir.
Su kaynaklari en verimli bir sekilde degerlendirilecek.
Orman ve Deniz zenginligimiz korunacak, gelistirilecek.
Denizcilik Bakanligi kurulacak. Deniz ulasimina onem verilecek.
Israf ve Issizlik sona erdirilecektir.
3- Teror:
Huzur ve guven olmadan kalkinma olmaz. Teroru yaratan tum odaklar ve teroristler yok edilecektir.
Halkimiz terorist baskisindan ve etkisinden kurtarilacaktir.
4- Egitim ve Saglik:
Cehaletin yok edilmesi icin hemen egitim seferberligine gecilecektir.
YOK kaldirilacaktir.
Milli Egitim Bakanligi, yalniz ilk ve orta ogretimle ilgili olacaktir.
Yuksek Okullar Bakanligi kurulacaktir.
Universiteler tam ozerklesecektir. Bilimsel arastirmalara agirlik verilecektir.
Tum vatandaslar saglik ve sosyal guvence altinda olacaktir. Saglik hizmetleri gelistirilecektir.
"Turkce" resmi dilimizdir. Baska bir dil kullanilamaz.
5- Din ve Vicdan Hurriyeti:
Her vatandas din ve vicdan hurriyetine sahiptir. Engellenemez. Kaldirilamaz.
Ancak dini istismar ederek insanlarin somurulmesi engellenecektir.
"Turban" artik bir siyasi simge haline getirilmistir. Bir isaret ve toplulugu ifade etmektedir.
Baglanis sekillerine gore "Bas ortusu" ile "Turban" farklidir. Bugunku durumda turban, Anadolu insaninin milli ve dini kiyafetlerinden degildir.
Devlete karsi kullanilan her turlu istismar araclarina izin verilmeyecektir.
Ibadethaneler, Okullar ve Adliye binalari gorkemli olacaktir.
6- Ic ve Dis Politika:
Siyasetcilerin ve Memurun dokunulmazligi kaldirilacaktir.
Kamu kurumlarinda yasanan tum israf ve lukse son verilecektir.
Milletin mali hor kullanilmayacaktir.
Partilere yapilan hazine yardimlari kaldirilacaktir.
Dis politikada, T.C. Devleti ve Milletin menfaatleri en ust seviyede korunacaktir.
Kerkuk ve Musul'da yasanan nufus ve yonetim sorunlarina diplomatik bir sekilde mudahale edilecek, haklarimiz savunulacaktir.
Dis politikada "Basi Dik" bir davranis sergilenecektir.
Ic islerimize, dayatma seklinde hicbir ulke ve olusum, mudahale edemeyecektir.
Politikada Hukuk temel prensibimizdir.
Artik Halkin tercihi genel baskanlari sececektir. Delege sistemine son verilecektir.
"Tam Bagimsiz Turkiye" ilkesi ile "YA HAK, YA HIC" parolamizdir.

Hepar Destek
hakveesitlik@msn.com

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Bugün bir seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?
« Yanıtla #16 : Kasım 22, 2008, 05:22:04 ÖS »
Bugün bir seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?
Bu sorunun yanıtını görmek,olamaya katılmak için bakınız....
Tek sefer oy kullanma imkanınız olduğu için deneyiniz derim.
http://www.kimolsun.com/default.asp?sayfa=anket_detay&anket=8

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
AMERİKA'YLA VE PEŞMERGE KÖPEKLERİYLE ANLADIKLARI DİLDEN KONUŞACAĞIZ

'Bir gecede hepsini alacağız'
Pamukoğlu PKK'yı nasıl yok edeceklerini anlattı.
Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, iktidara gelmeleri halinde Dicle'nin doğusundaki dağları 365 günde teröristlerden temizleyeceklerini iddia ederek, ''Irak'ın kuzeyinde yerleri belli olan yönetim kadroları var, bir gecede hepsini alacağız'' dedi.

Pamukoğlu, partisinin Adana İl teşkilatının açılış töreninde yaptığı konuşmada, terör sorununun yaklaşık 30 yıldır Türkiye'nin gündeminde olduğunu, bu sorunun partilerinin iktidarında çözümlenebileceğini savundu.

Sorunun sadece dağlarda bitmediğini, bu kişileri yönetenlerin de olduğunu belirten Pamukoğlu, ''Dicle'nin doğusundaki dağları 365 günde teröristlerden temizleyeceğiz. Yaklaşık 30 yıldır devlete ve millete kafa tutan eşkıya ve onlara köylerden ve kentlerden yardım ve yataklık yapanlar, yani milisler var. Bunların gereğini aynı anda yapacağız'' diye konuştu.

Pamukoğlu, şunları kaydetti:
''Irak'ın kuzeyinde yerleri belli olan yönetim kadroları var, bir gecede hepsini alacağız. Bir de bunlara destek sağlayan güya müttefiklerimiz var. Bunlarla da müttefikle nasıl konuşuluyorsa anladıkları dilden konuşacağız ve bunların da gereğini yapacağız. Milletimiz, madem böyleydi de neden 30 yıldır her şey böyle sürdü diye şaşırıp kalacak.''

YEREL SEÇİMLER
Pamukoğlu, 2.5 aylık bir parti olmalarına rağmen kısa sürede 40 il 80 ilçede örgütlenmelerini tamamladıklarını ifade etti.

Yerel seçimlerin meclisteki partilerin çekişmesine sahne olacağını belirten Pamukoğlu, ''Biz de bu seçimlere giremediğimiz için kendimize uygun bulduğumuz bağımsız adayları destekleyeceğiz. Ayrıca, şunu söylüyorum ki 2009 sonbaharında genel seçimler yapılacak ve biz de meclise gireceğiz'' dedi.

Pamukoğlu, konuşmasının ardından il binasının açılışını yaparak, İl Başkanı Gökay Sarılı'ya parti rozet taktı.A.A.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
PAMUKOĞLU 1 ARALIKTA CEMTV DE.
« Yanıtla #18 : Kasım 29, 2008, 01:06:54 ÖS »
PAMUKOĞLU 1 ARALIKTA CEMTV DE.
Genel Başkan Osman Pamukoğlu 01.12.2008 tarihinde saat 21:00 de Cem TV de Ahmet Ercan'ın hazırlayıp sunduğu HANGİ DEPREM adlı programa konuk olacaktır.

Kanalı İnternet üzerinden izlemek için...
http://www.cemtv.com.tr/canliyayin.asp

Kaynak:
http://ahmetdursun374.blogcu.com/osman-pamukoglu_29975951.html

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
HEPAR büyük kurultay DAVETİ.
« Yanıtla #19 : Aralık 24, 2008, 10:52:08 ÖÖ »
HEPAR büyük kurultay DAVETİ.


Osman PAMUKOĞLU önderliğinde 4 Eylül 2008 de kurulan Hak ve Eşitlik Partisi 1.Kurultayını 24 Ocak 2009 tarihinde Ankara Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirecektir. Bu büyük coşkuda sizlerde yerinizi almak isterseniz aşağıda verilen talimatlar doğrultusunda irtibatlara geçebilir,kurultay ulaşım ve hazırlıklar konusunda detaylı bilgi alabilir ve rezervasyonlarınızı yaptırabilirsiniz...

İletişim Bilgileri:
İSTANBUL da yaşayan üyelerimiz:
İl Binası: Tel: 0212 245 50 30
Ömer Başpınar : 0534 428 39 69
e-mail: ist-kurultay@efsanekomutan.org (Sizlere ulaşabileceğimiz iletişim bilgilerinizi gönderebilirsiniz;
Ad-Soyad,Telefon,Adres)
-------------

ANKARA:
Genel merkez : Tel: 0.312.213 25 00

İZMİR :
İl Başkanlığı: Tel: 0232 462 63 57

Diğer illerden katılmak isteyen üyelerimiz ise;
Bulundukları il ve ilçe başkanlıkları ile en kısa zamanda irtibat kurarak detaylı bilgilere ulaşabilirler.
http://forum.efsanekomutan.org/showthread.php?t=7205

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hepar Bilgilendirme/Tv Programı ve Açılış.
« Yanıtla #20 : Ocak 08, 2009, 01:50:04 ÖS »
Hepar Bilgilendirme/Tv Programı ve Açılış.

Aşagıdaki adresten acılıs ve TV program bilgilerine ulasabilirsiniz..
http://www.hakveesitlik.org.tr/haberler/?cat=11

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Osman Pamukoğlu Haber Türk kanalında.
« Yanıtla #21 : Ocak 12, 2009, 01:18:08 ÖS »
Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu Haber Türk kanalında "Gündem Özel" Programına Konuk Oluyor (12 Ocak 2009 Pazartesi saat : 20.20 - 22.00)

Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu  HaberTürk kanalında "Gündem Özel" Programına Konuk Olacak ve Güncel konulara ilişkin düşüncelerini anlatacak.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
HEPAR'ın Açmazı.
« Yanıtla #22 : Ocak 14, 2009, 11:51:07 ÖÖ »
HEPAR'ın Açmazı

Serdar Ant

12 Ocak pazartesi akşamı HABERTÜRK isimli televizyon kanalında Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu ile bir özel söyleşi yapıldı. Osman Pamukoğlu’nun özellikle PKK sorunu konusunda söyledikleri dikkat çekiciydi. Pamukoğlu, HEPAR’ın iktidara gelmesi durumunda Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır çözemediği etnik ve bölücü terörü ortadan kaldırmak için üç şey yapacaklarını söyledi:

1.  365 gün içinde Dicle’nin doğusundaki dağlar teröristlerden temizlenecek.
2.  Terör örgütünün lider kadrosu konumunda olanlar Kuzey Irak’tan alınacak.
3.  Bu süreç çerçevesinde teröre destek veren ABD ve AB gibi dış odaklarla da oturulup konuşulacak ve bu devletlerden Türkiye ile PKK terör örgütü arasında bir seçim yapmaları talep edilecek.

Osman Pamukoğlu’nun, 365 günde Dicle’nin doğusundaki dağların teröristlerden nasıl temizleneceği konusunda açık ve somut şeyler dile getirdiği söylenemez. “Nasıl yapacaksınız?” sorusuna “herkes görecek!” şeklinde yanıt vermekle yetinen Pamukoğlu, “bu işi 20 bin kişiyle, gönüllülerle, evli olmayanlarla yapacağımızı söyleyebilirim” dedi. Ama asıl vurguladığı nokta, terörle mücadelenin artık Ordu tarafından yapılmayacağı ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Jandarma eliyle yürütüleceği idi. Sonuçta yeni bir koordinasyonun gerçekleştirileceği ve sorumluluğun siyasilere ait olacağı anlaşılmaktadır.

Pamukoğlu, terör örgütünün lider kadrosunun Kuzey Irak’tan nasıl alınacağı konusunda da somut bir şey söylememektedir. Ama Osman Pamukoğlu’nun 2007 yılı içinde ordunun Kuzey Irak’a yönelik gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonu neden bir hafta içinde sonlandırdığı konusunda yaptığı açıklama dikkat çekiciydi. Pamukoğlu, “Kuzey Irak’a girmenize müsaade etmez patron!” dedi! O “patron”un ABD olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu durumda yapılacak olanların ABD’nin iradesine rağmen yapılacağı açıktır ki, bu da üçüncü şıkkı kuşkulu hale getirmektedir.

Çünkü Pamukoğlu, ABD ve AB’ye,  Türkiye ile PKK arasında bir “karar verin” diyeceklerini belirtiyor. Bu bağlamda da NATO üyeliğinden ve ABD ile Türkiye arasındaki kimi ikili anlaşmalardan kaynaklanan hakların ve İncirlik üssünün durumunun bir koz olarak kullanabileceğini söylüyor. Diğer bir ifadeyle, Türkiye kararlı bir tutum sergilerse, “Kuzey Irak’a müsaade etmeyen patron” artık müsaade edecektir!

HEPAR programının diğer boyutları, özellikle de ekonomi alanında benimsediği yaklaşım dikkate alınırsa, terör konusunda başvurulacağı söylenen bu üçüncü önlemin uygulanabilir olduğunu iddia etmek hayli zordur. Çünkü HEPAR’ın ekonomik alandaki anlayışı, ABD ve AB karşısında böyle kararlı bir tutum alabilmeyi mümkün kılmıyor!

Evet, Türkiye ABD ve AB’ye karşı NATO ve ikili anlaşmalardan kaynaklanan haklarıyla İncirlik üssünün durumunu bir müzakere kozu olarak masaya sürebilir! Ama bu iki emperyalist odağın da Türkiye’ye karşı kullanacağı kozlar vardır. Türkiye’nin ekonomik alanda dünya kapitalizmiyle bütünleşmiş (ya da sömürgeleşmiş!) olması, Batı’nın parasal katkısına bağlı, ağır bir borç yükü altında ve açık veren bir ekonomik yapıya sahip bulunması ilk akla gelenlerdir. Oysa HEPAR programında antikapitalist ve antiemperyalist bir perspektif yok. Açıkça sermaye destekleniyor, özelleştirmeler konusunda açık bir şey söylenmiyor ve hepsinden önemlisi dış borçların ödenmeye devam edileceği belirtiliyor.

Öncelikle “HEPAR toplumcu ve bireysel üretici sermayenin yan yana geldiği karma iktisadi düzeni savunur.” deniliyor. Bu yaklaşım HEPAR’ı dünya kapitalist sistemi içinde yer almayı baştan kabul eden bir parti yapar ki, o sistemin kuralları da bellidir, Türkiye’yi getirdiği nokta da ortadadır. Kapitalizmin, bizim gibi geri kalmış ülkelerde kimi tedrici önlemlerle yumuşatılsa bile, sorunlara çözüm olamayacağı artık ortaya çıkmıştır.

HEPAR programı “Türkiye Cumhuriyeti Devleti uluslararası kurum ve kuruluşların ‘mali hegemonyasından’ derhal kurtarılacaktır;  Hazinenin dış borçları ödenerek tasfiye edilecek” demektedir. Programa göre “İç ve dış borçlar yeniden yapılandırılacaktır.”

Türkiye ve onun durumunda olan ülkeler için borç ödeme yoluyla uluslararası kurum ve kuruşluların mali hegemonyasından kurtulmak mümkün değildir. Bu gerçekçi bir politika olmadığı gibi, HEPAR’ı mevcut partilerden de farklı kılmayacak bir vaattir. Çünkü Türkiye’nin borçları ödenerek bitmez. Türkiye’nin borcu, ödedikçe artmaktadır! Bugüne kadar yapılan ödemelerle, alınan borçlardan kat be kat daha fazla bir kaynak dışarıya aktarılmıştır. Borç ödeme süreci, artık bir mali ilişki süreci değildir, bir sömürü kanalıdır. Bir partinin “borçlar ödenerek tasfiye edilecek” hayali içinde olması, aslında bu bağımlılık ve sömürü ilişkisine boyun eğdiğini göstermektedir. Bu nedenle HEPAR’ın “Türkiye Cumhuriyeti Devleti uluslararası kurum ve kuruluşların ‘mali hegemonyasından’ derhal kurtarılacaktır” vaadi, borç ödeme konusunda bu perspektife sahip olduğu sürece inandırıcı ve gerçekleşebilir değildir.

Yine HEPAR programına göre “AB ile imzalanan Gümrük Birliği, Dünya Ticaret Örgütü ile yapılan ve diğer uluslararası ticaret anlaşmaları tekrar gözden geçirilerek ülke ekonomisine zarar veren hükümlere karşı zorunlu tüm önlemler alınacaktır.”

Eğer AB ve Dünya Ticaret Örgütü ile yapılan anlaşmaların ülke ekonomisine verdikleri zarar açısından bir değerlendirmesi yapılacaksa, bu durumda alınacak tek bir önlem vardır: Bu anlaşmaları hemen feshetmek… Oysa HEPAR bunu yapamaz. Zaten yapmayacağını da söylüyor! Çünkü “HEPAR toplumcu ve bireysel üretici sermayenin yan yana geldiği karma iktisadi düzeni savunur.”

Ekonomik alanda antikapitalist ve antiemperyalist bir yönelim içinde bulunmadığınız, kısacası dünya kapitalist sisteminden kopmayı amaçlayan bir bakış açısına ve amaca sahip olmadığınız sürece AB ve ABD’ye direnmeniz ve bu bağlamda PKK’yı bir tehdit unsuru olmaktan çıkarmanız da mümkün değildir.

HEPAR,emperyalist Batı dünyası karşısındaki bu ikircikli tutumundan kurtulmalıdır.

Temel açmazı budur.
http://ulusalgundem.net/index.php/yazarlar/serdar-ant/188-hepar-acmazi.html

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Pamukoğlu'ndan akılları kurcayalayacak iddia.
« Yanıtla #23 : Ocak 14, 2009, 12:36:46 ÖS »
Pamukoğlu'ndan akılları kurcayalayacak iddia.

Ergenekon Operasyonu kapsamında Yarbay Mustafa Dönmez'in evinde bulunan krokiden yola çıkarak yapılan Ankara'daki kazıda çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

Ancak ele geçirilen bu muhimmatın temizliği gözlerden kaçmadı.

Ankara'nın Sincan'a bağlı Yenikent Mahallesi'ndeki Zin Vadisi'nde bulunan tek katlı gecekondu bir evin çevresindeki aramalarda ele geçirilen muhimmatın temizliği emekli Tümgeneral Pamukoğlu'nun da gözünden kaçmadı.

Habertürk'ün canlı yayınına katılan Pamukoğlu, Ankara'da bu akşam yapılan kazılarda ele geçirilen muhimmatın "3-4 gün önce gömülmüş olabileceğini" iddia etti.

Pamukoğlu'na göre olması gerekenden daha temiz ve kullanılır halde olan bu muhimmatı istediğiniz kadar muhafaza ederek toprağın altına saklayın yağmur ve karla mutlaka zarar görmesi gerekiyordu.

Ancak bulunan muhimmatın bu derece temiz olması ve Pamukoğlu Paşa'nın bu yorumları akıllarda soru işaretleri de oluşturdu.

İşte Hak ve Eşitlik Partisi lideri Osman Pamukoğlu'ndan Ankara'da bulunan cephanelikle ilgili olarak sıcağı sıcağına yaptığı yorumlar:

"Çok bakımlı, çok pırıl pırıl görünüyor. Yani bu muhimmat çok temiz. Ben birşey söyleyeyim. Neyi açtılar da bunları gördüler. Çok pırıl pırıl bunlar. Çok temiz olması ilginç. Fabrikadan yeni çıkmış bugün üretilmiş gibi. Bunlar toprağın altından çıkmışa benzemiyor. Bunlar çok ilginç fabrikadan alınmış gibi. Seri numaralarına gerek yok bunlar pırıl pırıl. Hiçbirşey yok."

İŞTE O GÖRÜNTÜLER
Polisin arama yaptığı alanda sadece TRT kameralarının çalışmasına izin verildi.
İşte TRT'de yayınlanan o görüntüler:
İzlemek için bakınız...
http://www.haber3.com/news_detail.php?id=439372

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
PAMUKOĞLU,Ülkeyi 11 Kasım 1938'e götüreceğiz.
« Yanıtla #24 : Ocak 26, 2009, 01:35:29 ÖÖ »
PAMUKOĞLU,Ülkeyi 11 Kasım 1938'e götüreceğiz.
HEPAR'IN 1. Olağan Büyük Kurultayına tek aday olarak giren Osman Pamukoğlu Genel Başkan seçildi

25.01.2009 02:49
 
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, bir ülkede çeteciliğin hükümetin iradesizliğinden çıkabileceğini savundu ve “Bir PKK itirafçısının sözü ile medyada haber yapanlar ülkesine her şeyini veren gazimizin hazin sonunun müsebbibi olmuştur, kına yaksınlar” dedi. Pamukoğlu, HEPAR’ın şeriatçıların ve Kürtçülerin Cumhuriyeti yıkmalarının önünü kesmek için kurulduğunu söyledi.
HEPAR 1. Olağan Kurultayı Atatürk Spor Salonu’nda yapıldı. Uğur Mumcu ve Gafar Okan’ın anılmasının ardından kürsüye çıkan Pamukoğlu, partisinin gelecekte hayata geçireceği icraatları ile ilgili iddialı açıklamalar yaptı.
“Bu parti neden kuruldu?” cümlesi ile konuşmasına başlayan Pamukoğlu, artık klasik siyasetçileri tarihe gömmenin zamanının geldiğini belirterek, “Bu partinin kuruluş sebebi şeriatçıların ve Kürtçülerin Cumhuriyeti yıkmalarının önünü kesmektir” dedi.
Bağımsızlıktan çıkmanın yolunun başkasının parasını harcamaktan geçtiğini belirten Pamukoğlu, IMF Dünya Bankası programlarının iktidar olduğu dönemde durdurulacağını kaydetti. Ülkesi yolsuzluk nedeniyle batan 202 ülkeden dördüncüsünün Türkiye olduğunu belirten Pamukoğlu, “Bu ülkede bir yenilgi havası hakim. Biz bunu tersine çevireceğiz. Ülkeyi (platformun arkasında yazan yazıyı göstererek), 11 Kasım 1938’e götüreceğiz” diye konuştu.
-----------
Osman Pamukoğlu’nun sözleri sık sık ‘şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganı ile kesildi. Konuşmasını, “Hak ve Eşitlik Partisi iktidara gelecek. Sizlerde bu mücadelenin kahramanları olacaksınız” diyerek bitiren Pamukoğlu, salondan büyük alkış aldı.ANKA
*****************
Osman Pamukoğlu: "Hepar,Cumhuriyetin Yıkılmasını Önlemek İçin Kuruldu"
NetGazete - 24.01.2009 15:42

 Hak Ve Eşitlik Partisi (Hepar) 1. Olağan Kurultayı Ankara Atatürk Spor Salonu'nda Başladı. Kurultay Divanı Seçiminin Ardından Saygı Duruşu Yapılarak, İstiklal Marşı Seslendirildi. Daha Sonra 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Ve KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Mesajları Okundu.

Genel Başkan Osman Pamukoğlu, İktidara Gelmeleri Halinde Terör Örgütü Kuran Ve Kurucu Kadrosunda Olanlar İçin İdamı Geri Getireceklerini Bildirdi. Pamukoğlu, "Dağları 365 Günde Temizleyeceğiz" Dedi. Devlet Üniversitelerinin Parasız Olacağını Da Belirten Pamukoğlu, "Okullarda Tüm İnançlar, Yansız Olarak Öğretilecek" Dedi.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hak ve Eşitlik Partisi'nin (Hepar) 1. Olağan Kurultayı Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda Yapıldı. Yaklaşık 5 Bin Kişinin Katıldığı Kongre Salonunun Bir Tarafında "ya Allah Bismillah Allahu Ekber" Şeklinde Tekbir Getiren Grup, Diğer Tarafta İse "Türkçüyüz, Atatürkçüyüz" Slogan Atan Grup Yer Aldı.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
OSMAN PAMUKOĞLU: KINA YAKSINLAR ..
 24 Ocak 2009
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, bir ülkede çeteciliğin hükümetin iradesizliğinden çıkabileceğini savundu...

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, “Bir PKK itirafçısının sözü ile medyada haber yapanlar ülkesine her şeyini veren gazimizin hazin sonunun müsebbibi olmuştur, kına yaksınlar” dedi.
Pamukoğlu, HEPAR’ın şeriatçıların ve Kürtçülerin Cumhuriyeti yıkmalarının önünü kesmek için kurulduğunu söyledi.

HEPAR 1. Olağan Kurultayı Atatürk Spor Salonu’nda yapılıyor. Kurultaya yoğun katılım olduğu görüldü. Sarıkamış’tan getirilen dev Türk bayrağının salonda iki kez elden ele dolaştırıldığı kurultayda, iki gün önce Ergenekon soruşturması kapsamında aranan ART televizyonunda Pamukoğlu’nun görüntülerinin verilmesi dikkat çekti. Pamukoğlu, salona Plevne Türküsü eşliğinde girdi. ‘Pamukoğlu Başbakan bölünmez yüce vatan’ sloganlarının atıldığı kurultayda, Pamukoğlu, salonu dolaşarak tüm parti teşkilatlarını tek tek selamladı. Divanın oluşturulması sonrasında saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş kurultay salonuna gönderdikleri telgraflarla Pamukoğlu’nu tebrik ettiler. Uğur Mumcu ve Gafar Okan’ın anılmasının ardından kürsüye çıkan Pamukoğlu, partisinin gelecekte hayata geçireceği icraatları ile ilgili iddialı açıklamalar yaptı.
“Bu parti neden kuruldu?” cümlesi ile konuşmasına başlayan Pamukoğlu, artık klasik siyasetçileri tarihe gömmenin zamanının geldiğini belirterek, “Bu partinin kuruluş sebebi şeriatçıların ve Kürtçülerin Cumhuriyeti yıkmalarının önünü kesmektir” dedi.
Bağımsızlıktan çıkmanın yolunun başkasının parasını harcamaktan geçtiğini belirten Pamukoğlu, IMF Dünya Bankası programlarının iktidar olduğu dönemde durdurulacağını kaydetti. Ülkesi yolsuzluk nedeniyle batan 202 ülkeden dördüncüsünün Türkiye olduğunu belirten Pamukoğlu, “Bu ülkede bir yenilgi havası hakim. Biz bunu tersine çevireceğiz. Ülkeyi (platformun arkasında yazan yazıyı göstererek), 11 Kasım 1938’e götüreceğiz” diye konuştu.
-“AB İLE FAALİYETLER DONDURULACAK”-
HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, iktidara geldiklerinde YÖK’ü kaldıracaklarını, devlet üniversitelerini parasız yapacaklarını, özel üniversitelerin ise yaşamlarına devam edeceklerini söyledi. Tarım ve hayvancılığa özel önem atfedeceklerini belirten Pamukoğlu, köyden kente yaşanan göç ortamını tersine çevireceklerini ifade etti. Özelleştirme adı altında ülkenin savaş ganimeti verilir gibi takdim edildiğini de söyleyen Pamukoğlu, “Bizim hudutlarımızda şu yazıyor, bizim ülkemiz satılıktır. İstanbul’da konstantin kurulmaya çalışılıyor. Bir sabah Müslümanları Ayasofya’da namaz kılarken görebilirsiniz” şeklinde konuştu. Askerlik sisteminin yeniden yapılandırılacağını, profesyonel askerlik sistemi ile 200 bin kişilik bir ordunun kurulacağını kaydeden Pamukoğlu, Türk yargısının da tamamen bağımsız hale getiriliceğini vurguladı. Pamukoğlu, “Bizim dönemimizde AB ile ilgişkiler dondurulacaktır” dedi.
-“DENİZ FENERİ TEKRAR YARGILANACAK”-
Pamukoğlu, iktidara geldiklerinde dokunulmazlıkların mutlaka kaldırılacağını, işçilerde olduğu gibi memurlarda da siyasi parti üyeliklerin geçerli olacağını ifade etti. Yolsuzluklara olanak tanıyan ticari sır, banka sırrı gibi konulara da çare bulunacağını belirten Pamukoğlu, Deniz Feneri Davası’nı hatırlatarak,“Dini sömürerek, insanları sömürerek para toplayan ve bunu kendi çıkarları için kullanan, Alman mahkemelerinin mahkum ettiği herkesi tekrar Türkiye’de de yargılayacağız” dedi.
-“KÜRT DEVLETİ KURULUYOR”-
PKK ile mücadele kapsamında 30 bin şehit verildiğini, 500 milyar dolar da para harcandığını hatırlatan Pamukoğlu, “Yüreğimizde bir Kürt devleti inşa ediliyor. Her şey tamam da söylemeye insanların dili varmıyor. Dağdakiler İmralı ile çalışıyor. Bizdeki hükümet ise Talabani ve Barzani ile çalışıyor. TRT’de Kürtçe yayına başladı. Şeşbeş, o şeşe bir de beş ilave edip tavla oyanatacağım. Federe devlet kuracaklarmış gel de kur” diye konuştu.
Irak’ta yaşanan Çuval Olayı ile ilgili olarak da sert açıklamalarda bulunan Pamukoğlu, “Bu olaya izin veren herkes Türk yargısının önünde hesap verecektir” dedi.
-“KINA YAKSINLAR”-
Bir ülkede çeteciliğin hükümetin iradesizliğinden çıkabileceğini savunan Pamukoğlu, “Bir PKK itirafçısının sözü ile medyada haber yapanlar, ülkesine her şeyini veren gazimizin hazin sonunun müsebbibi olmuştur. Bu gemi batarsa ambardaki farelerin hiçbiri yüzerek kurtulamazlar. Gazi albayımız sizlere onuru ile cevap verdi İşte sonuç, kına yaksınlar” dedi.
Osman Pamukoğlu’nun sözleri sık sık ‘şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganı ile kesildi. Konuşmasını, “Hak ve Eşitlik Partisi iktidara gelecek. Sizlerde bu mücadelenin kahramanları olacaksınız” diyerek bitiren Pamukoğlu, salondan büyük alkış aldı.
---------------------------------------
PAMUKOĞLU TEK ADAY OLARAK GİRDİĞİ HEPAR KURULTAYI'NDA GENEL BAŞKAN EÇİLDİ -
Hak ve Eşitlik Partisi'nin 1. Olağan Büyük Kurultay'ına tek aday olarak giren Osman Pamukoğlu, Genel Başkan olarak seçildi.
Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapılan kurultayda parti meclisi çalışmalarının ve parti kesin hesaplarının okunmasının ardından genel başkan seçimi yapıldı.
Kurultay'daki tek genel başkan adayı olan Osman Pamukoğlu oy kullanan 252 delegenin tamamının oyunu alarak BAŞKAN seçildi .

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hepar Bilgilendirme/Show Tv yönetimine.
« Yanıtla #25 : Ocak 26, 2009, 08:40:35 ÖS »
Show Tv yönetimine;
info@showtvnet.com

Kurulduğu 4 Eylül 2008 tarihinin üzerinden henüz 4 ay geçmişken hiçbir sermaye grubu ve devletten tek kuruş yardım almadan 43 il 198 ilçede Türk milletinin rızkından kestiği paralarla örgütlenen Hak ve Eşitlik Partisi’nin 24 Ocak Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirdiği 1. Büyük Kurultayını ana haber bülteniniz içersinde adeta dalga geçercesine magazinleştirerek yer verdiniz.

Bir parti olmanın tüm gereklerini yerine getiren Hak ve Eşitlik Partisi kurultayını başlıbaşına bir haber yapmak yerine Hak ve Eşitlik Partisi lideri sayın Osman Pamukoğlu’nun intihar eden Albay Kırca ile ilgili sözlerini sundunuz. Sayın Pamukoğlu’nu bir partinin kurucu ve seçilmiş başkanı olarak tanımlamak yerine bir terör uzmanı, bir asker emeklisi olarak basite indirgemeniz manidardır. Sayın Pamukoğlu’nun kurultay konuşmasında dile getirdiği ve Türkiye’de hiçbir parti liderinin söylemeye cesaret edemeyeceği sözlerinden hiçbir cümleye niçin yer vermediniz, veremediniz bunu merak etmekteyiz?

Show Tv muhabirinin sayın Osman Pamukoğlu ile binlerce kişi önünde yaptığı röportajdan ve kurultay salonunu dolduran binlerce kişinin coşkusundan da yine tek bir kare vermediniz. Bir kısım medyayı ‘yandaş medya’ olarak değerlendiren Show Tv bu tutumu ile onlardan hiçbir farkı kalmıyor.

Çok yakın bir gelecekte Türk siyasetinde ve tarihinde başat güç haline gelecek, Türkiye’nin taşınmak istendiği uçurumdan tek kurtuluş çaresi olacak Hak ve Eşitlik Partisi’ni, lideri Osman Pamukoğlu’nu ve her geçen gün güçlenen kadrolarını görmezden gelmeniz televizyonculuk etiğine sığmamaktadır.

Bu yazı, lideri ve örgütüyle yekvücut bir partinin size protestosu ve geleceği görme çağrısıdır.
Bu gruba posta göndermek için :
hepar@googlegroups.com

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU'ndan Ergenekon 12. dalga yorumu
« Yanıtla #26 : Nisan 13, 2009, 11:44:15 ÖS »
"Yurutulen dava adalet anlayisi degil, toplumun refleksini kirmaktir"

Hak ve Esitlik Partisi Genel Baskani Osman Pamukoglu, milletin once rahatsizlik ve tedirginlik, sonra yilginlik ve bezginlik sonunda da teslimiyet cizgisine getirecek ne lazimsa yapildigini belirterek, "Yurutulen dava artik masumane bir adalet anlayisi degil, toplumun refleksini kirmaktir" dedi.

Pamukoglu yazili aciklamasinda demokrasinin vesayet altinda oldugunu belirtti. "'Ergenekon Davasi' adi altinda yurutulen hukuki faaliyetlerdeki son arama ve gozaltilar ile siyasetin hukukla ic ice girdigi ve adalet mekanizmasinin tetiginin politikacilar tarafindan cekildigi ayan beyan ortaya cikmistir" diyen Osman Pamukoglu, yurutulen davanin artik masumane bir adalet anlayisi degil, toplumun refleksini kirmaya yonelik oldugunu kaydetti.

Osman Pamukoglu, "Turkiye'de politik liderlik cokmustur. Ulusal ve yasamsal alanlardaki gucumuz duzeltilmesi zor olculerde bozulmustur. Her seyimiz kucuk seylere boyun egilerek kaybedilmeye baslanmistir. Sorumlular, hicbir onleyici tedbiri dusunmeyen zayif ve beceriksiz koltuk politikacilaridir" dedi.

Milleti once rahatsizlik ve tedirginlik, sonra yilginlik ve bezginlik sonunda da teslimiyet cizgisine getirecek ne lazimsa elden gelenin yapildigini savunan Pamukoglu soyle devam etti:

"Icerde ve disarida kim varsa sunu bilsin ki: Turkiye Cumhuriyeti Devleti laik, demokrat, cagdas ve en ileri adalet anlayisi ile Ulu onderin gosterdigi medeniyet ufkuna, onune cikmaya yeltenen tum gafil, bagnaz ve kucuk ruhlulari cigneyerek yuruyecektir. Var olmak demek, yollarda olmak demektir. Turk Milleti, 11 Kasim 1938'den beri itibarli, guclu, bagimsiz bir Turkiye icin yoldadir."
---------------------
12 dalgada Gürbüz Evren'in Neşet Ertaş CD’lerine gözaltı! Yusuf Yavuz ( Özel Haber)
http://www.solbirlik.net/haber_detay.asp?haber_id=10399&yid=41

Çevrimdışı saan

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 10
  • Puan: +0/-0
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #27 : Haziran 02, 2009, 09:15:02 ÖS »
ben koyu bir ecevit taraftariyim ama osman bey i sonuna kadar destekliyorum uyesiyim

temennim odur ki ilk genel secimde basbakan olur bu yobazlari salandirir

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Pamukoğlu'ndan Ergenekon yorumu
« Yanıtla #28 : Haziran 23, 2009, 01:24:15 ÖS »
Pamukoğlu'ndan Ergenekon yorumu

HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Ergenekon'u böyle yorumladı.
09 Haziran 2009

HAK ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Antalya'da partisinin düzenlediği toplantıda Ergenekon'un uyduruk bir grup olduğunu iddia etti:

 Donkişot gibi hayalperest darbeciler
“Ergenekon'da bir grup var, vuralım kıralım, bir şeyler yapalım diyorlar. Uyduruk bir grup. Belli yani bunların ne yaptığı. İkinci grup var. Bunlar da bir üniforma altından sonra Donkişot gibi hayalperest darbeciler. Bir de bunlara inananlar var. Bunlara da ben saflar diyorum. Hepsi baştan aşağı komik, o kadar çok komiklik var ki mesela o silahların hepsini toplasanız bir savaş bölüğünün silah kadrosu bile etmez ama can sıkılıyor.”

Yok Türkiye'de şu kadar etnik köken varmış diyorlar
Pamukoğlu, Kürt sorununun ise aslında Avrupa'nın Türkiye'deki Kürt şovenistlerle oynadığı bir oyun olduğunu öne sürdü: “Halkın Kürt şovenistlerle hiçbir ilgisi yok, ben bunu biliyorum. Şu andaki amaçları milli onuru zayıflatmak, tepkisiz hale getirmek. Yok Türkiye'de şu kadar etnik köken varmış diyorlar. Bir de birleştirilmiş, yapıştırılmış falan diyorlar. Biz ulus devletiz. Dünyada ulus devlet gücünü kırmadan küresel sermaye hiçbir halt yiyemez.

Ergenekon, Kürt açılımı.
Bunlar milli bilinci kırmak için planın birer araç ve vasıtaları. Amaç, tamamen bizim insanlarımızı pasifize etmek, milli gururlarını aşağı çekmek. Ama şurada yanılıyorlar, zannediyorlar ki millet pasifize olacak. Böyle bir şey mümkün değil.”
Habertürk
 
Osman Pamukoğlu'nun Ergenekon silahları yorumu
Osman Pamukoğlu toprak altından çıkan silahlara baktı ve çok kritik bir soru sordu. O soru belki de günlerce tartışılacak?
 
13 Ocak 2009   
İNTERNETHABER
 
Ankara Yenikent'teki bulunan bombalar topraktan çıkarılırken  Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu bir canlı yayındaydı. Ekrandan silahların görüntülerini izleyen Paşa �Bunlar fabrikadan bugün çıkmış gibi� dedi.

BU SİLAHLAR NİYE BU KADAR TEMİZ?
Osman Pamukoğlu tek tek gördüğü silahları sayarak "Bunlar NATO envanteri gibi görünüyor" diye başladı konuşmasına. Pamukoğlu'nun şaşırdığı tek nokta ise topraktan çıkan silahların görüntüsüydü. Akıllarda soru işareti bırakacak açıklamalar yaptı. �Bu mühimmat çok bakımlı. Pırıl pırıl görünüyor. Fabrikadan daha yeni çıkmış gibi. Çok temiz olması ilginç. Bunlar neyin içinden çıktı acaba? Hiç toprağın altından çıkmış izlenimi vermiyor. Biz sadece Hakurk'ta tam 268 tane yeraltı deposu açtık. Bu çıkan silahlar çok ilginç. . Sanki bugün üretilmiş gibi...� dedi.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU,15 Ağustos tarihi bile Türkiye'ye meydan okuma.
« Yanıtla #29 : Temmuz 23, 2009, 02:08:43 ÖS »
Pamukoğlu'ndan ilginç iddia

"15 Ağustos tarihi bile Türkiye'ye meydan okuma."

Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Abdullah Öcalan'ın 15 Ağustos'ta açıklaması beklenen Kürt sorunu için çözüm planına tepki göstererek, "Açıklamanın tarihinin 15 Ağustos olarak seçilmesi bile Türkiye Cumhuriyeti Devletine hala meydan okumaya devam etmesinden başka bir şey değildir.
Aklınca, yarın bu tarihi 'bağımsızlığımızın ilk adımı veya mücadelenin başlangıcı' diye bayram
olarak kutlamayı da düşünmektedir" dedi.

Pamukoğlu, yaptığı açıklamada adına resmi olarak "terör" denilen,aslında "silahlı bir kalkışma" olan PKK ile sürdürülen mücadelenin gelmiş olduğu noktaya dikkat çekerek
"Her mücadelede her şey güçlüden yana iken, gelin görün ki beceriksiz insanların kaba ve günlük siyasetle yürüttükleri hatalı politikalar,stratejiler ve taktikler sonunda, zayıf güçlüye eşitlenmiş, denk hale getirilmiştir" dedi.

Halkın muhakeme yeteneğini bulandırıp, görüş mesafesini azaltmak için planlı, yoğun bir propagandayı tüm iletişim araçlarıyla yürütüldüğünü ifade eden Pamukoğlu, "Bunun sonunda da bir kısım insanlar, etrafta olup bitenlere 'Yorgun manda gibi' boş bakar hale geldiler"
değerlendirmesinde buludnu.

-"BUNUN ADI 'MİSAFİR OLARAK GİT EVSAHİBİ OLARAK DÖN'DÜR"

Öcalan'ın çözüm planına ilişkin yapılan yorumları da eleştiren Pamukoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Açıklamanın tarihinin 15 Ağustos olarak seçilmesi bile Türkiye Cumhuriyeti Devletine hala meydan okumaya devam etmesinden başka bir şey değildir. Aklınca, yarın bu tarihi "bağımsızlığımızın ilk adımı veya mücadelenin başlangıcı" diye bayram olarak kutlamayı da düşünmektedir. Safsataları uzatmanın alemi yok. Pes, bin defa pes.
Bunun adı: 'Misafir olarak git, ev sahibi olarak dön'dür. Bu ulusal meselenin 'kargaların kılavuzluk misyonu' ile bir yere ulaşacağını sananlara şaşarım. Mücadelenin nasıl sonuçlanacağına, kalbinde kurşun deliği olan bebeğin annesiyle babası karar verecektir."

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kürt sorunu çözüm modeli.OSMAN PAMUKOĞLU
« Yanıtla #30 : Ağustos 12, 2009, 05:40:05 ÖS »
KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜM MODELİ

Devrim Sevimay : Türkiye’de yaşayan kürtlere mevcut anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi gerektiğini düşünüyormusunuz; düşünüyorsanız yapılabilecek düzenlemeler neleri içermelidir?

Osman PAMUKOĞLU : Türkiye’de mevcut anayasa ve yasalarla tanınmış hak ve özgürlüklerdeki çıkmaz, bizim kürt vatandaşlarımıza özgü değil ki. 73 milyon insanımızın tamamıyla ilgili. Türkiye’de parlamenter demokrasi diye halka yutturdukları oligarşik ve bürokratik bir yapıdan öte değil. Türkiye hiçbir zaman ne demokrat, ne de bir hukuk devleti olamadı ki !… Türkiye bir Dükler Cumhuriyetinden ibaret.

Devrim Sevimay : Soruna çözüm çerçevesinde demokratikleşme paketi ve ekonomik önlemler yeterlimidir? Bölgeye özel düzenlemeler de yapılmalı mıdır?

Osman PAMUKOĞLU : pkk “bağımsız kürdistan” siyasi hedefi ile silahlı kalkışma başlattı, politik gücü silahla ele geçirmek istedi. Siz bugün, devlete karşı bir hareket düşündüler, hayal ettiler, plan yaptılar diye Ergenekon adı altında, emekli ve muvazzaf askerler, profesörler, gazeteciler, yazarlar, iş adamları için iki yıldır sorgu sual, soruşturma. mahkeme diye uğraşıp dururken, 25 yılda 40.000 kişinin canını almış, kan dökmüş, silahlı ayaklanmayla devlete hala meydan okuyanlara yargılamadan nasıl af teklifi yaparsınız? Dünyada böyle bir cinnet geçiren devlet görülmüş, duyulmuş mu ? Şimdi akıllarınca ılımlı hallere rıza göstererek, “demokratikleşme”, “özgürlükler”, “bireysel haklar” gibi bilen bilmeyene hoş gelen laflarla, sığ sularda geziniyorlar. Bu sahte surattır. Asla esas amaçlarından vazgeçmeyeceklerdir. Ekonomik meseleye gelince; süratle yapılması gereken çok iş var ama bunu halen siyaset sahnesindeki düzen partileri gerçekleştiremez.

Devrim Sevimay : Toplumsal mutabakatın sağlanması için sizce en çok dikkat edilmesi gereken unsur nedir?

Osman PAMUKOĞLU : Tüm masallar “evvel zaman içinde” diye başlar: Bunlarda“Devletin tepesinde mutabakat”, “Sivil Toplum Kuruluşları”, “Akil Adamlar”, “yanaşma gazeteciler” yok akademisyenler !… Mesele mücadelenin sonuçlandırılması bunların halledebileceği iş değil. Kulaklarına göre ağız isteyenlerle bu iş halledilmez. Cumhuriyet döneminin en büyük alt üst olma hali olan bu vahim durumun kararını mutlaka milletten almak gerekir. Devleti devlet kurmaz, millet kurar. Bilinmeyen yolun nereye saptığını en iyi halk kestirir.

Devrim Sevimay : Sizin açınızdan bulunacak çözüm modelinin olmazsa olmaz çizgileri nelerdir?

Osman PAMUKOĞLU : Dağ kadrosu kayıtsız şartsız teslim olacak. DTP denilen partinin mensupları milletvekili olmadan işledikleri suçlar nedeni ile Anayasa uyarınca derhal dokunulmazlıkları kaldırılıp yargılanacaklar. Türk Ceza Mahkemeleri bunları ifadeye çağırıyor, Meclis Başkanlığından “söz konusu kişilere ulaşılamamıştır.” Tarzında mahkemeye cevap gidiyor. Bu evrakı düzenleyenler de Anayasa suçu işlediklerinin farkındalar mı? Her zaman bahar olmaz.

Devrim Sevimay : Sonuç olarak ne söylemek istersiniz ?

Osman PAMUKOĞLU : Şiddete bulaşmanın bedeli ödenir. Güçlülerde, zayıflarda, akıllılarda, aptallarda öder. Fark; zayıf ve aptallar daha önce, erken öder. Diğeri biraz geç…
Bütün meselelerin üstesinden ancak batı emperyalizminin sızmalarına karşı kendini iyi savunan itibarlı, güçlü, bağımsız bir Türkiye gelebilir.
Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak üzerinden “çifte sarmal”la yürütülen strateji de batının oyunundan öte bir şey değildir.
“Kahya kılıklı” adamların Türkiye’ye gelmeleriyle Diyarbakır’da soluğu almaları bir oluyor. İşleri güçleri devletin zembereğini attırmak. Geçmemiş hastalıklarının kökleri hala sürgün veriyor.
Her şey küçük şeylere boyun eğmekle başlar. İlkönce zayıflar teslim olur. Türkiye’de politik liderlik çökmüştür.
Ülkeye kundak soktular. En iç karartıcı dönemden geçiyoruz. Körebe oynayarak devlet yönetilmez. Tarih boyunca da çetecilik, eşkiyalık, hükümetlerin güçsüzlüğünden çıkmıştır.
Devletler de efeler gibidir, efe gibi duramazsan efeliğin beş para etmez.

Milliyet Gazetesi/Devrim Sevimay
************
Bu adamlar nerede ve nasıl çalışabiliyorlardı ki?
İlginç...
Kim iş vermiş idi,nerede barınıyordu acaba?
Bunlardan o kadar çok ki,Gazeteci, İşadamı, Diplomat, Sivil Toplum Kuruluşu görevlisi, Din adamı vs... say say bitmez kılıkta dolanıp duruyorlar.
Peki devlet uyuyor mu?
Dikkat hükümet demiyorum devlet diyorum.
A.Dursun

İşte haber....


Batman'da dernek kurulması için tarikat lideriyle 'gazeteci' kimliğiyle görüşen CIA ajanı Barbara Anna Lakeberg, yakalama kararı üzerine sahte pasaportla Kuzey Irak'a kaçtı.
http://www.haber3.com/batman-daki-cia-ajani-kacti--495702h.htm

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
GENEL BAŞKAN OSMAN PAMUKOĞLU ART TV'DE
« Yanıtla #31 : Ağustos 27, 2009, 07:01:31 ÖS »
HEPAR Genel Başkanı Sn.Osman Pamukoğlu 30 Ağustos Pazar saat: 11:00 'de
Avrasya TV(ART)' de Ümit Zileli'nin hazırlayıp sunduğu "programa katılacaktır.
Duyurulur..

HEPAR

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
OSMAN PAMUKOĞLU 14 Eylül 'de HaberTürk televizyonunda
« Yanıtla #32 : Eylül 13, 2009, 01:44:38 ÖS »
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman PAMUKOĞLU
HaberTürk televizyonunda canlı yayın konuğu!!!
  
Balçiçek Pamir'in sunduğu "Söz Sende" adlı program,14 Eylül 2009'da, saat 17:00'da...


http://www.hakveesitlik.org.tr/il-yukle.php


http://www.hakveesitlik.org.tr/il-yukle.php



http://www.hakveesitlik.org.tr/
http://www.hakveesitlik.org.tr/il-yukle.php
bilgi@hakveesitlik.org.tr
------------




İzlemek için...
http://www.hakveesitlik.org.tr/haberler/?p=420
**********
Dinleyiniz...
http://www.nevmem.com/ataturk/marslar/bayrak_marsi.mp3

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Türk bölücübaşı Osman Pamukoğlu.
« Yanıtla #33 : Eylül 26, 2009, 12:08:57 ÖÖ »
Türk bölücübaşı Osman Pamukoğlu

Önümüzdeki dönemde Türkiye yeni bir fenomenle tanışacak... Türkler Türkiye’nin bölünmesini isteyecek... Türk bölücülüğü/ayrılıkçılığı ideolojisi filizlenme aşamasını geçti bile, artık bu ideoloji gövdeleşmeye başlayan bir olgu haline geliyor... Önce 2000’lerin başında ulusalcılık peyda oldu, gövdeleşti, kurumlaştı. Anadamar Türk milliyetçiliği çizgisinden belirgin olarak ayrıldı, yarı-devlet desteğiyle örgütlendi. Hatta bu ideolojik şemsiye altında bir askerî darbe girişimi bile oldu...

...../....
Bak Osman Pamukoğlu... Ne kadar farkındasınız bilmiyorum ama bu konuşmalarınızın hepsi bu toplumu bileşenlerine ayıracak, bu vatanı bölecek, bir iç savaşı tetikleyecek kana susamış söylemlerdir... Bu vatanın tamamının “Kan Uykusu” ile mi uyumasını mı istiyorsun sen? Ne demek, hangi bölgeden kimin ne kadar şehit olduğunu hesap etmek? Bunun haritasını çıkarıp, şehir şehir dolaşarak insanları kışkırtmak? Ne demek Çanakkale şehitlerini etnik gruplara göre bölüp, bunun üzerinden siyasal propaganda yapmak? Siz çıldırdınız mı? Aklınızı mı kaçırdınız? Bu hassas süreçte binlerce Türk gencinin de sizin gibi çıldırmasını ve “Kürtler zaten bizle savaşmadı, bu vatanın sahibi biziz” diyerek Kürtlere saldırmasını mı istiyorsunuz? Bu saçma sapan faşizan bölücü propagandaların ardından “Kürtler yine de bizim kardeşimizdir” denmesinin bir anlamı mı kalır?

Bu yaptıkların vatana ihanet değil midir? Kendine gel... Bölücülük yapma Osman Paşa...

Tamamı...
http://www.taraf.com.tr/makale/7218.htm
************
OSMAN PAMUKOĞLUNA NEDEN TEPKİLER VAR ?
 
Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı sayın Pamukoğlu’na <<Türk bölücübaşı>> ismini takarak içeriği hakaret dolu bir makale yazmıştır.  Ve olay büyük tartışma başlatmıştır.
 
Taraf gazetesi ve zihniyeti malumdur. Felaket derecede bir ordu düşmanlığı ortada olan bir gazetedir.
R.Ozan Kütahyalı’yı ayrıca bir tv programında izledim. AKP nin ülkemiz için büyük şans olduğundan bahsediyordu.  Peki bu heyecan, bu telaş, bu korku niye ? Neden Osman Pamukoğlu’na bu kadar hakarete varan yazılar neden yazılıyor peki ?
 
İşte mesele burada.
AKP bu kürt açılımında büyük hata yapmıştır ve bu açılımın altında kalacak gibi görünüyor. Sayın başbakan ABD ziyaretini yaparken gördünüz <<One Minut>> olayının üstüne sünger çekildi bile. Yahudi gruplarla ballım güllüm görüşülüyor. Aslında AKP de yavaş yavaş bu kürt açılımının altında kalacağını görmeye başladı ve bir yerlerden can yeleği atılmasını bekliyor.
 
Daha önce de bir makalemde yazmıştım, önümüzdeki genel seçimlerde CHP-MHP seçim ittifakı yapmalıdır ve bunu yapmazlarsa oylar yine bölünecek ve sonuç AKP ye yarayacak demiştim. Ama görüyorum ki, bu iki muhalefet partisinde de hiç öyle bir hazırlık görülmüyor. Ayakta uyumaya devam ediyorlar. Geçtiğimiz yerel seçimlerin sonuçları ortadadır. Bölünme devam ettikçe AKP iktidarı sürecektir. İşte tam burada olaya Osman Pamukoğlu ve partisi devreye giriyor. CHP seçmeninin de MHP seçmeninin de tek partide buluşabileceği tek adres burasıdır.
 
Her iki muhalefet oylarını kendisinde toplayabilecek tek parti Osman Pamukoğlu ve partisidir. Bunu AKP çok iyi görmektedir. Osman Pamukoğlu’na karşı seçimler yaklaştıkça hakaret dolu yazılar ve iftiralar artacaktır. Basında Osman Pamukoğlu’na yönelik asparagas haberler çoğalacaktır. AKP ve yandaş medya şimdiden tehlikeyi görmüş ve saldırılara başlamıştır. Ama CHP ve MHP hala olayın idrakinde bile değildir. Sayın Baykal yıllarca rahmetli Ecevit’i BİR BÖLEN diye suçlayıp durmuştu. Şimdi ise CHP ve MHP maalesef BİR BÖLEN durumuna düşmüşlerdir.
 
CHP ve MHP ya seçim ittifakın giderek bu BİR BÖLEN durumundan kurtulabilirler ya da İkisi birden seçimlere katılmayarak Osman Pamukoğlu’nu destekleyebilirler. Belki de bunu seçmen kendisi sandıkta yapabilir ve CHP yi de MHP yi de ANAP-DYP akıbetine uğratabilir.
 
Osman Pamukoğlu’nun partileşmeyi İzmir den başlaması da çok düşündürücüdür.
Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’nın tv programındaki söyleşi de GAVUR İZMİR söylemine getirdiği gerekçelerde gülünçtür. GAVUR İZMİR demekle İzmir’in Avrupalılığı vurgulanmışmış. AKP nin ne kadar AB ci ve ABD ci olduğu göz önünde tutulursa ve birileri de GAVUR AKP deseler acaba nasıl olurdu ?
 
GAVUR AKP diye bir makale bekliyorum ben Taraf gazetesinin her hangi bir yazarından. Haydi bakalım buyurun ER meydanına. Taraf’ta bir ERKEK çıkabilecek mi ?
Eğer bir kişi dahi çıkmazsa Taraf gazetesinde GAVUR AKP başlıklı bir makale yazabilecek Erkek. O zaman Sayın Osman Pamukoğlu’n dan rica ediyorum, birer etek yollasın tüm gazete kadrosuna.
24 Eylül 2009 Perşembe
UĞUR ÖZALTIN

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Osman Pamukoğlu, 300 bin kişilik ordu yeter diyor.
« Yanıtla #34 : Ekim 18, 2009, 12:59:35 ÖÖ »
Türkiye'nin Askeri Gücü

Osman Pamukoğlu,300 bin kişilik ordu yeter diyor,kalan 300 bini NATO yükümlülükleri için tutuyoruz.

Bunun asıl amacı ise Türkiyenin kaynaklarının gereksiz yerlere harcatılarak, ve kalkınmasının önüne geçilmesidir. Batının maymunluğundan kurtulduğumuzda boşu, boşuna para harcamaktan da kurtulacağız.
Tabuları yıkalım artık diyorum.

Nüfus büyüklüğü açısından dünyada 16'ıncı sırada yer alan Türkiye'nin, 665 bin askeri personeliyle dünyanın en büyük 10'uncu ordusuna sahip olduğu belirlendi.

Türkiye'nin silah ithalatı da 504 milyon dolara kadar geriledi.

Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005 Raporu'na göre Türkiye'nin 1995 yılında 1.2 milyar dolar olan askeri amaçlı ithalatı 2003 yılında 504 milyon dolara geriledi. 1995 yılında hiç askeri ihracatı olmayan bir ülke konumunda bulunan Türkiye, 2003 yılında ise 61 milyon dolarlık ihracat yaptı.

Rapora verileri yer alan 144 ülke 1995 yılında toplam 17.7 dolar olan silah ithalatı 2003 yılında 17.8 milyar dolara kadar yükseldi. Türkiye'nin 1995 yılında toplam silah ithlatı içerisinde yüzde 7.2 olan payı 2003'te toplam yüzde 2.8'e geriledi. Dünya Bankası verilerine göre 1995 yılında toplam 80 ülkenin diğer dünya ülkelerine 19.3 milyar dolarlık silah ihraç etti. Bu rakam 2003 yılında 18.6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu ihracat içerisinde Türkiye'nin payı yüzde 0.3 olarak gerçekleşti. En fazla silah ithalatını 3.6 milyar dolarla Hindistan yaptı, ikinci sırayı 2.5 milyar dolarla Çin, üçüncü sırayı da 1.9 milyar dolarla Yunanistan aldı. Diğer ülkelerin 2003 yılı askeri amaçlı ithalatı ise 1 milyar doların altında kaldı. Türkiye 1995 yılında 1.2 milyar dolarlık ithalatla en fazla ithalatı gerçekleştirmiş olan ikinci ülke konumunda bulunuyordu. 2003 yılında Mısır'la birlikte 8'inci sırayı paylaştı. 2003 yılında en fazla silah ihracatını 7 milyar dolarla Rusya gerçekleştirirken, 1995 yılında 9.2 milyar dolar olan silah ihracatı 4.4 milyar dolara gerileyen ABD 2003 ikinci oldu. Rusya'nın 1995 yılındaki silah ihracatı 3.1 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. 2003 yılında Fransa 1.8 milyar, Almanya ise 1.5 milyar dolarlık silah ihracatı gerçekleştirdi.

ASKERİ PERSONEL SAYISI
Türkiye'nin askeri personel sayısı 1995 yılındaki 690 bin düzeyinden 2003 yılında 665 bine gerilemesine karşın, sıralamada yer alan 142 ülke arasında açısından 10'uncu sırada yer alıyor. Çin, 3 milyon 750 bin kişilik askeri gücüyle en büyük orduya sahip olurken, Hindistan 2 milyon 150 bin kişiyle ikinci, ABD 1 milyon 636 bin kişiyle üçüncü,

Rusya 1 milyon 370 bin kişiyle dördüncü Kuzey Kore 1 milyon 271 bin kişiyle Kuzey Kore beşinci oldu.

Türkiye'deki askeri personelin toplam işgücüne oranı ise 1995 yılındaki yüzde 2.5'lik düzeyden 2003'de yüzde 2'ye düştü.

Dünya ülkelerinin sınıflandırılmasında Avrupa ve Merkezi Asya grubunda yer alan Türkiye, bu gruptaki 3 milyon 835 bin kişilik askeri gücün yüzde 17.3'ünü oluşturuyor.
**********
Sayın Pamukoğlu'nun AB ağzı ile konuşacağına ihtimal vermiyorum.
Ancak unutulmamalıdır ki AB sürekli "TSK’da asker sayısı azaltılsın, savunma harcamaları kısıtlansın ve hatta IMF talimatıyla bedelli askerlik çıkarılsın" gibi telkinlerde bulunmaktadır.

Oysa ki zamanın ABD savunma Bakanı Robert Gates,ABD ordusunun personel sayısının 20-50 bin arası artırılacağını söylediğinde ABD'de hiç muhalif ses çıkmamıştı.

Acaba sayın Pamukoğlu TBMM'de millet vekili sayısının ve maaşlarının da azaltılması gereğini düşünüyor mu yoksa salt TSK'nın personel sayısına mı takmış durumda zaman gösterecek.

Tabii ki profesyonel(paralı) askerlik olmadan ve uzmanlaşma olmadan bunları konuşmak bence uygun değildir.
Saygı ile...
Ahmet Dursun

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
PAMUKOĞLU;ASKERLİK SİSTEMİ ANAYASAYA AYKIRI
« Yanıtla #35 : Kasım 23, 2009, 12:44:58 ÖS »
"O televizyonun uzantılarının hepsini yakacağız."

Antalya'da miting yapan Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, "O, adı saman mı, sap mı, o televizyonun uzantılarını, bütün saplarını, bütün samanlıklarını, hepsini yakacağız" dedi.

Pamukoğlu, "Askerlik sistemi Anayasa'ya aykırı. İdam cezası geri gelecek. İktidara gelince yolsuzluk mahkemeleri kuracağız. Dokunulmazlıkları kaldırıp, kıyak emekliliği sona erdireceğiz. Partilere hazine desteğini keseceğiz. Telekom'u geri alacağız. Gençlere de faizsiz evlenme kredisi vereceğiz" ifadelerini kullandı.

ASKERLİK SİSTEMİ ANAYASAYA AYKIRI
Konyaaltı Kent Meydanı'ndaki mitingde konuşan HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, "Şehitlerin gözyaşından bahsederek açılımı savunanlar, kendi çocuklarına 21 gün dövizle askerlik yaptırıyor. Türkiye'de kimi dövizle askerlik yapıyor, kimi çürük alıyor, kimi de kısa dönem askerlik yapıyor. Mevcut askerlik sistemi anayasaya aykırı. Okuyamayan yoksul vatandaşın çocuğu, 15 ay askerlik yaparken bunlarınki 21 gün yapıyor. Bunların hepsini askere alacağız. Hakkari dağlarına göndereceğiz. Onları bizzat ben kendim gidip denetleyeceğim" diye konuştu.

İDAMI GERİ GETİRECEĞİZ
İktidara gelince idamı geri getireceklerini de belirten Pamukoğlu, "Dağlar eşkıyaların, kentler ise mafya ve çetelerin elinde. Türkiye'nin içinde eşkıya, yağmacı, sömürgeci ve işbirlikçiler var. Amerikan balabanları, Avrupa kerkenezleri, Arap bülbülleri var. Bir de Kuyruk sallayanlar var" dedi.

"O TELEVİZYONU VE UZANTILARINI YAKACAĞIZ"
Bu sırada Pamukoğlu'nun İzmir mitingine 200 kişi katıldığı şeklindeki habere atıfta bulunduğu belirtilen bir kişinin "Cihan Haber Ajansı'nı kınıyoruz. Biz de müslümanız" şeklinde bağırması üzerine Pamukoğlu, "Onların müslümanlıkla, dinle, imanla alakası yok. Varsa yoksa para. O, adı saman mı, sap mı, o televizyonun uzantılarını, bütün saplarını, bütün samanlıklarını, hepsini yakacağız. Saman oldukları için de büyük ateşlere, benzine ihtiyaç yok. Tek kibrit yetecek" ifadelerini kullandı.

"AB PARTİMİZİN YÜKSELİŞİNDEN ENDİŞE EDİYOR"
Konuşmasında Avrupa Birliği'nin, Hak ve Eşitlik Partisi'nin varlığından ve yükselişinden endişe ettiğini de savunan Pamukoğlu, "Ben korkakları çok iyi bilirim. Ömrüm korkaklarla mücadele etmekle geçti. Ama korkunun ecele faydası yok" dedi.

YOLSUZLUK MAHKEMELERİ KURACAĞIZ
Türkiye'nin asıl meselesinin ekonomi olduğunu belirten Pamukoğlu, "Türkiye'deki soygun, gemileri karaya oturtan korsanlara benziyor. Eskiden korsanlar kayalıklara fener yerleştirip gemileri karaya oturtarak soyuyordu. Soygun şimdiyse Edison'un ampulü ve deniz feneriyle yapılıyor. İktidara gelince Türkiye'nin beş bölgesinde yolsuzluk ihtisas mahkemeleri kurup yolsuzluk yapanların mallarına el koyacağız. Yurtdışına kaçış da kurtuluş olamayacak. Suçluları iade etmeyen ülkelerin büyükelçilerini, Habur sınır kapısından kovacağız" şeklinde konuştu.

GENÇLERE FAİZSİZ EVLENME KREDİSİ
TBMM'deki milletvekillerini dörtte birinin sabıkalı olduğunu öne süren Pamukoğlu, ilk icraatlarından birisinin de dokunulmazlıkları kaldırmak olacağını söyledi. Pamukoğlu, "Bürokratlar halkın karşısına çıkınca ceketini düğmeleyecek. Siyasi partilere de hazineden yardımı keseceğiz. Milletvekillerinin kıyak emekliliğini kaldıracağız. Kamudaki lüks otomobilleri satacağız. Telekom'u geri alacağız. Gençlere de faizsiz evlenme kredisi vereceğiz" ifadelerini kullandı.

HABERTÜRK

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ey Engin Noyan,PAMUKOĞLU senin ağzına büyük gelir.
« Yanıtla #36 : Aralık 08, 2009, 04:12:42 ÖÖ »
Bazı gençlerin geçmişini pek bilmeden gözdesi haline getirdikleri şu Münib Engin Noyan denen zat var.

Osman Pamukoğlu'nun beyninin arkasını okuyu vermiş.
Hayret,bu zat,Noyan ha?

Acaba ne yazdığını sorsak,metine bakmadan anlatabilir mi dersiniz?
Bence denemekte fayda var lakin en iyisi geçmişiyle yüzleşsin de sonra soralım.

Değişmeyen tek şey değişmek elbetki,lakin bir de değişemeden dönmek var ya,hepsinden beteri o.

Şu Nurculuğu da bir tarif ediverse de İngiliz Noyan,biz de anlasak!

Pardon birden aklıma geliverdi işte,
Noyan İngilizlikten de dönmeye çalışıp,Alman hayranlığına doğru gidiyor olabilir mi?

Geçmişte komunist olduğunu ifade eden yazar,eskiden iyi komunist olanlar şimdi iyi birer müslüman oldular dedi.

Türkiye`de basılan Almanca kitapların azlığına dikkat çeken Engin Noyan, Almanya`da Almanca kitap bastırmanın zorluklarına değinerek kitapların Almanca olarak Türkiye`de basılabileceklerini ve bu şekilde Almanlar`la ilişkilerin güçlendirilebileceğini söyledi.
timeturk.com'da,Emine K. Arslaner'in yazısından...

A.Dursun
---------
PAMUKOĞLU NE YAPSIN?
Halk ve Eşitlik Partisi genel başkanı emekli general OSMAN PAMUKOĞLU beyefendinin şuuraltının karanlık dehlizlerinde gizlenenleri ortaya şappadanak döküveren sürç-i lisanını ibretle müşahade ederken, yakın tarihimizden bazı ibretlik sayfalar canlanıverdi birden zihnimde...

Bakın, M. Saffet Engin adında bir zât 1938 yılında yazıp yayımladığı Kemalizm İnkılâbının Prensipleri adlı kitabında neler yumurtluyor - sıkı durun ve aklınızın emniyet kemerlerini sımsıkı bağlayın:

Tamamı...

http://noyani.blogspot.com/2009/10/pamukoglu-ne-yapsin.html
*****************
GILGAMEŞ VE MODERN MÜSLÜMANLAR
 
          Türk Hukuku; cumhuriyet, demokrasi, laiklik, özgürlük, eşitlik ve mülkiyet kavramları üzerinde yükseliyor.
          Türkiye;  bu kavramları Atatürkçü düşünce sistemi ile pekiştirerek,  Evrensel Hukukla yürümenin  gayretindedir.
          Özgün olabilmenin  o muhteşem bahtiyarlığı ve aşk'ı için...
   
          *
          Evrensel Hukuk ve Atatürkçü düşünce sistemiyle pekişerek Evrensel Hukuk içinde olmak diyalektiği hukuk sistemimizde tartışma nedenidir.         
          Kimileri   bu özelliğiyle  yargının tarafsız hakem olmaktan çıktığını ileri sürüyor.
          Mesela bir siyasal partinin antilaik olduğu hükmü evrensel hukuk çerçevesinde değerlendiriliyor.
          O noktadan hareketle  hukuk yapımız üzerinde kavga giderek büyütülüyor.
          Türk Yargı Bağımsızlığını özümsemeyenlerin yıldırma ve yıpratma saldırılarıyla   Türk Yargısı ayrışıyor.
          Ne ki ayrışmada bir kanatta, evrensel hukuk değil islam hukuk'unun oturduğu  görünüyor!
 
           *
          Evrensel Hukuk;  özel hukukun temel kavramlarını Roma Hukukundan alıyor.
          Roma Hukuk temelinin;  adaletin ve yargı işlevinin en mükemmel  ilmî ve içtihad-î  kaynağı olduğu apaçıktır. 
          Laiktir, adaletin ve yargının düşünsel sistematiğini; dilini, hitabetini, uslûbunu, delil getirme algı ve muhakemesini  binlerce yıl öncesinden  günümüze  süzüyor.
          Türk Hukuk Sistemi   işbu nedenle Roma Hukuk temeline yaslanıyor.
          Çünkü, insanlığın binlerce yıllık  ortak geçmişi deneyiminden yararlanmayı amaçlıyor.
 
          *
          Ayrışan  kanatta ; İslam Hukuku temelinden hareketleme  her geçen gün daha fazla kendini hissettiriyor.
          İslam hukuku ; ibadet, davranışlar ve cezalar esasında olup kamu hukuku ve özel hukuk ayrımı içermez.
          Madem öyledir,   İslam Hukukunun  günümüzün sorunlarına, sosyal ilişkilere çözüm olsun sorusu noktasında harıl harıl  mevziler oluşturuyor!     
          Kendilerini "modern islam" olarak tanımlıyorlar.
          Çalışmalarını İmam-ı Âzam' ın ya da İmam- ı Şâfii' in  islamiyeti ; iman, amel ve ahlak esasları  açıklamaları üzerinden yapıyorlar.
          İslamı,  hükümleri üzerinde dinsel hükümler ve hukuksal hükümler olarak bu günün gereklerinde  ayrıştırmışlardır.
          İbadetle ilgili olmayanlar hukuki  hükümleri  oluşturuyor.
          Buradan hareketle günümüze uyarlanmış davranışlar ve cezalar  geliştiriliyor.
          "Ne yani?" diyorlar.
          Zina, evlilik, boşanma, ahlak, içki, faiz, akitler ve daha bir çok şey!
          Bize kendi ıstılahımız ve istidlâle karşı iman gücümüz  yeter!
          Istılah;  adalet ve yargı  için düşünce sistematiği; dili, hitabeti, uslûbu, delil getirme algı ve muhakemesi,
          İstidlâl;  iman ve İslamiyet yolundan  çıkmak, delalete düşmek   anlamına geliyor!
 
          *
         Tam bu noktada , çok değerli bilim insanımız Saygıdeğer Muazzez İlmiye Çağ Hanımefendi' ye bir gönül selamı vermek boynumun borcu oluyor.
         Çünkü, onun Sümer  ve Hitit kültürlerinin günümüze tanıtılmasındaki  eşsiz çalışmaları bugün insanlık yürüyüşü izcilerine ışık tutuyor.
 
         *
         Gılgameş Destanı!
         Günümüzden 5000 yıl öncesi tarihin ilk medeniyeti Sümerlerin yaşamını  gözümüz önüne getirmektedir.
         Destan, insanın ölümsüzlük arayışını kişileştirerek vermesi yanında  köken, isyan, ihanet, işbirliği, çatışma, savaş, barış, ticaret, dayanışma ile kadın- erkek vb. ilişkileri  veren ilk eserdir.
 
        *
         Gılgameş, tapınak emrindedir.
         Uğursuz ağacı ve içinde barınan  dev yılanı öldürür , Kral olur.
         Amacı çok çalışarak şehr'ini cennete çevirmektir.
         Erkekler kendisi gibi çalışmalıdırlar ama kadınların aşksız kalması şikayetlerin nedenidir.
         Kadınlar, Ana Tanrıça Anu' dan yardım dilerler, Gılgameş' e insaf istenir.
         Anu; çamurdan, çıplak ve insan ilişkilerine aklı ermeyen Enkidu' yu yaratır.
         Amacı Gılgameş' in ruhunu yetiştirmektir.
         Enkidu' nun insanlaşması içinse Gılgameş' in tapınakta aşığı olduğu bir genç kadın görevlenir.
         Kadın Enkidu' nun yabanıllığı alır ve zihinsel ve cinsel erdem kazanılır.
         Enkidu  bilgeleşir.
         Bir gün Gılgameş'le karşılaşırlar!
         Döğüşür sonra dost olur ya da bir olurlar.
         Ve birlikte ölümsüzlük arayışı için serüvenden serüvene koşarlar.
         Sonuçta Gılgameş, ölümsüz olmanın nafile fakat insanın doğru adına , özgün olabilmek adına bir ad bırakmakla ölümsüzlüğe  ulaşabileceğini kabul eder.
 
         *
         Gılgameş Destanında örneğin yukarıda ; Gılgameş'in ruhunun terbiyesi için çıktığı yolda Enkidu' yu "nef'si" olarak düşününüz.
         Gılgameş' e Adem,  Kadına Havva deyiniz!
         
         *
          Şimdi insanlık tarihinin ortak noktasındayız.
          Burada Roma yok!
          Sümer' de, Hitit' te!
          Bütün yolların kesişme noktasındayız!
          Müslüman, Yahudi, Hristiyan yok!
          Sadece insan var.
          İnsanlık!
   
         *
          Din; bu değil mi?
 
          *
          Modern İslam diyorlar.
          Adem Peygamber'in islamı  Taş Devrine mi ait?
          Ya da Gılgameş?
          Muhammet Peygamberimiz ?
          Bırakın bu işleri!
          Çekin elinizi!
 
          *
          Amerikan Siyonizmi istiyor.
          Bizim Müslüman görünen siyonistler mal bulma heyecanı ile sarılıyor.
          Modern İslam!
          Bu yol ile  İslamı, Türklüğü, Cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği özgünlüğümüzden alıp sıradanlaştırmanın hesabını yapıyorlar.
          Allah' a, Peygamber' e ve Kitap' a andolsun yanlış yapıyorlar!

Ahmet Kılıçaslan AYTAR

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
HEPAR Bu Yapısı İle İnandırıcı Olabilir mi?
« Yanıtla #37 : Aralık 17, 2009, 05:07:31 ÖS »
HEPAR Bu Yapısı İle İnandırıcı Olabilir mi?


Serdar Ant

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR), kamuoyunda, daha ziyade Genel Başkanı Osman Pamukoğlu ile tanınıyor. Halkımız HEPAR ile ilgili bir tek Osman Pamukoğlu’nu biliyor, denilebilir. Televizyonlara çıkılacaksa Osman Pamukoğlu çıkıyor, demeç verilecekse Osman Pamukoğlu veriyor, sürekli Osman Pamukoğlu konuşuyor. Lider kuşkusuz önemlidir, hele ki Türk siyasetinde… Ama “tek kişilik ordu” izlenimi vermek HEPAR açısından olumsuz sonuçlar da yaratabilir.

Peki, HEPAR’ın yönetiminde başka isimler yok mu? Onlar neden hiç konuşmuyorlar?

Merak ettim, HEPAR’ın resmi web sitesinde (www.hakveesitlik.org.tr) yer alan Başkanlık Divanı üyelerine bir baktım.  İki isim dikkatimi çekti.

Birincisi, “İdari ve Hesap İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” olan Fikri Ecmel Seren…  Google’de Fikri Ecmel Seren ile ilgili bir tarama yapıldığında karşınıza “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Listesi” çıkıyor! Kısacası, eğer bu listedeki isimler doğruysa Fikri Ecmel Seren bir mason! Ne var ki, internette bulduğunuz her bilgiye de güvenmemek gerek. O zaman ya bizzat HEPAR’ın “İdari ve Hesap İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” ya da HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu şu soruyu en kısa zamanda yanıtlamalıdır:

“HEPAR’ın kasasından sorumlu olan kişi gerçekten bir mason mu?”

HEPAR’ın Başkanlık Divanı’nda yer alan kişilerden bir diğeri de “STK ve Meslek Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” olan Bahadır Özgün…  Bahadır Özgün, www.bahadirozgun.com adresinde yer alan web sitesinde kendi özgeçmişini ve faaliyetleriyle ilgili bilgileri de vermiş. Bahadır Özgün, özgeçmişinde “Halen Bursa’da tekstil imalatı ve ticareti konusunda faaliyette bulunan EBteks Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti. firmasında görev yapmaktayım” diyor. Ama EBteks Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin web sitesine (www.ebteks.com)  girdiğinizde  “About Us” başlığı altında “EBteks is a family company which was established in 1997 by Elif Özgün and Bahadır Özgün”, [yani “EBteks, 1997’de Elif Özgün ve Bahadır Özgün tarafından kurulan bir aile şirketidir.” (Çeviri bana ait. S.A)] bilgisiyle karşılaşıyorsunuz. Açıkçası, Bahadır Özgün, EBteks’in çalışanı değil, sahibi! Diğer bir ifadeyle, Bahadır Bey, bir işadamı, bir işveren…


İyi de Bahadır Özgün, özgeçmişinde EBteks’in kurucusu ve sahibi olduğunu neden yazmıyor da sadece bu firmada “görev yapmaktayım” diyor? Şirket sahibi olmak utanılacak bir şey mi? Yoksa Bahadır Özgün’ün işveren kimliği, HEPAR’ın “hak” ve “eşitlik” anlayışı ve söylemiyle çelişiyor mu? Eğer öyleyse, Bahadır Özgün neden HEPAR üst yönetiminde?


Bahadır Özgün, özgeçmişinde “Bursa’ya yerleşmem sonrası üyesi olduğum Bursa GESİAD’ın (Genç Sanayici İşadamları ve Yöneticileri Derneği ) 7 yıl süre ile sırasıyla Başkan Yardımcılığı ve Genel Sekreterliği görevlerini yürüttükten  sonra, 20 Ocak 2009 tarihindeki Genel Kurul seçimlerinde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim” dediğine göre, işadamlığında utanılacak bir şey olmasa gerek…

Görüldüğü gibi, HEPAR’ın “STK ve Meslek Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” olan Bahadır Özgün, aynı zamanda Bursa Genç İşadamları ve Yöneticiler Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı… Bahadır Bey’i yakında TÜSİAD üyesi olarak da görür müyüz acaba?

Ama Bahadır Özgün, bir işveren olmasına rağmen, “hayır” işlerinden de uzak durmamış. Siyasete atılıp vatana, millete hizmete soyunmadan önce, bir “LEO” (yani “genç LIONS”) olarak yıllarca canla başla çalışmış, hizmet etmiş! Özgeçmişinde bu faaliyetlerini de saymış Bahadır Özgün:



“Askerlik sonrası sistemi ve çalışmalarını yakından tanımak amacı ile girdiğim LIONS derneklerinin gençlik teşkilatı olarak tanımlayabileceğim LEO kulüplerinden Ankara Keçiören LEO Kulübünün kurucu asbaşkanlığı ve ardından başkanlığı görevinde bulundum. Daha sonra 118-U bölgesi olarak tanımlanan o süreçte tüm Anadolu’da bulunan LEO Kulüplerinin üst yönetimini (District ) kurup, Kurucu Genel Başkanlığı görevine seçimle geldim. Görev sürem sonunda Lions derneklerine veda ettim.”

Merak eden LEO ve LIONS oluşumlarının ne olduğunu, ne yaptıklarını, nasıl bir geçmişe sahip olduklarını ve bu bağlamda masonlukla ilişkisini araştırır, öğrenir. Belki de LEO Kulüpleri’nin Üst Yönetimi’nde yıllarca görev yapmış olan Bahadır Özgün, kamuoyunu bu konuda aydınlatır!

Daha gençlik yıllarından sivil toplum örgütleriyle çok ilgili olduğu anlaşılan ve bugün de bir “meslek örgütü” olarak Bursa GESİAD’ın Başkanı olan Bahadır Özgün, özgeçmişinden anlaşıldığı kadarıyla çok yönlü ve “özgün” bir kişi… Örneğin ırkçı milliyetçiliğin tanınmış isimlerinden Hüseyin Nihal Atsız hakkında sitesinde şu yorumu yapmış:

“Bilgi birikimi, fikirleri ve yaşam görüşü hakkında birçok farklı görüş var olan Hüseyin Nihal Atsız’ın fikirleri ne olursa olsun eserleri mutlaka okunmalıdır. Çünkü eserlerinde bir milletin bayrağa, toprağa, ana-baba’ya, sevgiye ve sevgiliye, ahlak’a, kısaca tüm hayata bakışını anlatıyor Nihal Atsız.

Başkalarını bilmem ama ben onu okurken zaman zaman gözyaşlarıma hâkim olamayıp hayata başka bir boyuttan bakıyorum. Acaba ben katıksız bir Türk müyüm? Mutlaka ki HAYIR… Peki, neden okuduğumda bu kadar etkilenmem?
Hüseyin Nihal Atsız’ın kalem gücünden tabii ki ama bir de TÜRKLÜK olgusu var! Bence TÜRKLÜK olgusu bir RUH… Ve bence bu bir etnik kimlik değildir. TÜRKLÜK manevi bir olgudur.” (Cümle düşüklükleri ve yazım yanlışları bana ait değil. S.A)

Bu yazının konusu Nihal Atsız’ı tartışmak değil. Bahadır Özgün ya da bir başkası Nihal Atsız’ın görüşlerini de beğenebilir, benimseyebilir. Bu da anlaşılabilir bir şey… Ama Bahadır Özgün, madem “TÜRKLÜK olgusu bir RUH… Ve bence bu bir etnik kimlik değildir. TÜRKLÜK manevi bir olgudur.” diye düşünüyor, o zaman sahibi olduğu EBteks Tekstil Sanayi Ticaret Ltd.Şti.’nin resmi web sitesi neden İngilizce hazırlanmış? Denilecektir, “işte biz ihracat yapan bir şirketiz, hedef kitlemiz yabancılar, onun için tanıtım da yabancı dilde…” İyi de aynı web sitesinin bir de Türkçe ara yüzünü hazırlatmak bu kadar mı zor, bu kadar mı maliyetli bir şey!

Yazının başında HEPAR adına sürekli Osman Pamukoğlu’nun konuşmasının kamuoyunda “tek kişilik ordu” izlenimi yaratarak HEPAR açısından olumsuz sonuçları olabileceğini söylemiştim. Ama Bahadır Özgün ya da Fikri Ecmel Esen gibi Genel Başkan Yardımcıları da HEPAR adına çıkıp konuşsalar, acaba daha “olumlu” sonuçlar alınabilir mi? Ya da soruyu şöyle soralım. Acaba “vitrinde” hep Osman Pamukoğlu’nun görünmesinin nedeni, HEPAR üst yönetiminde yer alan bazı isimlerin kimi niteliklerinin ve geçmişlerinin, partinin “hak” ve “eşitlik” söylemi ve birçok sosyoekonomik vaadi ile bir çelişki oluşturması mı?

HEPAR bu yapısı ile inandırıcı olabilir mi, ne dersiniz?

6.12.2009
turkcelil.com
***************
Masonluk nedir?
Karşı duruş sergilenmelimidir?
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma geleneği bozulmalımıdır?

Masonluk denen şey neredeyse herkesin işine geldiği gibi yakıştırmalarla uzun süredir konuşulmaktadır.
Neredeyse kendi adımı dahi masonlar listesinde bir gün göreceğim diye bakar oldum.
Lakin her hangi bir muhalifim bunu henüz gerçelkeştirmemiş olsa gerk.

Ancak yorum yapmanın öyle kolay olmadığını biliyoruz da suçlamanın ne kadar kolay olduğunu bilmiyormuyuz?

Onu da biliyoruz elbet ki.
Önemli olan kimi hangi bilgiler ışığında nelerle suçlayacağımızıdr.
Yoksa tahminler üzerinden yapılan açıklamalar olsa olsa hezeyandan öte gidemez.

Doğruluğunu ispat edemediğimiz şeylerin altında kalmak ne kadar kötü ise,araştırmadan yapılan ithamlar da o denli Ergenekon savcılığına soyunmak olur.

Yakında bu konuda illa ki bir açıklama yapılabilir ya da değer bulunmaz bir konu olarakda  görülebilir.
Önemli olan isnat edilenin suç olup olmadığıdır.

Ortak düşman ilan edilerek yapılan bilgi kirlilikleri hiç bir başarı sergilememiştir.
Bir zamanlar S.Demirel,A.Türkeş,B.Ecevit, daha sonraları listeye ilave edilen,M.Yılmaz,T.Çiller vs..gibi siyasetçilerin de mason olduğu,ülke karıştığı an uçaklarının her an hazırda beklediği anlatılırdı.

O derenin altından çok sular geçti.

Gördük ki;ne uçakları hazırda bekliyor,ne de öyle sanıldığı gibi masonlukla ilişkileri yoktu.
En azından ispat edilemedi.
Sadece iddialar olarak kaldı.

Kim ne kazandı?

Millet olarak koca bir hiç,ancak masonluğun önemli olmadığı görülünce ağa babalarımız yeni tip odaklar ürettiler.
Şimdilerde ülkeyi onlardan kurtarmak için var gücümüz ile çalışıyoruz.

Milletin menfaatine tek tuğla koyanın ellerinden sıkarız,aksine olanın da her daim karşısına çıkarız.

HEPAR'da menfaatlere aykırı bir oluşum ise ispat kapısı sonuna kadar açıktır.
Buyursunlar ispat etsinler bakaılm...

O halde biz de birlikte mücadeleye tabii ki varız.

Hatırlatırım,mason falan değilim,masonlarla hiç bir ilgim de olmamıştır.
Ancak masonlar hakkında hiç bir ilgimin olmaması,bilgim olmadığı anlamına da gelmesin.

Neyse işimize bakalım...
A.Dursun
---------
TÜRKİYE'DE MASONLUK
http://www.mason.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=13&Itemid=27

Çevrimiçi Aykut

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 845
  • Puan: +18/-1
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #38 : Aralık 17, 2009, 05:53:22 ÖS »

Neden olmasın? Sayın Osman Pamukoğlu bir televizyon kanalında, milyonların huzurunda Türkiye'ye demokrasiyi getireceğine namusu ve şerefi üstüne and içsin, ömrümün sonuna kadar oylarım onundur. Bir zamanlar  televizyonların önünde söyleyip, sonrada süt dökmüş kediye dönen bir Genelkurmay Başkanı'nın söylediği gibi; sözde değil, özde demokrasi. 

Sayın Osman Pamukoğlu milletvekillerinin tüm dokunulmazlıklarını kaldıracak gücü kendinde bulabiliyormu? Sayın Pamkloğlu parti içi demokrasiyi kurup işletecek gücü kendinde görebiliyormu? Kadrosunu oluştururken, kadrosuna, milletvekilliğinin yasadan kaçılabilecek bir sığınma evi olmadığı uyarısını yapabilecek mi? Herkesin malumu, bu gün TBMM maalesef yasadan kaçıp kurtulunacak bir sığınma evi haline getirilmiştir.

Yukarıda dedim ki, Sayın Osman Pamukoğlu parti içi demokrasiyi kurup işletebilecek mi? Şimdiye kadar sürekli olarak tek adamı oynadı. Yokmu kadrosunda değerli, sözü dinlenebilecek kişiler? Parti Genel Başkanlarının görev sürelerine sınırlama getirebilecekmi acaba? Mesela 2 dönem, bilemedin 3 dönem.


Sevgili Deniz Baykal yıllardır Genel Başkan. Neden? Zira Türkiye'de insan kıtlığına kıran girdi. RTE ile dalga geçiyor, kendisinin de padişahtan farkı yok. Kaydı hayat şartı ile CHP Genel Başkanlığı. Güzel Meslek. Devletlü Inci Deniz Baykal Hazretleri. İnsanda biraz çekinme, biraz utanma, sıkılma olur.

Yukarda arz ettiğim gibi, dostlar. Türkiye'ye gerçek demokrasiyi getireceğine namusu ve şerefi üstüne söz verirse, neden Osman Pamukoğlu olmasın?

NOT: TOGEÇ siyasi bir partinin yayın organı haline mi geliyor, yoksa ben mi yanılıyorum?
Küçük hırsız el feneri ile, büyük hırsız Deniz Feneri ile soyar

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
TOGEÇ siyasi bir partinin yayın organı haline mi geliyor, yoksa ben mi yanı
« Yanıtla #39 : Aralık 17, 2009, 06:10:43 ÖS »
NOT: TOGEÇ siyasi bir partinin yayın organı haline mi geliyor, yoksa ben mi yanılıyorum?
Aykut
************
TOGEÇ,hiç bir siyasi partiyi direkt ya da dolaylı olarak desteklemez.
Kuruluş amacı buna izn vermez.

Ancak üye olanların siyasi fikirlerini sorgulamak,siyasi,sosyal alanlardaki düşüncelerine göre yargılamak,değerlendirmek gibi bir uğraşısı da yoktur.

Her hangi bir siyasi ya da sosyal olgular üzerinde düşünce beyan edenlere de müdahale etmez.

TOGEÇ'in müdahale edeceği konular katılımcılar tarafından zaten bilinerek ve kabul edilerek üyelik sistemine dahil edilmiştir.

Bu tarafsızlık anlamına da gelmez.

TOGEÇ tabii ki taraftır.

Taraf olduklarının en başında demokratik, laik,soyal hukuk devleti oluduğuna inandığı Türkiye Cumhuriyeti yasları başta olmak üzere,Atatürk ilke ve devrimleridir.

Bunun dışındaki tüm konularda tarfsızdır.

Ancak kimse hakaret,başkalarının özgür iradeleri ile yazdıklarına eleştiri sınırlarını aşacak,porno içerikli,yasal olmayan,yasalara alenen karşı hiç bir konuda da taviz vermemektedir ve vermeyecektir.

TOGEÇ inanmaktadır ki özgürlükler;başka birinin hürriyetinin başladığı yerde diğerinin hürriyeti, hakaret ve yasaların suç saydığı unsurlar kapsamında bitmektedir.

Bunların dışında herkes irade beyanında özgürdür.

Bu konuda daha evvel de yapmış olduğumuz açıklamayı aynen yineliyorum.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=359.msg490#msg490

HUKUK diyor ki;
a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Anayasa, mad. 24/3/

b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Anayasa, mad. 25/

c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.
Anayasa mad. 26

d) Şiddet çağrısı içermedikçe sözlü ve yazılı ifadedeler cezalandırılamaz. Bu düşünceler şok edici bile olsa...
(Yargıtay Genel Kurul Kararı.)

Saygı ile...
Ahmet Dursun

Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz son;cahiller tarfından yönetilmektir.
Eflâtun

MODERN AVRUPA'DA KİMLİK VE POLİTİK AKTİVİTE  
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8495.0

Çevrimdışı Cessur Demirali GÜRSU

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 40
  • Puan: +1/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • www.cdgbim.net
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #40 : Aralık 17, 2009, 06:48:36 ÖS »
    Dostlar,
Fikir sunmak ve ya yorum yapmak siyaset ise herkes siyasetçi, ben şahsen partici değilim ama fikir üzerine, fikirlere saygılı, düşünceleri siyasi amaç için kullanmayan halkın yararı için çalışan bir yapılanma olursa orada yazarım
Ama oranın üyesi olmak için bekler ve izlerim…
Ben bağımsızım korkum yok, bağısız olmak herkesi eleştirme yeteneği ve gücü getirir, bu güç hiç bitmez, çünkü bağımsızlık ve özgürlük hiç bitmez, bağımlı olan devamlı korkar ve arkasına bakar…
Arkada bıraktığı işler ve eylemler insanın yapısı ile özleşir

Rogg & Nok Genel Yayın Yönetmeni
Cessur Demirali GÜRSU

Özkan Özgür

  • Ziyaretçi
Togeç hiç bir partinin yan kolu ve uzatısı değildir.
« Yanıtla #41 : Aralık 18, 2009, 12:44:33 ÖÖ »
Togeç, bu çatı hiç bir politik parti'nin yan kuruluşu, taraftarı değildir.
Bu çatının içerisinde bulunan kurucular, katılımcılar, kişiler, izleyiciler birey olarak bir partinin taraftarı, üyesi, sempatizanı olabilir. Ne varki bir bütün olarak togeç böyle değildir.

Bu tartışma ve paşlaşım alanı hiç bir kurulu partinin, uzartısı, destekleyicisi, yan kuruluşu değildir. Kurulma amaçları buna uygun olmadığı gibi böyle bir ihtiyacında sonucu değildir.

Togeç tarafmıdır?

Evet öyledir.

Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi,

Ulusal devlet,

Tam bağımsızlık,

Eşitlik ve adalet, tarafındadır.

Togeç,

Dinsel gericiğe,

Her türlü bağımlılık ilişkisine,

Toplumsal eşitsizliğe,

Etnik milliyetçiliğe ve

Irkçılığa, karşıdır.

Bir kez daha isim vermek gerekmiyor.

Ama gerekirse verilir.

Togeç,

Hepar,

İP,

TKP,

CHP,

DSP,

EMEP,

Ya da diğer partiler....

Togeç  her hangi bir partinin ya da kurulması düşünülen bir partinin yan kolu ve uzantısı değildir.

Togeç'in kendisi ne yapacağına kendisi açısından nasıl bir amaca yöneleceğine dair önceden belinlenmiş gizli bir gündeme de sahip değildir.

Togeç kurucuları yalnız bir adım atmıştır. Kurucu ile katılımcı arasında bir çizgi olmadığını da belirtmiştir.

Bu tartışma ve paylaşım platformu kendisine hakaret etmeyenlerin dışında her kese açık olduğunu belirtmiş ve bunu her olanakta ifade etmiştir.


Togeç nasıl görülüyorsa şimdilik öyledir.

Saygılar


Özkan

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
TOGEÇ,reklam paralarını ne yapıyor?
« Yanıtla #42 : Aralık 18, 2009, 02:49:58 ÖÖ »
Sevgili dostlar,
TOCEÇ hakkında soru yöneltmeniz elbet ki normaldir.
Ancak aklı selimin görmesi gerken bir şeyi daha dikketlerinize sunmak istedim.

TOGEÇ'in her hangi bir reklam aldığını-verdiğini gördünüz mü?

Peki neden?

Çünkü,bir avuç vatansever insan bir araya gelmiş ve ne yapabilir de toplumda bilinçlenmeye katkıda bulunabilir bizlerde bu bilinçlenmeden payımızı alabiliriz diye kendilerine dert edinmiş.

Şahsi kazançlarından elde ettiklerini de bu sitenin faal durumda kalması için sarf etmeyi göze almış; bir avuç vatan,millet,birlik,kardeşlik sevdalıları bilinçlendirme-bilinçlenme çalışmaları için kendilerini adamıştır.

Hepimiz çocuklarımıza dahi ayırmadığımız zamanı burada fikirlerimizi paylaşmak,fikirlenizi anlamak,toplumun hangi durumlarda olduğunu,nasıl sömürüldüğünü, anladığımız haliyle,yalın bir dille anlatmaya,analiz etmeye  çalışıyoruz.

Başka hiç bir amacımız,taraf toplama çabamız yoktur,olmamıştır.

Bu nedenle reklam almıyoruz.
Bu nedenle de bazı arama motorlarında şıp deyince karşınıza çıkmıyoruz.

Ancak internet ortamında var olan sitelerin yaklaşık %19'u civarında bir bölümü,şu ya da bu şekilde yazılarımızı paylaşmaktadır.

Arama motorlarından bulunma bu haliyle şimdilik yeterlidir.

Gönül isterdi ki,toplumun büyük kesimine ulaşabilelim.

Ulaşabildiğimiz insan sayısı yeterli değildir.

Elbet ki ekonomi, yaşayan tüm insanlar için çözülmesi gerken bir konudur.

Tüm bunlara rağmen bu inanç ve kararlılığın devam edeceğine olan inancımı hiç kaybetmiyorum.

Kurcu dostlarım beni de aynı kefede değerlendirmeyi uygun görmüşler.
Onur duyduğumu buradan ifade etmek isterim.

Ekonomik sıkıntınız olduğu taktirde elimden gelen ne varsa yapmaya hazır olduğumu defaten dile getirmeme rağmen kendilerinden böyle bir talep hiç bir suretle olmamıştır.

Bunları neden anlatıyorum?

Çünkü,bunları anlatmama neden olan soru,gerçekten hala anlaşılamamış olmamızın verdiği sıkıntıyı sizlerle de paylaşmaya sürüklemiştir.

Dilerim ki,TOGEÇ'in her hangi bir menfaat uğruna,çıkar ilişkileri amacına yönelik kurulmadığını anlatabilmişizdir.

İşte bu nedenle imkanlarımız el verdikçe burada olmaya,anlamaya,anlatmaya,bilgilenmeye,bilgilendirmeye  devam edeceğiz.

Saygı ile...

Ahmet Dursun

Özkan Özgür

  • Ziyaretçi
Ynt: OSMAN PAMUKOĞLU'NDAN HALKA ÇAĞRI.
« Yanıtla #43 : Aralık 18, 2009, 03:58:18 ÖÖ »
Sayın Dursun,

Katılımınız ve katkılarınızın  için önemi ortada bunu bu vesile ile betirtmek isterim..

Aslında, kurucu üyeler ve paylaşımcılar olarak buraya nasıl geldiğimizin ve katıldığımızın kendi açımızdan bir anlamı ve özeti mutlaka vardır.

Nasıl başlamıştık, neredeyiz ve ne yapmak istiyoruz diye düşündüğümde sanıyorum yazılacak çok şey vardır.


Bunu Sevgili Kemal'e söyledim yaz diye ama bir bildiği var herhalde yazmadı!

Ya da en iyi yazabilecek o olabilirdi ve yine sevgili Fahriye okuyorsa bunları oda yazabilirdi...

Her adım bir yere doğru yürüyüşü başlatır..

Biz ise daha fazla katılımcının paylaşımını istiyoruz..

Daha da önemlisi bir gün bir araya geldiğimizde ve reel olarakta birlikte olduğumuzda belki şu anki durumumuzdan daha farklı olabiliriz...

Bunun olmaması için bir neden yokki !

Saygılar.