Güneydoğu'da bölücü örgüte karşı verdiği mücadeleden dolayı 'Efsane komutan' olarak anılan
emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, bir parti kurarak siyasete atılmaya hazırlanıyor.
Pamukoğlu, 28 Temmuz 2008 tarihinli "Anadolu ve Trakya'da yaşayan Türk halkına çağı" başlıklı açıklamasında, 'Hak ve Eşitlik Partisi' adını vereceği yeni partinin kuruluş ilkelerini özetle şöyle açıklıyor:
* Milletvekili, üst bürokrat, memur dokunulmazlığı kaldırılacak, herkes adalet önünde hesap verecektir.
* Ülkenin baş düşmanları olan fakirlik ve cehalete, bütün kaynaklar seferber edilerek savaş açılacaktır.
* Siyasi partiler ve seçim yasaları gerekli değişiklik yapılarak tam bir demokratik düzene sokulacaktır.
* Bölücülerin önü kesilecek, halk teröristlerden soyutlanarak dağlar silahlı eşkıyalardan temizlenecektir.
* Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşveti önlemek için gerekli yasal düzenlemeler yapılacak ve tam tatbik edilecektir.
* Ulusal kaynakların kullanımında öncelik, sosyal güvenlik sistemi, eğitim ve sağlık alanlarında olacaktır.
* Dış siyasette her tavır, her görüşme, her tutanak, her antlaşmada ilke 'Başı dik, onurlu millet' olacaktır.
* Ordunun siyasi sürece müdahalelerine son verilecek, ordu, direkt veya dolaylı siyaset dışı kalacaktır.
* Tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik (kayıtsız şartsız milli hâkimiyet) bütün faaliyetlerin temel fikridir.
* Topraklarımıza, sularımıza, ormanlarımıza sahip çıkmak, yapılabilecek en büyük hizmet olacaktır.
***
Yeni partinin kuruluşunu duyar duymaz, klavyesinin başına geçen bir vatandaş şöyle diyor:
- "Ey ihanet dünyasının alçak ruhları iyi dinleyin. Efsane komutanımız Osman Pamukoğlu geliyor. Başbuğumuz Gazi Mustafa Kemal'den hemen sonra, kanı bozuk satılmışların, devşirmelerin, Atatürk'ü kendisine maske yapmış riyakârların, hakikatte korkak olan soysuzların, büyük Türk milletine devlet adamı, devlet temsilcisi, devlet koruyucusu veya siyasi parti lideri olarak tanıtılıp dayatıldığı, onların yandaşlarının eliyle cumhuriyetimizin yıktırıldığı, devletimizin ve topraklarımızın resmen adım adım işgal ettirildiği şu günlerde büyük Türk milleti kendini bütün özellikleriyle temsil edecek, sözde değil, özde Türk liderini bağrından çıkarmıştır."
Heyecana kapılan bir başka vatandaş ise daha da ileri giderek aynen şunları yazıyor:
- "O, vatanına ve milletine âşık bir asker... O, Güneydoğu'da askerleriyle omuz omuza savaşan ilk ve tek general... O, Atatürk'ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en başarılı subay... O, Atatürk'ün 21'inci yüzyıla düşen gölgesi... O, Türk milletini içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtaracak bir hareketin öncüsü... O, adının hakkını sonuna kadar veren bir efsane komutan... O, şimdi Türkiye Cumhuriyeti'nin ve milletinin hizmetinde."
***
Sanalevren'de (Internet) kurduğu '
www.osmanpamukoğlu.com.tr' adresi üzerinden, il ve ilçe teşkilatlarını belirlemeye çalışan Osman Pamukoğlu'nun yakın çevresine şöyle dediği söyleniyor:
- "PKK'yı durdurdum, AKP'yi de durdururum."
Türkiye'yi 'uçurumun kenarına' getiren süreç belli.
Bu süreç, bugüne kadar gerek 'sağ', gerek 'sol' adına iktidara gelenlerin, 'milli' ve 'bağımsız' bir inisiyatif ortaya koymak yerine, 'ABD/AB/İsrail' ekseninde sürdürdükleri 'teslimiyetçi' politikalardır.
Ama Osman Pamukoğlu'nun parti kurma gerekçelerinde, bu konuda 'net' ve 'anlaşılabilir' bir tek cümle dahi yok.
İşte bu noktada Pamukoğlu'na soruyoruz:Türkiye'nin ufkunu açacak, somut 'plan' ve 'projelerin' var mıdır?
'ABD/AB/İsrail' eksenindeki politikalara karşı alternatifin nedir?
'Sermayenin millileştirilmesi' için neler yapmayı düşünüyorsun?
AKP'ye oy veren kitleleri, 'uyandıracak' çözüm önerilerin nedir?
Bu sorulara 'bir diyeceğin' varsa eğer, buyur yolun 'açık' olsun.
Yok, "Ben de diğerleri gibi siyasetin gereği neyse onu yapıp nabza göre şerbet vereceğim" diyorsan, o zaman de get işine de bu milleti bir de sen boşuna oyalama.
***
Biz ne 'kurtarıcılar' gördük, aslında yoktular.
İsrafil K.KUMBASAR
***********
Osman Pamukoğlu 08.08.2008 tarihinde Art Tv'de Hulki Cevizoğlu'nun sunduğu ve saat 22.00 de başlayacak olan "Ceviz Kabuğu" programına konuk olacaktır.
http://forum.efsanekomutan.org/newthread.php?do=basvuru****************
Gelecek Liderlerimizi ABD YetiştiriyorDÜNYADA BUGÜNALİ SİRMEN
Gelecek Liderlerimizi ABD Yetiştiriyor,Bilin!Mustafa Yıldırım’ı okurlarımız tanırlar ve değerli yazarın çok ilginç yazılarına zaman zaman burada yer verdiğimi bilirler. Bugün de kendisinin başkaca yoruma gerek bırakmayan “Bush’un Partisi ve 100 Türk Genci” başlıklı yazısını bilginize sunuyorum. Söz M. Yıldırım’ın:
“Arizona deyince akla Amerikan kovboy filmleri kadar uçsuz bucaksız çöl de gelir. Arizona deyince önümüzdeki birkaç ayı ve belki de yedi yılı düşünmek zorunda kalıyoruz; çünkü Amerikan Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı John S. McCain III yıllardır Arizona senatörüydü.
McCain, Bush’lar yönetiminin en kışkırtıcı savaş meraklılarındandır. Geçen yıl Bağdat’a gittiğinde Irak’a daha çok Amerikan askeri gönderilirse barışın daha çabuk geleceğini söylüyordu. ‘İsrail’e her türlü silahı vermeliyiz’ diyen McCain, 2002’de ‘İsrail’in güvenliğine tehdit oluşturan İran, Irak, Suriye gibi kızıl rejimler silahlarını geliştirirken öyle durup bekleyemeyiz’ diyerek bir yandan Amerikan silah satıcılarının önünü açıyor, bir yandan da Ortadoğu işgalinin genişlemesi için ortam hazırlıyordu.
***
‘Güzel yaz sabahı nerden çıktı şu kan kokulu Amerikan başkanlığı öyküsü?’ demeyin. Daha bir ay önce ‘IRI’nin Staj Yemi’ başlıklı yazıda Amerikan Cumhuriyetçi Parti organı IRI (Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü) derneğinin Türkiye’de Gençlik Meclisi Staj Programı’ndan (Aslında Ankara’da toplu eğitim) söz etmiştik.
IRI’nin Türkiye bürosunun Ayşegül Gizem Kargı imzalı çağrısında da ‘14 Haziran 2008 - 11 Temmuz 2008 tarihinde gerçekleştirilecek olan’ programla ‘Türk gençliğine siyaset ve yönetim alanında teorik bilgilerini pratiğe çevirebilme olanağı sağlamak ve deneyim kazanabilmeleri için fırsat yaratmayı amaçlamaktadır’ deniliyordu.
Amerikan Cumhuriyetçi Parti, seçmece 100 Türk gencini Ankara’da TBMM’de topladı. Bir ay boyunca onları masum masum eğiterek sempatilerini kazandı. Onların AKP merkeziyle, MHP ile ilişkilerini kurdular; bir parti nasıl çalışırmış gösterdiler. Adalet, Tarım, Dışişleri, Milli Eğitim bakanlarıyla çalıştılar; sivilce örgüt yöneticileriyle halvet oldular.
Masrafları IRI’nin Amerikan hazinesinden NED aracılığıyla aldığı dolarlarla karşılanan çalışma arasında Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Deniz Baykal’la da buluşan gençler, AKP milletvekili Alev Dedegil (aynı zamanda İstanbul Kadın Araştırma Merkezi kurucusu) ve İnsan Hakları Gündemi yöneticisi Günal Kurşun’dan birer eğitici konferans dinlediler.
***
Yugoslavya’da, Gürcistan’da, Azerbaycan’da, Kırgızistan’da, Kazakistan’da vb. birçok ülkede olduğu gibi bir model meclis oluşturuldu; gençler geleceğin ‘demokrasi’ liderleri olarak bilgi ve becerilerini arttırdılar. Amerikan dolarıyla bir ay boyunca Ankara’ya konuk olan 100 genç ayrıca, master ve doktora çalışmaları için Amerika’dan burs almak isterlerse hangi kapıyı çalacaklarını da öğrenmiş ve Amerikan Cumhuriyetçi Parti ile kimler aracılığıyla ilişki kuracaklarının da bilincine varmış olabilirler.
Gerçekten çok; ama çok iyi niyetli(!) gençlik çalışmalarıyla ABD başkan adayı, savaş çığırtkanı John S. McCain III’ün cumhuriyetçilikten öteye bir ilişki var. McCain, yurdumuzda sivil ağ kurucusu, besleyicisi IRI’nin yönetim kurulu başkanıdır. Middendorf, Kirkpatrick, Eagleburger, General Scowcroft gibi eski kirli işler deneyimlileri ile Irak işgal yöneticisi Paul Bremmer de aynı yönetim kurulundadır. (Tam liste ve özellikler için S.Ö.A.)
IRI 2007’de, ABD hazinesinden yalnızca Türkiye eylemleri için (Genel seçim öncesi parti eğitim(!) çalışmaları dahil) 700.000 dolar aldı. İç siyasetimize açıktan karışmak için çok para değil.
Bu durum karşısında en azından diyeceksiniz ki; yurdumuzda milyarca dolara sahip işadamları, siyasetçiler durup dururken gençlerin masrafları için neden işgal yanlısı Amerikan örgütlerine muhtaç olunuyor? Ya da ‘40 milyon genç arasından 100 genç seçmekle demokrasimiz mi kurtuluyor’ diye merak da edebilirsiniz.
Böyle bir merak ‘abesle iştigal’ ise Kuran kursu binasının altında can veren küçümencik yavruların ana-babalarının dedikleri gibi ‘Takdir-i ilahi’ diyerek vicdanınızı rahatlatabilir misiniz?”
asirmen@cumhuriyet.com.trCumhuriyet 05.08.2008