Gönderen Konu: Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber  (Okunma sayısı 364 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber
« : Haziran 26, 2008, 01:31:50 ÖS »
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Fethullah Gülen hakkındaki "Beraat kararını" onadı. Ama Fetullah Gülen'i iki kötü haber daha bekliyor. İşte o haberler...

Fethullah Gülen hakkındaki kritik dava sonuçlandı. Fethullah Gülen'in laik yapıyı bozmak için örgüt kurmak suçuyla yargılandığı davada hakkında verilen beraat kararı için Yargıtay son sözünü söyledi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itirazı üzerine "Beraat kararını" değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu Fethullah Gülen hakkındaki "Beraat kararını" onadı.

Böylelikle halen ABD'de bulunan Fethullah Gülen'e Türkiye vizesi de verilmiş oldu.

Türkiye"ye dönmesi önünde engel kalmayan Gülen, kararla daha da rahatladı.

YENİ DAVA AÇILABİLİR

Ancak genel kurulun, suçun niteliğinin TMY"nin 7. maddesinde düzenlendiğini, dolayısıyla kararın da bu hüküm üzerinden yürütülmesi gerektiğini tartıştığı öğrenildi. Bu çerçevede kurulun, başsavcılığın dikkat çektiği eski TCY"deki 313, yeni TCY"deki 220. maddede düzenlenen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" yönünden bir değerlendirme yapmadığı belirtildi. Kurulun, başsavcılığın, TMY"den açılan ve karara bağlanan davada, suç vasfını değiştirerek yeniden yargılama yapılması yönünde itiraz hakkı bulunmadığı görüşü öne çıktı.

Yüksek yargıçlar, genel kurulun bu kararı uyarınca Fethullah Gülen hakkında suç duyurusunda bulunulabileceğini ya da savcılıklarca TCY"nin 220. maddesinde düzenlenen "suç işlemek için örgüt kurma" suçundan soruşturma açılabileceğine dikkat çektiler.

ABD'DEN AYRILMAK ZORUNDA

Öte yandan ABD"de oturma, seyahat etme ve çalışma izni sağlayan "Green Card" (Yeşil Kart) için yaptığı başvuru ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi (USCIS) tarafından reddedilen Fethullah Gülen, kararın düzeltilmesi için açtığı davayı da kaybetti.

Mahkeme, Gülen"in "olağanüstü yetenekli eğitimci" statüsünde Yeşil Kart alabilmesi için öne sürdüğü argümanları yetersiz buldu. Göçmen bürosunu haklı bulan Pennsylvania Doğu Bölgesi Mahkemesi yargıcı Stewart Dalzell"in kararı sonrası Gülen"in bir ay içinde ABD"yi terketmesi gerekiyor. Ancak yasalarda açıkca belirtilmediği için bu süre kesin değil. Kaçak olarak ülkede kalabileceği bu sürenin de 6 aya kadar uzayabileceği belirtiliyor.

TÜRKİYE'YE DÖNECEK Mİ ?

Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy ise "Olması gereken bir karardı. Biz bunu bekliyorduk." dedi. Davanın yasal delillere dayanmadan, kolaj metinlerle oluşturulmuş iddianameyle açıldığını vurgulayan Aksoy, "Müvekkilimin isnat edilen suçları işlemediği yargının en üst kademesince de tespit edilerek hüküm altına alınmıştır" tespitinde bulundu.

Bazı televizyon kanallarında Fethullah Gülen'in karardan sonra Türkiye'ye döneceği yorumlarının yapılıdğının hatırlatılması üzerine de Avukat Aksoy şunları söyledi:

"Sayın Gülen'in yurtdışında bulunması bu davayla bağlantılı değil. Sağlık sebepleri nedeniyle yurtdışında bulunuyor. Bu davanın Türkiye'ye dönüp dönmemesinde bir etkisi olmadığını düşünüyorum."

Türkiye'de beraati onanan Fethullah Gülen'i bu iki gelişme karşısında yine sıkıntılı günler bekliyor..
haber3

Tarafsız

  • Ziyaretçi
Ynt: Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber
« Yanıtla #1 : Haziran 26, 2008, 02:17:13 ÖS »
Bu haber ABD'nin Gülen tarafından desteklendiğine yönelik tabandaki kötü izlenime karşı bir CIA düzmecesi.

Çevrimdışı anilar_00

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 57
  • Puan: +6/-0
Ynt: Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber
« Yanıtla #2 : Haziran 26, 2008, 05:48:10 ÖS »

HUMEYNI GİBİ DÖNMEM
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, “laik devlet düzenini değiştirmek amacıyla örgüt kurma” suçundan beraat kararını onamasıyla Türkiye'ye dönüş yolu açılan Fethullah Gülen, dönüp dönmeyeceği konusunda açıklamalar yaptı.
Gülen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun beraat kararını onaması üzerine dönüp dönmeyeceği konusunda yapılan yorumlara www.herkul.org sitesinde yayınlanan röportajda açıklık getirdi. Gülen'in açıklamaları özetle şöyle:
GÜRÜLTÜLÜ, PATIRTILI GELMEM
... Ben değişik zamanlarda yurtdışına çok çıkan insanlardan biriyim. Bu Amerika'ya bile bu bilmem kaçıncı gelişimdir benim. İlk defa 92'de geldim, iki buçuk ay kaldım buralarda. 94'te bir daha geldim, 96'da geldim, 97'de geldim, en son 99'da mı ne geldik buraya. Sonra Avrupa'ya defaatle gittim ben, hizmet müesseselerine, arkadaşlarımızın yanına, değişik yerlere... Belki hizmetimizin olduğu okulların bulunduğu yerlere gitmedim. O da ruh haletim, belki onda da benim şu andaki durumumu okumak mümkün olabilir. Hayatımda hiç öyle gürültülü, patırtılı gidip gelmedim ben. Hiç istikbale gitmedim, istikbal (karşılanma) isteğinde bulunmadım.
 
HUMEYNİ'YLE HİÇBİR ALAKAM YOK
Bu açıdan da ne karakter bakımından, ne mezhep bakımından, ne ülke bakımından birilerinin ısrarla benzetmeye çalıştıkları Humeyni ile hiçbir zaman bir alakam olmadı. Hele onun hesaplarıyla, onun arka plandaki mülahazalarıyla filan diyecek olurlarsa; Allah rızasının dışında bir şey düşünmeyi ben hayatımı israf saydım şimdiye kadar.
BİR GÜN DUYARLAR
...Onu diyenler de, bu mahkemede belli beklenti içinde olanların şimdi mahcup oldukları gibi, karın ağrısına girdikleri gibi, bir gün beni orada duyduklarında yine mahcup olacaklar.
... Gitme meselesine gelince, gider miyim, gitmez miyim ayrı bir mesele. Ülkem tabii, burada onun elli yerden, yüz yerden gelmiş toprak parçaları var, ben onları koklayıp teselli buluyorum. Ben kendi ülkemin çocuğuyum. Ben dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. O ülkenin çocuğuyum ben. Onun bir avuç toprağını dünyalara değişmem. Bütün Amerika'yı verseler, Korucuk köyü, fakir bir köydür, ben o köyü vermem. Ruh haletim budur. Fakat bir şey var: Benim inandığım bir dava var, bir hizmet var, Din-i Mübin-i İslam'a hizmet var ve ülkemde huzursuzluğun çıkmaması, hele dine karşı bir tavır alınmaması.. bunlar benim gaye-i hayalim, düşüncem, mefkûrem.
... Arz ettiğim gibi, o gidiş bir gün, Cenab-ı Hakk'ın muradı öyle ise tahakkuk ettiği zaman, onlar sadece duyarlar; belki derler “Gelmiş mi gelmemiş mi; acaba gelmişse nerede duruyor, nasıl geldi de biz görmedik?!.”
NASILSAM ÖYLE DÖNERİM
Kendime göre bir gidişim vardı benim. Onu daha evvel de arz ettim ben, Türkiye'ye dönsem kendim gibi dönerim, yani şimdiye kadar nasılsam öyle. Karakterimi namusum sayarım. Karakterime kıymayı namusuma karşı tecavüz sayarım ben. Konuşurken de, biriyle bir muhaverede bulunurken de, bir muamelede bulunurken de onu korumaya fevkalade hassasiyet göstermişimdir. Evet, bilmeyen bilmez. İşte bilmeyenler böyle ezbere konuşuyorlar ve bir gün kim bilir onların da pek çoğunun bu ezberi bozulacak, Allah'ın izni inayetiyle. O ülkede yine imtizac, mezc, te'lif ve terkip oluşacak Allah'ın inayetiyle. Herkes birbirini olduğu yerde kabullenecek, birbirine karşı saygılı olacak. Olacak.. o zaman onlar, bir şairimizin dediği gibi “Ettiklerine nadim olup ağlayacaklar.”

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 9.786
  • Puan: +22/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
YARGIÇ,ERGENEKONCU ÇIKTI!
« Yanıtla #3 : Haziran 27, 2008, 10:18:38 ÖÖ »
YARGIÇ,ERGENEKONCU ÇIKTI! (Mehmet Yılmaz)

FETHULLAH Gülen'in, ABD'de yaşayabilmek için yaptığı "Yeşil Kart" başvurusu, konuyu görüşen mahkeme tarafından kabul edilmedi.

Yargıç Stewart Dalzell'in kararı, "tıklamalarıyla" Hoca Efendileri'ni "Yaşayan 100 Büyük Entelektüel Şampiyonu" yapan müritler açısından hoş değil.

Fethullah Gülen, Yeşil Kart başvurusunu "olağanüstü yetenekliler kategorisinden" yapmış.

Bu, ulusal ya da uluslararası alanda mesleğinde en üst seviyeye çıkanlar için söz konusu olabilecek bir durum.

Yargıç Dalzell'in kararında, Gülen'in, akademisyenlikle ilgisinin olmadığına, akademisyenlere para ödeyerek ve kendi sponsorluğunda konferanslar düzenleyerek hakkında olumlu yazılar yazdırdığına dikkat çekiliyor.

Kararda Gülen'in, Türkiye'de siyasi etkinliği de bulunan bir dini hareketin lideri olduğu belirtiliyor ve eğitimi ile ilgili verilerin de yetersizliği vurgulanıyor.

Bu kararın tam da Hoca Efendi'nin "Şampiyon Entelektüel" seçildiği günlere denk gelmesi, söz konusu tarikat için hiç de iyi olmadı.

Tam propaganda için bir durum ayarlamışlardı ki bir yargıç çıkıp, her şeyi yerle bir etti.

Acaba,Yargıç Dalzell de Ergenekoncu olmasın?
MEHMET Y. YILMAZ
***********
El Kaide’ye karşı Fethullah- (Yalçın Doğan)

BAZILARININ hiç bir manevi bağlantısı yok, ama bazıları Fethullahçı.Olan ve olmayan Türkler ve Amerikalılar, Amerika’nın Fethullah Hoca’ya yeşil kart vermesi için kefil oluyor. Yeşil kart, yabancıların Amerika’da kalabilme izni.

Kefil olanlar arasında Türkler olduğu gibi, eski CİA ajanları, Amerikan üniversitelerinden bol bol teoloji öğretim üyeleri, papazlar ve bazı kiliseler var.

Dinler arası diyalog adına, Fethullah Hoca Hıristiyanlardan destek görüyor. CİA’dan gördüğü destek ise, tam devlet desteği. State Department antetli.

ABD VİZESİ

Yeşil kart verelim mi, vermeyelim mi, diye sözüm ona, kefalet arayan Amerika, Fethullah Hoca’ya çoktan destek çıkıyor. Adam kaç yıldır orada, hala ne yeşil kart maskaralığı. Dışarıya karşı, politik manevra.

Oysa, Fethullah Hoca Amerika tarafından şu sırada en çok destek gören Müslüman. El Kaide’ye karşı.

Bu destek, Fethullah Gurubuna ait dünyanın çeşitli bölgelerindeki okullara sağlanan destekle atbaşı gidiyor.

En olmadık, en akla gelmeyecek ülkelerde okul açan Fethullah’a, o ülkelerin okul izni Amerikan vizesinden geçiyor. Okullar dünyada onun için bu kadar yaygın.

SELEFİLİĞE KARŞI

Amerika’nın Fethullah desteğinin kaynağı El Kaide ve o terör örgütünün inandığı Selefilik felsefesi.

Selefilik, El Kaide’nin inandığı İslami düşünce biçimi. Ne demek?

Selefiler ve aynı zamanda El Kaide sadece Kur’ana bağlı. Hadislere bağlı değil. Onlara göre, esas olan vahiy. O da Kur’anda yer alıyor.

Amerika devreye burada giriyor. Selefiler köktendincidir, denklemiyle.

Fethullah Hoca’yı ise, makul Müslüman olarak görüyor. ABD’ye göre:

1 - Fethullah Hoca katı değil. İslami tarz yaşamın modern yanı.

2 - Fethullah Hoca güçlü olmayı öne çıkartıyor. Bunu da, iş dünyasıyla birlikte yapıyor.

Amerika’ya göre, İslamiyet ile kapitalizmi barıştırıyor.

Hem El Kaide tipi terör örgütüne sübap, hem kapitalizme dini şemsiye.

UMURUNDA DEĞİL

Ama, bu arada Türkiye’nin pek çok kurumunda, devletin bazı kurumları dahil, Fethullah tipi örgütlenme Amerika’nın umurunda değil.

Türkiye, Amerika’nın nasıl olsa, her zaman baş edebileceğine inandığı bir ülke.

Amerikan dış politikası yanılgılarla ve yanlışlarla dolu. Son otuz yıl içinde İran ve Irak, hemen yanı başımızdaki tehlikeli yanlışlarından iki örnek. Ama, yanlışın ve yanılgının faturasını o ülkeler ödüyor. Amerika bazen tehdit, bazen savaşla, Amerikan ekonomisine yeni ufuklar açıyor.

AKP VE FETHULLAH

AKP ile Fethullahçılar arasında bir sorun yok. Tersine, bazı AKP’liler Fethullah takımına yakın duruyor. Bu bilinmeyen değil.

Buna rağmen, ben Tayyip Erdoğan’ın Fethullah Hoca’nın Türkiye’ye dönmesinden pek memnun olacağını sanmıyorum. Dışa karşı değil, kendi içinde.

"Uzakta kal, sevgin bana yeter" şarkısı. Fethullah Hoca Türkiye’ye dönerse, kendi karşısında yeni bir güç dengesi oluşabileceğinden AKP’nin kaygı duyma olasılığı yüksek.

Fethullah’ın yayın organları bu telaşın farkında ki, yayınlarında çok yer verseler bile, yine de alçaktan uçmayı tercih ediyorlar.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9286629.asp?yazarid=91

Çevrimdışı Kemal DENİZER

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 506
  • Puan: +8/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı
Ynt: El-Kaide'ye karşı Fetullah Gülen
« Yanıtla #4 : Haziran 29, 2008, 02:58:57 ÖÖ »
Yalçın Doğan'ın yazısındaki şu paragraf üzerinde görüşlerimi özetlemek isterim. Diyor ki; "Amerikan dış politikası yanılgılarla ve yanlışlarla dolu. Son otuz yıl içinde İran ve Irak, hemen yanı başımızdaki tehlikeli yanlışlarından iki örnek. Ama, yanlışın ve yanılgının faturasını o ülkeler ödüyor. Amerika bazen tehdit, bazen savaşla, Amerikan ekonomisine yeni ufuklar açıyor."

Oysa Amerika'nın dış politikasında amaçları açısından hiçbir sapma yada yanlış görmemekteyim. Şöyle ki; ABD dış politikasının amacı Amerikan Halkı'nın menfaatlerini değil, ABD'yi yöneten küresel vahşi sermayenin çıkarlarını gözetmektedir.

Bu küresel sermayeyi oluşturan 3 unsurun varlığından bahsedebiliriz:

1) Petrol ve enerji kaynaklarını elinde bulunduran karteller (örn: Esson-Mobil, BP, Royal Dutch Shell, Rio Tinto gibi)
2) Menkul Değer piyasalarında oynayan büyük oyuncular. ( örn: Meryl Lynch, Soros eliyle oynayan Rothschild ailesi vb.)
3) Silah sanayi ve tüccarları.

Bu üç grup her durumda kazançlı çıkarılmaktadır. Yok edilen kaynaklar, ölen insanlar (ABD askerleri de dahil), yok olan medeniyetler ve sona yaklaştırılan dünya umurlarında değil. Daha çok kazanç, daha fazla tüketim, daha büyük ganimetler ve 4 yılda 10 kat değerlenen şirketler (örn: Esson-Mobil).

İran ve Irak'ta Amerika dış politikalarının yanlış olduğundan bahsediyor sayın Doğan; kime göre yanlış? Yapılan hesaplamalarda hiçbir olumsuz gelişme olmadığına eminim. Aksine, umduklarından da büyük kazançlar elde edilmiş ve edilmeye devam etmektedir.  En basit hesaplamayla, 60$ civarındaki varil başına ham petrol fiyatı bugün itibarıyle 150$ a yaklaşmıştır. Üstelik, dünya petrol rezervlerinin büyük bölümünün var olduğu orta doğu ve batı asyada her zamankinden daha fazla hükmeder duruma gelmiştir beyaz saray. Bu mu yanlış dış politika?  Yoksa sayın Doğan da ABD'nin ortadoğuya barış ve demokrasi getirmek için işgaller yaptığını mı sanmaktadır HALÂ... ANlaşılan o ki, kimi yazarların gözü ya açılamamış, yada Amerikancı tavırlarını devam ettirmekte ısrarlılar. Ben ilk ihtimalin değer kazanmasını dilerim. En azından günün birinde gerçeği kavrama ve ona göre yazma imkanını yakalama şansları olur.

Son söz: ABD dış politikaları 150 yıldır TIKIRINDA gidiyor. Tıplı planladıkları gibi, hatta umduklarından bile BAŞARILIDIRLAR...

Beyaz Saray'ın gerçek niyetini gördükçe, Amerikan halkını daha bir şevkat ve merhametle seviyorum. Çünkü onlar tüm diğer sömürülen uluslardan daha UMUTSUZ durumdalar. Bizlerin gerçek bir ulusal lider etrafında toplanıp yeniden kurtuluşa ermemiz mümkün iken, Amerikan halkının böyle bir şansı olabileceğini hiç sanmıyorum.

Bizler canavarın avlamaya çalıştığı lezzetlli avlar iken, Amerikan halkı canavarın midesinde öğütülmektedirler. Allah öncelikle onların ve tüm mazlum halkların yardımcısı olsun.

Saygı ve sevgilerimle,

Kemal Denizer

"Dahi odur ki, bugün herkes tarafından genel kabul gören doğruları söylediği zamanlar herkes onlara deli saçması der"  M. K. Atatürk (1926)

Çevrimdışı Yazar

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 74
  • Puan: +10/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kardeşlik Dostluk Barış, Birbirimizi Anlayış Ümidi
Ynt: Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber
« Yanıtla #5 : Haziran 29, 2008, 03:24:46 ÖÖ »
Hah iste ne guzel mantikli yorum:
Şöyle ki; ABD dış politikasının amacı Amerikan Halkı'nın menfaatlerini değil, ABD'yi yöneten küresel vahşi sermayenin çıkarlarını gözetmektedir.


Fakat, bu yorumu da yanitliyayim:
Ve Oysa Amerika'nın dış politikasında amaçları açısından hiçbir sapma yada yanlış görmemekteyim

Aaa elbette yanlis bu amaclar, cunku Amerikan halkinin belini kiriyorlar.

Beyaz Saray'ın gerçek niyetini gördükçe, Amerikan halkını daha bir şevkat ve merhametle seviyorum. Çünkü onlar tüm diğer sömürülen uluslardan daha UMUTSUZ durumdalar. Bizlerin gerçek bir ulusal lider etrafında toplanıp yeniden kurtuluşa ermemiz mümkün iken, Amerikan halkının böyle bir şansı olabileceğini hiç sanmıyorum

Elbette Amerikan halki ayaklanir bir gun. Dedigim gibi, Amerikan halki, bir Maverick.
Ayni zamanda, Phoenix = Zumrudu Anka.
Kullerden dirilir yeniden yasama donen kus.

Bir iyice arastiriverin ve ogrenin bunlarin perde arkasi GERCEK sahipleri kimlermis.

1) Petrol ve enerji kaynaklarını elinde bulunduran karteller (örn: Esson-Mobil, BP, Royal Dutch Shell, Rio Tinto gibi)
2) Menkul Değer piyasalarında oynayan büyük oyuncular. ( örn: Meryl Lynch, Soros eliyle oynayan Rothschild ailesi vb.)
3) Silah sanayi ve tüccarları.


Saygi ve sevgilerle,
Yazar




Çevrimdışı Kemal DENİZER

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 506
  • Puan: +8/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı
Ynt: Fetullah Gülen'e 2 Kötü Haber
« Yanıtla #6 : Haziran 29, 2008, 04:38:35 ÖÖ »
Merhaba değerli YAZAR,

yanıtınızda yer alan : " Ve Oysa Amerika'nın dış politikasında amaçları açısından hiçbir sapma yada yanlış görmemekteyim" Aaa elbette yanlis bu amaclar, cunku Amerikan halkinin belini kiriyorlar.     cümlesinde yanlış anlaşıldığımı gördüm.

Amaçladıklarına ulaşmaları yönüyle hata yapmadıklarını ve hedeflerinden sapmadıklarını söylemeye çalışmıştım. Tabii ki, düşündükleri de yaptıkları da TÜM İNSANLIK için çok çok yanlış şeylerdir.

Belirttiğim Vampir kuruluşların arkasında yer alanları sanırım pekçok amerikalıdan daha iyi biliyorum.. Kısaca söylemek gerekirse " Skull & Bones " üyeleri, G. Prescott Bush tan başlamak üzere tüm Bush ailesi, Astor Ailesi, Rockefeller ailesi ve saymakla bitirilemeyecek pekçok YAHUDİ kökenli yada yahudi UŞAĞI (hizmetkari) vardır bu kuruluşların arkasında.

Beni pek tanımıyor olmanız nedeniyle, bu bilgilere ulaşabilmek için göze aldığım (ki pek az insanın göze alabileceğine emin olduğum) tehlikeleri / riskleri de bilemezsiniz. Bir gün belki tüm bunları konuşma imkanımız olur diye ümit ediyorum.

Ümit ederim ki tüm ezilen halklar için gizli bir mağarada yeter sayıda Phoenix vardır.

Saygı ve sevgilerimle,

Kemal
"Dahi odur ki, bugün herkes tarafından genel kabul gören doğruları söylediği zamanlar herkes onlara deli saçması der"  M. K. Atatürk (1926)