Gönderen Konu: KUTLU EGEMENLİK HAFTASI  (Okunma sayısı 2320 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.663
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
KUTLU EGEMENLİK HAFTASI
« : Nisan 17, 2011, 01:02:35 ÖÖ »
KUTLU DOĞUM HAFTASI KISA ÖZET


KUTLU EGEMENLİK HAFTASI

Suay Karaman     
Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri
 
Kökleri Kuvayı Milliye"ye ve Ulusal Kurtuluş Savaşı"mıza dayanan Türkiye Büyük Millet Meclisi"mizin kuruluşunun 90. yılını kutlamaktayız. Ulusal Egemenliğimiz, 90 yıldır bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün simgesi olmuştur.

 
23 Nisan 1920 tarihinde açılan TBMM, hem ülkemizin kurtuluşuna, hem de yeni bir devletin kuruluşuna öncülük eden tarihi bir olguya sahiptir. Çürümüş ve yozlaşmış bir imparatorluktan yepyeni bir Türkiye Cumhuriyeti"nin kurulması, demokratik ve laik bir yönetim biçiminin gerçekleşmesi, çağdaş ve aydınlık bir yaşam biçiminin belirlenmesi ve bunun için yapılan tüm yenilikler, 23 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal"in liderlik ettiği TBMM"nin attığı adımlarla gerçekleşmişti.

 
Ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık olmak üzere devletimizin başlıca iki temel niteliği bulunmaktadır. Ulusal egemenlik, ulusun kendi kendisini yönetmesidir. Tam bağımsızlık ise başka bir devletin yönetimi altına girmemektir. Egemenliğin ülke içinde kullanımı ulusal egemenlik, ülke dışında kullanımı ise tam bağımsızlıktır. Bu iki temel nitelik, bazılarının anlamakta çekindiği emperyalizmin bilinen oyunlarıyla yok edilmek istenmektedir. Yurt dışı emperyalist güçlerin ve yurt içindeki işbirlikçilerin yoğun çabalarına karşılık, bu iki temel nitelik, Türkiye Cumhuriyeti"nin kuruluş felsefesine bağlı olarak, hep var olacaktır.

 
Uzun yıllardır Kemalist Devrimlere karşı olan siyasi iktidarlar döneminde ulusal bayramlar gereği gibi kutlanamamaktadır. Doksan yıl sonra ülkemizde ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık kavramları unutturulmak istenmektedir. Laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi"nin verdiği kararla kesinleşen AKP"nin ve AKP"yi yaratan daha önceki iktidarların sayesinde, 1989 yılından beri Kutlu Doğum Haftası adı altında peygamberin doğum günü kutlamaları yapılmaktadır.


Peygamberin esas doğumunun kutlandığı Mevlit Kandili, Hicri takvime göre kutlanmaktadır. Bu kandil, Hicri Takvim, Miladi Takvim`den on bir gün kısa olduğu için, her yıl on bir gün geri gidilerek kutlanılmaktadır. Buna göre Mevlit Kandili, 2008 yılında 19 Mart, 2009 yılında 8 Mart, 2010 yılında 25 Şubat günlerinde kutlanmıştır. Bunun gibi ramazan ayı, şeker bayramı ve kurban bayramı da her yıl on bir gün geri gidilerek kutlanılmaktadır.

Kutlu doğum haftası önceleri 20-26 Nisan tarihleri arasında kutlanıyordu. Sonra bu tarih değişti ve 14-20 Nisan arasında kutlanmaya başladı. Peygamberin doğum gününün kutlandığı bu haftanın da, Miladi takvime göre her yıl farklı bir tarihte kutlanması gerekmektedir. Ancak Kutlu Doğum Haftası, diğer dini günlerin aksine, her yıl aynı zamanda kutlanmaktadır. İşte bu yüzden Kutlu Doğum Haftasının her yıl aynı tarihte kutlanması, 23 Nisan tarihinde kutlanan Ulusal Egemenlik Bayramına gölge düşürmek için özellikle yapıldığını düşündürmektedir.
Hem Mevlit Kandili ve hem Kutlu Doğum Haftası ile peygamberin doğum günü yılda iki kez kutlanmış olmaktadır. İnsanların kafasını kurcalayan bu sorun özellikle din insanları arasında da tartışılmaktadır. Bizden başka hiçbir Müslüman ülkede kutlanmayan bu hafta için eski Diyanet İşleri Başkanlarından Prof. Dr. Süleyman Ateş, Kutlu Doğum Haftasının uydurma olduğunu söylemektedir.

Kutlu Doğum Haftası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramına denk getirilmesi, okullarda öğrencilerin zorunlu tutulması ve çocuklara türban giydirilerek ilahilerin söyletildiği bir takım etkinlikler düzenlenmesi nedeniyle, yıllardır kamuoyunda tepkilere neden olmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, Kutlu Doğum Haftasının diğer dini gün ve bayramların aksine, miladi takvime göre kutlanmasının nedeninin sadece her yıl bu tarihi sabitlemek olduğunu belirtmiştir.  Neden diğer dini günler sabitlenmiyor ve neden 1989 yılından önce böyle bir hafta kutlanmıyordu da, sonra icat edildi bunu anlamak mümkün değildir. Kutlu Doğum Haftasının, Mevlit Kandilini de içine alan bir günde kutlanması gerekir. Bu kutlamanın emperyalizmden beslenen, ABD"de yaşayan ve 27 Nisan 1941 tarihinde doğduğu bilinen emekli bir vaiz için yapıldığı sorusu kafaları karıştırmaktadır.


Mustafa Kemal Atatürk"ün Aydınlanma Devrimini ortadan kaldırmak için var gücüyle çalışanlar, ortaçağın karanlığına dönülmesi için büyük çaba harcayanlar ve emperyalizmin maşası olanlar ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda yenileceklerdir. Bu kesimler şunu çok iyi bilmelidirler ki, başaramayacaklardır..
İlk Kurşun Gazetesi, 19 Nisan 2010.
---------------------------------------------------------------------
"Kutlu Doğum Haftası" yalanı

   İslam dininin kurucusu ve Peygamberi Hz. Muhammed"in doğum tarihi, bizim öğrenciliğimizde bazı kaynaklarda 570, bazı kaynaklarda da 571 yılı olarak verildiği halde hangi ayın kaçıncı günü doğduğuna ait hiçbir bilgi verilmezdi. Daha sonra öğretmen olduğumuzda bizler de öğrencilerimize Hz. Muhammed"in milattan sonra 571 yılında doğduğunu söylerdik. Çünkü elimizdeki Din Dersi kitabında öyle yazıyordu.


   Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılında Hz. Muhammed"in 571 yılının 20 Nisan günü doğduğunu hiçbir kanıt gösterme gereği duymadan açıkladı, 20-27 Nisan günlerini kapsayan haftayı "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etti ve bununla ilgili bazı etkinlikler sergilemeye başladı.

   Mustafa Kemal"in önderliğinde ve çağırısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk toplantısını 23 Nisan 1920"de Ankara"da yapmış, Türkiye"yi işgalden kurtarmaya ve Türk Kurtuluş Savaşı"nı başlatmaya karar vermiş, Mustafa Kemal"i de hem Meclis Başkanlığı"na, hem de Türk Kurtuluş Savaşı Komutanlığı"na getirmişti.

Yani ulusun egemenliğini ulus kendi eline almıştı. Bu önemli günü de sevgili Atatürk, Türk çocuklarına bayram olarak armağan etmişti. Biz bu bayrama "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" diyoruz. 23-30 Nisan günlerini içine alan "Egemenlik Haftası"da üniversitelerde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) gibi örgütlerde "Türk Kurtuluş Savaşı çeşitli panel ve söyleşilerle incelenmekte ve Türkiye Cumhuriyeti"nin ne zor şartlarda kurulduğu bilimsel olarak ortaya konulmaktadır. 1989 yılında icat edilen 20-27 Nisan Kutlu Doğum Haftası"nın tam ortasında "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı", 23-30 Nisan günlerini içine alan haftada da "Ulusal Egemenlik" kutlanmaktadır.


   23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 23-30 Nisan arası kutlanan Egemenlik Haftası"nı gölgelemek ve giderek Türk ulusuna unutturmak, bunun için de bir bahane geliştirmek gerekiyordu. Öyle bir bahane bulunmalıydı ki buna itiraz edenler derhal dinsiz ilan edilmeli ve etkisizleştirilmeliydi. Bu fitne-fesatın gözlerden saklanması için Türkiye Cumhuriyeti"nin bölünmez bütünlüğüne, üniter yapısına, laik rejimine zarar verecek, Atatürk devrimlerini ortadan kaldıracak, milli değerlerin yerine dini kullanarak bir takım safsataları oturtacak projelerin geliştirilmesinde dış güçler, içteki işbirlikçilerine çok büyük katkılar sağlamışlardır. Bu katkılarının en önemlisi de hiç şüphesiz Kutlu Doğum Haftası projesidir. Dünyada Hz. Muhammed"in 20 Nisan"da doğduğunu iddia eden Türkiye"den başka bir ülke yoktur. Dünyanın jeopolitik açıdan en önemli noktasında bulunan Türkiye"de Haçlı İrtica tarafından desteklenen bu uyduruk proje maalesef tutmuş ve oturmuştur.


   20-27 Nisan tarihlerini içine alan Kutlu Doğum Haftası kutlamalarındaki hinliği sezen toplumumuzdan gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Kutlu Doğum Haftası"nı 13-20 Nisan tarihleri arasına çekmek zorunda kalmış olmasına ve Kutlu Doğum Haftası 20 Nisan"da sona ermesine karşın 27 Nisan tarihine kadar uzatılmaktadır.


   Niçin 27 Nisan?
   Fethullah Gülen isimli hain, 27 Nisan 1941"de Erzurum"un Hasankale "“Pasinler- ilçesinin Korucak köyünde doğmuştur. Haçlı irticanın içteki işbirlikçileri, doğrudan doğruya Fethullah Gülen"in doğum gününü kutlayamadıkları için Hz. Muhammed"i bu hinliklerine alet etmektedirler. Fethullah Gülen"in doğum gününü kutlamak için Sevgili Peygamberimizi kullanmaktadırlar.


   İslam tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Hindistanlı Müslüman ilim adamı Prof. Muhammed Hamidullah"ın yaptığı uzun araştırmalar ve hesaplamalar, Hz Muhammed"in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569) olduğunu doğru veya doğruya en yakın tarihi olarak ortaya koymaktadır. Bu da 17 Haziran değilse 16 veya 18 Haziran olarak telaffuz edilmektedir. Hamidullah bu sonuca, nesî hesaplamaları ve kamer takvimi üzerindeki titiz çalışmaları sonucu ulaşmış olup henüz Hamidullah"ın tezini çürütecek bir kanıt da ortaya konulamamıştır.


   Görüldüğü gibi Hz. Muhammed"in Haziran ayının 17"sinde doğmuş olabileceği, Hamidullah gibi bir bilim adamı tarafından doğru veya doğruya en yakın tarih olarak saptandığı halde Diyanet İşleri Başkanlığı, hiçbir kanıt göstermeden Hz. Muhammed"in doğum gününü 20 Nisan olarak açıklıyor. Eğer Hz. Muhammed bugünleri görseydi kendi doğum tarihini 20 Nisan olarak açıklayan ve 20-27 Nisan arasını Kutlu Doğum Haftası olarak ilan edenlerin yüzüne tükürmez miydi?


   Fethullah Gülen"in doğum gününü kutlamak isteyenler, bu kirli emellerine Hz. Muhammed"i alet etmektedirler. Bunlara Müslüman denebilir mi? Türk tarihinin en önemli günlerini geriye atmak ve bunları zaman geçtikçe ulusumuza unutturmak isteyen vicdansızlar, Amerikanperestler, Haçlı irticanın uşakları Atatürk Türkiyesi"nden rahatsızlık duymaktadırlar.

Sefer Çetinkaya

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.663
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
6 Haziran 2001 TBMM, Kutlu Doğum konuşmaları-1
« Yanıtla #1 : Nisan 17, 2011, 01:37:47 ÖS »
BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

6 Haziran 2001 Çarşamba

        BAŞKAN: Başkanvekili Mustafa Murat SÖKMENOĞLU

             KÂTİP ÜYELER: Melda BAYER (Ankara), Yahya AKMAN (Şanlıurfa)

        -----0-----

BAŞKAN "“ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 113 üncü Birleşimini açıyorum.

BAŞKAN "“ Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Mübarek Peygamberimiz Hazreti Muhammet"in doğum yıldönümü münasebetiyle söz isteyen Antalya Milletvekili Osman Müderrisoğlu"na aittir.

Buyurun Sayın Müderrisoğlu. (MHP, ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

 

 

 

OSMAN MÜDERRİSOĞLU (Antalya) "“ Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Peygamberimiz Hazreti Muhammet"in hayatı hakkında konuşma yapmak üzere huzurlarınızdayım.

Peygamberler zincirinin son halkası Peygamberimiz Aleyhisselamdır. O"nunla, peygamberlik zinciri hem tamamlanmış hem de ilk halkayla bütünleşmiştir. Nübüvvet müessesesi O"nunla hitama ermiş, ilahî vahiy onunla kemale ulaşmıştır. O, aynı zamanda, kusursuzluğun, eksiksizliğin, mükemmelliğin ve kemalin eşsiz temsilcisidir. Dünyada hiçbir fani, Peygamber Efendimiz kadar sevilmemiş ve onun kadar ilgi görmemiştir. İnsanlık, küfür, kin, intikam, düşmanlık, zorbalık ve zulüm saltanatından, onun Allah katından getirdiği din sayesinde kurtuldu; o, peygamberlik zincirinin son halkasıdır.

Dinimizde peygamber inancının son derece merkezî bir önemi vardır. Yüce Allah, insanlığın kurtuluşu için gerekli ve yeterli olan evrensel doğruları, bir taraftan, peygamber vasıtasıyla beşeriyete ulaştırır, diğer taraftan da, bu evrensel doğruların sosyal hayata nasıl getirileceğinin somut örneğini de, yine, peygamber vasıtasıyla gösterir.

Peygamberler, dinin insanlığa sunduğu model insan konumundadırlar. Bu sebeple, Kur"an-ı Kerim"de, Peygamberimize -insanlara- "eğer, Allah"ı seviyorsanız bana tabi olun. Böylece Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" buyurulmuştur.

Müslümanlar için Hazreti Peygamber model insandır; çünkü, o, bir taraftan, Allah"ın buyruklarını olduğu gibi insanlara ulaştıran, diğer taraftan da, ilahî buyrukları gündelik hayatında en iyi şekilde uygulayarak, başka insanlara örnek olandır. Bu anlamda, Kur"an-ı Kerim"de, Hazreti Peygamber"e hitaben "muhakkak sen, çok yüce bir ahlak üzeresin" buyurulurken, insanlara da "gerçekten, sizin için, Resulullah"ta çok güzel bir örnek vardır" denilmektedir. Dolayısıyla, Hazreti Peygamber"i örnek almak, inanan insan için öncelikle dinî bir görev, dinî bir vecibedir.

Hazreti Peygamber"den 1 400 yıl sonra yaşayan günümüz insanı, bugün Peygamberimizin nasıl örnek alınması gerektiği konusunu son derece iyi anlamak zorundadır; bu, bir mecburiyettir.

Dolayısıyla, bir din için peygamberin önemi her şeyin üstündedir. Her fani insan gibi, o da Rahmeti Rahman"a kavuşmuştur; ama, getirdiği değerler ve normlar kıyamete kadar bâkidir. Bu nedenle, Kur"an"la birlikte, Peygamberimiz Hazreti Muhammed"in çok iyi tanınması, anlaşılması şarttır; ancak, bu şekilde onu örnek almak mümkün olabilecektir.

Şimdi, bize düşen, yüce kitabımız Kur"an"ı ve Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed"i ve yüce dinimizi doğru bir şekilde anlamak ve anlatmak suretiyle, asırların getirdiği yanlış anlayışları ortadan kaldırmak, Müslümanlara yeni bir ilim, yeni bir düşünce, tefekkür ve çalışma aşkı kazandırmaktır. Bu, Yüce Meclisin görevidir; Türk insanına bunu öğretmek Yüce Meclisin görevidir. Bugün muhtaç olduğumuz husus budur, bunun yolu da, okullarımızda inanan insana inancını öğretmekten geçmektedir. (MHP, FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Biliyoruz ki, ülkemizde ve dünyamızda her alanda çok hızlı ve baş döndürücü gelişmeler yaşanmaktadır;gelişen günlük olaylar mutlaka bir yönüyle bizi, Müslümanları ilgilendirmektedir. Bu  nedenle, çağın ve sosyal gelişmelerin dışında kalmamalı, aktüaliteyi takip etmeli; kendimizi ilmî, meslekî ve kültürel alanlarda devamlı yenilmeliyiz. Sosyal hadiseleri doğru algılayarak, dinimizi özüne uygun bir şekilde yorumlayarak, bid"at ve hurafelerden arınmış temiz bir din duygusuyla insanlarımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi nakış gibi işlemeli ve bezemeliyiz ki, yanlışlara sapmayalım.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Peygamberimizi huzurlarınızda anıp, hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlarım. (Alkışlar)

BAŞKAN "“ Teşekkür ederim Sayın Müderrisoğlu.

Sayın Bakan, buyurun efendim.
**************
DEVLET BAKANI RECEP ÖNAL (Bursa) "“ Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekili Sayın Osman Müderrisoğlu"nun, Peygamberimizin doğum yıldönümü nedeniyle yapmış olduğu gündemdışı konuşmayla ilgili olarak söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından, 1989 yılından itibaren, Peygamberimizin doğum yıldönümleri, her yıl "Kutlu Doğum Haftası" adıyla, bilimsel ve kültürel etkinliklerle kutlanmaktadır. Kutlamaların 13 üncüsü, bu yıl 1-7 haziran tarihleri arasında, Türkiye genelinde, konferans, panel ve diğer sosyal ve kültürel etkinliklerle icra edilmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu etkinliklerle, Peygamberimizin, insanın mutluluğuna yönelik mesajlarını, günümüz koşullarını da dikkate alarak, geniş halk kesimlerine ulaştırmanın yararlı olacağına inanmaktadır.

İnsanlığın hidayet rehberi, Allah kelamı Kur"an-ı Kerimi vahiy yoluyla alıp, doğru bir şekilde insanlara tebliğ buyuran, âlemlere rahmet Hazreti Muhammed"in (sallallahü aleyhi ve sellem) dünyayı teşrifleri olan mevlidi nebevi, asırlardır, milletimiz tarafından "Mevlit Kandili" olarak kutlanmaktadır.

Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle, dinî tefekkürü cami dışına taşımak, değerli bilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için, Mevlit Kandilini hayırlı bir vesile sayan Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir bilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlit geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünceyle de, Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.

Bu etkinliğin, her zaman olduğu gibi, özellikle sosyal bütünleşmede büyük etki ve katkı sağlayacağı bir gerçektir. Kutlu Doğum Haftasını, Türk kültürünün sağlam bir dayanağı, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak değerli bir gelenek olarak gören Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı, hafta dolayısıyla hazırladığı programlarda hep bu amacı göz önünde tutmuştur.

Bu yıl 13 yaşına basmış olan Kutlu Doğum Haftası, milletimizin arzusu ve tarihî geleneği üzerine bina edilmiştir.

1989 yılında sadece Ankara"da başlayan kutlama programları, bugün artık bütün Türkiye"ye, Türk dünyasına, Balkanlara, Kıbrıs"a, Avrupa, Amerika ve dünyanın birçok ülkesine yayılmış durumdadır.

2001 yılı Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde Türkiye genelinde düzenlenen programlarda, ağırlıklı olarak "Toplumda güven duygusunun önemi ve Muhammed"ül Emin olarak Hz.Peygamberimiz" ve "Sevgi ve barış dini olarak İslam" konusu üzerinde durulmuştur.

Bu etkinlikler, ilahiyat fakülteleri, diğer fakültelerin öğretim üyeleri ve müftülerimizin işbirliği çerçevesinde icra edilmiştir.

Ayrıca, hafta münasebetiyle 1-3 Haziran 2001 tarihleri arasında Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfınca, müştereken "İslamın anlaşılmasında sünnetin yeri ve değeri" konulu bir sempozyum da düzenlenmiştir.

Türkiye"nin dört bir yanından çok sayıda bilim adamının katılımıyla 1 Haziran Cuma günü saat 14.30"da Kocatepe Camii Konferans Salonunda başlayan ve üç gün süren sempozyum çok verimli geçmiştir.

Hafta nedeniyle, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından bugüne kadar toplumumuzun gündeminde yer alan önemli konularda birçok sempozyum düzenlenmiş ve bu sempozyumlarda sunulan tebliğler, daha sonra kitap haline getirilerek halkımızın yararına sunulmuştur.

İslam ve demokrasi, dünyada ve Türkiye"de İslam ve Müslüman imajı, değişim sürecinde İslam, "Türk Dünyasının Dinî Meseleleri","Üçüncü Bine Girerken Türkiye" ve "Üçüncü Bine Girerken İslam" bu sempozyumlardan bazılarıdır.

Bu yıl 13 üncüsü kutlanan Kutlu Doğum Haftası, yurt içinde 81 il, 615 ilçede, yurt dışında ise Bulgaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Romanya, Türkmenistan ve Nahcivan"da icra edilmiştir.

Programlara, yurt içinden ve yurt dışından alanlarında uzman pek çok din ve bilim adamı katılmıştır.

Ankara"da 1 Haziran 2001 Cuma günü saat 10.00"da Kocatepe Konferans Salonunda açılışı yapılan Kutlu Doğum Haftası programına, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilimiz olmak üzere, bakanlar, milletvekillerimiz, üst düzey bürokratlar ile halk kesiminden davetliler katılmıştır.

Yine, bu kutlamalar çerçevesinde, aynı gün, insanları bir sevgi halesi etrafında toplamak amacıyla, 7 ncisi düzenlenen "sevdiklerinize bir gül verin" kampanyası, Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet Nuri Yılmaz"ın gül sunmasıyla başlatılmıştır.

Gül kampanyasından sonra, Kocatepe Camii avlusunda, "Kutlu Doğum Aşı" adı altında, davetlilere etli pilav ve ayran ikram edilmiştir.

Hafta münasebetiyle ülke genelindeki bütün camilerde hutbe ve vaazlarda kutlu doğum konusu işlenmiştir.

3 Haziran 2001 tarihinde, TRT ile müştereken Bodrum"un Turgutreis Beldesinde mevlit merasimi düzenlenmiş ve bu merasim televizyondan yayınlanmıştır.

Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde icra edilen programların tüm giderleri, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından karşılanmaktadır.

Yüce ulusumuza nice Kutlu Doğum Haftaları dileğiyle, Yüce Meclise en içten saygılarımı sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN "“ Sayın Bakan teşekkür ederim.

Hepimize kutlu olsun.

Gündemdışı ikinci söz, Diyanet İşleri Başkanlığı Kanunu hakkında söz isteyen Gümüşhane Milletvekili Lütfi Doğan"a aittir.

Buyurun Sayın Doğan. (FP sıralarından alkışlar)

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.663
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
6 Haziran 2001 TBMM, Kutlu Doğum konuşmaları-2
« Yanıtla #2 : Nisan 17, 2011, 01:39:21 ÖS »
LÜTFİ DOĞAN (Gümüşhane) "“ Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunla ilgili söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamazdan önce hepinize en derin saygılarımı sunuyor, hepinizin geçmiş Mevlit Kandilinizi tebrik ve tes"id ediyorum.

Efendim, mevzuuma geçmezden önce iki sevincimi yüksek huzurunuzda dile getirmek istiyorum. Bunlardan birincisi, dün tarla sulamasıyla ilgili bir kanun teklifi yüksek idarenizle gündeme girmiş oldu. Burada, bendenizin sevinci şu: Değerli bir milletvekili arkadaşımız, memleketimizin gelişmesi, bilhassa ziraî yönden ilerlemesi için düşüncelerini dile getirdi, kanun teklifi olarak sundu; diğer arkadaşlarımız, ki mesela Sayın Necati Albay Beyefendi arkadaşımız ve diğer arkadaşlarımız bu düşünceye katıldılar, hepinizin ittifakıyla bu kanun teklifi gündemde yerini aldı. Bundan fevkalade büyük sevinç duymamın sebebi şu. Demek ki, memleketimizin yararına olan işlerde, güzel, rahat düşünülüyor ve çok güzel düşünceler ortaya konuluyor, yüksek Meclisiniz de, milletvekillerimiz de, milletimize bu konuda örnek oluyor.

İkinci bir sevincim, bugün, Sayın Müderrisoğlu arkadaşımız bir konuyu Mevlit Kandilini dile getirdi, Resulü Ekrem Efendimizle ilgili, hepinizin bildiği çok güzel düşünceleri dile getirdi ve ayrıca Sayın Bakanımız da aynı düşünceleri paylaşarak, bu tebriki birlikte yaptı, sizler de hüsnü kabul buyurdunuz. Bu benim için ne kadar sevindirici. Emin olun, milletimiz için de çok sevindiricidir ve Allah"a çok şükür, millet olarak, bizim zenginliklerimiz çok yüksektir, birlikteliklerimiz yüzde 99"dur, belki yüzde 1 farklılıklar vardır. İnşallah, o farklılıkları da telafi etmeye imkân buluruz. Onun için, bu sevincimi sizlerle paylaşıp, şimdi hemen konuma geçiyorum.

Efendim, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 1965"te yürürlüğe girdi, aradan 35 yıl geçti; ancak, birkısım bölümleri Anayasa Mahkemesince iptal edildi. Tabiri caiz ise, şu anda, Diyanet İşleri Başkanlığımızın kuruluş ve görevleriyle ilgili kanun mevcut değildir.

Hükümetimizden istirhamım, bir an önce, uzmanlarıyla da işbirliği yaparak, onların görüşlerinden de yararlanarak, Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş kanununun bir an önce sizlerin yüksek huzuruna getirilmesidir. Takriben 9 yıla yakındır, zaman zaman, sizin bir arkadaşınız olarak bu konuyu dile getiriyorum; ama, ne hikmetse, hükümetlerimizde iltifat buyurulmadı; ama, bundan sonra ümit ediyorum, bu noksanlığı telafi ederiz.

Efendim, bu konuda ihtiyaçlar çok; mesela, şu anda 10 000"den fazla kadro açıktır, tayin yapılamamaktadır. Hükümetimizin, bu konuda da ilgisini ve iltifatlarını istirham ediyorum.

Şimdi, tabiî, bunların yapılmasında, vücuda getirilmesinde milletimiz için ne büyük faydalar olacağını hepiniz takdir buyurursunuz; ama, benim, hükümetimizden, Yüksek Meclisimizden istirhamlarımla birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatının değerli mensuplarından da, milletimize ifa ettikleri son derece mukaddes hizmetle ilgili birtakım istirhamlarım var; çünkü, Diyanet İşleri Başkanlığı, bir bakıma, memleketimize, dinî, ahlakî yönden hizmet etmekle yükümlüdür. Hatta, 633 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde şu cümleler yer almaktadır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN "“ Hocam, buyurun.

LÜTFİ DOĞAN (Devamla) "“ "İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere, Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur" O halde, din konusunda toplumu aydınlatmak, üstün ahlakın ne kadar önemli olduğunu, sadece Millî Eğitimimiz değil, bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığımız, memleketimizin bütün fertlerine ulaştırmakla da görevlidir.

Hepinizin takdir buyuracağı üzere -az önce değerli arkadaşım Osman Müderrisoğlu Beyefendinin de belirttiği gibi- İslam denilince, İslam dini, üstün ahlaktan ibarettir; üstün ahlak, Allahüteala"nın yarattığı en üstün varlıktır, en üstün niteliktir. Bütün insanlığın, hepimizin, insan olarak buna büyük ihtiyacımız vardır. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda örnek olmalıdır. Mesela, Diyanet İşleri Başkanlığı, camilerimizde, camilerimiz dışında ahlakî değerlerimizi güzelce telkin ederken, insanın değerini tanıtmalı, Allah katında insanların değerinin çok yüksek olduğunu, bir insanın canına kıymanın bütün insanlığı mahvetmek kadar ağır bir cürüm olduğunu anlatmalı, bir insanı Allah yoluna teşvik etmenin bütün insanlığa hayat vermek kadar önemli bir iş olduğunu anlatmalıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bir başka konu daha var, o da, "İslamiyeti çok iyi anlamak lazımdır" dedi arkadaşımız; ne kadar güzel söyledi. Hakikaten, İslamiyette şu husus çok önemlidir "“hepsi önemli de- bir toplum, ilerlemek, yükselmek istiyorsa, o toplumun içerisindeki en güçsüz kimselerin, hiçbir zorluğa takılmadan, hakkını en güçlülerden alabilmelidir. İşte, Diyanet İşleri Başkanlığının, milletimizin bütün fertlerine İslamın bu gerçeğini hatırlatması ve kendilerinin de örnek olması zaruretini, bendeniz hissediyorum.

Değerli arkadaşlarım, vaktimin dolduğunu biliyorum; ancak, izin verirseniz, bir şey daha arz etmek istiyorum. Hepiniz, en az bendeniz kadar buna riayet ediyorsunuz, bundan eminim; ama, Peygamber Efendimizin bütün insanlığa duyurduğu şu gerçeği de biz her zaman hatırlamalıyız, o da şudur: "İslam şerefine eren insan, ya hayır söylemeli yahut da sükut etmelidir."  O halde, bu mesele, bugün de bizim için, insanlık için son derece önemlidir. Söylediğimiz sözler, herkese yarar sağlamalıdır, faydalı olmalıdır, ışık tutmalıdır; ama, bunu söylemeye muktedir olamıyorsak, o zaman, sükut edip, söyleyenlerden yararlanmalıyız, hayatımızın sonuna kadar bunu devam ettirmeliyiz. Bunun ne faydası olur bize; faydası çoktur; komşular arasında kırgınlıklar kalmaz, partiler arasında kırgınlıklar kalmaz. Hepsi, inandığını, en faydalı gördüğünü ortaya koyar, buna da ihtiyaç  vardır, medeniyet de zaten budur.

Sayın Başkan, vaktim bitti; ama, izin verirseniz, bir hatıratımı arz etmek istiyorum.

BAŞKAN "“Kesmedim sürenizi.

Buyurun efendim.

LÜTFİ DOĞAN (Devamla) "“ Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sene 1974, bendeniz, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bir üyesi olma şerefine erdim. O sıra, Sayın Ecevit Beyin birinci hükümeti kurulmuştu. Senatoda, hükümet programı okunurken -bizzat kendisinden dinledim- şöyle söyleniliyordu: "Biz, bir partiyiz -o zaman, Millî Selamet vardı- Millî Selamet de diğer bir partidir. Onların programlarında  memlekete hizmet etme düşünceleri vardır, prensipleri vardır; bizim de vardır; ama, konu şu: Biz, birlikte olabileceğimiz konularda bir hükümet kurarak, memleketimize birlikte hizmet edelim kararına vardık. Kendilerinin düşünceleri var, o düşünceleri kendilerine; bizim de düşüncelerimiz var, o düşünceler de bize. Biz, ne zaman kendi başımıza iktidar olursak, o prensipleri uygulama imkânı buluruz; Millî Selamet de ne zaman iktidar olursa, kendisinin programına aldığı, Anayasanın teminatında olan programlarını uygulama imkânı bulur." Şimdi, bunu, niye hatırladım yüksek huzurunuzda değerli arkadaşlarım:

Bizim bilge insanlarımızın; yani, ilim sahibi, önder kabul ettiğimiz, bilhassa dinî ilimlerde, ahlakî ilimlerde önder kabul ettiğimiz insanlarımızın, büyüklerimizin şöyle bir uygulamaları vardır: Dinî, ilmî meselelerde görüşlerini birleştirmişlerse, görüş birliğine varmışlarsa, onu birlikte uygularlar; ama, farklı görüşleri varsa, herkes diğerinin farklı görüşüne saygı gösterir, hürmet eder; ama "o farklı görüşünüz sizindir; o, öylece kalsın" derler.

Sonuç olarak, söz birliği ederler, ittifak ederler, ilmî meselelerde birlikte yürürler, buna da toplumun ittifakı adı verilir; ama, farklı düşünceler yok mu; onlar vardır; ama, onları zamana bırakırlar, ya zaman içerisinde farklı görüşü taşıyan kimse, orada yanıldığını anlar, onu bırakır, doğru olanı kabul eder...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN "“ Efendim, toparlarsanız minnettar kalacağım.

Buyurun.

LÜTFİ DOĞAN (Devamla) "“ Hemen kesiyorum, bağlayacağım Sayın Başkanım.

...yahut da o farklı görüşün, kendisi için de, millet için de, toplum için de, insanlık için de faydalı yönlerini görebilir, ortaya koyar, herkes kabul eder.

Bendenize öyle geliyor ki, bu Türkiye Büyük Millet Meclisimizde, siz, değerli arkadaşlarımızın, hepinizin, güzel düşüncelerinizin, güzel görüşlerinizin, tecrübelerinizin, yapılacak kanunlara ışık tutmasına, hepimizin de, milletimizin de ihtiyacı vardır; ama, bunları, güzel bir üslup içerisinde, hissî olmadan, aklıselimle, ilme uygun olarak, hele edebî üsluba da riayet ederek ortaya koyacak olursak, milletimize, hem örnek olur hem büyük hizmet etmiş oluruz.

Ben, tekrar, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun hükümetimizce ele alınıp bir an önce yüksek huzurunuza getirilmesi ve hepinizin de katkılarda bulunarak, bu teşkilat kanununun çıkarılmasına katkıda bulunmanız ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın da, İslamiyetin, dinî, ilmî, ahlakî konularda insanlığa örnek olacak şekilde halkımıza hizmette bulunması dileğinde bulunuyor, dinlemek lütfunda bulunduğunuz için hepinize, müsamahası için de Sayın Başkanıma teşekkürlerimi arz ediyorum efendim. (Alkışlar)

BAŞKAN "“ Teşekkür ederim Sayın Doğan.

Sayın Bakan, buyurun.

Tamamı...
http://bt-stk.org.tr/b11301h.htm

 

Son İletiler/Konular

DEVLET ÜSTÜNE (3) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Bugün, 03:43:40 ÖÖ]


DEVLETİN BAȘINA GEÇİRİLEN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 29, 2015, 08:57:56 ÖS]


Laboratuar ortamında Beyin Üretildi, Bilim Allah'ı tekrar yendi. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 28, 2015, 09:47:07 ÖS]


TCK'nın Cinsel Saldırı suçlarını düzenleyen 102. Maddesi’nde değişiklik talebi. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2015, 02:44:25 ÖS]


TÜM DİNLER KADINLARA DÜŞMAN-Teslime Nesrin Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2015, 12:13:18 ÖS]


Hac, Arefe Ve Kurban Bayramı. Gönderen: halukgta
[Ağustos 25, 2015, 11:22:38 ÖÖ]


HALK İRADESİ ve GENEL İRADE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 24, 2015, 10:08:29 ÖS]


«DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU»SUN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 24, 2015, 02:15:44 ÖÖ]


Anadolu Boşaltılıyor Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 23, 2015, 08:29:48 ÖS]


‘BAȘKAN’A ‘AÇIK MEKTUP’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 23, 2015, 02:59:49 ÖÖ]


DALTON KARDEȘLER ‘DEMOKIRASİ’ PEȘİNDE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 22, 2015, 02:03:32 ÖÖ]


Hristiyanlık da zulüm dinidir. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 21, 2015, 02:56:41 ÖS]


Diyanet’e 5.7 milyar TL yetmemiş. 2015 Beklentiler Raporu... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 20, 2015, 11:43:19 ÖÖ]


ÖZERKLİK ÜSTÜNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 19, 2015, 12:27:30 ÖÖ]


Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Düşmüştür, Yurtdışı yasağı konarak yargılanmalıdır. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 17, 2015, 05:51:20 ÖS]


AYIYA BAK! (Devlet Üzerine II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 16, 2015, 05:10:17 ÖS]


İngiliz ajanlar IŞİD içinde yakalanmış. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 15, 2015, 06:04:04 ÖS]


Meclis seçim kararı alamıyor... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 14, 2015, 08:12:50 ÖS]


‘KOALİSYON’ TİYATROSU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 13, 2015, 07:24:36 ÖS]


Kur'an Gerçeklerinin Ortaya Çıkmasından Telaş Edenler. Gönderen: halukgta
[Ağustos 11, 2015, 08:13:28 ÖS]


Süper Bilgisayarlar... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 11, 2015, 04:24:52 ÖS]


DEVLET ÜSTÜNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 11, 2015, 04:34:39 ÖÖ]


2 milyon Suriyeli sığınmacı, Türkiye'den dönmeyecek. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 11, 2015, 01:31:19 ÖÖ]


Sultanbeyli saldırılarını Halk Savunma Birliği üstlenmiş. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 11, 2015, 12:05:04 ÖÖ]


Teknoloj, dikizci ve ispiyoncu toplum yaratacak. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 10, 2015, 04:06:21 ÖS]


İman etmiş yobaz, kızının ölümünü izledi. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 10, 2015, 03:07:29 ÖS]


Komünist başkan nohut hasadına başladı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 10, 2015, 12:39:09 ÖS]


İslamcı Gençlik, 4 çocuğa tecavüzden tutuklandı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 09, 2015, 12:29:20 ÖÖ]


Beyaz Saray Türk hükümetini, "PKK'ya operasyon yapma" diye uyardı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2015, 06:02:53 ÖS]


İşbirlikçilerin elinde koskoca bir İsmet Paşa ve CHP vardı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2015, 04:02:31 ÖS]


İsrail Savunma Bakanı, İran'ı açık açık tehdit etti. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2015, 02:45:36 ÖS]


ASKERİ KIRDIRAN ENVERÎ PAȘA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 07, 2015, 03:01:25 ÖS]


ORTA-DOĞU’DA YENİDEN KARILAN KARTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 06, 2015, 03:14:31 ÖÖ]


Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 06, 2015, 12:14:18 ÖÖ]


THOMAS PIKETTY’E GÖRE YUNANİSTAN’IN HALİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 04, 2015, 04:05:21 ÖÖ]


Garcia’ya Mektup ve zihin kontrolü. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 04, 2015, 02:23:20 ÖÖ]


Ynt: Menderes Domuz Eti/Yağı Yedirdi Mi? Gönderen: göcen
[Ağustos 03, 2015, 11:20:46 ÖÖ]


ÜMİT ZİLELİ TÜRKÖNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 02, 2015, 05:08:33 ÖS]


YUNANİSTAN DERSLERİ (Ekonomi Politiğe Giriș) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 01, 2015, 01:17:34 ÖÖ]


TBMM gibi değil, Teksas-Tommiks Meclisi gibi çalışıyor. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 31, 2015, 04:38:58 ÖS]


Beyaz Saray "Bağımsız Kürdistan" için imza kampanyasına cevap vermiş. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 30, 2015, 04:24:59 ÖS]


BİR RECEP FIKRASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 29, 2015, 11:54:34 ÖS]


ADINI DOĞRU KOYMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 29, 2015, 03:03:45 ÖS]


İMKANLAR, MEMUR VE EMEKLİYE SINIRLI Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 29, 2015, 02:10:29 ÖÖ]


Ruhani'den 'Biji Kürdistan' mesajı. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 28, 2015, 06:16:31 ÖS]


İslam karşıtı Geert Wilders hakkında soruşturma. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 28, 2015, 05:45:32 ÖS]


Bilim adamlarından "katil robot" uyarısı Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 28, 2015, 04:52:17 ÖS]


IMF, Türkiye'nin döviz borcunda iyleşme yok. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 27, 2015, 05:05:53 ÖS]


Yeniden seçim ya da Kürdistan için ne kadar kan dökülmesi gerek? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 27, 2015, 02:29:04 ÖÖ]


İȘID’IN ÖNÜ-ARKASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 24, 2015, 11:06:25 ÖS]


Fuat Avni'den İŞİD iddiası. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 24, 2015, 05:12:11 ÖS]


2. GEZİ mi olacak? Barış yürüyüşüne katılım çağrısı Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 24, 2015, 05:01:01 ÖS]


TSK'nin IŞİD operasyonu liderlerine sızdırıldı mı? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 24, 2015, 04:24:16 ÖS]


Erdoğan'dan yeni masallar... Gereken her türlü adım atılacak Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 24, 2015, 03:37:44 ÖS]


IŞİD’den internet yasağı, tıpkı bizimkiler gibi... Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 24, 2015, 02:48:34 ÖS]


IŞİD vahşeti ve İslam, Şaban Ali Düzgün ve Nevzat Tarhan yorumluyor Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 23, 2015, 11:43:15 ÖS]


Lozan'ın 92. yıl dönümüne bir gün kala TSK IŞİD'le savaşıyor. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 23, 2015, 11:31:28 ÖS]


Ağabeylerinden aldığı talimata kapatılarak bomba patlatılmıştır. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 23, 2015, 06:23:34 ÖS]


Coniler ve Mehmetler sözleri Atatürk'e ait değil mi? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 23, 2015, 12:35:23 ÖÖ]


Ynt: Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı. Gönderen: canpeker11
[Temmuz 22, 2015, 10:58:18 ÖÖ]


Menderes Domuz Eti/Yağı Yedirdi Mi? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 21, 2015, 11:10:04 ÖS]


Vahdettin’in İslam Dinine İhanetleri, Kur'an'ı yasaklatması. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 21, 2015, 10:57:41 ÖS]


SURUÇ’U GEÇECEKSİN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2015, 02:57:40 ÖS]


SYRIZA’NIN S’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2015, 09:36:39 ÖS]


Ölümlü kazada firma gizlemeye son Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 20, 2015, 12:07:35 ÖÖ]


Millî Demokratik Devrim Üzerine Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2015, 06:45:40 ÖÖ]


MEB davalı kitapların hepsini listeden kaldırdı, KAZANDIK! Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 18, 2015, 04:24:47 ÖS]


Erdoğan kime iyilik yapıp denize atacakmış. Komedi gibi… Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 17, 2015, 06:24:20 ÖS]


SINIF SAVAȘI ve DEVRİM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 17, 2015, 01:28:01 ÖÖ]


‘DEVRİM’İN ADI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2015, 05:12:16 ÖS]


Kur'an Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Işıktır. Gönderen: halukgta
[Temmuz 15, 2015, 11:37:35 ÖÖ]


Ynt: Etnografya Dergisi 1-20 Cilt arası. Gönderen: heronero
[Temmuz 12, 2015, 10:32:33 ÖS]


Ynt: Etnografya Dergisi 1-20 Cilt arası. Gönderen: heronero
[Temmuz 12, 2015, 10:31:29 ÖS]


KARA KAPLI KİTAP ÇARPSIN SİZİ ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 11, 2015, 06:27:09 ÖÖ]


YUNANİSTAN DERSLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 10, 2015, 08:25:49 ÖS]


KEMER SIKMA ve PALAVRA SIKMA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 10, 2015, 02:19:32 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: andemirkan
[Temmuz 09, 2015, 08:34:37 ÖS]


Uluslararası Uzay İstasyonu (International Space Station-ISS). Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 09, 2015, 05:26:54 ÖS]


YUNANİSTAN ‘KRİZ’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 09, 2015, 04:30:19 ÖÖ]


Saadettin Tantan "Yeni Zemin Dergisi"ni işaret etti Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 09, 2015, 12:43:17 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 08, 2015, 10:16:57 ÖS]


YSK'DA ERKEN SEÇİM HAZIRLIĞI MI VAR? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 08, 2015, 09:43:36 ÖS]


Kur'an da Geçen HURİLER Ne Anlama Geliyor? Gönderen: halukgta
[Temmuz 08, 2015, 01:48:58 ÖS]


DERİN DEVLET’İN SIĞ YORUMLARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 07, 2015, 03:29:04 ÖS]


Ynt: Tarihin büyük sırları, Paul Aron. Gönderen: rimpo
[Temmuz 07, 2015, 01:55:41 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: andemirkan
[Temmuz 07, 2015, 12:50:37 ÖÖ]


Dünya dışı yaşam bulundu mu? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 06, 2015, 11:58:05 ÖS]


ȘU YUNANLI ‘BÜYÜK MİLLET’ VESSELAM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 06, 2015, 08:46:01 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: TurkumDogruyum
[Temmuz 05, 2015, 09:22:19 ÖS]


5 KİŞİ BİR İNSANA GİRDİK BU KURBAN BAYRAMINDA! Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 05, 2015, 01:51:59 ÖS]


YUNANİSTAN’IN DEMOKRASİ SINAVI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 05, 2015, 12:56:45 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kamilonaran
[Temmuz 04, 2015, 10:52:41 ÖS]


Ynt: Çiftlik cennetimiz, Bilet namazımız. Gönderen: ByEmre
[Temmuz 04, 2015, 04:51:34 ÖS]


BAS DEHASI MARCUS MILLER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 04, 2015, 02:31:19 ÖS]


Sınırımızda 3 bin MOSSAD ajanı, palavra mı? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 03, 2015, 01:47:20 ÖÖ]


İran: Esad’a müdahele ederseniz Türkiye’yi vururuz. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 02, 2015, 01:56:07 ÖS]


ÜMİT ÖZDAĞ’DA STRATEJİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 02, 2015, 06:08:22 ÖÖ]


YENİ DÜNYA DÜZENİNDE SONUN BAȘLANGICI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 01, 2015, 02:21:51 ÖÖ]


Doğu Türkistan' yalanları... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 30, 2015, 05:46:00 ÖS]


Erdoğan'ın yargılanma sürecinde çok vahim gelişmeler oluyor, IŞİD'linin kimlik.. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 30, 2015, 05:10:15 ÖS]


DÜZEY KAVRAMI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 29, 2015, 08:08:42 ÖS]


28 HAZİRAN TAU-GÜNÜ Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2015, 04:58:59 ÖS]


NASA SpaceX roket patlamasını sansürlemeyi tercih etti. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2015, 04:50:33 ÖS]


Sezen Aksu 7 Haziran'da Hepimize Ayar Verdiler! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2015, 11:30:23 ÖS]


Yazık oldu Erdoğan'a, biletini erken kestiler. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2015, 01:30:25 ÖÖ]


EY SOLCU ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 27, 2015, 05:39:13 ÖS]


Obama, eşcinsel evlilik kararına sevindi. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 27, 2015, 03:40:53 ÖS]


FRANSA’DAKİ KESİK BAȘ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 27, 2015, 12:51:41 ÖÖ]


CİHAN DURA’NIN ‘MİLLET’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 26, 2015, 10:42:15 ÖS]


Teravih Namazı Ve Peygamberimiz...... Gönderen: halukgta
[Haziran 25, 2015, 08:34:48 ÖS]


BATI ERDOĞAN’I NASIL GÖRÜYOR ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 25, 2015, 12:57:17 ÖÖ]


TBMM genelev değildir. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 24, 2015, 02:21:27 ÖS]


ZERRE-İ MİSKAL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2015, 05:37:49 ÖÖ]


Avrupa'da Müslüman antipatisi. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 23, 2015, 02:01:37 ÖS]


EMPERYALİZM’İN M’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2015, 02:24:52 ÖÖ]


ERMENİ FAALİYETLERİ Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2015, 04:47:58 ÖS]


Gizli hesapları Amerikalı ajan bildirdi Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2015, 12:07:17 ÖS]


ÖZEL HASTANELERE GİDERKEN YANINIZDA BULUNSUN. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2015, 01:14:23 ÖÖ]


HDP artık PKK değildir. PKK, AKP ile iş birliği içindedir. Bahçeli Efendiye ilan Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2015, 12:44:51 ÖÖ]


DAVA AÇAN EMEKLİ 23 BİN LİRA KAZANDI Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2015, 08:17:39 ÖS]


DEVLET, DEVRİM, DEMOKRASİ 1,5 Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2015, 06:43:59 ÖS]


İstiklâl Mahkemeleri Uluslararası Sempozyumu Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2015, 03:02:39 ÖÖ]