Gönderen Konu: Külhanbeyi ve kabadayı kime denir?  (Okunma sayısı 2263 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Külhanbeyi ve kabadayı kime denir?
« : Nisan 15, 2011, 01:20:01 ÖÖ »

KÜLHANBEYLİĞİ




Padişah 3. Selim"in 1792 yılında imzalanan Yaş Antlaşması"ndan sonra Devlette başlattığı ıslahat uygulamalarının genel adı Nizam-ı Cedit"tir. Yeni Düzen anlamına gelen bu uygulamalar çerçevesinde 1807 yılına kadar yapılan yenilikler devre damgasını vurmuştur. Bu devirde oluşturulan modern Ordu da bu adı almıştır.

Nizam-ı Cedit ordusunun kurulmasından 34 yıl sonra 1826 yılında Sultan 2. Mahmut yeniliklere karşı çıkan Yeniçeri Ocağını kaldırmıştır. Ordudan ayrılanlar yirmişer, otuzar kişilik gruplar halinde mahallelerdeki esnaflara dadanıp, astığım astık kestiğim kestik diyerek gözdağı verip, zorbalıkla haraç almaya ve mahallenin namusuna göz dikmeye başladılar.

Başlangıçta Külhanbeyleri de halkın namusunu korur, esnafa sahip çıkardı. Ancak sonradan onlar da bozulmaya yüz tuttular. Külhan, hamamların altına yerleştirilen büyük kapalı ocak ve eski Türk Hamamlarının ısıtma tertibatının bulunduğu bölümdür. Külhan, sıcaklık kısmına bitişik olur ve ayrıca dışarıdan girişi bulunurdu. Bu bölümde hamamda kullanılacak olan su, büyük bakır tekneler içinde odun ateşiyle kaynatılır, hamamın diğer bölümleri de külhandan gelen sıcak havanın döşemeler altında cehennemlik denilen özel galerilerde dolaştırılmasıyla ısıtılırdı.




Külhanbeyi sözcüğü, geceleri hamam külhanında yatan, yersiz yurtsuz kimse anlamında kullanılmıştır. Kendilerine has kıyafet ve konuşmaları olan başıboş ve haylaz takımından kimseleri ifade ediyordu.

Külhanbeyi inanışına göre bunların piri Layhar adında biridir.Söylentiye göre, hamam külhanında şarap tortularını (layhar) içen sarhoş biri olan bu adam bir gün meyhanede, Gazne"li Mahmut"un yakınlarından Senai Beyin ve çamura batan katırının şerefine kadeh kaldırır. Tam o sırada hamamın önünde hayvanı çamura gömülen Senai Bey, Layhar"ın sözlerini duyarak meyhaneye girer. Diz çökerek Layhar"ın elini öper, hayır duasını alır. Bu dua sayesinde ve Senai Beyin tedbirleriyle Gazneli Mahmut başarıya ulaşır.

İstanbul"da Külhanbeylerinin ilk barındıkları yer, fetihten sonra yapılan ilk hamam olan Gedik paşa Hamamıdır. Hamamı ısıtmak için ateş yakılan külhan kısmı birçok kimseyi barındırmaya elverişli idi. Yatacak yeri olmayanlar genellikle kış aylarında burada yatıp kalkarlardı. Bu yüzden bu kimselere Külhanbeyi denilirdi. Zamanla diğer hamamların külhanları da başıboş kişilere sığınak oldu.

Külhanbeylerinin kendilerine has argosu ve giyinişleri vardı. Eski niteliklerini kaybetmeye başlamışlardı. Külhanlarda yatma geleneği kalkmıştı. Eskiden külhanbeyleri kuşaklarını bellerine gelişigüzel dolar, başlarına sıfır numara fes, paçası bol geniş pantolon, ökçesi basık yemeni giyerlerdi.


19. yüzyılın sonlarına doğru külhanbeyi tabiri toplum içinde asalak olarak kendi başına yaşayan ve serserilik yapan ipsiz sapsız ve belirli bir nizama tabi olmayan kimseler için kullanılmaya başlamıştır. Bunlara kopuk da denilirdi. her birinin bir lakabı vardı. Ve bu lakaplarla çağırılırlardı. Bu lakaplar onları toplumdan farklı kılardı ve onların nazarında sarhoşluk, yalancılık, hırsızlık, sahtekarlık sıradan işlerdi. Külhanbeylerinin yapmakla övündükleri bazı şeyler vardı. Cakalı boyun kırmak, omuz vermek, dirsek çırpmak, çoluk çocuğa laf atmak, kadınlara sarkıntılık etmek, koç çarpıştırmak, kabara, kabara gezmek, bazen da dayak yemek onlar için marifet sayılıyordu. Birbirlerine, "˜imanım, eyvallah, yakarım, yandan gel" gibi kalıplaşmış sözler söylerlerdi.

Külhanbeyleri son dönemlerde de hamamlarda faaliyet göstermekten geri durmadılar. Müşterilerin eşyalarını çalarlar, itiraz edeni döverler ve hamamdan kovarlardı. Bir kısmı evlerde, bir kısmı bekar odalarında ve bir kısmı da sabahçı kahvelerinde sabahlarlardı.

1908 yılında 2. Meşrutiyetin ilanından sonra külhanbeyleri iyice yoldan çıkmışlar, güvenlik güçleri bunlarla baş edemez duruma gelmişti. Cumhuriyetin ilanından sonra toplumsal düzenlemeler gündeme gelmiş ve külhanbeyleri de 1940"lı yıllarda ortadan kalkmışlardır.

Daha sonraki yıllarda külhanbeyliği kabadayılık sıfatıyla birlikte anılmaya başlanmış, iki sözcük aynı manayı içermeye başlamıştır. Çünkü artık her ikisi de yozlaşmıştı. Kabadayılar da başlangıçta mahallenin namusunu, şerefini koruyan insanlardı. Ancak zamanla kirlenerek ve halkın namusuna göz diken insanlar haline gelmişlerdi.

Not:Birol Aydın"ın Kravatlı Mafya eserinden faydalanılmıştır.

En bilindik naraları ise şöyleydi:

"Anamı kesen ben! Babamı kesen ben! Var mı ulan bana yan bakan?..."


TULUMBACI KABADAYILAR

Üstleri çıplak, kurşuni şalvarları, vücutlarının çeşitli yerlerine kızgın demir ya da antimuanla yapılmış dövmeleri, kimi çıplak ayak veya ayaklarında tulumbacıların giydiği karakaçan.. İki kişinin omuzlarında taşıdıkları yirmi beş kiloluk, emme-basma tulumba, her birinin elinde balta, kürek, kazma, urgan, hortum, merdiven, teneke ibrikler, naralar atarak kimi genç, kimi ihtiyar ...

"Yangınnnn vaaaaaaaaar! Yangınnnn vaaaaaaaaaaar! - Haaaayt! Karada aslan, denizde kaplan, yetmiş iki buçuk millete duman attıran, yaman gelir, yaman gider. Kasım Paşanın yiğitleri bunlar!"

Nidaları ile tulumbacı bölüğü yangından yangına koşarlardı. Her mevki ve görevde olanlar vardı aralarında. Hangi semtte yangın çıkmış ise , o semtin tulumbacı kabadayıları bütün işlerini bırakıp yangın söndürmeye giderlerdi.



Amatör itfaiyecilik olarak kabul edilen tulumbacılık kaldırılıp itfaiyenin kurulmasından sonra çok sayıda gencin işsiz kalmasıyla ortaya çıkıyor kabadayılık.

Bakın eski bir polis nasıl tarif ediyor kabadayıları"¦

"Racon keserlerdi. En ağır raconlar kumarda hile yapmamak, başkasının kızına göz koymamak, hırsızlık yapmamaktı. Silah kaçakçılığıyla, uyuşturucuyla, çete işleriyle ilgileri yoktu. Mahallelerinde başları eğik saygılı adamlardı. Kabadayılar karakola gitmemeleriyle övünürdü. Şimdikiler gibi polise yakalanmak, hapse girip nam salmak adetleri yoktu. Birçok zaman polise yardımcı bile olmuşlardır. Bir nevi fahri polistiler."
( Koçu, R.E.;"İstanbul Tulumbacıları", s. 478, Doğan Kitapçılık (2005).


EFENDİ KABADAYILAR

Her türlü kötülükten uzak duran, yiğit, iyi yürekli, yardımsever insanlardı. Bu nitelikleriyle, külhanbeylerinden (bkz: külhanbeyi) ve diğer serseri gruplarından ayrılırlardı. Her mahallenin bir kabadayısı vardı. İstanbul"un tanınmış kabadayıları semtleri ile anılırlardı. Kabadayılar, kendilerini mahallenin düzenini sürdürmekten sorumlu sayarlardı. Mahalle sakinlerinin sorunlarını çözmeye çalışırlardı; özellikle kızları ve kadınları ayaktakımının kaba davranışlarından korurlardı; erkek çocuklarının kötü alışkınlıklar edinmelerini önlemek için kahvehanelere, meyhanelere, kumarhanelere gitmelerini engellerlerdi. Mahallenin zenginleri ve eşrafı bunları himaye ederdi. kabadayılar aynı zamanda mahallenin düzeninin de teminatıydılar. Çoğu zaman mahallede ortaya çıkan sorunun kabadayılar yoluyla çözümlenmesi gerekmiştir.

İstanbul"un eski kabadayılığı bir nevi "şehir sövalyeliği"ydi. İstanbul kabadayılığı başlı başına bir alemdi. İstanbul şövalyeliğinin kendine mahsus kanunları, raconları vardı. Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, adetleri ve alışkanlıkları ile koydukları kurallara uymaya mecburdular. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederlerdi. Çünkü çevrelerinin onlara verdiği bazı hakları ayak altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlardı.


Onlar beydi, efendiydi, ağaydı. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete lâyık olmaya dikkat ederler, kendilerine "külhanbeyi" denilmesinden ödleri kopardı. Çoğu cahildi, fakat terbiyeli adamlardı. Büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlardı. Nesneli adamlardı, zevk ehliydiler, kılık kıyafet itibariyle de, herkes gibi giyinirlerdi. Hatta iyi terzilerden giyinirlerdi, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezlerdi. Çünkü koltuk altında, bellerinde silah taşırlar, bunu da bir çalım vasıtası yapmazlardı. Çoğu sanatkardı. hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildi. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de çıkmazlardı, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardı. "olmaktan çekinirlerdi. Dostları ile bulundukları mecliste sabahlara kadar içerler, fakat sululuk yapmazlar, kendilerini kaybetmezlerdi.

Kabadayılıktan nam vermek için ilk imtihan olarak o alemde şöhret kazanmış bir kabadayıyı mağlup etmek lazımdı. Bununla birlikte hakiki kabadayılar kendisinden bahsettirecek herhangi bir olay ile övünmeyi ayıp sayarlardı. Görenler söylerler; şayet biri böyle bir olaya ilişkin soru sorarsa; "- evet. Öyle bir şey olmuştu" der geçerlerdi. Onlar için bu olaylar kabadayılık aleminin sıradan işleriydi.

Bunun yanında namlarının devam etmesi, inandıkları dava ve gerekirse kadın uğruna birbirleriyle kavga etmekten çekinmezlerdi. Aralarında anlaşamadıkları meselelerde racon kesmek konusunda anlaşmaya varır ve meseleyi bu şekilde halletmek yoluna giderlerdi. Racon kesmenin de kendisine has kuralları bulunmaktaydı.

Aslı İtalyanca olan "racon", İstanbul çapkınlarının, aralarında halledemedikleri meseleleri bir hakem vasıtasıyla karara bağlamalarıydı. Herhangi bir meselede iki taraf da hak iddia ederse, bunu hakem heyetine izah ederler, o da etraflıca dinleyip hükmünü verirdi, bu hükme hepsi itaatle mükellefti. racon kesenlerin, bitaraf olmaları, kabadayılık hayatında falsoları olmamaları, olgun ve tecrübe sahibi bulunmaları şarttı. Şayet iki taraf kesilen racona ehemmiyet vermezlerse meseleyi aralarında dövüşle hallederlerdi. Fakat bir taraf kabul eder diğer taraf kabul etmezse kabadayılık alemi, kabul etmeyeni bir dışlama ile aralarından çıkarırlardı, artık onun sözüne itimat edilmezdi ve böylece kendine başka bir çevre bulmaya mecbur olurdu.

Kabadayılar değişik ve kendilerine has isimlerle anılırlardı. Çeşme meydanında Azap kapı iskelesinde sandıkçılık eden Arap Reyhan Ağa, Haddehaneli Kel Eşref, Kasımpaşalı Hüsnü, Matlı Mustafa, Mirasyedi Necim yanında kabadayı muhitinde "abu" diye nitelenen, telaffuzundaki şive dolayısıyla kendisi Arap olmamasına rağmen bu lakapla anılan Süleymaniye sancağından Arap Abdullah ve 1909"da bir ara Büyükada"da baş komiserliğe tayin edilen sarraf Niyazi, bu alemin önde gelen ünlü kabadayılarındandı.

Sonuç olarak;
Kabadayılık ve külhanbeylik arasında dağlar kadar fark vardır... Kabadayı tarihine bakıldığı zaman görülecektir ki, kabadayı merttir, dayılanması bile efendicedir, saygılıdır, mazlumların koruyucusudur, hak-hukuk gözetir, mahalle itliği yapmaz ve her zaman iyi bir amaç için gayreti vardır ama özellikle bilinmeli ki, hiç bir zaman kabadayılar , hasmının anasına küfür etmezler! Çünkü kadın"a saygı duyarlar ama özellikle annelere! Korkusuzdurlar, iyi bıçak ve silah kullanırlar..Ünlü kabadayılar, Tatavla ve Tophaneden çıkarlarmış. Tophane kabadayılarının, Tatavla kabadayılarına nazaran üslup ve tavırlarında da daha düşük seviyede olduğu söylenir... Aşkları dilleri destandır...Her birinin bir tane sevgilisi vardır. Bu kadınlar, genelde namlı fahişelerdir.

Kabadayılar, karakola çağırıldıkları zaman asla gitmezlik etmezler. Hatta en iyi kıyafetlerini giyip, devletin karşısına çıktıklarında da, her zaman hem makamlara, hem de devlete karşı son derece saygılı oldukları söylenir...

Oysa külhan bey"ler, kopuk takımındandır, serkeştir ve keştir, kuralsızdır, gelene geçene sataşır, ağzını ayarı yoktur, sadece kendi çıkarını düşünür, kimseye saygı duymaz, kendinden güçlüsüne kolay eğilip bükülür... Açıkçası külhan beyler, kabadayılar arasında hor görülür...

alıntı...
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Siyasette Külhanbeyi nasıl olunur?
« Yanıtla #1 : Nisan 15, 2011, 02:37:24 ÖÖ »
Mersinli Çiftçi: Öldük bittik sayın başbakan. Bende bir şey yok rahat olun, devletimin başbakanı...
Tayyip erdoğan: Bir dakka girmeyin. Artislik yapma...
çiftçi: Artislik yapmıyorum lütfen hakaret etmeyin.
başbakan: Böyle bağırılmaz. Artislik yapma.
çiftçi: Artislik yapmıyorum sanatçı değilim ben.
başbakan: Artislik yapma, iyi bi sanatçısın. Terbiyesizlik yapma.
çiftçi: Tarım bakanınızın anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz?
başbakan: Lan bana anayasayı öğretme.
çifçti: Lan mı?
başbakan: Evet.
çiftçi: Canın sağolsun.
başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?
çiftçi: Ne zaman?
başbakan: Şimdi.
çifçti: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağladı!
başbakan: Hadi, ananı al git burdan lan!
çifçti: Lan diye hitap etme! Ayıp be! Kim vuruyor, neden vuruyorsunuz?
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

 

Son İletiler/Konular

Ynt: Meryem Anamızın Aslında Evli Olduğunu Söyleyen.... Gönderen: ahmetdursun
[Dün, 08:15:54 ÖS]


AFFERİM MAHMUD Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 27, 2014, 02:36:24 ÖÖ]


Bizi Yönetecekleri EHİL İnsanlardan Seçelim. Gönderen: halukgta
[Temmuz 26, 2014, 12:38:35 ÖS]


‘MİLLİ İRADE' ve KOMPLO Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 25, 2014, 03:17:55 ÖÖ]


NİHAYET YSK DOĞRU SEÇMEN SAYISINI AÇIKLADI Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 23, 2014, 11:02:40 ÖS]


PARANIZLA KUMAR OYNUYORLAR Gönderen: Mehmet Akkaya
[Temmuz 23, 2014, 06:25:51 ÖS]


Kürt petrol satışlarının perde arkası Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 22, 2014, 04:58:33 ÖS]


VE ZEKERİYA ȪZ GİTTİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 22, 2014, 01:07:31 ÖÖ]


Meryem Anamızın Aslında Evli Olduğunu Söyleyen.... Gönderen: halukgta
[Temmuz 20, 2014, 05:27:42 ÖS]


‘İĞFAL’ YILLARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2014, 01:11:19 ÖÖ]


VAH FİLİSTİN VAH Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2014, 01:53:43 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 18, 2014, 04:10:25 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: aysedogu
[Temmuz 18, 2014, 02:02:36 ÖS]


Bakara 184. Ayeti Nasıl Anlamalıyız. Gönderen: halukgta
[Temmuz 18, 2014, 10:47:21 ÖÖ]


REJİM TEHLİKESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 17, 2014, 04:37:13 ÖS]


NASA, Yalnız olmadığımız kanıtlanacak dedi. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 16, 2014, 08:47:10 ÖS]


EMEKLİNİN KADERİNİ EMPERYALİST MERKEZLER BELİRLİYOR! Gönderen: Mehmet Akkaya
[Temmuz 16, 2014, 05:45:25 ÖS]


TIPIȘ TIPIȘ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2014, 01:00:35 ÖS]


HAVA KURȘUN GİBİ AĞIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 14, 2014, 05:27:10 ÖS]


ETNİK VE TOPLUMSAL KİMLİKLER NASIL OLUSUR? (Kara M Yayınevi) Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 13, 2014, 05:41:28 ÖÖ]


Ey ‘Millet’ ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 12, 2014, 05:38:00 ÖS]


Ynt: Mübarek Ramazan Ayını İdrak Edebilmek. Gönderen: turtem
[Temmuz 11, 2014, 12:48:54 ÖS]


Mübarek Ramazan Ayını İdrak Edebilmek. Gönderen: halukgta
[Temmuz 10, 2014, 11:37:36 ÖS]


HALK VE HALKÇILIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 09, 2014, 05:01:48 ÖS]


ORTA-DOĞU’NUN HAYAL(ET) DEVLETLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 06, 2014, 01:50:51 ÖS]


BİLİM ve EKMEL BEY Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 05, 2014, 10:37:45 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 05, 2014, 01:04:10 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Bruno
[Temmuz 04, 2014, 11:19:15 ÖS]


Kocası itiraf etti... Meğer Defne Samyeli Kocasını çatır çatır aldatmış! Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 02, 2014, 02:28:09 ÖS]


Benim vekillerim'i açıkça tehdidimdir Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:59:49 ÖS]


KARNINDAN KONUŞAN EMİNE ÜLKER TARHANIN MİSYONU NEDİR? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:46:00 ÖS]


EMİNE ÜLKER TARHAN’LA BAŞLAYAN YENİ SÜREÇ VE BAZI KAYGILAR Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:18:04 ÖS]


Emine Ülker tarhan hakkında yazışmalardan... Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 09:44:25 ÖS]


Diyanet işleri e. başkan yrd. Nursaçan (Cevşen), Haram para ile hacca gidilir. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 03:29:27 ÖS]


Bu rapor Erdoğan'ı bitirecek, C. Başsavcılığı kapatma istemek zorunda olacak. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:09:01 ÖÖ]


Kadına şiddet erkeğin hakkıdır. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 30, 2014, 10:34:52 ÖS]


Ayaan Hirsi Ali: Bakire Kafesi Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 30, 2014, 10:29:46 ÖS]


Hacer-ül Esved Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 30, 2014, 10:16:08 ÖS]


TÜRKMENLER IŞİD’İN İNSAFINA MI TERK EDİLECEK? Gönderen: Kemal Denizer
[Haziran 30, 2014, 07:00:01 ÖS]


Askere Din Kitabı-Diyanet yayınları Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2014, 09:01:26 ÖS]


HALKIN YOLU/ HAKKIN YOLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 29, 2014, 05:00:07 ÖS]


Kdz. Ereğli Belediyesi paraları kimlere peşkeş çekiyor? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2014, 04:32:39 ÖS]


Kürdistan artık resmen ilan edildi. Türkiye bölündü, hamd olsun. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2014, 11:42:55 ÖÖ]


TÜRKİYE'YE ABD MÜDAHALESİ İÇİN SEBEBLER YARATILIYOR…! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 29, 2014, 12:24:05 ÖÖ]


Beyinsiz mürit Cumbaba seçecek. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 10:53:25 ÖS]


İbn Meymūn'un Yemen Mektubu Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 10:07:24 ÖS]


Fethullah da Said Nursi gibi Tımarhanede yatmış! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 09:54:51 ÖS]


Muharrem İNCE’NİN DİBE ÇÖKÜŞÜ Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 08:22:13 ÖS]


Konuşarak İkna Psikolojisi, Kevin Hogan Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 02:59:19 ÖS]


İknanın Psikolojisi, Robert Cialdini Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 28, 2014, 02:49:55 ÖS]


Yaptığımız Yanlışa Çarpıcı Bir Örnek. Gönderen: halukgta
[Haziran 27, 2014, 07:57:17 ÖS]


Ynt: GELECEK ile YÜZLEŞMEK (tüm kitap ilişik) Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 27, 2014, 12:59:26 ÖS]


BAYKALLIK YAPMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 26, 2014, 02:18:16 ÖS]


Ynt: GELECEK ile YÜZLEŞMEK (tüm kitap ilişik) Gönderen: PLMPLM
[Haziran 24, 2014, 09:02:56 ÖS]


Ynt: BAYKAL’DAN BEKLENEN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2014, 03:58:59 ÖS]


BAYKAL’DAN BEKLENEN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2014, 10:20:10 ÖS]


Tolga Yarman, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 21, 2014, 11:28:37 ÖÖ]


Emperyalizm MUHALEFET'i nasıl şekillendirir? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 21, 2014, 12:01:09 ÖÖ]


Terörist Ömer el-Beşir, Ekmeleddin İhsanoğlu...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 11:56:24 ÖS]


Kredilerle ilgili ipotekler ile bu konutların tapuya tescilinde harç uygulaması Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 11:14:15 ÖS]


Memurların iş güvencesine son veriliyor Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 07:37:36 ÖS]


Sağlıklı olmak için 20 öğüt... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 06:58:54 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yonetim 2011 MD goktasinin dunya yakinindan gecmesinin animsattigi Gönderen: PLMPLM
[Haziran 20, 2014, 06:52:30 ÖS]


Duvar Yazıları...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 06:47:48 ÖS]


Aşırı stres beyin dokusunu değiştiriyor. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 05:41:45 ÖS]


Türk keskin nişancı tüfeği Fransa'da çalındı...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:46:59 ÖS]


Evrimsel Biyoloji Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:33:53 ÖS]


Avrupalılar aslında siyahmış... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:23:43 ÖS]


Biyoteknolojinin yaşamımıza olumlu katkıları üzerine... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:22:15 ÖS]


Kanser tedavisi 'sil baştan'. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:18:34 ÖS]


Yaşam ve Ölümün Sürekli Döngüsünde Ruh Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 04:15:01 ÖS]


Türklük, bir ırka aidiyet ve bir kan meselesi değil; bir Millet'e mensubiyettir. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 03:49:15 ÖS]


Big Bang Büyük Patlama Teorisi Nedir Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 01:14:53 ÖS]


Dünyanın Oluşumu | Bilimtrue Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 01:12:06 ÖS]


Akıbetimiz Dünya Durunca National Geographic Türkçe Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 01:09:30 ÖS]


Gönüllü cehaletin gücü yabana atılamaz...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 20, 2014, 01:04:32 ÖS]


KONUȘTUKÇA DAĞITIYOR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 20, 2014, 01:36:46 ÖÖ]


İKÖ nedir, hangi işlevleri yerine getirmektedir? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2014, 03:38:24 ÖS]


Karadeniz Ereğli’de Atatürk posteri ve Türk Bayrağı yoktu. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2014, 02:21:54 ÖS]


Ekmeleddin İhsanoğlu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E İHANETTİR... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2014, 02:01:40 ÖS]


PROF. DR. CANDAN'A ÇOK ÖNEMLİ GÖREV. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2014, 12:33:44 ÖÖ]


Kdz. Ereğli’de belediye başkanı Prof. Ercan Candan mıdır? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 19, 2014, 12:04:43 ÖÖ]


Tayyipgillere, Ümmet-i Muhammed'e KAPAK...! Muhaliflerin eş ve kızları helaldir. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 18, 2014, 11:03:48 ÖS]


Gelin Çocuklar! Çocuk gelinler...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 18, 2014, 10:46:44 ÖS]


Graham Fuller projesinin (Ilımlı islam) parlatılmış yüzü Ekmeleddin İhsanoğlu. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 18, 2014, 04:46:49 ÖS]


Van Gölü İnci Kefali ve Tuzlaması. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 18, 2014, 04:03:49 ÖS]


ÇAPANOĞLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 18, 2014, 01:32:22 ÖS]


Beyin sinyalleriyle Uçak kullanılmaya başlanacak. Ölümsüz insan beyni geliyor... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 18, 2014, 12:59:44 ÖÖ]


Uğur Mumcu Ekmeleddin İhsanoğlu'nu yazmıştı Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 05:30:30 ÖS]


Türkeş'in de danışmanlığını yapan Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Kemal Derviş önermiş Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 05:25:49 ÖS]


İhsanoğlu Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapmak için mi aday gösterildi? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 02:32:54 ÖS]


Erdoğan Milleti susturun dedi, Mahkeme susturdu. IŞİD yayın yasağı...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 02:27:46 ÖS]


Ekmeleddin İhsanoğlu’nun babası da CHP'nin baskılarından kaçmış! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 01:01:31 ÖS]


Büyük Cihad'dan Frenk Fodulluğuna (Bilim Fodulluktur). Ekmeleddin İhsanoğlu Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 12:43:53 ÖS]


Ynt: EKMELEDDİN KILIÇDAROĞLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 17, 2014, 11:31:27 ÖÖ]


GÜLEN'İN ADAYI EKMELEDDİN İHSANOĞLU HABERİ. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 01:37:39 ÖÖ]


Ekmeleddin İhsanoğlu, İSLAM ORDUSU KURULSUN Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 17, 2014, 12:54:45 ÖÖ]


EKMELEDDİN KILIÇDAROĞLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 17, 2014, 12:08:17 ÖÖ]


Kandil gecesi diye birşey yoktur! Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 15, 2014, 06:08:44 ÖS]


Tuğgeneral Bahtiyar Aydın Davası durduruldu Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 10:56:05 ÖS]


Doç. Dr. Barış Doster- Siyaset Bilimci. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 02:12:05 ÖS]


MİT, IŞİD'i Muammer Güler'in emriyle ağırladı' Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 02:02:18 ÖS]


AKP, cihatçılar için çıkardığı bu yasayı hatırlıyor mu? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 01:48:02 ÖS]


Musul’u IŞİD’e teslim belgesi! İşte o genelge. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 10:52:46 ÖÖ]


Yaşar Nuri Öztürk, İskilipli Vatan'a ihanet etti. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 14, 2014, 10:39:55 ÖÖ]


BDP’NİN TAŞERON AŞKI VE ERCİŞ’İN İŞTEN ATILAN İŞÇİLERİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Haziran 13, 2014, 04:58:24 ÖS]


AKP silahıyla 80 Türk rehin. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 02:17:19 ÖS]


IŞİD+AKP+PKK'nın kan kardeşliğinin ispatları. “Kerkük Kürtlerin Kudüs’üdür.” Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 01:07:08 ÖS]


Aman dikkat, şamar oğlanı değil bakan konuştu..! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 02:18:48 ÖÖ]


Bu açıklama türbanlı bacılarınıza, Hz. Tayyip Efendimize...! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 12:58:54 ÖÖ]


Mehmetçiğin katili, AKP'nin onur konuğu. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 12:51:57 ÖÖ]


Abdullah Gül’ün hayali gerçekleşti! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 12:49:43 ÖÖ]


Cemaat okulları IŞİD baskınından 3 gün önce tahliye edildi. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2014, 12:36:50 ÖÖ]


Radikal İslamcılar Türkiye'yi vurmaya başladı, Türkiye bedel ödüyor. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 11:21:49 ÖS]


IŞİD kadınların sokağa çıkmasını yasakladı. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 08:21:53 ÖS]


Allah diyor ki; "Dünya düzdür." Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 06:31:06 ÖS]


Adnan Oktar karikatürüne hapis! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 05:23:14 ÖS]


MAȘRIK İSLAM DEVLETİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 12, 2014, 04:14:15 ÖS]


İşgaldeyken kimsenin kandilini kutlamıyorum ve kutlama kabul etmiyorum. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 04:13:48 ÖS]


Ergün Poyraz, İSRAİL UŞAĞI VE HAYVANLARIN EN ASİLİ, AT! Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 03:13:34 ÖS]


TBMM'deki vekillerinizi tanıyın, IŞİD'i de Ergenekon'a Bağladılar Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 03:01:09 ÖS]


VAKIFLI TÜRK TARİHİ KURSUSU ÖNERİSİ. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 02:41:15 ÖS]


Hz. Tayyip’in konuşmalarından müritlerine anımsatmalar Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 01:29:59 ÖS]


Suriye’deki Çeçen cihadçılar: Ömer el-Şişani örneği. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 12:19:38 ÖS]


ABD IŞİD lideri Ebu Bekir Bağdadi'yi neden bıraktı? Bağdadi kimin çocuğu? Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 12, 2014, 12:10:41 ÖS]


Hastalıkların doğru teşhisini kolaylaştıracak joba Gönderen: Ortak Türkçe
[Haziran 12, 2014, 05:10:22 ÖÖ]