Gönderen Konu: Külhanbeyi ve kabadayı kime denir?  (Okunma sayısı 2358 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Külhanbeyi ve kabadayı kime denir?
« : Nisan 15, 2011, 01:20:01 ÖÖ »

KÜLHANBEYLİĞİ




Padişah 3. Selim"in 1792 yılında imzalanan Yaş Antlaşması"ndan sonra Devlette başlattığı ıslahat uygulamalarının genel adı Nizam-ı Cedit"tir. Yeni Düzen anlamına gelen bu uygulamalar çerçevesinde 1807 yılına kadar yapılan yenilikler devre damgasını vurmuştur. Bu devirde oluşturulan modern Ordu da bu adı almıştır.

Nizam-ı Cedit ordusunun kurulmasından 34 yıl sonra 1826 yılında Sultan 2. Mahmut yeniliklere karşı çıkan Yeniçeri Ocağını kaldırmıştır. Ordudan ayrılanlar yirmişer, otuzar kişilik gruplar halinde mahallelerdeki esnaflara dadanıp, astığım astık kestiğim kestik diyerek gözdağı verip, zorbalıkla haraç almaya ve mahallenin namusuna göz dikmeye başladılar.

Başlangıçta Külhanbeyleri de halkın namusunu korur, esnafa sahip çıkardı. Ancak sonradan onlar da bozulmaya yüz tuttular. Külhan, hamamların altına yerleştirilen büyük kapalı ocak ve eski Türk Hamamlarının ısıtma tertibatının bulunduğu bölümdür. Külhan, sıcaklık kısmına bitişik olur ve ayrıca dışarıdan girişi bulunurdu. Bu bölümde hamamda kullanılacak olan su, büyük bakır tekneler içinde odun ateşiyle kaynatılır, hamamın diğer bölümleri de külhandan gelen sıcak havanın döşemeler altında cehennemlik denilen özel galerilerde dolaştırılmasıyla ısıtılırdı.




Külhanbeyi sözcüğü, geceleri hamam külhanında yatan, yersiz yurtsuz kimse anlamında kullanılmıştır. Kendilerine has kıyafet ve konuşmaları olan başıboş ve haylaz takımından kimseleri ifade ediyordu.

Külhanbeyi inanışına göre bunların piri Layhar adında biridir.Söylentiye göre, hamam külhanında şarap tortularını (layhar) içen sarhoş biri olan bu adam bir gün meyhanede, Gazne"li Mahmut"un yakınlarından Senai Beyin ve çamura batan katırının şerefine kadeh kaldırır. Tam o sırada hamamın önünde hayvanı çamura gömülen Senai Bey, Layhar"ın sözlerini duyarak meyhaneye girer. Diz çökerek Layhar"ın elini öper, hayır duasını alır. Bu dua sayesinde ve Senai Beyin tedbirleriyle Gazneli Mahmut başarıya ulaşır.

İstanbul"da Külhanbeylerinin ilk barındıkları yer, fetihten sonra yapılan ilk hamam olan Gedik paşa Hamamıdır. Hamamı ısıtmak için ateş yakılan külhan kısmı birçok kimseyi barındırmaya elverişli idi. Yatacak yeri olmayanlar genellikle kış aylarında burada yatıp kalkarlardı. Bu yüzden bu kimselere Külhanbeyi denilirdi. Zamanla diğer hamamların külhanları da başıboş kişilere sığınak oldu.

Külhanbeylerinin kendilerine has argosu ve giyinişleri vardı. Eski niteliklerini kaybetmeye başlamışlardı. Külhanlarda yatma geleneği kalkmıştı. Eskiden külhanbeyleri kuşaklarını bellerine gelişigüzel dolar, başlarına sıfır numara fes, paçası bol geniş pantolon, ökçesi basık yemeni giyerlerdi.


19. yüzyılın sonlarına doğru külhanbeyi tabiri toplum içinde asalak olarak kendi başına yaşayan ve serserilik yapan ipsiz sapsız ve belirli bir nizama tabi olmayan kimseler için kullanılmaya başlamıştır. Bunlara kopuk da denilirdi. her birinin bir lakabı vardı. Ve bu lakaplarla çağırılırlardı. Bu lakaplar onları toplumdan farklı kılardı ve onların nazarında sarhoşluk, yalancılık, hırsızlık, sahtekarlık sıradan işlerdi. Külhanbeylerinin yapmakla övündükleri bazı şeyler vardı. Cakalı boyun kırmak, omuz vermek, dirsek çırpmak, çoluk çocuğa laf atmak, kadınlara sarkıntılık etmek, koç çarpıştırmak, kabara, kabara gezmek, bazen da dayak yemek onlar için marifet sayılıyordu. Birbirlerine, "˜imanım, eyvallah, yakarım, yandan gel" gibi kalıplaşmış sözler söylerlerdi.

Külhanbeyleri son dönemlerde de hamamlarda faaliyet göstermekten geri durmadılar. Müşterilerin eşyalarını çalarlar, itiraz edeni döverler ve hamamdan kovarlardı. Bir kısmı evlerde, bir kısmı bekar odalarında ve bir kısmı da sabahçı kahvelerinde sabahlarlardı.

1908 yılında 2. Meşrutiyetin ilanından sonra külhanbeyleri iyice yoldan çıkmışlar, güvenlik güçleri bunlarla baş edemez duruma gelmişti. Cumhuriyetin ilanından sonra toplumsal düzenlemeler gündeme gelmiş ve külhanbeyleri de 1940"lı yıllarda ortadan kalkmışlardır.

Daha sonraki yıllarda külhanbeyliği kabadayılık sıfatıyla birlikte anılmaya başlanmış, iki sözcük aynı manayı içermeye başlamıştır. Çünkü artık her ikisi de yozlaşmıştı. Kabadayılar da başlangıçta mahallenin namusunu, şerefini koruyan insanlardı. Ancak zamanla kirlenerek ve halkın namusuna göz diken insanlar haline gelmişlerdi.

Not:Birol Aydın"ın Kravatlı Mafya eserinden faydalanılmıştır.

En bilindik naraları ise şöyleydi:

"Anamı kesen ben! Babamı kesen ben! Var mı ulan bana yan bakan?..."


TULUMBACI KABADAYILAR

Üstleri çıplak, kurşuni şalvarları, vücutlarının çeşitli yerlerine kızgın demir ya da antimuanla yapılmış dövmeleri, kimi çıplak ayak veya ayaklarında tulumbacıların giydiği karakaçan.. İki kişinin omuzlarında taşıdıkları yirmi beş kiloluk, emme-basma tulumba, her birinin elinde balta, kürek, kazma, urgan, hortum, merdiven, teneke ibrikler, naralar atarak kimi genç, kimi ihtiyar ...

"Yangınnnn vaaaaaaaaar! Yangınnnn vaaaaaaaaaaar! - Haaaayt! Karada aslan, denizde kaplan, yetmiş iki buçuk millete duman attıran, yaman gelir, yaman gider. Kasım Paşanın yiğitleri bunlar!"

Nidaları ile tulumbacı bölüğü yangından yangına koşarlardı. Her mevki ve görevde olanlar vardı aralarında. Hangi semtte yangın çıkmış ise , o semtin tulumbacı kabadayıları bütün işlerini bırakıp yangın söndürmeye giderlerdi.



Amatör itfaiyecilik olarak kabul edilen tulumbacılık kaldırılıp itfaiyenin kurulmasından sonra çok sayıda gencin işsiz kalmasıyla ortaya çıkıyor kabadayılık.

Bakın eski bir polis nasıl tarif ediyor kabadayıları"¦

"Racon keserlerdi. En ağır raconlar kumarda hile yapmamak, başkasının kızına göz koymamak, hırsızlık yapmamaktı. Silah kaçakçılığıyla, uyuşturucuyla, çete işleriyle ilgileri yoktu. Mahallelerinde başları eğik saygılı adamlardı. Kabadayılar karakola gitmemeleriyle övünürdü. Şimdikiler gibi polise yakalanmak, hapse girip nam salmak adetleri yoktu. Birçok zaman polise yardımcı bile olmuşlardır. Bir nevi fahri polistiler."
( Koçu, R.E.;"İstanbul Tulumbacıları", s. 478, Doğan Kitapçılık (2005).


EFENDİ KABADAYILAR

Her türlü kötülükten uzak duran, yiğit, iyi yürekli, yardımsever insanlardı. Bu nitelikleriyle, külhanbeylerinden (bkz: külhanbeyi) ve diğer serseri gruplarından ayrılırlardı. Her mahallenin bir kabadayısı vardı. İstanbul"un tanınmış kabadayıları semtleri ile anılırlardı. Kabadayılar, kendilerini mahallenin düzenini sürdürmekten sorumlu sayarlardı. Mahalle sakinlerinin sorunlarını çözmeye çalışırlardı; özellikle kızları ve kadınları ayaktakımının kaba davranışlarından korurlardı; erkek çocuklarının kötü alışkınlıklar edinmelerini önlemek için kahvehanelere, meyhanelere, kumarhanelere gitmelerini engellerlerdi. Mahallenin zenginleri ve eşrafı bunları himaye ederdi. kabadayılar aynı zamanda mahallenin düzeninin de teminatıydılar. Çoğu zaman mahallede ortaya çıkan sorunun kabadayılar yoluyla çözümlenmesi gerekmiştir.

İstanbul"un eski kabadayılığı bir nevi "şehir sövalyeliği"ydi. İstanbul kabadayılığı başlı başına bir alemdi. İstanbul şövalyeliğinin kendine mahsus kanunları, raconları vardı. Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, adetleri ve alışkanlıkları ile koydukları kurallara uymaya mecburdular. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederlerdi. Çünkü çevrelerinin onlara verdiği bazı hakları ayak altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlardı.


Onlar beydi, efendiydi, ağaydı. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete lâyık olmaya dikkat ederler, kendilerine "külhanbeyi" denilmesinden ödleri kopardı. Çoğu cahildi, fakat terbiyeli adamlardı. Büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlardı. Nesneli adamlardı, zevk ehliydiler, kılık kıyafet itibariyle de, herkes gibi giyinirlerdi. Hatta iyi terzilerden giyinirlerdi, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezlerdi. Çünkü koltuk altında, bellerinde silah taşırlar, bunu da bir çalım vasıtası yapmazlardı. Çoğu sanatkardı. hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildi. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de çıkmazlardı, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardı. "olmaktan çekinirlerdi. Dostları ile bulundukları mecliste sabahlara kadar içerler, fakat sululuk yapmazlar, kendilerini kaybetmezlerdi.

Kabadayılıktan nam vermek için ilk imtihan olarak o alemde şöhret kazanmış bir kabadayıyı mağlup etmek lazımdı. Bununla birlikte hakiki kabadayılar kendisinden bahsettirecek herhangi bir olay ile övünmeyi ayıp sayarlardı. Görenler söylerler; şayet biri böyle bir olaya ilişkin soru sorarsa; "- evet. Öyle bir şey olmuştu" der geçerlerdi. Onlar için bu olaylar kabadayılık aleminin sıradan işleriydi.

Bunun yanında namlarının devam etmesi, inandıkları dava ve gerekirse kadın uğruna birbirleriyle kavga etmekten çekinmezlerdi. Aralarında anlaşamadıkları meselelerde racon kesmek konusunda anlaşmaya varır ve meseleyi bu şekilde halletmek yoluna giderlerdi. Racon kesmenin de kendisine has kuralları bulunmaktaydı.

Aslı İtalyanca olan "racon", İstanbul çapkınlarının, aralarında halledemedikleri meseleleri bir hakem vasıtasıyla karara bağlamalarıydı. Herhangi bir meselede iki taraf da hak iddia ederse, bunu hakem heyetine izah ederler, o da etraflıca dinleyip hükmünü verirdi, bu hükme hepsi itaatle mükellefti. racon kesenlerin, bitaraf olmaları, kabadayılık hayatında falsoları olmamaları, olgun ve tecrübe sahibi bulunmaları şarttı. Şayet iki taraf kesilen racona ehemmiyet vermezlerse meseleyi aralarında dövüşle hallederlerdi. Fakat bir taraf kabul eder diğer taraf kabul etmezse kabadayılık alemi, kabul etmeyeni bir dışlama ile aralarından çıkarırlardı, artık onun sözüne itimat edilmezdi ve böylece kendine başka bir çevre bulmaya mecbur olurdu.

Kabadayılar değişik ve kendilerine has isimlerle anılırlardı. Çeşme meydanında Azap kapı iskelesinde sandıkçılık eden Arap Reyhan Ağa, Haddehaneli Kel Eşref, Kasımpaşalı Hüsnü, Matlı Mustafa, Mirasyedi Necim yanında kabadayı muhitinde "abu" diye nitelenen, telaffuzundaki şive dolayısıyla kendisi Arap olmamasına rağmen bu lakapla anılan Süleymaniye sancağından Arap Abdullah ve 1909"da bir ara Büyükada"da baş komiserliğe tayin edilen sarraf Niyazi, bu alemin önde gelen ünlü kabadayılarındandı.

Sonuç olarak;
Kabadayılık ve külhanbeylik arasında dağlar kadar fark vardır... Kabadayı tarihine bakıldığı zaman görülecektir ki, kabadayı merttir, dayılanması bile efendicedir, saygılıdır, mazlumların koruyucusudur, hak-hukuk gözetir, mahalle itliği yapmaz ve her zaman iyi bir amaç için gayreti vardır ama özellikle bilinmeli ki, hiç bir zaman kabadayılar , hasmının anasına küfür etmezler! Çünkü kadın"a saygı duyarlar ama özellikle annelere! Korkusuzdurlar, iyi bıçak ve silah kullanırlar..Ünlü kabadayılar, Tatavla ve Tophaneden çıkarlarmış. Tophane kabadayılarının, Tatavla kabadayılarına nazaran üslup ve tavırlarında da daha düşük seviyede olduğu söylenir... Aşkları dilleri destandır...Her birinin bir tane sevgilisi vardır. Bu kadınlar, genelde namlı fahişelerdir.

Kabadayılar, karakola çağırıldıkları zaman asla gitmezlik etmezler. Hatta en iyi kıyafetlerini giyip, devletin karşısına çıktıklarında da, her zaman hem makamlara, hem de devlete karşı son derece saygılı oldukları söylenir...

Oysa külhan bey"ler, kopuk takımındandır, serkeştir ve keştir, kuralsızdır, gelene geçene sataşır, ağzını ayarı yoktur, sadece kendi çıkarını düşünür, kimseye saygı duymaz, kendinden güçlüsüne kolay eğilip bükülür... Açıkçası külhan beyler, kabadayılar arasında hor görülür...

alıntı...
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Siyasette Külhanbeyi nasıl olunur?
« Yanıtla #1 : Nisan 15, 2011, 02:37:24 ÖÖ »
Mersinli Çiftçi: Öldük bittik sayın başbakan. Bende bir şey yok rahat olun, devletimin başbakanı...
Tayyip erdoğan: Bir dakka girmeyin. Artislik yapma...
çiftçi: Artislik yapmıyorum lütfen hakaret etmeyin.
başbakan: Böyle bağırılmaz. Artislik yapma.
çiftçi: Artislik yapmıyorum sanatçı değilim ben.
başbakan: Artislik yapma, iyi bi sanatçısın. Terbiyesizlik yapma.
çiftçi: Tarım bakanınızın anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz?
başbakan: Lan bana anayasayı öğretme.
çifçti: Lan mı?
başbakan: Evet.
çiftçi: Canın sağolsun.
başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?
çiftçi: Ne zaman?
başbakan: Şimdi.
çifçti: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağladı!
başbakan: Hadi, ananı al git burdan lan!
çifçti: Lan diye hitap etme! Ayıp be! Kim vuruyor, neden vuruyorsunuz?
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

 

Son İletiler/Konular

Helal Kesim Kandırmacası. Gönderen: halukgta
[Bugün, 01:13:10 ÖS]


‘STRATEJİK DERİNLİK’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Dün, 10:07:17 ÖS]


Egon Friedell-Antik Yunan Kültür Tarihi Gönderen: ahmetdursun
[Dün, 06:17:25 ÖS]


Kürtçe Öğretmenlerinin Atama Çığlığı Gönderen: ahmetdursun
[Dün, 02:05:39 ÖÖ]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN-2 Gönderen: Delimemed
[Ağustos 30, 2014, 01:11:18 ÖS]


Bir Görmemişlik, sonradan görmüşlük hikâyesi… Cumhurbaşkanı Forsu Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 10:05:52 ÖS]


Sabancı Vakfı Üniversiteye Giriş Bursu Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 04:08:15 ÖS]


Ynt: İslamı Yaşarken Büyük Yanlışlar Yapıyoruz. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 01:18:21 ÖS]


Sırrı Süreyya Önder'den Emine Erdoğan'a: Türküm, tedavi oluyorum! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 29, 2014, 12:55:11 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Ağustos 28, 2014, 04:17:12 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: marksçı
[Ağustos 28, 2014, 03:02:26 ÖS]


İslamı Yaşarken Büyük Yanlışlar Yapıyoruz. Gönderen: halukgta
[Ağustos 27, 2014, 12:37:07 ÖS]


Din tüccarlığının adı İNANÇ TURİZMİ olunca...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 26, 2014, 04:06:37 ÖS]


Vakıflar Dergisi 11-20 arası Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 11:46:47 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 10:57:46 ÖS]


ISPARTA DA BÜYÜK VURGUN Gönderen: Delimemed
[Ağustos 25, 2014, 10:25:40 ÖS]


VAKIFLAR DERGİSİ 1-10 arası Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 09:47:09 ÖS]


Küresel raporların tek konusu, "TÜRKİYE'DE KEMALİZM KRİZİ! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 09:36:17 ÖS]


Ynt: Aradığınız bazı E-Kitaplar Gönderen: Delimemed
[Ağustos 25, 2014, 04:03:41 ÖS]


Babil Kitaplığı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 03:33:48 ÖS]


İslam Ansiklopedisi 44 cilt Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 03:00:14 ÖS]


Eğirdir'de Özelleştirme Kararı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 01:27:10 ÖÖ]


Türk mezarı ile Caber Kalesi bambaşka yerlerdir. Süleyman Şah Türbesi yanlışlar. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 25, 2014, 12:42:42 ÖÖ]


Ynt: Kur'an da Nesih Edilen Ayet Var mıdır Gönderen: halukgta
[Ağustos 24, 2014, 11:33:53 ÖÖ]


Türkiye ensest ve pedofilide Avrupa birinci liginde! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 23, 2014, 02:53:11 ÖS]


Onur Öymen, ‘BND ile görüşme’ neden yalanlanmıyor? Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 23, 2014, 02:38:38 ÖS]


Cumhurbaşkanlığı Savunma Reformu Raporu. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 23, 2014, 02:28:14 ÖS]


RESTORASYON Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 22, 2014, 07:22:06 ÖS]


Ynt: EĞİRDİR PETROLLERİ NASIL UNUTTURULDU?!.. Gönderen: Kemal Denizer
[Ağustos 20, 2014, 05:27:54 ÖS]


EĞİRDİR PETROLLERİ NASIL UNUTTURULDU? Gönderen: Delimemed
[Ağustos 20, 2014, 01:35:21 ÖS]


ERDEMİR KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI BAĞLANTI YOLLARININ YAPILMASI Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 19, 2014, 02:29:33 ÖS]


Güçlü Ve Sağlam Bir İmanın Yolu..... Gönderen: halukgta
[Ağustos 18, 2014, 06:49:11 ÖS]


Tak Türbanı, her yol serbest olsun. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 18, 2014, 05:53:54 ÖS]


Adam yeni Allah'a oy veriyor normaldir. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 18, 2014, 03:32:15 ÖS]


Yeni otomobil alacaklar dikkat, Sürüş Destek Sistemleri-Şoförsüz sürüşe az kaldı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 18, 2014, 02:44:07 ÖS]


Türban, bayraktan neden daha önemlidir? Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 17, 2014, 10:02:29 ÖÖ]


ABD-Dünyaya Demokrasi dersi verirken, özgürlükleri kısıtlamak… Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 17, 2014, 09:52:10 ÖÖ]


YSK "Devlet Başkanı seçilmiştir" dedi, TC ibaresini kaldırdı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 17, 2014, 03:53:18 ÖÖ]


IŞİD Kürdistan için devreye sokuldu. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 17, 2014, 03:16:33 ÖÖ]


Türklerde "Diz vurma" töresi Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 16, 2014, 06:27:51 ÖS]


IŞİD'den yeni katliam Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 16, 2014, 01:24:10 ÖS]


Bütün analar tek kalptir-Fatima ana Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 16, 2014, 12:33:40 ÖS]


Cono larla ilgili bilgisi olan varmı? Gönderen: Delimemed
[Ağustos 16, 2014, 11:23:49 ÖÖ]


YABANCIYA TOPRAK SATIŞI...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 16, 2014, 10:36:12 ÖÖ]


Etnografya Dergisi 1-20 Cilt arası. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 15, 2014, 11:52:53 ÖS]


Yunan, adalarımıza el koydu haberin var mı? Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 15, 2014, 10:12:39 ÖS]


Ynt: Sosyal Çatışma ve Din; Sosyal Psikoloji Nedir? Gönderen: efiratcan
[Ağustos 15, 2014, 09:42:42 ÖS]


Arkeoloji Dergisi 1-26 Cilt arası Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 14, 2014, 06:38:13 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: hasanturk
[Ağustos 14, 2014, 06:08:28 ÖS]


Araç sahipleri sevinecek mi? Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 14, 2014, 03:31:34 ÖS]


Terörist başının tutukluluk koşulları AİHM'e aykırı...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 13, 2014, 05:49:18 ÖS]


IŞİD Erdoğan'ı tehdit etti, Bize Biat Etsin Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 13, 2014, 04:34:29 ÖS]


''Kılıçdaroğlu bıraksın'' diyen altı kişilik gruba sert tepki... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 13, 2014, 03:59:33 ÖS]


DR CÜNEYT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 12, 2014, 06:29:53 ÖS]


Prof. Tolga YARMAN: CB SÜRECİ BİTMEDİ! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 12, 2014, 03:13:39 ÖS]


Ekmelettin İhsanoğlu, Amacıma ulaştım çok mutluyum...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 12, 2014, 01:19:57 ÖS]


Milletin karısına, kızına orospu damgası vuran müftü...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 11, 2014, 05:03:29 ÖS]


KİME OY VERMİȘ OLDUK ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 09, 2014, 04:09:20 ÖS]


Fırdöndüler Erdoğan'a bağış izdihamı yarattı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2014, 06:58:58 ÖS]


Tuğrul Türkeş, Ermeni olmak suç mu? Demiş...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 05:58:55 ÖS]


IŞİD'li çeteler İstanbul'da halkı tehdit ediyor. AKP buna neden göz yumuyor. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 05:25:40 ÖS]


CB adaylarının yüz analizi ortaya çıktı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 05:14:30 ÖS]


NSA, Tundra Freeze kodlu yüz tanıma sitemi kullandığını açıkladı. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 05:05:26 ÖS]


Boykot Neden intihardır, Dr. Orhan Çekiç...! CIA ERDOĞAN’I NEDEN HEDEF ALDI... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 04:50:03 ÖS]


Başbakan ülkenin CEO'sudur Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 04:38:54 ÖS]


ŞEYTANIN DEMOKRASİSİ...! Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 07, 2014, 04:10:13 ÖS]


HAKİKAT VE GERÇEK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 07, 2014, 01:49:02 ÖS]


SOMA, TUNÇBİLEK VE ORHANELİ’Nİ DE SATIYORLAR. Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ağustos 06, 2014, 06:46:38 ÖS]


MİLYONDA BİR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 06, 2014, 12:04:06 ÖS]


Osmanlı arşiv araştırmaları için destek kaynaklar... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 06, 2014, 12:30:29 ÖÖ]


Kimlikte Din Hanesi kaldırıldı, dava açmaya gerek yok. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 05, 2014, 03:21:16 ÖS]


Ynt: ‘ÇOK ACİL ÇAĞRI’YA ÇOK ACİL YANIT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 05, 2014, 12:59:34 ÖS]


HAKİKAT ve DÜȘÜNCE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 05, 2014, 12:50:06 ÖS]


Ynt: ‘ÇOK ACİL ÇAĞRI’YA ÇOK ACİL YANIT Gönderen: ferdi
[Ağustos 04, 2014, 05:54:32 ÖS]


‘ÇOK ACİL ÇAĞRI’YA ÇOK ACİL YANIT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 04, 2014, 02:45:48 ÖS]


11 AĞUSTOS 2014 Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 04, 2014, 01:37:50 ÖÖ]


'Berlusconi'den Ruby'ye 6 milyon Euro sus payı'. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2014, 03:29:43 ÖS]


Allah, Felsefe ve Bilim - Caner Taslaman (Mehtap TV - Tek Parça) Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2014, 03:10:49 ÖS]


Kıbrıs Konulu dosyalar... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2014, 02:26:20 ÖS]


ATATÜRK ve ANA DİLDE İBADET Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2014, 01:48:59 ÖS]


MASONİK BİLDERBERG,TÜRKİYE, CFR-Kamuda Tehlikeli Reform Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2014, 11:21:34 ÖÖ]


BASİRETİ BAĞLANMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 02, 2014, 11:34:01 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Delimemed
[Ağustos 01, 2014, 08:07:36 ÖS]


SURİYELİ İŞÇİ TEHLİKESİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ağustos 01, 2014, 06:59:45 ÖS]


İŞÇİLER NEDEN SAĞ PARTİLERE OY VERİYOR? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ağustos 01, 2014, 06:55:01 ÖS]


ULUSAL SOL İDEOLOJİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 31, 2014, 11:56:16 ÖS]


ȘU FİLİSTİN DAVASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 31, 2014, 04:24:55 ÖÖ]


Âmin kelimesi geleneksel İslam’a Hıristiyan ya da Yahudi kaynaklarından girmiş. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 30, 2014, 04:43:33 ÖS]


1-893 Nolu Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 30, 2014, 12:36:31 ÖS]


İSRAİL ENFORMASYON MERKEZİ-İSRAİL Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 30, 2014, 11:57:23 ÖÖ]


Ynt: Meryem Anamızın Aslında Evli Olduğunu Söyleyen.... Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 29, 2014, 08:15:54 ÖS]


AFFERİM MAHMUD Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 27, 2014, 02:36:24 ÖÖ]


Bizi Yönetecekleri EHİL İnsanlardan Seçelim. Gönderen: halukgta
[Temmuz 26, 2014, 12:38:35 ÖS]


‘MİLLİ İRADE' ve KOMPLO Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 25, 2014, 03:17:55 ÖÖ]


NİHAYET YSK DOĞRU SEÇMEN SAYISINI AÇIKLADI Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 23, 2014, 11:02:40 ÖS]


PARANIZLA KUMAR OYNUYORLAR Gönderen: Mehmet Akkaya
[Temmuz 23, 2014, 06:25:51 ÖS]


Kürt petrol satışlarının perde arkası Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 22, 2014, 04:58:33 ÖS]


VE ZEKERİYA ȪZ GİTTİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 22, 2014, 01:07:31 ÖÖ]


Meryem Anamızın Aslında Evli Olduğunu Söyleyen.... Gönderen: halukgta
[Temmuz 20, 2014, 05:27:42 ÖS]


‘İĞFAL’ YILLARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2014, 01:11:19 ÖÖ]


VAH FİLİSTİN VAH Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2014, 01:53:43 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 18, 2014, 04:10:25 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: aysedogu
[Temmuz 18, 2014, 02:02:36 ÖS]


Bakara 184. Ayeti Nasıl Anlamalıyız. Gönderen: halukgta
[Temmuz 18, 2014, 10:47:21 ÖÖ]


REJİM TEHLİKESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 17, 2014, 04:37:13 ÖS]


NASA, Yalnız olmadığımız kanıtlanacak dedi. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 16, 2014, 08:47:10 ÖS]


EMEKLİNİN KADERİNİ EMPERYALİST MERKEZLER BELİRLİYOR! Gönderen: Mehmet Akkaya
[Temmuz 16, 2014, 05:45:25 ÖS]


TIPIȘ TIPIȘ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2014, 01:00:35 ÖS]


HAVA KURȘUN GİBİ AĞIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 14, 2014, 05:27:10 ÖS]


ETNİK VE TOPLUMSAL KİMLİKLER NASIL OLUSUR? (Kara M Yayınevi) Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 13, 2014, 05:41:28 ÖÖ]


Ey ‘Millet’ ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 12, 2014, 05:38:00 ÖS]


Ynt: Mübarek Ramazan Ayını İdrak Edebilmek. Gönderen: turtem
[Temmuz 11, 2014, 12:48:54 ÖS]


Mübarek Ramazan Ayını İdrak Edebilmek. Gönderen: halukgta
[Temmuz 10, 2014, 11:37:36 ÖS]


HALK VE HALKÇILIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 09, 2014, 05:01:48 ÖS]


ORTA-DOĞU’NUN HAYAL(ET) DEVLETLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 06, 2014, 01:50:51 ÖS]


BİLİM ve EKMEL BEY Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 05, 2014, 10:37:45 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Kemal Denizer
[Temmuz 05, 2014, 01:04:10 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Bruno
[Temmuz 04, 2014, 11:19:15 ÖS]


Kocası itiraf etti... Meğer Defne Samyeli Kocasını çatır çatır aldatmış! Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 02, 2014, 02:28:09 ÖS]


Benim vekillerim'i açıkça tehdidimdir Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:59:49 ÖS]


KARNINDAN KONUŞAN EMİNE ÜLKER TARHANIN MİSYONU NEDİR? Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:46:00 ÖS]


EMİNE ÜLKER TARHAN’LA BAŞLAYAN YENİ SÜREÇ VE BAZI KAYGILAR Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:18:04 ÖS]


Emine Ülker tarhan hakkında yazışmalardan... Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 09:44:25 ÖS]


Diyanet işleri e. başkan yrd. Nursaçan (Cevşen), Haram para ile hacca gidilir. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 03:29:27 ÖS]


Bu rapor Erdoğan'ı bitirecek, C. Başsavcılığı kapatma istemek zorunda olacak. Gönderen: ahmetdursun
[Temmuz 01, 2014, 10:09:01 ÖÖ]