Gönderen Konu: Sünnet, Yararlı mı, Zararlı mı?  (Okunma sayısı 15064 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sünnet, Yararlı mı, Zararlı mı?
« : Ağustos 27, 2010, 07:05:09 ÖS »
Bu güne kadar hep sünnetin faydalı olduğu, gereksiz ve ileride sorun olabilen bir deri parçasını atmaktan ibaret olduğu ve başkaca da faydaları bulunduğu yalanıyla yetiştik.

Ancak gerçek bu değil!

Önce bazı Türk uzmanların görüşleriyle başlayalım...

Nil Gün (Araştırmacı Yazar, "Sünnetle İlgili Yalan ve Gerçekler" kitabının yazarı)

Sünnetin sağlığa büyük zararları var. Kesilen sadece işe yaramaz bir deri parçası değil. O kesilen parça, içinde sinir uçlarının, kan damarlarının, salgı bezlerinin bulunduğu bir mekanizma. O işe yaramaz diye kesilen deri parçasının koruyucu görevi ve cinsel işlevi var. Sünnet olduktan sonra bir çok alanda erkek zarar görüyor. 6 bin yıllık bir gelenek bu.

SÜNNET SADECE DOĞAYA DEĞİL TIP ETİĞİNE DE AYKIRIDIR
http://www.kuraldisi.net/product_info.php?products_id=299

---

Sünnet sonrası gelişen glans penis amputasyonu ve hipospadias: Olgu sunumu
Muazzez Çevik1, Özgür Söğüt2, Mehmet Emin Boleken1, Kaya Halil2, Servet Öcal1
1Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi AD, ŞanlıUrfa, Türkiye
2Harran Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Acil Tıp AD, ŞanlıUrfa, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Sünnet, ameliyat, komplikasyon, penis amputasyon
http://www.ulusalcerrahidergisi.org/text.php3?id=962

---

Sünnet, Haç, tartışmalar...

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Uzmanların Sünnet hakkındaki görüşleri
« Yanıtla #1 : Ağustos 27, 2010, 07:07:48 ÖS »
Söz konusu sünnet olduğunda, öyle sanıyorum ki amaçlanan, cinsel ilişkiyi azaltmak, cinsel organı zayıflatmak, ve bu şekilde erkeğin mutedil olmasını sağlamaktır. Bazı insanlar sanırlar ki, sünnet, erkeğin yapısındaki bir bozukluğu gidermek içindir - ama buna herkes kolaylıkla cevap verebilir : Nasıl olur da tabiatta yaratıklar dışarıdan düzeltmeyi gerektirecek kadar eksik olabilirler, hele bu özellikle üstderi (sünnet derisi) gibi işlevi açık seçik belli olan bir yapı ise?
Ibn Meymun,  filozof, (1190)


Dr. Osman Sabuncuoğlu (Uzman psikiyatrist)
"4 - 6 yaş arasındaki erkek çocukları, "psiko - dinamik" olarak özel bir döneme girer. Babalarının kendilerine zarar vereceği, pipilerini keseceği türünde kaygıları vardır. Tam da bu süreçteyken sünnet edilmeleri, ileri yaşlarda cinsel hayatlarını olumsuz etkiler.


Dr. Haydar Dümen (Seksolog)
"Sünnet bütünüyle olumsuz bir eylemdir. Baştan sona yanlış. Çünkü, adı ister Tanrı, ister doğa olsun, evrenin süreçleri içinde bedenimizde ne bir hücremiz fazla, ne eksiktir. Bu yüzden doğa ya da Tanrı hatalı imalat yaratmaz. Sünnet 5 - 6 yaş arasında yapıldığında, psikolojik zararları daha fazla olur. Bu yaşlarda yapılan sünnet sonucunda, "Kastrasyon kompmleksi" dediğimiz, pipi kesilme korkusu oluşur. Bu da, psikoseksüel gelişim döneminde derin izler bırakır."


Doç. Dr. Nusret Kaya (Psikiyatrist)
"Sünnet 2 yaşından sonra yapılırsa çocuklarda, "kastrasyon kompleksi" adı verilen bir takıntıyı artırabilir. Bunun anlamı, "pipi kesimi korkusu"dur. Pipisinin ucundan gitmesi, çocukta değişik korkulara neden oluyor. Bu da ileriki yıllarda, "ejekülasyon pirecokcks" dedilen erken boşalmaya sebep oluyor. Erken boşalma yaşayan erkekler, kadınlarda vajinal orgazm yetersizliğine ve dişi gücüne ulaşamamasına yol açıyor."

Prof. Dr. Cemil Topuzlu
"Güya sünnetin temizlik bakımından faydası varmış; sünnetsizlik yüzünden hastalıklar oluyormuş. Pekâla, bunu kabul edelim. Lakin binde bir kişide tesadüf olunan bu hastalıklar için bütün Müslüman çocukların mühim bir uzuvlarını hayatları bahasına ve din uğruna kestirmekte mana nedir? Bence ileride vukua gelmesi muhtemel hastalıklar için [çocuğu] sünnet ettirmek, ileride apandisiti patlar diye bütün çocuklarımızın apandisitlerini çıkartmayı tavsiye etmekten farklı değildir. "

Detaylar...
http://www.geocities.com/tabibler/

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Amerika doktorlar birliğinin sünnet görüşü.
« Yanıtla #2 : Ağustos 27, 2010, 07:09:27 ÖS »
Halen gittikçe artan sayıda doktor rutin yenidoğan sünnetine karşıdır. Bu doktorlar kimsenin, bir başkasının cinsel vücut parçalarını zorla almaya hakkı olmadığını kabul eder. Ayrıca doktorların da, çocuklar üzerinde uygulanan bu acı verici, tıbbi açıdan gereksiz prosedürde yeralmamaları gerektiğine inanırlar.

Rutin sünnetler yalnızca Altın Kuralı ihlal etmekle kalmaz, aynı zamanda tıbbi uygulamaların temel ilkesi olan "İlk Önce Zarar Verme" ilkesini de ihlal eder. Şaşırtıcı şekilde, sünnet, A.M.A. Ahlak Kuralları"nın yedi maddesinin hepsini de ihlal eder.

Ana-Babanın doktora , ne zaman ve nasıl uygulamada bulunacağını söylediği garip uygulama tııbın başka hiçbir yerinde yoktur. *Çağdaş tıbbi etiğe göre, ana-babanın çocuklarının yararına olmayan müdahalelere izin verme yetkileri yoktur.

"Korku, acı, şekil bozma, *güçten düşürme ve aşağılama insan ruhunu kırmaya çalışmanın tipik yollarıdır. Sünnet hepsini içerir."


Geoffrey T. Falk tarafından çeşitli kaynaklardan derlenen bilgiler

Sünnet Nedir?

Sünnet, *penis başını kaplayan mukozal *dokunun ve deri tabakasının cerrahi olarak kaldırılmasıdır. Bu çifte tabaka daha çok sünnet derisi (penis üst derisi) olarak bilinmektedir

Anne-Babaları konu hakkında mümkün olduğunca bilgilenmeye davet ediyoruz. İşlemin kendisinin cerrahi risklerinin farkında olmalıdırlar. Doktorunuzla adım-adım süreç hakkında konuşun. Eğer mümkünse, işlemi yapılırken (hastane vs. yerde ) kendiniz izleyiniz, ve nasıl bir şey olduğunu öğreniniz.

International Coalition for Genital Integrity, sünneti "birinci dereceden *cinsel açıdan sakatlayıcı operasyon" sınıfına sokmuştur.

Sünnet Derisi ne işe yarar?

Sünnet Derisinin üç işlevi vardır : *cinsel işlevi, koruyucu işlevi, ve duyarlılık işlevi

Doğum sonrasında genellikle sünnet derisi penise yapışık haldedir. Daha sonra kendiliğinden ayrılır. Bebeğe bez bağlandığı bu dönemdeki işlevi , penisi tahrişten ve yaralanmalardan korumaktır. Hayat boyunca da penis başını yumuşak ve nemli tutarak travma ve yaralanmalardan korur.

Sünnet derisindeki mukoza ve frenulum gibi belirli bölgeler; *özellikle hassas dokulardan oluşmuştur ve cinsel zevke katkıda bulunurlar. Buradaki özelleşmiş sinir uçları, cinsel zevki ve kontrolü arttırır.
http://www.cirp.org/library/anatomy/taylor/
***********************
* İç deri, doğrudan penis başı ile temas halinde olan mukoza tabakasıdır. Ağzın içindeki yüzey gibi olan bu tabaka, yapı, incelik özelliği, ve rengi bakımından üst-derinin (sünnet derisinin) geri kalanından farklıdır.

*Frenulum, penisten gelen ve üst-derinin iç yüzeyine eklenen özellikle hassas olan ince bir zardır.

*Ayrıca, üst-derinin iç tabakası ve genel penis derisinin kesişimi olan özel bir bölge daha vardır. Bu bölgenin üst-derinin hareketini sağlayan özel kasları vardır. Buradaki dokunma duyusu, dudaklarınki kadar gelişmiştir.

Sertleşmiş halinde penisin üstderi *içinde hareket edebileceği geniş bir alan vardır. Penis bu alan içerisinde hareket edebilir, ve tahriş olmaktan, yapay kayganlaştırıcılara duyulan ihtiyaçtan kurtulur. Penis başı ve üst-deri doğal olarak birbirlerini uyarırlar. Warren ve Bigelow, *penis üst-derisinin cinsel ilişki sırasındaki görevlerinden bazılarını açıklamışlardır.
http://www.cirp.org/library/general/warren2/

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sünnet Nasıl Zarar Verir?
« Yanıtla #3 : Ağustos 27, 2010, 07:11:59 ÖS »
Paul M. Fleiss, MD, MPH, University of Southern California Medical Center”da yardımcı klinik pediatri profesörüdür. Ulusal ve uluslararası tıbbi dergilerde yayınlanan pek çok makalenin yazarıdır.

Sünnet Nasıl Zarar Verir?…

Sünnetin “tıbbi yararları”(!) hakkındaki tartışma, nadiren sünnetin gerçek sonuçlarına değinir.

Sünnet Köreltir: Kesilen deri miktarına bağlı olarak, sünnet, erkeği penis derisinin %80 kadar veya daha fazlasından mahrum bırakır. Sünnet derisinin uzunluğuna bağlı olarak, onu kesmek, penisi %25 veya daha fazla kısa yapar. Özenli anatomik araştırmalar göstermiştir ki, sünnet bir metreden fazla damar, arter, ve kılcal damarları, 80 metreye yakın sinir uzunluğunu, ve 20,000″den fazla sinir ucunu yok eder. 31 Üst-derinin kasları, bezleri, mukoz tabakası, ve epitelyal dokusu da bunların yanında tabii ki yok olmuştur.

Sünnet Hissizleştirir: Sünnet penisi radikal bir şekilde hissizleştirir. Üst-deri (sünnet derisi) amputasyonu, üst-derinin kendisindeki zengin sinir ağını ve sinir alıcılarını yok etmek anlamına gelir. Sünnet, neredeyse her zaman frenulumu ya yok eder ya da büyük zarar verir. Koruyucu üst-derinin kaybedilmesi glansı hissizleştirir. Sürekli dışarda kalan glansı (penis başı) kaplayan membran şimdi sürekli aşınma ve irritasyon ile karşı-karşıya olduğundan keratinleşir, sert ve kuru olur. Normal, sağlam bir peniste, mukoz zarın tam altında olan glanstaki sinir uçları, şimdi birbiri üstüne oluşan keratin tabakalarının altına gömülmüştür. Köreltilmiş glans(penis başı) şimdi donuk, gri ve sklerotik bir görünüm alır.

Sünnet Etkisiz Kılar: Sünnet ile büyük miktardaki penis derisinin amputasyonu, geri kalan deriyi kalıcı olarak hareketsiz hale getirir. Bu hareket kaybı, glansın normal olarak uyarıldığı mekanizmayı yok eder. Sünnetli penis sert hale geldiğinde, geri kalan hareketsiz hale gelmiş deri gerilir, bazen bu o kadar sıkı olur ki tüm penisi kaplamaya yetmez. Normalde penis gövdesi üzerinde kıl yoktur, ama bu şekilde, torba vs. üzerindeki kıllı deri de penise kadar çekilir. Cerrahi olarak dış ortama maruz hale getirilen glansın mukozası sebaceous bezlerini içermez. Üst-derinin emolyantları ve koruması olmadan, galns(penis başı) kurur, çatlamaya ve kanamaya meyilli hale gelir.

Sünnet Şekli Bozar: Sünnet, penisin görünüşünü büyük ölçüde değiştirir. Normalde bir iç organ olan glansı, kalıcı olarak bir dış organ haline getirir. Sünnet üst-deriyi yırtmayı gerektirdiğinden, glansın da bazı parçaları kopabilir. Üstderinin parçaları ham glansa yapışabilir ve yerinden kopmuş, sarkan deri parçaları ve köprüleri oluşturabilir.32

Yara oluşumuna ve kesilen deri miktarına bakarak, sünnetli deri kalıcı olarak eğik bir hal alabilir, ya da sertleşme sırasında eğilebilir.33 Yara dokusunun büzülmesi, penis gövdesini karnın içine doğru çekebilir, bu da gerçekte penisin kısalması, hatta bazen tamamen kaybolması anlamına gelir. 34

Sünnet Dolaşıma Zarar Verir: Sünnet, penis derisindeki ve penis başındaki normal kan dolaşımını bozar. Ana penis arterlerine akmak isteyen kan, yarma noktasındaki yara dokusu ile engellenir, bu da kanın daha ilerdeki diğer kılcal damarları beslemek yerine geri doğru akmasına neden olur. Kandan yoksun olan olan meatus büzülüp yara oluşturabilir, bu da idrar akışını engeller. 35 Meatal Stenosis denen bu durum, genellikle düzeltici cerrahi müdahale gerektirir. Bu hastalık neredeyse tamamen sünnetli çocuklara özeldir.

Sünnet, aynı zamanda lenf kanallarını da keser, lenfin dolaşımı bozulur ve bazen *lymphedema denen, penisin geri kalan derisinin, sıkışıp kalan lenf ile dolup şiştiği, acı verici ve şekil *bozucu rahatsızlık ortaya çıkar.

Sünnet Gelişen Beyne Zarar Verir: Önde gelen tıbbi dergilerde yayınlanan yeni yapılan çalışmalarla ilgili makaleler, sünnetin, *beyin üzerinde, gelişen beyin merkezlerini olumsuz yönde etkileyerek, *uzun süreli zararlı etkileri olduğunu söylemektedir. 36 Sünnetli erkeklerin sünnetsiz erkekler ya da kızlara göre daha düşük bir acıya dayanma eşikleri vardır. 37 Gelişim nörofizyolojisti *Dr. James Prescott, sünnetin daha derin ve daha ciddi nörolojik zarara yol açmış olabileceğini de söylemektedir.38, 39

Sünnet Hijyen ve Sağlık Dışıdır : Sünnet hakkında en yaygın olan efsanelerden biri, sünnetin penisi daha temiz ve bakımı daha kolay yaptığıdır. Bu doğru değildir. Gözkapakları olmadan gözler daha temiz olmaz, penis de üstderi olmadan daha temiz olmaz. Yapay olarak dış organ haline getirilen glans (penis başı) ve meatus, kire ve aşınmaya sürekli açık haldedir, bu da sünnetli penisi daha kirli yapar. Koruyucu üstderinin kaybolması, üriner yolu bakteri ve viral patojenlere karşı korumasız bırakır.

Sünnet yarası pek çoklarının sandığından daha büyüktür. Bu yalnızca geri kalan derinin iç ve dış birleşme noktaları değildir. Sünnet olmadan önce bir bebeğin üstderisi penis başında ayrılmalıdır, tam anlamıyla söylemek gerekirse, bu canlı canlı derisini yüzmek, yırtmaktır. Bu da geriye kanayan, geniş ve açık bir alan bırakır. En iyi ihtimalle, bu geniş alan yalnızca bir çeşit proto-mukoza tarafından korunmaktadır. Hastalık yapıcılar bu açıklıktan kolaylıkla içeri girebilirler.

http://www.mothersagainstcirc.org/

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Şafi'nin "hikmet"kelimesini peygamberin sünneti şeklindeki yorumlaması..
« Yanıtla #4 : Ağustos 27, 2010, 07:26:06 ÖS »
Klasik hukuksal anlayışı ilk kez ortaya koyan meşhur hukukçu İmam Şafi, yukarıdaki ayettte ve benzer başka ayetlerde geçen "hikmet" kelimesinin ,"sünnet"yada "hadis"olduğunu iddia etmiştir. Ana eseri olan "Risale""de buna değinmektedir; "...Bu şekilde ALLAH, "kitaptan" ki o Kur"an"dır ve "hikmet"ten bahsetmektedir.Kur"an"ı çok iyi bilen ve aynı fikirde olduğum bazı kişilerin, buradaki "hikmet"in peygamberin sünneti olduğunu söylediğini duydum.Bu da ALLAH"ın sözü ile aynıdır, fakat en doğrusunu ALLAH bilir.Çünkü burada "Kur"an" ve peşisıra "hikmet"ten bahsedilmektedir;Daha sonra da ALLAH"ın insanlara kitabı ve hikmeti öğreterek yapmış olduğu iyiliğe değinilmektedir.işte bu sebeple "hikmetin", peygamberin sünneti dışında bir şeyi işaret etmesi mümkün değildir".

Şafi"nin "hikmet"kelimesini peygamberin sünneti şeklindeki yorumlaması, meseleyi halletmekten ziyade başka soru işaretlerini akla getirmekte.

Acaba Şafi bu yorumunda haklı mıdır? Onun bu yorumu için başka bir Kur"ansal bir dayanak daha ortaya koymadığı da açıktır.Bunun yerine o, sadece aynı fikirde olduğu bazı "uzman"ların görüşünü aktarmaktadır.Kimdir bu "uzmanlar" ve onların delilleri nedir,Şafi bu konularda bizi yine aydınlatmamakta. Mantık bilimine göre herhangi bir kişi tarafından ortaya konan herhangi bir görüşü sorgulayabiliriz ,ama kesin olan bir şeyi değil. Yukarıda verilen alıntıda Şafi, olasılık ifade eden bir durumdan kesinlik ifade eden bir sonuca,yeterli delil"leri ortaya koymadan atlayıvermiştir.

Bu ise bilimsel bir yaklaşım olarak kabul edilemez. *** ALLAH, Kur"an"ı açıklayacak olanın kendisi olduğunu ifade etmektedir.Bu da Kur"an"ın kendi kendini açıkladığı anlamına gelir.Bu ipucundan haraketle "hikmet" kelimesini ele alırsak yirmi ayrı yerde geçen "hikmet" kelimesinin, "Kur"an öğretisi" yada "elçi ve nebilere verilen genel bilgelik" anlamı taşıdığı ortaya çıkmaktadır."Bu sana Rabbinin vahyettiği hikmetten bir kısımdır" ayeti ile hikmet kavramı, 22 ile 38.ayet arasında anlatılan, putlara tapmamak, dürüst ve iyliksever olmak gibi değerlere bağlanmaktadır. Başka bir kullanım da;

Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?"demişti. Onlar: "Kabul ettik" dediler. (Allah da) dedi ki: "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım".( 3:81) ayetinde geçen "hikmettir".

Burada tüm ilahi kitaplar ve onların içeriklerinden bahsedilmektedir.Yine başka bir ayette de Lokman"a verilen hikmette değinilmektedir ki, buradaki anlamda da yine bilgeliktir.Yukarıda verilen Kur"ansal deliller ışığında iki sonuca varabiliriz; Birincisi, 2:129 ayetinde geçen ve Şafi tarafından hadis ve sünnet olarak yorumlanan "hikmet", Kur"an daki ahlaki öğretilerdir.İkincisi de, genel olarak bu tip bir bilgeliğin tüm peygamberlere verilmiş olduğudur. Muhammed SvS "˜de bir peygamber ve idareci olarak bu bilgeliği kendi halkına aktarmıştır ve bir kısım hadisler de bunu hala görmek mümkündür.Diğer yandan bu ayetlerin bağlamından hiçbir şekilde Peygamber"in sözlerinin, Kur"an"ın yanında ayrıca bir dinsel kaynak olduğuna dair, Kur"ansal bir anlam çıkartılamaz.

Bu noktada Kur"an"da geçen hadis ve sünnet kelimelerinin incelenmesiyle de ilginç bilgileri açığa çıkmaktadır : Kur"an"da geçen sünnet kelimesi ile, daima" İlahi kanunlardan oluşan sistem" ve "eskilerin halleri" kasdedilmiştir ve bu kelimenin hiç bir kullanımında , peygamberin hal ve hareketine değinilmez : "Bu, ALLAH"ın daima geçerli olan sünnetidir. ALLAH"ın sünnetinde bir değişiklik olmaz."(48:23) "Allah, sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını (sünnetini) size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (4:26)

Tamamı...
http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=17

Mustafa Dincer

  • Ziyaretçi
Ynt: Sünnet,Yararlı mı,Zararlı mı?
« Yanıtla #5 : Ağustos 27, 2010, 09:58:09 ÖS »
Ahmet bey, teşekkürler

Böyle önemli bir konuda bilinçlendirdiğiniz için (Bu arada size ne zaman bir MADALYA verilecek, bilinçlendirme çalışmalarınızdan dolayı. Bu kadar posta 10 binlere yaklaşıyor)

Doç. Dr. Nusret Kaya (Psikiyatrist)
"Sünnet 2 yaşından sonra yapılırsa çocuklarda, "kastrasyon kompleksi" adı verilen bir takıntıyı artırabilir.

Dr. Haydar Dümen (Seksolog)
"Sünnet bütünüyle olumsuz bir eylemdir. Baştan sona yanlış. Çünkü, adı ister Tanrı, ister doğa olsun, evrenin süreçleri içinde bedenimizde ne bir hücremiz fazla, ne eksiktir. Bu yüzden doğa ya da Tanrı hatalı imalat yaratmaz. Sünnet 5 - 6 yaş arasında yapıldığında, psikolojik zararları daha fazla olur. Bu yaşlarda yapılan sünnet sonucunda, "Kastrasyon kompmleksi" dediğimiz, pipi kesilme korkusu oluşur. Bu da, psikoseksüel gelişim döneminde derin izler bırakır."


9 Tanrı devamen İbrahim"e şunları söyledi: "Ve sen ahdime bağlı kalacaksın, sen ve senden sonra soyun nesiller boyu ahdime bağlı kalacaksınız. 10 Sizlerle ve sizden sonra gelecek soyunuzla ahdim şudur: Aranızdaki her erkek sünnet olacak. 11 Evet, sünnet olacaksınız; sizinle Benim aramdaki ahdin işareti bu olacak. 12 Evinizde doğmuş olsun, soyunuzdan olmayan bir yabancıdan satın alınmış olsun, sekiz günlük her erkek çocuk sünnet edilecek ve bu nesiller boyu sürecek. 13 Senin evinde doğan ya da satın aldığın her erkek mutlaka sünnet edilecek. Bedenlerinizde işareti bulunan ahdim devirler boyu süren bir ahit olacak. 14 Bir erkek sünnetsizse ve sünnet olmazsa, o can halkının arasında yaşatılmayacak. O ahdimi çiğnemiştir."

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
KADIN SÜNNETİNİN KÖKENİ
« Yanıtla #6 : Ağustos 27, 2010, 10:33:06 ÖS »
10.000 postanın farkında bile değilim.
Okunduysa ne mutlu....
*****************

KADIN SÜNNETİNİN KÖKENİ
BM verilerine göre, her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi yaşıyor.(Kadın sünneti, "˜"Afrika ülkelerinde kadınlığa atılan ilk adım"" olarak tanıtılıyor.)"¦

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet ediliyor, bunlardan yaklaşık 2 milyonu hayatı tehlikeye yaşıyor.

Stockholm Rinkeby Belediyesi"nde Kadın Çalışmaları Merkezi"nde danışmanlık yapan ve Uçan Süpürge İsveç Sorumlusu olan Tülin Uygur, kadın sünneti geleneğinin, yaygın olarak Afrika kıtasının orta bölümünde bulunan 30 ülkede görüldüğünü belirtti. Bu bölgedeki kadınların yüzde 72"sinin, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik gruplardaki veya kabilelerdeki kadınların ise yüzde 18"inin sünnetli olduğunu dile getiren Uygur, Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği, Endonezya, Malezya ve Kuzey Irak"taki bazı Kürt bölgelerindede daha az olmakla birlikte sünnet geleneğine rastlandığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü"nün (WHO), 1975 yılından sonra kadın sünnetini incelemeye başladığını belirten Tülin Uygur, Avrupa"nın ise 1980"den sonra Afrika"dan gelen göçler nedeniyle bu soruna ilgisinin arttığını vurguladı. Bu ülkelerden gelen göçmenlerin, kadın sünnetini, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya"ya taşıdığını ifade eden Uygur, bundan sonra kadın sünnetinin, kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun olmayadevam ettiğini vurguladı.

Tülin Uygur, "BM verilerine göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet oluyor. Ayrıca yaklaşık her yıl 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi içinde yaşıyor" dedi.

KADIN SÜNNETİNİN KÖKENİ
Mısır"da yapılan arkeolojik kazılarda, bazı kadın mumyaların sünnetli olduğunun belirlendiğini, kadın sünnetinin, MÖ 1600"lü yıllardan kalan duvar resimlerinde de detaylı şekilde tasvir edildiğini belirtti.

Bu verilerin, kadın sünnetinin çok eski çağlara dayandığının kanıtı olduğunu kaydeden Uygur, sünnetin, Afrika"da Hıristiyan, Müslüman, Musevilerin yanı sıra tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da yoğun olarak uygulanmasının, geleneğin tarihinin, tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu gösterdiğini kaydetti.

ÇOCUK SAYISI KADAR SÜNNET
Uygur, Dünya Sağlık Örgütü"ne (WHO) göre, kadın sünnetinin, delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine, kanamaya yol açacak çeşitli bitkiler yerleştirme gibi şekillerde uygulandığını belirtti. Cibuti, Somali ve Sudan"da ise kadınların yüzde 98"inin, sünnetin en ağır şekli olan "firavun yöntemi-infibulation" ile sünnet edildiğini bildiren Uygur, ayrıca Mısır"ın güneyi, Eritre, Etiyopya, Gambia, Çad, Kenya ve Mali"nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetin uygulandığını kaydetti. Uygur, firavun yönteminde, kadınların her doğum sonrası yeniden sünnet edildiğini, doğurdukları çocuk sayısı kadar sünnet olduğunu, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

"SÜNNETLİ KIZLARIN STATÜLERİ YÜKSELİYOR"
Sünnet yaşının bölgelere göre değiştiğini ifade eden Uygur, Etiyopya ve Nijerya"da kız bebeklerin 8 günlükken, Mısır"da 3-8, Sudan"da 5-8, Somali"de 4-10 ve diğer pek çok ülkede ise 13-15 yaşları arasında sünnetin yapıldığını kaydetti

Sünnetin, genital bölge uyuşturulmadan bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları ve keskin teneke kenarları kullanılarak yapıldığını anlatan Uygur, yaranın tutturulmasında ise ağaç dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kılları ve deriden elde edilen ipliğin kullanıldığını kaydetti.

Uygur, kadının sünnet edilmesinin, "büyümenin" ve "kadınlığa atılan ilk adımın gereği" olarak tanıtıldığını ifade ederek, "Sünnet olan kızlara hediyeler ve elbiseler sunulur. Az çığlık atan kızlar, herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar, hem acıları, hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır. Ancak sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir. Evlenmeleri garanti altına alınır" dedi.

Sünnetle birlikte sağlık sorunlarının da başladığını anlatan Uygur, uyuşturulmadan ve steril olmayan araçlarla yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması gibi sorunların ortaya çıktığını ifade etti.

Tülin Uygur, gelişmiş ülkelerin, Afrika"nın sadece yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla ilgilenmesinin, bazı misyoner grupların da olayısadece "antropolojik boyutlarıyla" incelemesinin, sorunun göz ardı edilmesine yol açtığını belirtildi.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Diri diri gömülen kıza suçun neydi diye sorulduğunda.
« Yanıtla #7 : Ağustos 27, 2010, 11:09:51 ÖS »
Diri diri gömülen kıza suçun neydi diye sorulduğunda.
Yedi kardeşten ikisi, iki kız çocuğu"¦ Babaları hamallık yaparak sağlıyor ailenin geçimini. Ağabeyleri Yunus on yıl önce, 12 yaşındayken kayboldu, varlığı yokluğu bir olanlardandı, varlığı ve yokluğu umursanmadı, bir daha da bulunamadı.

Yedi kardeşten ikisi, iki kız çocuğu"¦ Daha büyük olanı beşinci sınıftayken tecavüze uğradı. Bir kere tecavüze uğramış olması, daha sonraki tecavüzler için yeterli bir gerekçeydi örgütlenmiş kötülüğün gözünde. Bir kere tecavüz edildi çocuk bedenine ve sonra örgütlenmiş kötülük bir gofret ya da bir paket bisküvi karşılığında çocuk bedeninde tatmin etti en alçakça arzularını.

Ablayla yetinmedi örgütlenmiş kötülük ve kız çocuklarından daha küçük olanını kestirdi bu kez gözüne; mademki abla bütün bir kent erkeklerinin arzu nesnesi olmuştu bir kez, kardeşi de neden olmasındı?
İki kız kardeşle yetinmedi örgütlenmiş kötülük ve başka minik kız çocuklarını da dâhil etti kötülüğün sofrasına.

Tamamı...
http://ahmetdursun374.blogcu.com/diri-diri-gomulen-kiza-sucun-neydi-diye-soruldugunda/7738668

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sünnet ilk Defa 1860'da mastürbasyonu önlemek amacıyla kabul edildi.
« Yanıtla #8 : Kasım 26, 2013, 06:07:42 ÖS »
Sünnet ilk Defa 1860 yılında mastürbasyonu önlemek amacıyla kabul edildi.

Ekten indiriniz.

Sünnet yaptırmamayı seçtim, mahalle baskısı yaşıyorum/Resim

Not: İndireceğiniz dosya çocuklar için uygun olmadığından şifrelenmiştir.

***

GANİMET MALI OLARAK KADIN

Fasıl: FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu: Resulullah (sav)`ın Fazilet Ve Menkıbeleri
Ravi: Cabir
Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana beş şey verilmiştir ki, bunlar benden önceki peygamberlerden hiçbirine verilmemiştir. Her peygamber sadece kendi kavmine gönderilmiştir. Ben ise kırmızılara (Acemlere) ve siyahlara (Araplara) da gönderildim. Bana ganimetler helal kılındı. Hâlbuki benden öncekilerden kimseye helal değildi..."HadisNo: 4349

Fasıl: İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu: Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah`tan çekinsin, ma`rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nispet ederse, ateşteki yerini hazırlasın."HadisNo: 94

GANİMET İÇİNDE CARİYELER DE VARDIR.
Fasıl: GAZVELER BÖLÜMÜ
Konu: Gazveler - Muhtelif Seriyyeler
Ravi: Büyerde
Hadis: Resulullah (sav), Hz. Ali (ra)`yi humusu (ganimetin beşte birini) almak üzere Halid`e gönderdi. Halid (ra), humsu ona verdi. Ali, ondan (kendine) bir cariye seçti. Ali, geceleyin gusül yapmış olarak sabaha erdi. Ali`ye kızmıştım. Halid (ra)`e: "Şunu görmüyor musun?" diye söylendim. Sonra da Resulullah (sav)`a gelince durumu anlattım. "Ey Büyerde!" buyurdular, "sen Ali`ye kızıyor musun?" "Evet!" dedim. "Kızma!" buyurdular, "zira onun humustaki hissesi aldığından fazladır." [Ondan sonra Ali en çok sevdiğim insan oldu.] Hadis No: 4301
 
"Ey Muhammed! Sana ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: "Ganimetler Allah`ın ve Peygamberindir, inanıyorsanız Allah`tan sakının..." (Enfal, 1)

Fasıl: TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu: Ahzab Suresi
Ravi: Ümmü Hani
Hadis: Resulullah (sav) beni istemişti. Kendisine özür beyan ettim, özrümü kabul etti. Sonra Cenab-ı Hakk şu ayeti indirdi: "Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin zevcelerini ve Allah`ın sana ganimet (olarak nasib) ettiklerinden sağ elinin malik olduğu kadınları...Eğer mü`min bir kadın kendisini Peygamber`e bağışlayıp da eğer Peygamber de nikahla almak isterse onu (fakat bu sonuncusunu) diğer mü`minlere değil, yalınız sana has olmak üzere senin için helal kıldık." (Ahzab, 50)..."HadisNo: 749

Bu ayetle başka bir şey daha görüyoruz ki cariyelerle cinsel birleşme yaşayabilmek için onlarla nikâh akdi kurmak şart olmadığı gibi,  kendisini mehirsiz bir erkeğe teslim edebilen kadınlar da vardır ve bu kadınlar yalnız Peygamber'e helaldir. Daha açık bir ifadeyle; peygamber, diğer Müslümanlardan farklı olarak istediği kadını mehirsiz alabilme hakkına Allah'ın vahiysiyle sahip olmuştur. Kütüb-ü sitte'ye girmiş bir hadisinde Ayşe boşuna dememiştir : "görüyorum ki senin Allahın yalnızca senin hevanın keyfi peşinde."

KADINLAR DA GANİMET ve MAL olabiliyor:
Fasıl: CİHAD BÖLÜMÜ
Konu: Ganimetler Ve Fey
Ravi: Katade
Hadis: Resulullah (sav) gazveye bizzat iştirak edince, onun sehm-i safiyy denen riyaset hissesi olurdu. Bu hisseyi, taksimden önce köle, cariye, at gibi ganimete dâhil mallardan dilediğinden alırdı. Safiyye validemiz de işte bu hissedendi. Gazveye bizzat iştirak etmediği takdirde bu hisse gıyabında ayrılırdı, ancak bu durumda seçme hakkı yoktu (ne ayrılmışsa onu kabul ederdi.) Hadis No: 1125

Fasıl: NİKÂH BÖLÜMÜ
Konu: Resulullah (sav)`ın Zevceleri
Ravi: Enes
Hadis: Resulullah (sav) Hayber`e geldi. Allah kaleyi fethetmeyi müyesser kılınca, kendisine Safiyye Bintu Huyey İbni Ahtab`ın güzelliğinden bahsedildi. Safiyye`nin kocası savaş sırasında öldürülmüştü. Kadın daha yeni evlenmişti. Aleyhissalatu vesselam, ganimetten pay olarak kendisine onu seçti. Oradan Safiyye ile birlikte çıktılar. Revha nam mevkiye geldiler. Aleyhissalatu vesselam orada gerdek yaptı. Sonra küçük bir yaygı içerisinde has (denen hurma, yağ ve keş`ten mamul bir yemek) hazırladı. Sonra bana: "Etrafındakileri çağır!" buyurdu. Bu, Resulullah (sav)`ın Safıyye için verdiği düğün yemeği idi. Sonra oradan Medine`ye hareket ettik. Resulullah (sav) Safiyye için, bineğinin terkisine bir örtü seriyordu. Sonra devesinin yanında çömelip dizini dayadı. Safiyye (ra), dizine basarak deveye bindi. Hadis No: 5617

Gündüz, İslam ordusunca kocası öldürülmüş olan Safiye gece Peygamber'le gerdeğe giriyor... Bu gerçekten şaşılacak bir durumdur. Safiye'nin kendi rızasıyla eşinin öldürüldüğü gün başkasıyla evlenip gerdeğe girmesi bizim Türk Örf ve Adetlerimizle bağdaşmayan bir hal olduğundan tasvip de edilemez.

Müslümanların, Peygamber'in zevce çokluğunu savunmalarında daima "eşleri yaşlıydı, onları korumak için evlendi, duldular" türünde söylemleri vardır. Söz konusu hadiste Safiye peygamberle gerdeğe girdiğinde 13 yaşındaydı. Dul olması sebebiyle ve korumak maksatlı bir evlilik olmuş olsaydı ne gerdeğe girme söz konusu olabilirdi ne de bu gerdek olayı kocasının öldürüldüğü günün gecesi olurdu. Zaten kocasını öldüren düşmanla izdivaç etmesi ayrıca düşünülmesi gereken bir husus.
Kaynak ve detaylar

***

Alman mahkemesi: Sünnet yasa dışı-Yahudi ve Hıristiyanlarda sünnet
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=18512.0

MISIR'DA İSLAMCILAR KADIN SÜNNETİNİ YASALLAŞTIRMAK İSTİYOR
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=19035.0

Muhammed'in Yahudi açılımı
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=10832.0

Eyvah, Tanrı din mi değiştiriyor?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8365.0

Kur'an hakkında bazı bilgiler, Kur'an ve diğerlerinde kızlar
http://ahmetdursun374.blogcu.com/kur-an-hakkinda-bazi-bilgiler/8624480

Atatürk nasıl sünnet oldu?
www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=14761.0

Atatürk’ün de, Muhammed’in de cenaze namazının camide-mescitte kılınmadığını biliyor muydunuz?
http://panteidar.wordpress.com/2009/10/28/bunlari-biliyor-musunuz/

Kuran’dan önceki kitaplarda Muhammed’in adının geçtiğinin kanıtlanamaması.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/kabe-nin-mo-800-lu-yillarda-yapildigi-tahmin-ediliyor/8945196

Kâbe'nin, MÖ. 800'lü yıllarda yapıldığı...
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8217.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.430
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kur'an'da sünnet kelimesi.
« Yanıtla #9 : Kasım 26, 2013, 07:23:40 ÖS »
Kur’an ve Zebur’da doğrudan sünnet kelimesi geçmez.

Bu nedenle İslam uleması Kur'ân, Sünnet, İcmâ, Kıyas şeklinde delillendirmek yoluyla Sünnet’i İslam’a da yamamışlardır.

Muhammed’in 40 yaşından sonra Sünnet olmasıyla ilgili hiçbir kaynak kayıt göstermemiştir.

Ancak peygamberlerin bazılarının sünnetli olduğu iddiası üzerine Muhammed’in de sünnetli olduğu ravilerine az da olsa rastlanır ki bunlar halk hikâyeleri niteliğinden öteye gidemez.

Bu hikâyelere en büyük delil İmam Suyuti’nin Celaleddin Ebu’l Fazl Abdurrahman b. Kemaleddin Ebu Bekir b. Muhammed el - Huzayrî es-Suyuti (İmam Abdurrahman Celaleddin Es - Suyuti) şiiri gösterilmektedir.

Şiirinde Âdem, Şit, Nuh, Sam, İdris, Musa, Salih, Lut, Yusuf, Şuayb, Yunus, Süleyman, Yahya ve İsa olduğunu belirttiği ve şiirin sonunun Hatem’le bitmesinin de Muhammed’in sünnetli olduğunun ifadesi olduğu iddia edilmiştir.

Yani iddia sahiplerine göre Hatem, Muhammed’i işaret etmektedir.

Öyleyse bakalım Allah’ın Kur’an’da unutup, bazı metinlerinde unutmadığı Sünnet kelimesine.

Gerçekten de İslam gelmeden önce Muhammed Sünnetli ise o halde hangi dinden olduğunu siz düşünün. Din değiştirene neden ölüm cezası verildiğini de anlamış olacaksınız.

Ayrıca bize gelenek diye sokulan birçok uygulamanın neden Tevrat’ta var olduğuna düşünmeye davet ediyorum.

Her zamanki gibi kendi elimdeki kaynaklardan sizlerin dikkatine sunuyorum.

Ahmet Dursun

Ektedir

***

Hak dine mensup olanların en azından İbrâhim (a.s.)’den beri sünnet olma özelliği bilinmektedir. Câhiliyye mensupları, bu hak dinden esinlenip etkilenmişler, kendi uydurma tanrılarına ve putperest inançlarına bu sünneti yozlaştırarak katmışlardır.



Zeus’tan önce tanrı olarak tapınılan Anadolu’lu Priapos, eski Mısır’da tanrı Min, Hindistan’da Siva (Linga) birer erkeklik organı şeklinde idi. Ayrıca, erkeklik organını nazardan ve her türlü kötü etkilerden korumak için bazı ilkel câhiliyye toplumları organlarına kılıf takarlardı.

Buna penis kılıfı denir. Özellikle Melanezya, Güney Amerika, Sudan eski toplumlarınca kullanılmıştır. Bu kılıf, kabaktan, kamıştan, palmiye yapraklarından, mercandan yapılırmış.

www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=18118.0

 

Son İletiler/Konular

Ynt: ULUSALCILIK İVME KAZANACAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Dün, 09:57:20 ÖS]


Ynt: ULUSALCILIK İVME KAZANACAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Dün, 09:23:39 ÖS]


ULUSALCILIK İVME KAZANACAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Dün, 04:54:47 ÖS]


TAŞERON İŞÇİSİNİN ZAFERİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Dün, 04:46:39 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 13. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Dün, 01:10:29 ÖS]


DİZ ÜSTÜ YAŞAMAKTANSA AYAKTA ÖLMEK YEĞDİR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 17, 2014, 05:13:31 ÖÖ]


Operasyon sayesinde Alman basınında da rezil olduk... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 16, 2014, 10:21:55 ÖÖ]


"Işık Motor" Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 15, 2014, 11:58:59 ÖÖ]


OPERASYON ve DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 15, 2014, 01:42:23 ÖÖ]


Ynt: HASSA ORDUSUNUN HASSASİYETİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 14, 2014, 05:53:54 ÖS]


Ynt: Paçozlaşmak üzerine Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 14, 2014, 04:48:39 ÖS]


Ynt: HASSA ORDUSUNUN HASSASİYETİ Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 14, 2014, 04:40:11 ÖS]


Susmadık susmayacağız biz gazeteciyiz.. (Shut up, we won't shut up we are jo.... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 14, 2014, 10:24:21 ÖÖ]


DER VALLAHİ ‘DARBE’ DER ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 14, 2014, 03:09:02 ÖÖ]


Ynt: HASSA ORDUSUNUN HASSASİYETİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 13, 2014, 09:56:58 ÖS]


Oyun Oynanıyor Manevi basınından Erdoğan'a faili meçhul yanıtı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 13, 2014, 06:03:34 ÖS]


Paçozlaşmak üzerine Gönderen: Kemal Denizer
[Aralık 13, 2014, 03:58:02 ÖÖ]


HASSA ORDUSUNUN HASSASİYETİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 12, 2014, 11:05:15 ÖS]


ULUSAL ‘HAYSİYET’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 12, 2014, 01:11:26 ÖÖ]


Senarist yardımcısı Berlin Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 11, 2014, 04:56:33 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 11. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 11, 2014, 02:03:56 ÖS]


HAYSİYET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 11, 2014, 12:44:37 ÖÖ]


IŞID'e karşı yeni göstermelik ittifak Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 10, 2014, 08:58:14 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 10. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 10, 2014, 12:26:54 ÖS]


İNKAR YASASI’NIN GEREKÇELERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 10, 2014, 12:46:13 ÖÖ]


Dini Öğrenmenin Yaşı. Gönderen: halukgta
[Aralık 09, 2014, 04:30:32 ÖS]


AİHM tazminatı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 09, 2014, 10:30:38 ÖÖ]


TEPELİ KÖYÜN MIZIKACILARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 09, 2014, 02:58:12 ÖÖ]


Kıbrıs'tan çağrı: ‘TC eğitim sisteminden vazgeçilmeli’ Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 08, 2014, 08:21:22 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 9. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 08, 2014, 12:51:38 ÖS]


DÜZEN PARTİLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 07, 2014, 03:56:51 ÖS]


17-25 Aralık, "Hırsızlar haftası" ilan edilsin. Haydi TBMM... Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 07, 2014, 03:37:48 ÖS]


Yaptıklarından pişman Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 07, 2014, 02:48:50 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 8. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 07, 2014, 01:28:15 ÖS]


Biliyor musunuz, İnandığınız güç ne... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 07, 2014, 12:28:39 ÖÖ]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 7. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 06, 2014, 12:13:25 ÖS]


Bir Can Paker Kitabı-Geriye Bakmak Yok... Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 05, 2014, 10:28:35 ÖS]


Atatürk O.Ç idi, adamlar iddia ediyor, şimdi Tayyip O. Ç oldu. Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 05, 2014, 10:02:31 ÖS]


Bizimkiler sapıktı biz biliyorduk ama dünya bunu bilmiyordu, şimdi öğrendiler... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 05, 2014, 06:59:31 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 6. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 05, 2014, 01:41:35 ÖS]


AÇILIMIN İÇİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 05, 2014, 04:29:28 ÖÖ]


Dicle Nehri Hakkında Cenevre Konsensusu: Bir Dönüm Noktası mı? Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 04, 2014, 08:52:09 ÖS]


Atatürk'ün vasiyeti Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 04, 2014, 08:43:06 ÖS]


SOMA’DA İŞTEN ATILAN 2250 İŞÇİ, HAKLARINIZI BİLİYOR MUSUNUZ? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Aralık 04, 2014, 08:33:49 ÖS]


Türkiye’de Terör Senaryosu Uyarısıymış Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 04, 2014, 11:57:32 ÖÖ]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 5. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 04, 2014, 09:09:01 ÖÖ]


YATAĞAN İŞÇİSİ, SİZİN İÇİN DE SAVAŞIYOR Gönderen: Mehmet Akkaya
[Aralık 03, 2014, 06:30:17 ÖS]


Kendi politik yapıları altında oluşan olgu nedeni ile Almanya Mültecilere Karşı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 03, 2014, 01:49:13 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 4. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 03, 2014, 09:42:22 ÖÖ]


BURHAN (N’)ETTİN KUZU (YU) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 03, 2014, 03:24:39 ÖÖ]


Ynt: ANAPAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 03, 2014, 03:19:45 ÖÖ]


Ynt: ANAPAR Gönderen: Kemal Denizer
[Aralık 03, 2014, 12:59:20 ÖÖ]


Ynt: ANAPAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 03, 2014, 12:11:20 ÖÖ]


Ynt: ANAPAR Gönderen: Kemal Denizer
[Aralık 02, 2014, 11:48:58 ÖS]


ANAPAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 02, 2014, 11:33:46 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 3. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 02, 2014, 09:40:19 ÖÖ]


Ortodoks kilisesinin elinde Muhammed’in resmi var mı? Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 02, 2014, 12:30:21 ÖÖ]


1864 VİLAYET NİZAMNAMESİ’NİN 150.YILDÖNÜMÜ SEMPOZYUMU Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 01, 2014, 05:11:00 ÖS]


Ynt: BÜTÜN PROFESÖRLER TUTUKLANMALIDIR Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 01, 2014, 05:01:02 ÖS]


Pez... olan Sancak bakın ne demiş : "Çıkarın lan Can Dündar pez...ni o listeden" Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 01, 2014, 04:08:49 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 2. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Aralık 01, 2014, 08:14:09 ÖÖ]


ÖZGÜRLÜK- EŞİTLİK- ADALET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 01, 2014, 02:15:45 ÖÖ]


Senarist ve senaryo yönetmeni ABD Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 30, 2014, 09:50:01 ÖS]


Kamu yararı kalkalı, sömürü en üst safhaya erişti. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 30, 2014, 05:00:53 ÖS]


Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir. Gönderen: halukgta
[Kasım 30, 2014, 04:07:41 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 022 ( Konu 1. kısım ) Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 30, 2014, 08:57:48 ÖÖ]


Ynt: BÜTÜN PROFESÖRLER TUTUKLANMALIDIR Gönderen: Kemal Denizer
[Kasım 30, 2014, 02:24:06 ÖÖ]


Ynt: BÜTÜN PROFESÖRLER TUTUKLANMALIDIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 30, 2014, 12:00:42 ÖÖ]


BÜTÜN PROFESÖRLER TUTUKLANMALIDIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 28, 2014, 11:12:18 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 021 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 28, 2014, 04:42:30 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: mehmeturan
[Kasım 28, 2014, 04:35:26 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 020 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 27, 2014, 08:54:40 ÖS]


Bakalım ne olacak; İspanya'da yolsuzluk depremi Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 27, 2014, 05:11:59 ÖS]


40 yılda 40 kilometre yol yapamadılar. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 27, 2014, 03:58:48 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 019 Zaman Tüneli - 15 - Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 27, 2014, 01:37:55 ÖS]


Kıbrıslı Türklerin AB hüsranı Bölüm -4- Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 27, 2014, 10:14:08 ÖÖ]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 018 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 26, 2014, 05:01:01 ÖS]


Kıbrıs’ın unutulanları: Kıbrıslı Türkler Bölüm -3- Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 26, 2014, 12:25:40 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 017 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 10:05:29 ÖS]


Kıbrıs’ta müzakerelere siyaset kilidi Bölüm -2- Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 06:30:22 ÖS]


Hidrokarbon adası Kıbrıs Bölüm -1- Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 05:16:16 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Suzy
[Kasım 25, 2014, 03:48:23 ÖS]


Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 02:48:00 ÖS]


Af edilmeyen Af Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 01:11:04 ÖS]


Ynt: LAİKLİK İLKESİ /ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (10) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 25, 2014, 01:07:51 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 016 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 25, 2014, 09:58:23 ÖÖ]


LAİKLİK İLKESİ /ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (10) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 25, 2014, 02:46:44 ÖÖ]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 015 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 24, 2014, 01:24:52 ÖS]


Küba dağlarına cami dikeli, Mars’ta camilerin varlığı ortaya çıktı. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 24, 2014, 12:51:34 ÖS]


Evrensel’in Yolsuzluk Haberciliğine de Dava Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 24, 2014, 12:40:09 ÖS]


Joe Biden'in Ekümenik talebiyle ne ilgisi olabilir? Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 24, 2014, 01:22:43 ÖÖ]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 014 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 23, 2014, 09:24:05 ÖS]


Rusya Hedef Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 23, 2014, 05:40:34 ÖS]


Din savaşlarının yan görüntüsü olarak Edirne’de Sinagog Tartışması... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 23, 2014, 03:01:54 ÖS]


Arşivleyin... Dersim nedir, ne değildir? Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 23, 2014, 02:21:47 ÖS]


Yazarın Günlüklerinden Bölüm 013 Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 23, 2014, 11:46:15 ÖÖ]


SIĞIRDAKİ SIPA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 22, 2014, 04:28:21 ÖS]


Senaryo Finansörü ABD Dışişleri'nden Irak'ın Bütünlüğüne Vurgu... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 22, 2014, 11:07:28 ÖÖ]


Sette doğal oluşum.... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 22, 2014, 09:01:22 ÖÖ]


Rusya: Petro-savaş' ta bizde varız... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 21, 2014, 11:10:11 ÖS]


Zor ve Uzun Bir satranç oyunu... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 21, 2014, 06:32:06 ÖS]


‘İSKÂN’ ve ‘SÜRGÜN’ /ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (9) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 21, 2014, 02:42:50 ÖÖ]


Stres ve İman İlişkisi...... Gönderen: halukgta
[Kasım 20, 2014, 08:50:50 ÖS]


Çok köşelisin be Coni! Gönderen: Meltem yeli
[Kasım 20, 2014, 12:52:24 ÖÖ]


SİSTEM VE UYUŞTURUCU… Gönderen: Mehmet Akkaya
[Kasım 19, 2014, 01:38:30 ÖS]


Türkiye'nin son durumu 'Üçüncü göz' Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 19, 2014, 08:56:28 ÖÖ]


AKP-Almanya’da ‘muta nikahı’ kavgası! Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 19, 2014, 01:28:59 ÖÖ]


Ne güzel kendileri finanse edip kendileri korkuyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 18, 2014, 02:37:04 ÖS]


‘BEN SİZE KAN VE GÖZYAŞI ÖNERİYORUM’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 18, 2014, 01:10:30 ÖS]


Dün ABD Kuvvetleri Irak yasal terörist Birliklerini Eğitmeye Başladı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 17, 2014, 11:42:13 ÖÖ]


Saldırı Kötü İlişkilerin sebebi mi? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 16, 2014, 04:34:10 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: arsivci1
[Kasım 16, 2014, 12:10:16 ÖÖ]


DUALARDA NE İSTENİYOR ALLAH'TAN ? Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 10:15:41 ÖS]


‘Beyci Nasıl Geri Alındı’? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 15, 2014, 04:56:26 ÖS]


GÖRÜLEN İHTİYAÇ ÜZERİNE , BİLİNÇLİ SEÇMEN ARANMAKTADIR ( ! ) Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 12:24:48 ÖS]


ÇARESİZ ve ETKİSİZ SEÇMEN KİMLİĞİ Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 12:02:24 ÖS]


Türkiye'de Suriyeli Sığınmacılara Tepki Artıyor mu? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 15, 2014, 09:58:07 ÖÖ]


Tarhan, 'Anadolu'yu Amerika'nın Sesi'ne Anlattı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 14, 2014, 03:15:19 ÖS]


Ynt: Osmanlı arşiv araştırmaları için destek kaynaklar... Gönderen: demerer
[Kasım 14, 2014, 04:30:13 ÖÖ]


TÜRKİYE’DE CIA'NIN BESLEDİĞİ ÖRGÜTLER - 2013 Gönderen: Mehmet Akkaya
[Kasım 13, 2014, 11:17:50 ÖS]


Tünel'den gelen ses , Hasret Gönderen: Talat Alp
[Kasım 13, 2014, 08:09:11 ÖS]


Suriyeli mülteci krizi senarist tarafından büyüdükçe büyüyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 06:52:15 ÖS]


Senaryolar güncelleniyor Ortadoğu'da ağır suçlamalar Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 05:34:19 ÖS]


Gizlilik için yapılan gizli sansür; WSJ, Almanya ve Türkiye’yi kapatıyor Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 05:04:26 ÖS]


ABD’de dini bayram ibarelerine kısıtlama… Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 13, 2014, 02:16:25 ÖÖ]


KAZIK KADAR ADAM! Gönderen: Meltem yeli
[Kasım 13, 2014, 12:43:47 ÖÖ]