Gönderen Konu: UĞUR MUMCU  (Okunma sayısı 1609 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı AliDemirtas

  • Ali Demirtaş
  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 267
  • Puan: +11/-0
  • Cinsiyet: Bay
UĞUR MUMCU
« : Ocak 08, 2008, 10:22:27 ÖS »
Uğur Mumcu ( 1942)- (24.01.1993)



--------------------------------------------------------------------------------
1942 yılında Kırşehir"de doğdu.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"ni bitirdi (1966), aynı fakülteye asistan olarak girdi(1968).Bilahare 1974 yılında asistanlıktan ayrılarak yazarlığa başladı.Cumhuriyet gazetesinde günlük yazılar yazdı.24 ocak 1993 tarihinde bir suikastle öldürüldü.

ESERLERİ:Sakıncalı Piyade(tiyatro), yanında inceleme eserleri yazdı: suçlular ve Güçlüler, Mobilya Dosyası, Bir Pulsuz Dilekçe, Büyüklerimiz, Çıkmaz Sokak, Tüfek İcad Oldu, Silah Kaçakçılığı ve Terör, Liberal Çiftlik, 12 Eylül Adaleti, Terörsüz Özgürlük, Rabıta, Söz Meclisten İçeri, Papa-Mafya-Ağca, Devrimci ve Demokrat, Sosyalizm ve Bağımsızlık, İnkılap Mektupları, Kürt Dosyası.

Büyüklerimiz
Uğur Mumcu
Um:ag Yayınları





Siyasal içerikli yazılarıyla bir köşe yazarı olarak bildiğimiz Uğur Mumcu bu kitapta, 1980 öncesinde siyasal yaşamda adı duyulan, belli dönemlere damgasını vurmuş birçok ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü yazarının ustalığı ile anlatıyor. Mumcu"nun, o dönemde Politika ve Çivi gazetelerinde Mehmet Ferda takma adıyla yayınladığı bu yaşam öyküleri, zamanın "ünlü Türk büyükleri" (!) için birer kimlik kartı niteliğinde. Genç okuyucular, bu, kerameti kendilerinden menkul ünlü(!)lerin bir kısmını tanımayabilirler. Ama haksızlık etmesinler; böyle ünlülerin günümüzde de birçok örneği yok mu? Kitaptaki adların yerine, bugün tanıdıkları ünlülerin adını yazsalar, çok fazla şey değişmeyeceğini görecekler.




İnkılap Mektupları
Uğur Mumcu
Um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"İhtilal örgütleri niçin kuruldu? İlk ihtilal örgütünü kuranların düşünceleri neydi? Dünyaya ve Türkiye"nin sorunlarına nasıl bakıyorlardı? Nasıl örgütlenmiş ve nasıl başarıya ulaşmışlardı? Bunları bilmeden, sağlam temellere dayalı sağlam bir demokrasi kurmaya olanak yoktur.
27 Mayıs, cumhuriyet döneminde yaşanan bir 2"nci Meşrutiyet gibidir. 27 Mayısçılar da ittihatçılara benzer ittihatçılar için "yoksul öldüler" derler.
Köksal "da, eylemiyle son ittihatçılardan biriydi. Onlar gibi yoksul ve yalnız öldü. Son yıllarda devlet yönetiminde, Osman Köksal benzeri görevler üstlenen kaç kişi, son günlerini sıkıntı ve yoksullukla pençeleşerek geçirdi, söyler misiniz?"
-Uğur Mumcu-



40"ların Cadı Kazanı
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"Gazetecinin ve tarihçinin işlevleri ayrıdır. Gazeteciler, tarih yazmazlar; tarihçilerin yararlanacağı kaynakları bulmaya ve sunmaya çalışırlar.
Tarihçinin görevi başkadır. Tarihçi, tarih yazarken, anılardan ve belgelerden yararlanır. 40"lı yıllarla ilgili birçok anı yayınlandı. Bu dönemde yaşanan olayların hemen hepsi, ayrı ayrı incelenmeye değer konulardır. Amacım kuşbakışı da olsa 40"lı yılları biraz daha yakından görebilmek ve gösterebilmekti. 40"lı yıllar bugünleri de yönlendiriyor. Cadı kazanları bugün de kaynıyor. Kazanlarda yananlar, kazanların altına odun atanlar, bugün başka başka insanlar. Ama sonuç değişiyor mu? Hayır!" -Uğur Mumcu-




Karabekir Anlatıyor
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"Her ihtilal, çatışmalar ve çalkantılar içinde oluşur. Bu çatışma ve çalkantılar, ihtilalcileri karşı karşıya da getirir. Mustafa Kemal ve Karabekir Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşı"mızı kesin utkuya ulaştıran iki eski dost, iki eski asker ve iki eski ihtilalcidir. (Ama) yolları, hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanıyla birlikte ayrılmıştır. İhtilal, evlatlarını yer! Bu bir değişmez kuraldır. Anadolu İhtilali, Türkiye"de bir yeni dönem açmış, bir çağ değiştirmiştir. Böylesine bir olayda, ihtilalcilerin yollarının ayrılması doğaldır. Doğal olmayan, bu olaylar üzerindeki yasakların şu ya da bu nedenle bu gün bile sürmesi, sürdürülmesidir." -Uğur Mumcu-




Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu"nun Bütün Yapıtları Dizisi

"Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade"yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. "Acı acı gülmek" deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm."
-Aziz Nesin-




HAKKINDA YAZILANLAR

1.Uğur Mumcu"dan um:ag"a/
Unutmadık
Kolektif
Um:ag yayınları / Özel Dizi

Uğur Mumcu "slogan solculuğu" yapan biri değildi, günü kurtarmaya çalışan biri hiç değildi. Böyle olmadığını bu kitapta bir kez daha göreceğiz. Bu kitap onun, onurlu savaşımının öyküsü... Aynı zamanda onurlu bir yaşamın öyküsü... Uğur Mumcu kendi öyküsünü, kendisi yazdı bir bakıma; biz bu öykünün aktarılmasına aracı olduk yalnızca. Uğur Mumcu, "Ben Ankara"nın yerlisiyim" diye başlayan öyküsünü, tam bağımsızlık ülküsüyle bezeyerek sunuyor bize. Yazmaya, 1960"larda başladığı gözönüne alınırsa, Mumcu"nun yazılarından alıntılarla oluşan bu kitap, aynı zamanda Türkiye"nin neredeyse yarım yüzyılının da öyküsü... Hem Mumcu"yu, hem de ülkemizin bu zaman diliminde yaşadıklarını değerlendirme, değişen ya da değişmeyen şeyleri sorgulama olanağı sunacak okura. Uğur Mumcu"yu yurtiçi ve yurtdışında, özellikle gençlere, araştırmacı gazeteciliği meslek olarak seçenlere, basın kuruluşlarına ve onu sevenlere daha iyi tanıtabilmek; demokrat, laik, cumhuriyetçi, Atatürkçü, emekten, hak ve özgürlüklerden yana kişiliğini geleceğe yansıtabilmek için hazırladığımız bu kitap, aydınlanmacıların evi um:ag"ı tanıtma ve onun aydınlanma yolundaki yürüyüşünde Mumcu"nun dostlarının çoğalması amacını da taşıyor. Çünkü, Unutmadık... Uğur Mumcu"dan um:ag"a çoğalarak, ilkelerimize sahip çıkarak yürüyeceğiz!



http://www.biyografi.net ten alıntıdır
Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.964
  • Puan: +155/-3
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
Uğur Mumcu kimdir? Kim değildir?
« Yanıtla #1 : Ocak 21, 2008, 02:05:07 ÖS »
Uğur MUMCU

Aslen Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942"de, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir"de, dünyaya geldi.

İlk ve orta öğrenimini Ankara"da tamamlayan Mumcu, öğrenimine Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere"ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta"nın asistanı olarak çalıştı.

Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu"nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "Ordu Uyanık Olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Ancak karar yargıtayca bozuldu ve serbest bırakıldı.

Serbest bırakılmasının ardından askere alınan Mumcu Tuzla Piyade Okulu"nda 3 aylık eğitim den sonra "sakıncalı" ilan edilerek askerliğini er olarak tamamlamak üzere Ağrı Patnos"a gönderildi. Daha sonra açtığı davayı kazanan Mumcu yedek subaylık hakkını elde etti. "Evet, evet ne olursa olsun, ben Patnos dağlarında halk çocuklarıyla er olarak askerlik yapmayı, emekli olduktan sonra siyasal iktidarın uzattığı yönetim kurullarında, on binlerce lira para alan orgeneral olmaya değişmem!" diyerek askerliğini Patnos"ta er olarak tamamladı. Patnos"ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi.

Yazıları 1962"den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM, Ortam, Yeni Ortam v.b. dergilerde yer alan Mumcu"nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı.

Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet"e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991"de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi"nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi"ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992"de Cumhuriyet"e döndü.

Yaşamı boyunca 25 kitabı yayınlanan Mumcu çalışma yaşamı boyunca pek çok ödül aldı.

Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürüldü.

Uğur Mumcu"nun yaşam serüveni şöyle özetlenebilir o "gazeteci"ydi.



Eserleri

- Mobilya Dosyası (Uğur Mumcu"nun ilk Kitabı)
- Suçlular ve Güçlüler
- Bir Pulsuz Dilekçe
- Çıkmaz Sokak
- Silah Kaçakçıları ve Terör
- Ağca Dosyası
- Papa - Mafya - Ağca
- Devrimci ve Demokrat
- İnkılap Mektupları
- 12 Eylül Adaleti
- Tarikat - Siyaset - Ticaret
- 40"ların Cadı Kazanı
- Gazi Paşa"ya Suikast
- Sakıncalı Piyade
- Büyüklerimiz
- Tüfek İcad Oldu
- Söz Meclisten İçeri
- Terörsüz Özgürlük
- Liberal Çiftlik
- Aybar ile Söyleşi
- Rabıta
- Bir Uzun Yürüyüş
- Kazım Karabekir Anlatıyor
- Kürt İslam Ayaklanması
- Kürt Dosyası (Uğur Mumcu"nun Son Kitabı)


Sorumlu Olmak

Demokratik toplumlarda bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı yapılmış sayılır. Bu bilinç yerleşmedikçe haksızlıkların adaletsizliklerin önüne geçmeye olanak bulunamaz.

- Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.. felsefesi toplumun bütün bireylerini sarar ve bir çok insan:

- Adam sen de.. bencilliği ve bireyciliğiyle yetişir. Herkes kendi küçük dünyasının kabuklarında, sessiz sedasız yaşamayı hüner sayar.

- Sen mi kurtaracaksın?.. gibi sorularla kavgadan gürültüden uzak tutulmak, günlük yaşamın mutluluk zırhlarıyla sarılıp sarmalanmak hiçbir yasanın suç saymadığı ve birçok insanın da küçük görmediği bir yaşam biçimi olarak belirir.

- Beni düşünmüyorsan çocuklarını da mı düşünmüyorsun? gibi duygusal tepkilerin gözdağlarıyla sıkıştırılmış sorumluluk duygularının sınırladığı insanlar, yaşamlarında bir başka mutsuzluğun gölgeleri ile boğuşup dururlar öylece.

Düşündüklerini bir kez bile yüksek sesle söyleyememiş, öfkesini karşısındakinin yüzüne bir kez bile söylememiş, öfkesini karşısındakinin yüzüne bir kez bile haykırmamış bir insanın bilinç ve duygu dünyasında doğan girdaplar belki de sabah akşam boğmuştur bu kişiliğini.

Kendi kişiliğinin katili olmak da güç iştir basbayağı.

Susmak.. susmak, hep susmak. Konuşmamak, konuşmamak. Üstlenilen görev budur bütün yaşam boyunca. İnsanları saran küçük çemberler büyüye büyüye demokrasinin boynuna bir halka gibi geçer. Suskunluk kural, konuşmak ve eleştirmek de kural dışı olur bir süre sonra.

Bir kişiye yapılan haksızlığı her insan yüreğinde ve bilincinde duymalıdır bütün ağırlığınca. Bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa her yeni haksızlık bir "kader" gibi benimsenir bütün toplumda.

Oysa ne yoksulluk ne de haksızlık "kader" değildir. Yoksulluğun ve haksızlığın nedenleri vardır. Bunları birer birer saptayıp toplumun önünde haykırmak gerekiyor.

Toplumdaki her insandan beklenen bu da değildir aslında bakarsınız. Herkes, kendi görevinin sınırları içinde dirençli olabilse bir ölçüde kolaylaşır işler.

Yargıçsınız: Önünüzdeki sanığın suçsuz olduğunu biliyorsunuz. Fakat emir almışsınız. Mahkum ederseniz bile bile.

Doktorsunuz: Önünüze işkence evlerinden getirilen bir hasta çıkardılar. Verilen emirlere uyar sahte raporlar düzenlersiniz.

Memursunuz, amirsiniz: Bir altınızdaki memurun sicilini bozmak için verilen emirleri körü körüne yerine getirirsiniz. Belki sivilsiniz. Terfi bekliyorsunuzdur. Belki de albaysınız, generallik sırasındasınız. Hemen bozarsınız sicilleri. Başkalarının mutsuzluğu üzerine kendi mutluluğunuzu kurmak istersiniz.

Kimler gelir, kimler geçer böylece"¦

Aynı çarklar insanı öğütür. Dönme dolap gibidir yaşam: Bakarsınız yüksektesiniz, bir bakarsınız inmişsinizdir o yüksek yerlerden. Geriye sadece insanın kişiliği ve onuru kalmıştır.

Ben onuru daha yükseklere sıçrayabilmek için bir "pey akçesi" olarak sürenler eninde sonunda bir insanlık yıkıntısı, bir "enkaz" olarak kalırlar belleklerde.

Yirminci yüzyılda uygarca direnişin adıdır "medeni cesaret."

Bu konuda çok zengin değil toplumumuz. Bir kaplumbağa gibi yaşamayı, bir sürüngen gibi beslenmeyi, bir yılan gibi beslenmeyi, bir "yılan" gibi yükseklere tırmanmayı hüner saymışız yıllarca.

Sorumluluk pınarlarından, bilinç çeşmelerinden gürül gürül akan kişilikleri, köhneleşmiş yasaların kıskacı altında yaşatmayı tek çıkar yol bilmişiz yıllarca.

Karanlıklarla beslenen korkuları, bir tel örgü, bir dikenli tel gibi sarmışız dört bir yanımıza. Yüreksizliğin özrünü bir parça da kendi küçücük dünyalarımızın mutluluğuna sığınarak gidermek istemişiz.

Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de, demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş bile konmuş olamaz.

Unutmayalım ki "cesur bir kez, korkak bin kez ölür." Önemli olan, insanın böyle bir toplumda bir "mezar taşı" gibi suskunluk simgesi olmamasıdır.

Yeniortam, 9.12.1974

" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.964
  • Puan: +155/-3
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
UĞUR MUMCU
« Yanıtla #2 : Ocak 21, 2008, 02:19:37 ÖS »
BİR KİŞİYE YAPILAN HAKSIZLIK

"Bir kişiye yapılan haksızlık,
bütün topluma karşı
işlenmiş bir suçtur.
bu bilinci paylaşmak ve
bu sorumluluğu yerleştirmek
zorundayız.
Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci,
özgürlüğün de,
demokrasinin de
tek güvencesidir.
Bu güvence sağlanmadıkça,
demokrasinin temeline
tek bir taş bile konmuş olamaz.
Unutmayalım ki "cesur bir kez,
korkak bin kez ölür".
Önemli olan,
insanın böyle bir toplumda
"mezar taşı" gibi
suskunluk simgesi
olmamasıdır."

Uğur Mumcu





Uğurlar Olsun

Selda Bağcan

Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında
Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana
Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun

Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme
Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime
Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime
İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime
Bembeyaz Doğruları Yaşadım Ölümüne

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun





Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi

dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
ecelsiz öldürüldük
dövüldük, vurulduk, asıldık.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
bizleri yok etmek istediler hep.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

ölümcül hastaydık.
bağırsaklarımız düğümlenmişti.
hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha.
cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
vicdan sustu.
hukuk sustu.
insanlık sustu.
göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
hastaydık.
yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

giresun`daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
ege`deki tütün işçileri, sizin için öldük.
doğu`daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
istanbul`daki, ankara`daki işçiler, sizin için öldük.
adana`da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

bağımsızlık, mustafa kemal`den armağandı bize.
emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi...

yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
kurtuluş savaşı`nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
bir kez dinlemediler bizi.
bir kez anlamak istemediler.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
herkes tanıktır ki korkmadık. içimiz titremedi hiç.
mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
asıldık ey halkım, unutma bizi...

bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.
öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.
hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...


bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi...

özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz
ey halkım, unutma bizi...

Uğur Mumcu
Cumhuriyet - Sesleniş - 25 ağustos 1975



" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.964
  • Puan: +155/-3
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
Mumcu"dan Gizli Belgelerle Ermeni Olayı
« Yanıtla #3 : Ocak 21, 2008, 02:28:42 ÖS »


Uğur Mumcu"dan Gizli Belgelerle Ermeni Olayı

"Tarih tekerrürden ibarettir" demişler de, Mehmet Akif de "Tarihten ders alınsaydı, tekerrür eder miydi hiç?" deyip işin aslını ortaya koymuştu. Bundan neredeyse bir asır önce Atatürk Ermeni olaylarıyla ilgili şöyle konuşmuştu:

Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre halledilmek istenen mesele, Kars Anlaşması"yla en doğru çözüm şeklini buldu. Asırlardan beri dostane yaşayan iki çalışkan halkın dostluk bağları memnuniyetle tekrar kuruldu.

Mustafa Kemal Atatürk
11.3.1922, TBMM Üçüncü Toplanma Yılı Açış Konuşması)

Ve bakalım bundan tam 22 sene önce bu konuda Uğur Mumcu neler yazmış...

Gizli Belgelerle...

Şu olaylara bakın: ABD Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye"ye yapılacak askeri yardımı Kıbrıs konusunda verilecek bir ödüne bağlıyor. Bu yapılırken, ABD Kongresi"nde 24 Nisan tarihinin "Soykırım Günü" olarak ilanı için önergeler veriliyor. Fransa"da ise soykırım savlarının ders kitaplarına konması için hazırlıklar yapılıyor. Aynı günlerde, Ermeni terör örgütleri eylemlerini sürdürüyor. Bütün bunlardan sonra ABD yönetimi uluslararası terörden söz edebiliyor.

24 Nisan tarihi soykırım günü olarak ilan edilecekmiş. Sanki ABD"nin Vietnam"daki, Fransa"da, Cezayir"deki insanlık suçlarını unutturdular. Sanki ABD yönetimi, Şili"de halkoyu ile seçilmiş Devlet Başkanı Allende"nin CIA darbesi ile devrilmesinin hiç anımsanmayacağını sanıyor. Sanki ABD"nin Grenada"ya, daha düne kadar yakın bir zamanda Fransa"nın Çad"a asker göndermelerinin hiç ama hiç akla gelmeyeceği düşünülüyor.

Ermeni olayını, bugün için uluslararası terörün bir parçası olarak görüyor ve bunun için bütün devletleri ortak bir savaşa çağırıyoruz. Yok, eğer Ermeni sorununun dünü, önceki günü karıştırılırsa, Amerikalı dostlarımız bundan hiç hoşnut kalmazlar.

İsterseniz, bu konuda birkaç tarihsel belgenin satır başlarını aralayalım:

İngiliz Kraliyet Matbaası tarafından basılan Birinci Dünya Savaşı ile ilgili gizli belgeler, Erol Ulubelen tarafından Türkçeye çevrilmiş, önce Doğan Avcıoğlu"nun yönetimindeki Yön dergisinde yayınlanmış, daha sonra kitap olarak basılmıştır. İkinci basımı Çağdaş Yayınları tarafından yapılan "İngiliz Belgeleriyle Türkiye" kitabında, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin Amerikalılarca nasıl desteklenip kışkırtıldıklarını gösteren belgelere yer verilmiştir. Okuyalım:

Gizli Belge: Sayfa 735, belge 492. Amiral Webb"den Lord Curzon"a yazılan 19 Ağustos 1919 tarihli yazı:

- Amerika, Trabzon ve Erzurum"u içine alan bir Ermenistan"ı himaye edecek. Geri kalan dört ili de Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakıyor...

Gizli Belge: Sayfa No:60, Belge No: 46. 5 Nisan 1920 günü Mr. Lindsay"in Washington"dan Lord Curzon"a yazdığı yazı:

- Amerikan Senatosu Ermenistan"ın mandası işini görüştü. Beş yılda 757 milyon dolar verecekler. İlk başlangıçta 50.000 kişilik bir ordu yollanacak, daha sonra 200.000 kişiye çıkacak. Amerika kuvvetlerinin basına General Zames G. Harbord getirilecek. Ayrıca bütün Türkiye"nin mandası için de görüşmeler yapılmaktadır...

Gizli Belge: Sayfa No:71, Belge No: 63. 16 Mayıs 1920 günü Sir A. Geddes"in Lord Curzon"a yazdığı yazı:

- Amerikan hükümeti, Ermenistan"ın Adana"da dâhil korunmasını istiyor. Silah, cephane, demiryolu ve her türlü malzemeyi buraya sevk edecekler. Boşaltım, Karadeniz limanlarında Amerikan bahriyesi tarafından ve Amerikan donanmasının himayesinde yapılacak. Türklerin yapacağı en ufak bir hareket Amerikalilar tarafından bastırılacaktır...

Gizli Belge: Sayfa No: 300, Belge No: 38. 28 Şubat 1920 Londra Konferansı tutanaklarından bir parça:

- Mustafa Kemal kendisini Erzurum Valisi ilan etmiş. Erzurum"da yeni kurulacak Ermeni devletinin katılacağı bir sırada bu çok anlamlı bir harekettir. Bu adam olmasaydı Ermenilerin bir şansı olurdu...

Gizli Belge: Sayfa No: 81, Belge No: 10, tarih 16 Şubat 1920. Londra Konferansı tutanaklarından bir başka parça:

- Ermenistan"a 6 ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. Amerika Ermenistan"a yardım edecektir ve mandası altına almayı da kabul ediyor. Fransa ise Adana"yı kendisi için istiyor.

Gizli Belge: Sayfa No: 99, Belge No: 12, Londra Konferansı tutanağından bir başka ilginç parça:

- Lord Curzon, Erzincan"ın da Ermenistan"a verilmesini, Karadeniz"de bir Lazistan kurulup, Ermenilerin mandasına vermek istiyor...

Bu belgeler, bugün ABD Kongresi"nde 24 Nisan tarihini "Soykırım Günü" ilan etmek isteyenlerin amaçlarını olduğu kadar, ABD"nin Lozan Barış Antlaşması"na niçin imza koymadığını da anlatmaya yetmektedir.

Atatürk, Ermeni sorununun "dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istediğini" söylememiş miydi? ( Söylev ve Demeçler , C: I, S: 233). Olay, dün olduğu gibi bugün de böyledir.

Biz bugün bunca saldırıdan sonra , bu gizli belgeleri , örneğin devletin televizyonunda tek tek halkımıza gösterebiliyor muyuz? Gösteremiyorsak, Ermeni sorununun çokuluslu yanını ve uluslararası terör ile ilgisini, diplomatik forumlarda nasıl anlatabiliyoruz?

24 Nisan tarihini soykırım günü ilan edip, Ermeni terör örgütlerine destek olan Amerikan Kongre üyeleri, 1920"lerde topraklarımız üzerinde Ermeni devleti kurmak isteyen Amerikalılar"ın torunlarıdır. Bizler de bunlara karşı Kuvay-i Milliyecilerin torunları olduğumuzu hatırlatmak zorundayız.

"Milliyetçilik" budur. Neredesiniz efendiler, beyler, beyzadeler, hanımefendiler?.. Budur, budur, budur işte!..

Uğur MUMCU
Cumhuriyet - 1 Nisan 1984

" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

 

Son İletiler/Konular

‘İSKÂN’ ve ‘SÜRGÜN’ /ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (9) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Bugün, 02:42:50 ÖÖ]


Stres ve İman İlişkisi...... Gönderen: halukgta
[Dün, 08:50:50 ÖS]


Çok köşelisin be Coni! Gönderen: Meltem yeli
[Dün, 12:52:24 ÖÖ]


SİSTEM VE UYUŞTURUCU… Gönderen: Mehmet Akkaya
[Kasım 19, 2014, 01:38:30 ÖS]


Türkiye'nin son durumu 'Üçüncü göz' Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 19, 2014, 08:56:28 ÖÖ]


AKP-Almanya’da ‘muta nikahı’ kavgası! Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 19, 2014, 01:28:59 ÖÖ]


Ne güzel kendileri finanse edip kendileri korkuyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 18, 2014, 02:37:04 ÖS]


‘BEN SİZE KAN VE GÖZYAŞI ÖNERİYORUM’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 18, 2014, 01:10:30 ÖS]


Dün ABD Kuvvetleri Irak yasal terörist Birliklerini Eğitmeye Başladı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 17, 2014, 11:42:13 ÖÖ]


Saldırı Kötü İlişkilerin sebebi mi? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 16, 2014, 04:34:10 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: arsivci1
[Kasım 16, 2014, 12:10:16 ÖÖ]


DUALARDA NE İSTENİYOR ALLAH'TAN ? Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 10:15:41 ÖS]


‘Beyci Nasıl Geri Alındı’? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 15, 2014, 04:56:26 ÖS]


GÖRÜLEN İHTİYAÇ ÜZERİNE , BİLİNÇLİ SEÇMEN ARANMAKTADIR ( ! ) Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 12:24:48 ÖS]


ÇARESİZ ve ETKİSİZ SEÇMEN KİMLİĞİ Gönderen: Talat Alp
[Kasım 15, 2014, 12:02:24 ÖS]


Türkiye'de Suriyeli Sığınmacılara Tepki Artıyor mu? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 15, 2014, 09:58:07 ÖÖ]


Tarhan, 'Anadolu'yu Amerika'nın Sesi'ne Anlattı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 14, 2014, 03:15:19 ÖS]


Ynt: Osmanlı arşiv araştırmaları için destek kaynaklar... Gönderen: demerer
[Kasım 14, 2014, 04:30:13 ÖÖ]


TÜRKİYE’DE CIA'NIN BESLEDİĞİ ÖRGÜTLER - 2013 Gönderen: Mehmet Akkaya
[Kasım 13, 2014, 11:17:50 ÖS]


Tünel'den gelen ses , Hasret Gönderen: Talat Alp
[Kasım 13, 2014, 08:09:11 ÖS]


Suriyeli mülteci krizi senarist tarafından büyüdükçe büyüyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 06:52:15 ÖS]


Senaryolar güncelleniyor Ortadoğu'da ağır suçlamalar Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 05:34:19 ÖS]


Gizlilik için yapılan gizli sansür; WSJ, Almanya ve Türkiye’yi kapatıyor Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 13, 2014, 05:04:26 ÖS]


ABD’de dini bayram ibarelerine kısıtlama… Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 13, 2014, 02:16:25 ÖÖ]


KAZIK KADAR ADAM! Gönderen: Meltem yeli
[Kasım 13, 2014, 12:43:47 ÖÖ]


ATATÜRK’Ü ANLAMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 12, 2014, 12:53:36 ÖS]


Yalan Söyleyenler, Doğru Söyleyenlere İnanmazlar. Gönderen: halukgta
[Kasım 12, 2014, 11:48:48 ÖÖ]


Kurtlar sisli havayı sever... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 11, 2014, 09:26:35 ÖS]


Senaryo Yapımcısı ABD askerleri Irak'a ulaştı... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 11, 2014, 05:51:30 ÖS]


İNSAN HAKLARI ve YURTTAŞ HAKLARI /Ulusalcılık Sözlüğü (8) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 11, 2014, 05:41:01 ÖS]


IŞİD Hedeflerine Yoğun Hava Saldırısı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 11, 2014, 03:36:10 ÖS]


Psikolojik haber; IŞİD lideri Bağdadi’yi Irak güçleri vurmuş olabilir Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 11, 2014, 01:50:32 ÖS]


Silahlandırmak için Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 11, 2014, 12:12:06 ÖS]


Utanmadan sıkılmadan; Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 10, 2014, 07:26:11 ÖS]


peach boy.. Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 10, 2014, 01:14:06 ÖS]


Din sömürüsü atındaki savaşta Eğitim düzeni... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 09, 2014, 06:45:05 ÖS]


Çakallar iş başında; tarih tekerrürden ibarettir... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 09, 2014, 09:51:31 ÖÖ]


‘SOYKIRIMA CEZA’ GETİREN YENİ ‘YASA’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 08, 2014, 06:26:04 ÖS]


Senarist ABD, Irak'a asker gönderiyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 08, 2014, 01:25:10 ÖS]


ABD tarafından yasallaştırılan terörist grubu Peşmerge Kobani’de Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 07, 2014, 12:33:05 ÖS]


Gizli mektup Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 06, 2014, 11:33:30 ÖS]


Yasal terörist, Cemil Bayık: Türkiye, Kürdistan'ın Akdeniz'e açılması Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 06, 2014, 02:02:40 ÖS]


Gören Görüyor !!! Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 06, 2014, 10:39:11 ÖÖ]


DİL ve DESTAN /ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (7) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 05, 2014, 08:36:45 ÖS]


KBY hem IŞİD hem de ekonomik sorunlarla uğraşıyor Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 05, 2014, 06:25:05 ÖS]


Öğrencilere işkence Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 05, 2014, 12:08:29 ÖS]


Günaydın dünya yeni uyandınız biliyoruz yüzünüzü yıkayın... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 05, 2014, 10:26:36 ÖÖ]


ABD'den sen kimsin ulan; Hiçbir zaman özür dilemedim... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 05, 2014, 08:22:56 ÖÖ]


Dünya Şiiler Saldırı Tehdidi Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 04, 2014, 11:44:36 ÖS]


iç savaş çıkarmı ? Gönderen: Talat Alp
[Kasım 04, 2014, 10:25:30 ÖS]


Ynt: TEŞEKKÜRLER DELİKANLILAR Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 04, 2014, 03:12:47 ÖS]


Erdoğan'ın 'Kaç-Amerikan ....lerinin Saray'ı için 1 milyar 370 milyon lira... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Kasım 04, 2014, 02:33:15 ÖS]


Ana Dilde İbadet Konusu Ve Kur'an...... Gönderen: halukgta
[Kasım 04, 2014, 12:27:00 ÖS]


Ynt: İknanın Psikolojisi, Robert Cialdini Gönderen: ysfdiope
[Kasım 03, 2014, 09:52:06 ÖÖ]


BM bir Formül ile uğraşıyor fakat bu zaman diliminden sonra çözümü çok zor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 31, 2014, 07:41:33 ÖS]


Bakara 174. Ayet Ve Allah ın Uyarısı. Gönderen: halukgta
[Ekim 31, 2014, 04:03:39 ÖS]


Senaryonun Almanya ayağı, kokuyor... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 31, 2014, 03:03:51 ÖS]


Çocuk üzerinde savaş için psikolojik reklam... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 30, 2014, 11:52:11 ÖS]


Doğal olan nedir? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 30, 2014, 09:38:05 ÖS]


İlk yasal terörist peşmerge grubu Kobani’ye ulaştı Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 30, 2014, 08:20:47 ÖS]


Ynt: Adı resmen Amerikan ............... nin bulunduğu 'saray' Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 30, 2014, 08:00:10 ÖS]


Ynt: Adı resmen Amerikan ............... nin bulunduğu 'saray' Gönderen: Kemal Denizer
[Ekim 30, 2014, 05:31:28 ÖS]


Adı resmen Amerikan ............... nin bulunduğu 'saray' Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 30, 2014, 01:51:22 ÖS]


CUMHURİYET UTANCI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 29, 2014, 12:21:13 ÖÖ]


Bugün en büyük bayramdır. Kutlu olsun... Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 29, 2014, 12:20:08 ÖÖ]


Candan, İLK EŞİNDEN OLAN OĞLUNU DA ERDEMİR’E İŞE SOKMUŞ... Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 28, 2014, 11:20:15 ÖS]


Kdz. Ereğli’ye Hoş geldin İslamofaşizm... Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 28, 2014, 12:22:07 ÖÖ]


Bu robotlar İslam’ı öğrenirse dünyanın yandığı gün demektir...! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 27, 2014, 06:10:10 ÖS]


Kdz. Ereğli eski başkanı Sayın Posbıyık'a...! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 27, 2014, 03:27:37 ÖS]


İmam Hatip Lisesi'nin inşaatı tüm engellemelere rağmen son sürat devam ediyor. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 27, 2014, 02:57:10 ÖS]


O gün Ankara'da hava puslu ve yağışlı idi... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 27, 2014, 11:17:11 ÖÖ]


Aksiyon setinde dram; 13’ü çocuk... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 27, 2014, 11:02:51 ÖÖ]


Ynt: DEDESİNİN KEMİKLERİNi SIZLATTI Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 27, 2014, 01:12:50 ÖÖ]


Yasal Teröristler olan Peşmergenin intikali yarına kaldı... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 26, 2014, 05:51:19 ÖS]


Diktatörün yönettiği Türkiye'nin Ortadoğu rüyası Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 26, 2014, 03:44:48 ÖS]


TÜRK MODELİ’NİN TEMELLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 26, 2014, 03:34:01 ÖS]


Kuzey Kutbunda Rusya ABD ile Büyük Petrol Rezervi Buldu ama Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 26, 2014, 02:13:44 ÖS]


Setteki senaryo gereği Peşmergeler bu gün sahnede Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 26, 2014, 12:51:20 ÖS]


Eski bir diplomatın sesi Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 26, 2014, 10:50:47 ÖÖ]


DEDESİNİN KEMİKLERİNi SIZLATTI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 26, 2014, 12:21:35 ÖÖ]


Röportaj: "Gündelik politikalar üretiyor" Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 25, 2014, 09:30:47 ÖÖ]


Cihat kadınlara neden cazip geliyor? Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 24, 2014, 07:46:21 ÖS]


DÜNYA SAVAŞINI KİM ÖNLEYEBİLİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 24, 2014, 02:20:44 ÖS]


IŞİD setinde bulunan figüran Militanı Ölmüş… Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 24, 2014, 01:00:00 ÖS]


İsrail'den Türkiye'ye terör suçlaması var... Gönderen: Cessur Demirali GÜRSU
[Ekim 22, 2014, 08:28:44 ÖS]


PKK VE BDP TABANI BUNLARI BİLMİYOR Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 22, 2014, 06:54:39 ÖS]


Ynt: TEŞEKKÜRLER DELİKANLILAR Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 22, 2014, 03:13:27 ÖS]


TEŞEKKÜRLER DELİKANLILAR Gönderen: yoruk
[Ekim 22, 2014, 07:42:26 ÖÖ]


ÇİN ve RUSYA KATILACAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 22, 2014, 05:08:39 ÖÖ]


Soygunun yeni şekli, 10 yılda bir kimlik parası 18 TL. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 03:46:05 ÖS]


ANLAMAK SEVGİLİM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 21, 2014, 02:29:54 ÖS]


Ynt: ULUSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK ÖLÇÜTÜ Gönderen: Talat Alp
[Ekim 21, 2014, 01:10:11 ÖS]


Kur'an a Bakış Açımızda ki Yanlışlıklar. Gönderen: halukgta
[Ekim 21, 2014, 10:29:20 ÖÖ]


KMÜ’DE BOYNUİNCELİ YÖRÜKLERİNİN DİLİ ARAŞTIRILDI Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 02:46:45 ÖÖ]


Kedi veya çiğ etten geçen parazit sizi yönetiyor mu? Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 21, 2014, 01:42:42 ÖÖ]


Ynt: Bizans kuşatılırken melekler dişimi yoksa erkekmiydi .. Gönderen: Delimemed
[Ekim 21, 2014, 12:42:42 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: temellica
[Ekim 21, 2014, 12:30:17 ÖÖ]


Bizans kuşatılırken melekler dişimi yoksa erkekmiydi .. Gönderen: Talat Alp
[Ekim 21, 2014, 12:13:13 ÖÖ]


Kur'an ın Emrettiği Namaz, Oruç ve Zekatın Özünü Amacını Doğru Anlamak. Gönderen: halukgta
[Ekim 20, 2014, 08:00:12 ÖS]


Ynt: SON İSTİKLAL GAZİSİNİ DE YİTİRDİK - Talat ALP Gönderen: Talat Alp
[Ekim 19, 2014, 10:06:56 ÖÖ]


Ynt: SON İSTİKLAL GAZİSİNİ DE YİTİRDİK - Talat ALP Gönderen: Talat Alp
[Ekim 18, 2014, 10:33:10 ÖS]


Ynt: Delikanlı öl! Gönderen: Meltem yeli
[Ekim 18, 2014, 09:10:14 ÖÖ]


Ynt: Delikanlı öl! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 18, 2014, 02:05:50 ÖÖ]


Erdemir Vakfı'na kesilen 129 milyon lira ceza % 5'e indirildi. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 17, 2014, 11:43:38 ÖS]


Delikanlı öl! Gönderen: Meltem yeli
[Ekim 17, 2014, 11:16:31 ÖS]


ULUSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK ÖLÇÜTÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 17, 2014, 04:54:04 ÖS]


Müftü, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 16, 2014, 02:15:08 ÖÖ]


AKP'den CMK'yı değiştiren teklif. 'Faşizme çeyrek kala...' Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 10:37:03 ÖS]


AKP’NİN ‘ORTA VADELİ PLAN’ININ ŞİFRELERİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Ekim 15, 2014, 10:09:51 ÖS]


Altan Tan, Bahçeli olmasa Türkiye'de iç savaş çıkar...! Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 05:34:26 ÖS]


Türk askeri IŞİD'le hatıra fotoğrafı çektirdi iddiası. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 04:30:28 ÖS]


ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ-(6) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 15, 2014, 03:46:08 ÖS]


Yüce Divan yargılamalarında bugüne kadar kaç kişi yargılanmıştır? Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2014, 03:43:48 ÖS]


IVIR-ZIVIR KONULAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 14, 2014, 03:58:56 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 14, 2014, 02:12:12 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: dyy2002
[Ekim 14, 2014, 12:36:46 ÖÖ]


VATAN YAHUT… ULUSALCILIK SÖZLÜĞÜ (5) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 13, 2014, 05:03:55 ÖS]


Ynt: ISPARTA DA BÜYÜK OYUN-2 Gönderen: Delimemed
[Ekim 13, 2014, 09:50:19 ÖÖ]


BÜYÜMENİN SONU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 12, 2014, 03:10:23 ÖS]


Allah Klonlamadan sonra 3D yazıcısını da öğrenecek Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 10, 2014, 02:44:29 ÖS]


“Co-bahni 1915!” Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 10, 2014, 01:14:08 ÖÖ]