Gönderen Konu: UĞUR MUMCU  (Okunma sayısı 1356 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı AliDemirtas

  • Ali Demirtaş
  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 267
  • Puan: +11/-0
  • Cinsiyet: Bay
UĞUR MUMCU
« : Ocak 08, 2008, 10:22:27 ÖS »
Uğur Mumcu ( 1942)- (24.01.1993)



--------------------------------------------------------------------------------
1942 yılında Kırşehir"de doğdu.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"ni bitirdi (1966), aynı fakülteye asistan olarak girdi(1968).Bilahare 1974 yılında asistanlıktan ayrılarak yazarlığa başladı.Cumhuriyet gazetesinde günlük yazılar yazdı.24 ocak 1993 tarihinde bir suikastle öldürüldü.

ESERLERİ:Sakıncalı Piyade(tiyatro), yanında inceleme eserleri yazdı: suçlular ve Güçlüler, Mobilya Dosyası, Bir Pulsuz Dilekçe, Büyüklerimiz, Çıkmaz Sokak, Tüfek İcad Oldu, Silah Kaçakçılığı ve Terör, Liberal Çiftlik, 12 Eylül Adaleti, Terörsüz Özgürlük, Rabıta, Söz Meclisten İçeri, Papa-Mafya-Ağca, Devrimci ve Demokrat, Sosyalizm ve Bağımsızlık, İnkılap Mektupları, Kürt Dosyası.

Büyüklerimiz
Uğur Mumcu
Um:ag Yayınları





Siyasal içerikli yazılarıyla bir köşe yazarı olarak bildiğimiz Uğur Mumcu bu kitapta, 1980 öncesinde siyasal yaşamda adı duyulan, belli dönemlere damgasını vurmuş birçok ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü yazarının ustalığı ile anlatıyor. Mumcu"nun, o dönemde Politika ve Çivi gazetelerinde Mehmet Ferda takma adıyla yayınladığı bu yaşam öyküleri, zamanın "ünlü Türk büyükleri" (!) için birer kimlik kartı niteliğinde. Genç okuyucular, bu, kerameti kendilerinden menkul ünlü(!)lerin bir kısmını tanımayabilirler. Ama haksızlık etmesinler; böyle ünlülerin günümüzde de birçok örneği yok mu? Kitaptaki adların yerine, bugün tanıdıkları ünlülerin adını yazsalar, çok fazla şey değişmeyeceğini görecekler.




İnkılap Mektupları
Uğur Mumcu
Um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"İhtilal örgütleri niçin kuruldu? İlk ihtilal örgütünü kuranların düşünceleri neydi? Dünyaya ve Türkiye"nin sorunlarına nasıl bakıyorlardı? Nasıl örgütlenmiş ve nasıl başarıya ulaşmışlardı? Bunları bilmeden, sağlam temellere dayalı sağlam bir demokrasi kurmaya olanak yoktur.
27 Mayıs, cumhuriyet döneminde yaşanan bir 2"nci Meşrutiyet gibidir. 27 Mayısçılar da ittihatçılara benzer ittihatçılar için "yoksul öldüler" derler.
Köksal "da, eylemiyle son ittihatçılardan biriydi. Onlar gibi yoksul ve yalnız öldü. Son yıllarda devlet yönetiminde, Osman Köksal benzeri görevler üstlenen kaç kişi, son günlerini sıkıntı ve yoksullukla pençeleşerek geçirdi, söyler misiniz?"
-Uğur Mumcu-



40"ların Cadı Kazanı
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"Gazetecinin ve tarihçinin işlevleri ayrıdır. Gazeteciler, tarih yazmazlar; tarihçilerin yararlanacağı kaynakları bulmaya ve sunmaya çalışırlar.
Tarihçinin görevi başkadır. Tarihçi, tarih yazarken, anılardan ve belgelerden yararlanır. 40"lı yıllarla ilgili birçok anı yayınlandı. Bu dönemde yaşanan olayların hemen hepsi, ayrı ayrı incelenmeye değer konulardır. Amacım kuşbakışı da olsa 40"lı yılları biraz daha yakından görebilmek ve gösterebilmekti. 40"lı yıllar bugünleri de yönlendiriyor. Cadı kazanları bugün de kaynıyor. Kazanlarda yananlar, kazanların altına odun atanlar, bugün başka başka insanlar. Ama sonuç değişiyor mu? Hayır!" -Uğur Mumcu-




Karabekir Anlatıyor
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

"Her ihtilal, çatışmalar ve çalkantılar içinde oluşur. Bu çatışma ve çalkantılar, ihtilalcileri karşı karşıya da getirir. Mustafa Kemal ve Karabekir Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşı"mızı kesin utkuya ulaştıran iki eski dost, iki eski asker ve iki eski ihtilalcidir. (Ama) yolları, hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanıyla birlikte ayrılmıştır. İhtilal, evlatlarını yer! Bu bir değişmez kuraldır. Anadolu İhtilali, Türkiye"de bir yeni dönem açmış, bir çağ değiştirmiştir. Böylesine bir olayda, ihtilalcilerin yollarının ayrılması doğaldır. Doğal olmayan, bu olaylar üzerindeki yasakların şu ya da bu nedenle bu gün bile sürmesi, sürdürülmesidir." -Uğur Mumcu-




Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu
um:ag Yayınları / Uğur Mumcu"nun Bütün Yapıtları Dizisi

"Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade"yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. "Acı acı gülmek" deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm."
-Aziz Nesin-




HAKKINDA YAZILANLAR

1.Uğur Mumcu"dan um:ag"a/
Unutmadık
Kolektif
Um:ag yayınları / Özel Dizi

Uğur Mumcu "slogan solculuğu" yapan biri değildi, günü kurtarmaya çalışan biri hiç değildi. Böyle olmadığını bu kitapta bir kez daha göreceğiz. Bu kitap onun, onurlu savaşımının öyküsü... Aynı zamanda onurlu bir yaşamın öyküsü... Uğur Mumcu kendi öyküsünü, kendisi yazdı bir bakıma; biz bu öykünün aktarılmasına aracı olduk yalnızca. Uğur Mumcu, "Ben Ankara"nın yerlisiyim" diye başlayan öyküsünü, tam bağımsızlık ülküsüyle bezeyerek sunuyor bize. Yazmaya, 1960"larda başladığı gözönüne alınırsa, Mumcu"nun yazılarından alıntılarla oluşan bu kitap, aynı zamanda Türkiye"nin neredeyse yarım yüzyılının da öyküsü... Hem Mumcu"yu, hem de ülkemizin bu zaman diliminde yaşadıklarını değerlendirme, değişen ya da değişmeyen şeyleri sorgulama olanağı sunacak okura. Uğur Mumcu"yu yurtiçi ve yurtdışında, özellikle gençlere, araştırmacı gazeteciliği meslek olarak seçenlere, basın kuruluşlarına ve onu sevenlere daha iyi tanıtabilmek; demokrat, laik, cumhuriyetçi, Atatürkçü, emekten, hak ve özgürlüklerden yana kişiliğini geleceğe yansıtabilmek için hazırladığımız bu kitap, aydınlanmacıların evi um:ag"ı tanıtma ve onun aydınlanma yolundaki yürüyüşünde Mumcu"nun dostlarının çoğalması amacını da taşıyor. Çünkü, Unutmadık... Uğur Mumcu"dan um:ag"a çoğalarak, ilkelerimize sahip çıkarak yürüyeceğiz!



http://www.biyografi.net ten alıntıdır
Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.954
  • Puan: +155/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
Uğur Mumcu kimdir? Kim değildir?
« Yanıtla #1 : Ocak 21, 2008, 02:05:07 ÖS »
Uğur MUMCU

Aslen Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942"de, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir"de, dünyaya geldi.

İlk ve orta öğrenimini Ankara"da tamamlayan Mumcu, öğrenimine Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere"ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi"nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta"nın asistanı olarak çalıştı.

Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu"nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "Ordu Uyanık Olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Ancak karar yargıtayca bozuldu ve serbest bırakıldı.

Serbest bırakılmasının ardından askere alınan Mumcu Tuzla Piyade Okulu"nda 3 aylık eğitim den sonra "sakıncalı" ilan edilerek askerliğini er olarak tamamlamak üzere Ağrı Patnos"a gönderildi. Daha sonra açtığı davayı kazanan Mumcu yedek subaylık hakkını elde etti. "Evet, evet ne olursa olsun, ben Patnos dağlarında halk çocuklarıyla er olarak askerlik yapmayı, emekli olduktan sonra siyasal iktidarın uzattığı yönetim kurullarında, on binlerce lira para alan orgeneral olmaya değişmem!" diyerek askerliğini Patnos"ta er olarak tamamladı. Patnos"ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi.

Yazıları 1962"den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM, Ortam, Yeni Ortam v.b. dergilerde yer alan Mumcu"nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı.

Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet"e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991"de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi"nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi"ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992"de Cumhuriyet"e döndü.

Yaşamı boyunca 25 kitabı yayınlanan Mumcu çalışma yaşamı boyunca pek çok ödül aldı.

Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürüldü.

Uğur Mumcu"nun yaşam serüveni şöyle özetlenebilir o "gazeteci"ydi.



Eserleri

- Mobilya Dosyası (Uğur Mumcu"nun ilk Kitabı)
- Suçlular ve Güçlüler
- Bir Pulsuz Dilekçe
- Çıkmaz Sokak
- Silah Kaçakçıları ve Terör
- Ağca Dosyası
- Papa - Mafya - Ağca
- Devrimci ve Demokrat
- İnkılap Mektupları
- 12 Eylül Adaleti
- Tarikat - Siyaset - Ticaret
- 40"ların Cadı Kazanı
- Gazi Paşa"ya Suikast
- Sakıncalı Piyade
- Büyüklerimiz
- Tüfek İcad Oldu
- Söz Meclisten İçeri
- Terörsüz Özgürlük
- Liberal Çiftlik
- Aybar ile Söyleşi
- Rabıta
- Bir Uzun Yürüyüş
- Kazım Karabekir Anlatıyor
- Kürt İslam Ayaklanması
- Kürt Dosyası (Uğur Mumcu"nun Son Kitabı)


Sorumlu Olmak

Demokratik toplumlarda bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı yapılmış sayılır. Bu bilinç yerleşmedikçe haksızlıkların adaletsizliklerin önüne geçmeye olanak bulunamaz.

- Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.. felsefesi toplumun bütün bireylerini sarar ve bir çok insan:

- Adam sen de.. bencilliği ve bireyciliğiyle yetişir. Herkes kendi küçük dünyasının kabuklarında, sessiz sedasız yaşamayı hüner sayar.

- Sen mi kurtaracaksın?.. gibi sorularla kavgadan gürültüden uzak tutulmak, günlük yaşamın mutluluk zırhlarıyla sarılıp sarmalanmak hiçbir yasanın suç saymadığı ve birçok insanın da küçük görmediği bir yaşam biçimi olarak belirir.

- Beni düşünmüyorsan çocuklarını da mı düşünmüyorsun? gibi duygusal tepkilerin gözdağlarıyla sıkıştırılmış sorumluluk duygularının sınırladığı insanlar, yaşamlarında bir başka mutsuzluğun gölgeleri ile boğuşup dururlar öylece.

Düşündüklerini bir kez bile yüksek sesle söyleyememiş, öfkesini karşısındakinin yüzüne bir kez bile söylememiş, öfkesini karşısındakinin yüzüne bir kez bile haykırmamış bir insanın bilinç ve duygu dünyasında doğan girdaplar belki de sabah akşam boğmuştur bu kişiliğini.

Kendi kişiliğinin katili olmak da güç iştir basbayağı.

Susmak.. susmak, hep susmak. Konuşmamak, konuşmamak. Üstlenilen görev budur bütün yaşam boyunca. İnsanları saran küçük çemberler büyüye büyüye demokrasinin boynuna bir halka gibi geçer. Suskunluk kural, konuşmak ve eleştirmek de kural dışı olur bir süre sonra.

Bir kişiye yapılan haksızlığı her insan yüreğinde ve bilincinde duymalıdır bütün ağırlığınca. Bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa her yeni haksızlık bir "kader" gibi benimsenir bütün toplumda.

Oysa ne yoksulluk ne de haksızlık "kader" değildir. Yoksulluğun ve haksızlığın nedenleri vardır. Bunları birer birer saptayıp toplumun önünde haykırmak gerekiyor.

Toplumdaki her insandan beklenen bu da değildir aslında bakarsınız. Herkes, kendi görevinin sınırları içinde dirençli olabilse bir ölçüde kolaylaşır işler.

Yargıçsınız: Önünüzdeki sanığın suçsuz olduğunu biliyorsunuz. Fakat emir almışsınız. Mahkum ederseniz bile bile.

Doktorsunuz: Önünüze işkence evlerinden getirilen bir hasta çıkardılar. Verilen emirlere uyar sahte raporlar düzenlersiniz.

Memursunuz, amirsiniz: Bir altınızdaki memurun sicilini bozmak için verilen emirleri körü körüne yerine getirirsiniz. Belki sivilsiniz. Terfi bekliyorsunuzdur. Belki de albaysınız, generallik sırasındasınız. Hemen bozarsınız sicilleri. Başkalarının mutsuzluğu üzerine kendi mutluluğunuzu kurmak istersiniz.

Kimler gelir, kimler geçer böylece"¦

Aynı çarklar insanı öğütür. Dönme dolap gibidir yaşam: Bakarsınız yüksektesiniz, bir bakarsınız inmişsinizdir o yüksek yerlerden. Geriye sadece insanın kişiliği ve onuru kalmıştır.

Ben onuru daha yükseklere sıçrayabilmek için bir "pey akçesi" olarak sürenler eninde sonunda bir insanlık yıkıntısı, bir "enkaz" olarak kalırlar belleklerde.

Yirminci yüzyılda uygarca direnişin adıdır "medeni cesaret."

Bu konuda çok zengin değil toplumumuz. Bir kaplumbağa gibi yaşamayı, bir sürüngen gibi beslenmeyi, bir yılan gibi beslenmeyi, bir "yılan" gibi yükseklere tırmanmayı hüner saymışız yıllarca.

Sorumluluk pınarlarından, bilinç çeşmelerinden gürül gürül akan kişilikleri, köhneleşmiş yasaların kıskacı altında yaşatmayı tek çıkar yol bilmişiz yıllarca.

Karanlıklarla beslenen korkuları, bir tel örgü, bir dikenli tel gibi sarmışız dört bir yanımıza. Yüreksizliğin özrünü bir parça da kendi küçücük dünyalarımızın mutluluğuna sığınarak gidermek istemişiz.

Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de, demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş bile konmuş olamaz.

Unutmayalım ki "cesur bir kez, korkak bin kez ölür." Önemli olan, insanın böyle bir toplumda bir "mezar taşı" gibi suskunluk simgesi olmamasıdır.

Yeniortam, 9.12.1974

" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.954
  • Puan: +155/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
UĞUR MUMCU
« Yanıtla #2 : Ocak 21, 2008, 02:19:37 ÖS »
BİR KİŞİYE YAPILAN HAKSIZLIK

"Bir kişiye yapılan haksızlık,
bütün topluma karşı
işlenmiş bir suçtur.
bu bilinci paylaşmak ve
bu sorumluluğu yerleştirmek
zorundayız.
Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci,
özgürlüğün de,
demokrasinin de
tek güvencesidir.
Bu güvence sağlanmadıkça,
demokrasinin temeline
tek bir taş bile konmuş olamaz.
Unutmayalım ki "cesur bir kez,
korkak bin kez ölür".
Önemli olan,
insanın böyle bir toplumda
"mezar taşı" gibi
suskunluk simgesi
olmamasıdır."

Uğur Mumcu





Uğurlar Olsun

Selda Bağcan

Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında
Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana
Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun

Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme
Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime
Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime
İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime
Bembeyaz Doğruları Yaşadım Ölümüne

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun





Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi

dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
ecelsiz öldürüldük
dövüldük, vurulduk, asıldık.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
bizleri yok etmek istediler hep.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

ölümcül hastaydık.
bağırsaklarımız düğümlenmişti.
hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha.
cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
vicdan sustu.
hukuk sustu.
insanlık sustu.
göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
hastaydık.
yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

giresun`daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
ege`deki tütün işçileri, sizin için öldük.
doğu`daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
istanbul`daki, ankara`daki işçiler, sizin için öldük.
adana`da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

bağımsızlık, mustafa kemal`den armağandı bize.
emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi...

yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
kurtuluş savaşı`nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
bir kez dinlemediler bizi.
bir kez anlamak istemediler.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
herkes tanıktır ki korkmadık. içimiz titremedi hiç.
mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
asıldık ey halkım, unutma bizi...

bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.
öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.
hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...


bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi...

özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz
ey halkım, unutma bizi...

Uğur Mumcu
Cumhuriyet - Sesleniş - 25 ağustos 1975



" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

Çevrimdışı Kemal Denizer

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 1.954
  • Puan: +155/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Çevrimiçi
    • Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı - TOGEÇ
Mumcu"dan Gizli Belgelerle Ermeni Olayı
« Yanıtla #3 : Ocak 21, 2008, 02:28:42 ÖS »


Uğur Mumcu"dan Gizli Belgelerle Ermeni Olayı

"Tarih tekerrürden ibarettir" demişler de, Mehmet Akif de "Tarihten ders alınsaydı, tekerrür eder miydi hiç?" deyip işin aslını ortaya koymuştu. Bundan neredeyse bir asır önce Atatürk Ermeni olaylarıyla ilgili şöyle konuşmuştu:

Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre halledilmek istenen mesele, Kars Anlaşması"yla en doğru çözüm şeklini buldu. Asırlardan beri dostane yaşayan iki çalışkan halkın dostluk bağları memnuniyetle tekrar kuruldu.

Mustafa Kemal Atatürk
11.3.1922, TBMM Üçüncü Toplanma Yılı Açış Konuşması)

Ve bakalım bundan tam 22 sene önce bu konuda Uğur Mumcu neler yazmış...

Gizli Belgelerle...

Şu olaylara bakın: ABD Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye"ye yapılacak askeri yardımı Kıbrıs konusunda verilecek bir ödüne bağlıyor. Bu yapılırken, ABD Kongresi"nde 24 Nisan tarihinin "Soykırım Günü" olarak ilanı için önergeler veriliyor. Fransa"da ise soykırım savlarının ders kitaplarına konması için hazırlıklar yapılıyor. Aynı günlerde, Ermeni terör örgütleri eylemlerini sürdürüyor. Bütün bunlardan sonra ABD yönetimi uluslararası terörden söz edebiliyor.

24 Nisan tarihi soykırım günü olarak ilan edilecekmiş. Sanki ABD"nin Vietnam"daki, Fransa"da, Cezayir"deki insanlık suçlarını unutturdular. Sanki ABD yönetimi, Şili"de halkoyu ile seçilmiş Devlet Başkanı Allende"nin CIA darbesi ile devrilmesinin hiç anımsanmayacağını sanıyor. Sanki ABD"nin Grenada"ya, daha düne kadar yakın bir zamanda Fransa"nın Çad"a asker göndermelerinin hiç ama hiç akla gelmeyeceği düşünülüyor.

Ermeni olayını, bugün için uluslararası terörün bir parçası olarak görüyor ve bunun için bütün devletleri ortak bir savaşa çağırıyoruz. Yok, eğer Ermeni sorununun dünü, önceki günü karıştırılırsa, Amerikalı dostlarımız bundan hiç hoşnut kalmazlar.

İsterseniz, bu konuda birkaç tarihsel belgenin satır başlarını aralayalım:

İngiliz Kraliyet Matbaası tarafından basılan Birinci Dünya Savaşı ile ilgili gizli belgeler, Erol Ulubelen tarafından Türkçeye çevrilmiş, önce Doğan Avcıoğlu"nun yönetimindeki Yön dergisinde yayınlanmış, daha sonra kitap olarak basılmıştır. İkinci basımı Çağdaş Yayınları tarafından yapılan "İngiliz Belgeleriyle Türkiye" kitabında, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin Amerikalılarca nasıl desteklenip kışkırtıldıklarını gösteren belgelere yer verilmiştir. Okuyalım:

Gizli Belge: Sayfa 735, belge 492. Amiral Webb"den Lord Curzon"a yazılan 19 Ağustos 1919 tarihli yazı:

- Amerika, Trabzon ve Erzurum"u içine alan bir Ermenistan"ı himaye edecek. Geri kalan dört ili de Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakıyor...

Gizli Belge: Sayfa No:60, Belge No: 46. 5 Nisan 1920 günü Mr. Lindsay"in Washington"dan Lord Curzon"a yazdığı yazı:

- Amerikan Senatosu Ermenistan"ın mandası işini görüştü. Beş yılda 757 milyon dolar verecekler. İlk başlangıçta 50.000 kişilik bir ordu yollanacak, daha sonra 200.000 kişiye çıkacak. Amerika kuvvetlerinin basına General Zames G. Harbord getirilecek. Ayrıca bütün Türkiye"nin mandası için de görüşmeler yapılmaktadır...

Gizli Belge: Sayfa No:71, Belge No: 63. 16 Mayıs 1920 günü Sir A. Geddes"in Lord Curzon"a yazdığı yazı:

- Amerikan hükümeti, Ermenistan"ın Adana"da dâhil korunmasını istiyor. Silah, cephane, demiryolu ve her türlü malzemeyi buraya sevk edecekler. Boşaltım, Karadeniz limanlarında Amerikan bahriyesi tarafından ve Amerikan donanmasının himayesinde yapılacak. Türklerin yapacağı en ufak bir hareket Amerikalilar tarafından bastırılacaktır...

Gizli Belge: Sayfa No: 300, Belge No: 38. 28 Şubat 1920 Londra Konferansı tutanaklarından bir parça:

- Mustafa Kemal kendisini Erzurum Valisi ilan etmiş. Erzurum"da yeni kurulacak Ermeni devletinin katılacağı bir sırada bu çok anlamlı bir harekettir. Bu adam olmasaydı Ermenilerin bir şansı olurdu...

Gizli Belge: Sayfa No: 81, Belge No: 10, tarih 16 Şubat 1920. Londra Konferansı tutanaklarından bir başka parça:

- Ermenistan"a 6 ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. Amerika Ermenistan"a yardım edecektir ve mandası altına almayı da kabul ediyor. Fransa ise Adana"yı kendisi için istiyor.

Gizli Belge: Sayfa No: 99, Belge No: 12, Londra Konferansı tutanağından bir başka ilginç parça:

- Lord Curzon, Erzincan"ın da Ermenistan"a verilmesini, Karadeniz"de bir Lazistan kurulup, Ermenilerin mandasına vermek istiyor...

Bu belgeler, bugün ABD Kongresi"nde 24 Nisan tarihini "Soykırım Günü" ilan etmek isteyenlerin amaçlarını olduğu kadar, ABD"nin Lozan Barış Antlaşması"na niçin imza koymadığını da anlatmaya yetmektedir.

Atatürk, Ermeni sorununun "dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istediğini" söylememiş miydi? ( Söylev ve Demeçler , C: I, S: 233). Olay, dün olduğu gibi bugün de böyledir.

Biz bugün bunca saldırıdan sonra , bu gizli belgeleri , örneğin devletin televizyonunda tek tek halkımıza gösterebiliyor muyuz? Gösteremiyorsak, Ermeni sorununun çokuluslu yanını ve uluslararası terör ile ilgisini, diplomatik forumlarda nasıl anlatabiliyoruz?

24 Nisan tarihini soykırım günü ilan edip, Ermeni terör örgütlerine destek olan Amerikan Kongre üyeleri, 1920"lerde topraklarımız üzerinde Ermeni devleti kurmak isteyen Amerikalılar"ın torunlarıdır. Bizler de bunlara karşı Kuvay-i Milliyecilerin torunları olduğumuzu hatırlatmak zorundayız.

"Milliyetçilik" budur. Neredesiniz efendiler, beyler, beyzadeler, hanımefendiler?.. Budur, budur, budur işte!..

Uğur MUMCU
Cumhuriyet - 1 Nisan 1984

" Dahi odur ki, sonradan herkes tarafından kabul ve takdir edilenleri söylediği günlerde herkes o sözleri deli saçması olarak düşünmüştür" M. K. Atatürk 1926

 

Son İletiler/Konular

İnsan aptal mıdır, aciz midir? Gönderen: ahmetdursun
[Dün, 12:19:42 ÖS]


Ve köylerde kıyamet kopmaya başladı. Gönderen: ahmetdursun
[Dün, 11:06:10 ÖÖ]


CHP 37 ilde baraj altında kalır. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 11:18:49 ÖS]


Kdz. Ereğli’de bir dönem kapandı yeni bir dönem başladı. Yorum... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 11:05:57 ÖS]


Emine Ülker Tarhan - Müyesser Yıldız söyleşisi Gönderen: Kemal Denizer
[Nisan 18, 2014, 07:58:09 ÖS]


Erdoğan, Davutoğlu ve Fidan hakkında suç duyurusu. Şüpheli: Recep Tayyip Erdoğan Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 04:16:13 ÖS]


Abdullah Gül siyaseti bırakıyor mu? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 02:22:16 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: Babacan
[Nisan 18, 2014, 02:02:15 ÖS]


Kdz. Ereğli Belediye başkanı: "KUR'AN'I KERİM'İN İYİ ANLAŞILMASI GEREKİYOR" Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 01:38:00 ÖS]


Kdz. Ereğli’de bir dönem kapandı, yeni bir dönem başladı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 01:02:07 ÖS]


Rabia (Dört Parmak) Soros'un kadınlarındandı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 12:01:23 ÖS]


MİT YASASI Meclisten geçti Gönderen: Kemal Denizer
[Nisan 18, 2014, 11:52:02 ÖÖ]


Babamdan hamile kaldım...! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 18, 2014, 01:39:04 ÖÖ]


Stephen Hawking Evreni Anlatıyor-Orada Kimse Var mı ? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 17, 2014, 11:26:07 ÖS]


Kadıköy metrosunda dev vurgun! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 17, 2014, 11:12:01 ÖS]


Türkiye'nin ilk ve tek 'Ateizm Derneği' kuruldu. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 17, 2014, 09:28:33 ÖS]


Atatürk ün Vasiyetini El Birliğiyle Gerçekleştirelim. Gönderen: halukgta
[Nisan 17, 2014, 07:15:30 ÖS]


Türk Milletinin ..na koydu borcu sıfırlandı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 17, 2014, 04:56:21 ÖS]


Bir insana 117 bin kez, “AKLINI KULLAN” deseler! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 17, 2014, 01:30:57 ÖS]


ERGÜN POYRAZ'ın ERGENEKON DAVASINDAKİ SAVUNMASI Gönderen: Kemal Denizer
[Nisan 17, 2014, 03:12:52 ÖÖ]


1 MAYIS, NASIL 1 MAYIS OLUR? Gönderen: Mehmet Akkaya
[Nisan 16, 2014, 06:09:57 ÖS]


Banka hesabı olanlara kritik uyarı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 16, 2014, 01:13:32 ÖÖ]


Bir Gayri Müslim Kâ’be ye intihar saldırısı gerçekleştirebilir mi? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 16, 2014, 01:07:09 ÖÖ]


Terörist beslemek pahalı iştir. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 16, 2014, 12:26:26 ÖÖ]


Devlet Bahçeli'den Hükümete Destek. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 15, 2014, 11:21:15 ÖS]


İngiliz yazardan çarpıcı iddialar: Erdoğan, CIA ve Suriye... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 15, 2014, 11:14:45 ÖS]


Kdz. Ereğli’de ‘Kutlu Doğum Evi’nin açılışı yapıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 15, 2014, 06:23:18 ÖS]


Putin, Ürdün Kralı Abdullah’la Suriye’de barışçıl çözüm için anlaştı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 15, 2014, 05:28:51 ÖS]


Prof. Dr. Nevzat Tarhan Selfie’nin zararı da var. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 13, 2014, 03:01:01 ÖS]


İLK TÜRBANLI CENİNDEN SONRA İLK TÜRBANLI REKTÖR YARATILDI ! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 13, 2014, 12:13:09 ÖS]


Türkiye’ye 3 ay süre verildi! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 13, 2014, 11:56:53 ÖÖ]


TSK’nın kitabı yeniden yazıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 13, 2014, 11:27:16 ÖÖ]


Hz. Muhammed'in Kamyonet Kaçırması Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 13, 2014, 02:14:17 ÖÖ]


Toprak olmayabiliriz, Pek çok ceset artık bozulmuyor... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 12, 2014, 05:18:21 ÖS]


Ağaçlar ayakta ölür!!! 'Sırada çocuklar var' dedi, kadavra oldu. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 12, 2014, 04:14:28 ÖS]


Federasyona giriş. Cihatçıların roket rampası “Öztürk” mü? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 12, 2014, 03:59:23 ÖS]


Rusya Vatandaşlarını İkaz Etti! Rusya’dan Nükleer Tehdit! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 12, 2014, 03:53:49 ÖS]


Sârinle ılımlılaşanlar! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 12, 2014, 11:06:29 ÖÖ]


'SOROS'UN VELEDLERİ HER YERDE AYNI! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 06:39:51 ÖS]


Türkiye'de Laiklik yok ama, LAİKLİK GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 06:16:07 ÖS]


Tarih Mi, Yoksa Tarihcilik Mi Son'a Erdi? Gönderen: PLMPLM
[Nisan 10, 2014, 05:54:47 ÖS]


YOK EDİP ÖLDÜREN UYGARLIK Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 05:31:30 ÖS]


Bakanlık Risale-i Nur basımını durdurmuş. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 05:17:34 ÖS]


Seymour Hersh Suriye'deki kimyasal için Elimde belge var dedi. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 03:05:31 ÖÖ]


Genel AF Öcalan'ı kapsamalıdır. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 10, 2014, 02:08:30 ÖÖ]


AKP hükümeti Kürdistan'ı MİT eliyle kuruyor. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 09, 2014, 11:22:15 ÖS]


ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE TÜRK-İŞ İLE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NE ÖNERİ Gönderen: Mehmet Akkaya
[Nisan 09, 2014, 09:06:50 ÖS]


Ya Devlet başa, Ya Kuzgun Leşe. CUMHURBAŞKANI adayım Kanadoğlu. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 08, 2014, 08:25:46 ÖS]


Celal Şengör - Birbirini Yalanlayan İnançlarla Bilim Yapılabilir mi? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 08, 2014, 03:46:40 ÖS]


Bu film inançlarımıza aykırı! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 08, 2014, 12:08:59 ÖÖ]


FAȘİZMİN KİTLE PSİKOLOJİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 07, 2014, 11:59:50 ÖS]


Aile reisi erkek midir kadın mı? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 01:38:47 ÖS]


Fethullah Gülen Türkiye'ye iade edilecek mi? 'Paralel yapı' operasyon sinyali. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 01:35:37 ÖS]


MEMLEKET...! Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 01:22:27 ÖS]


Mehmet Ali Şahin: Başkanlık sistemi (Kürdistan) eninde sonunda olacak... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 12:33:32 ÖS]


Haşim Kılıç paralel AYM'nin başkanı mı? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 12:29:07 ÖS]


Erdoğan erken seçime karşı çıktı, 'Bayburt formülü' gündeme geldi. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 12:26:04 ÖS]


Artık Hakkâri’de TC ve TSK yok… Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 12:06:38 ÖS]


YARGITAY'da inançlarının gereğini yapmıştır. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 11:06:14 ÖÖ]


Çok dikkatli bir analiz, yerinde tespit ve sorular. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 10:34:51 ÖÖ]


Yeni vergiler yolda, Kürdistan'ın kurulum parası bizden çıkacak. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 01:58:21 ÖÖ]


PKK ve AKP neden kazanıyor? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 01:19:54 ÖÖ]


Başbakan'ın avukatı THY yönetiminde. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 07, 2014, 12:34:30 ÖÖ]


Gökhan Ahi, internet sitelerinin kapatılması için bir kanun bulunmadığını... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 06, 2014, 11:37:45 ÖS]


Suriye'deki kimyasal saldırıyı MİT planladı... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 06, 2014, 08:02:34 ÖS]


PC Performer... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 06, 2014, 07:17:04 ÖS]


Hapisten çıkmak için Kürdistan pazarlığı yapıldı mı? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 06, 2014, 04:27:52 ÖS]


Bozdağ: "Anayasa Mahkemesi çizilen sınırları aşmıştır" Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 10:31:05 ÖS]


Yol kesen PKK'lıyı öldüren polise suç duyurusu Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 10:10:32 ÖS]


Bu gün PKK, Diyarbakır-Bingöl karayolunu kesti Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:59:23 ÖS]


Washington: Erdoğan 17 Aralık iddialarını yok edemez Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:41:12 ÖS]


Abdüllatif Şener’den müthiş iddia... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:38:00 ÖS]


1946 seçimlerinde hile... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:32:54 ÖS]


Ynt: Paralel Kürdistan Kumpası. Türkiye Eyaletlere bölünecek. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:30:17 ÖS]


The Times’ten Erdoğan’a, 'Sahte demokratlar kendi mezarlarını kazarlar...' Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:26:23 ÖS]


Türkiye uluslararası arenada katliamcı, soykırımcı ilan edilmek isteniyor. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:20:22 ÖS]


Ynt: Paralel Kürdistan Kumpası. Türkiye Eyaletlere bölünecek. Gönderen: Meltem yeli
[Nisan 05, 2014, 09:15:01 ÖS]


AYM'NİN TWİTTER KARARI GÜL VE ERDOĞAN'I TERS DÜŞÜRDÜ Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:09:12 ÖS]


Kemal Derviş, "Öcalan'a vatan haini denilmemeli." Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 09:06:26 ÖS]


YouTube davasında flaş gelişme Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 08:54:26 ÖS]


Kemal Derviş'ten muhalefete tavsiyeler Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 08:42:16 ÖS]


Paralel Kürdistan Kumpası. Türkiye Eyaletlere bölünecek. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 08:31:44 ÖS]


4 Bin Yıllık Tohum Canlanıyor Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 01:32:24 ÖS]


Kulakta Altın oran masalı, estetik... Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 05, 2014, 01:29:42 ÖÖ]


Çok Eşlilik ve Kur'an ın Tavsiyesi. Gönderen: halukgta
[Nisan 05, 2014, 12:13:45 ÖÖ]


Turfan Karızları (Yer Altı Su Kanalları) Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 04, 2014, 11:10:30 ÖS]


72 milyon yıllık dinozor kuyruğu fosili bulundu. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 04, 2014, 12:45:10 ÖS]


Suudi Arabistan'da ateistler terörist sayılacak Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 07:16:27 ÖS]


KABAHATİN ÇOĞU SENİN CANIM KARDEŞİM Gönderen: Mehmet Akkaya
[Nisan 03, 2014, 07:06:04 ÖS]


ANAYASA MAHKEMESİ, İŞGAL ALTINDAKİ 59 KURUMUN KAMUYA DEVRİNİ EMRETTİ. Gönderen: Mehmet Akkaya
[Nisan 03, 2014, 07:05:23 ÖS]


Çalışan kadınları taciz edin twiti. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 07:05:07 ÖS]


GİRİT YENİDEN KARIŞIYOR, GİRİT HALKI BAĞIMSIZLIK MEŞALESİNİN PEŞİNDE Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 05:55:03 ÖS]


Mardin Adayı, Süryaniler Şaşkın ve Mutlu. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 05:30:34 ÖS]


Nasturiler, Süryaniler, Asuriler Büyük Asur Devleti için harekete geçmişler. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 05:25:57 ÖS]


Şimdi de köyleri çalıyorlar, Bir gecede 16 bin köy kente katıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 03, 2014, 12:09:49 ÖÖ]


Alkol Piyasası. TAPDK ruhsat verme yetkisi Tarım Müdürlüğüne devredildi. Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 02, 2014, 01:36:21 ÖÖ]


SANDIKTAN KEDİ ÇIKTI Gönderen: Meltem yeli
[Nisan 02, 2014, 12:02:24 ÖÖ]


Enam Suresi 116. Ayetin Uyarıları. Gönderen: halukgta
[Nisan 01, 2014, 12:20:02 ÖS]


Kapılarına kilit vurması gereken parti ya da liderler kendisini acaba bilir mi? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 31, 2014, 05:26:02 ÖS]


YSK SEÇMEN SAYISINI 1,5 milyon EKSİK AÇIKLADI. Prof. Dr. Dursun Ali Ercan Gönderen: ahmetdursun
[Mart 31, 2014, 04:56:58 ÖS]


Üzülme, Y-CHP bunu hak etmiştir. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 31, 2014, 02:52:10 ÖÖ]


Sandıkların çoğunda hırsız var, yolsuzluk patlaması yaşanıyor. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 08:13:28 ÖS]


Hırsız rezaleti devam etti. Ankara'da büyük skandal! Sandık başkanı oy yaktı! Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 07:35:02 ÖS]


İŞTE SAPANCA GÖLÜ'NÜN İÇLER ACISI SON HALİ Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 04:57:38 ÖS]


Halk otobüslerinden 65 yaş üstü yolcular ücretsiz yararlanacak. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 03:31:00 ÖS]


Çıplak Kadınlar Seçim Sandığını Basıp Eylem Yaptı. Linç girişimi oldu. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 02:57:36 ÖS]


Şafak Pavey'e laiklik ödülü. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 02:03:09 ÖS]


İ. Melih Gökçek ağlayarak oy dilendi. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 30, 2014, 01:04:36 ÖS]


Yandaşlar türbe, cami bombalarsa iftihar ederim demek mi istiyor? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 04:22:10 ÖS]


Diyanet Faşizmi Fetva ile savundu. Diyanete göre Gül küffar mı? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 04:01:45 ÖS]


FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA…! ÇOK BASİT… Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 03:11:51 ÖS]


Faşizm az evvel başardı... Youtube bitti. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 01:15:47 ÖS]


Prof. CANDAN, üniversitelerde “YAT ve YATIRIMCILIK” kürsüleri kuracakmısınız? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 12:43:55 ÖS]


Fethullah’a hapisane yolu açılıyor mu? Gülen'in yeşil pasaportu iptal edildi. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 11:30:31 ÖÖ]


Tayyip Erdoğan, burası muz cumhuriyeti değil demişttiniz, bu nedir? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 04:56:11 ÖÖ]


AKP HAKKINDA ŞU ANA KADAR YAYINLANAN TÜM KAYITLAR Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 04:15:58 ÖÖ]


Valilik PKK için duyarlılık istiyor. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 29, 2014, 03:59:29 ÖÖ]


'Erdoğan yoğun bakımda' iddiası yine gündemde...! Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 04:07:31 ÖS]


Kumpas belgesindeki paralel imzaya çifte doğrulama geldi. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 03:58:38 ÖS]


Genelkurmay 2.Başkanı hakkında kimsenin görmediği o ayrıntı. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 03:23:54 ÖS]


"SAVAŞ İLANIDIR". GÜL, SES KAYDININ İNTERNETE DÜŞMESİNE ÇOK SİNİRLENDİ Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 03:12:19 ÖS]


Mürit zekâsı böyle bir şey olmalı... Beyinsiz nedir sorusunun kesin yanıtı... Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 03:08:08 ÖS]


YARGITAY C. BAŞSAVCILIĞI NE YAPAR? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 02:47:16 ÖS]


“Allah da biziz mafya da biziz“. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 01:41:34 ÖS]


Erdoğan, kökünü kazıyacağız... Allah kazıyamıyor ki sen kimsin? Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 01:11:03 ÖS]


Ruhsal Bozuklukların Türkiye’ye Getirdiği Yük. Gönderen: ahmetdursun
[Mart 28, 2014, 04:01:37 ÖÖ]